Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Adem Topal
Köşe Yazarı
Adem Topal
 

YAŞA! VAR OL! TÜRKİYE, ŞEN OL AZERBAYCAN !

Kıymetli okurlarım iki bin yirmi (2020) yılı çok çarpıcı gelişmeler sahne oluyor. Bir yandan dünyayı adeta şoka sokan korona salgını dilimize yeni bir kelime de soktu. "Pandemi" Diğer yandan Karadeniz de ki mühim tabiigaz (doğalgaz) keşfi milletimize ümit verdi. Diğer yandan otuz yıldır milletimizin gönül yarası olan Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde yirmi toprağının işgali Türkiye’mizin büyük desteği ve Azerbaycan türkü kardeşlerimizin kazandıkları özgüven ile son bulma noktasına doğru geliyor. Ben bu işgalin olduğu yılda bir heyetle beraber Bakü’deydim. O günlerde daha yeni istiklalini kazanmış olan genç Azerbaycan’ın çaresizliğini ve Rusya’nın dağılmış Sovyetler birliğinin ağır silahlarını nasıl Ermenistan’a hibe ettiğini ve bu ağır silahlarla eğitimsiz ve yeterli silahı olmayan Azerbaycanlıları mağlup edişini ve onların meyus hallerini hiç unutamadım. Bir milyon Azerbaycanlı köylerinden şehirlerinden göçmen durumuna düşmesini ki Azerbaycanlılar “ Kaçkın” diyorlardı dün gibi hatırlıyorum. Hocalı da yüzlerce Azerbaycan türkü ü çocuk yaşlı demeden katledilirken maalesef Türkiye’yi o zaman yönetenler hala Sovyetler var zannediyorlardı. Kızılordu’ yu karşıma alamam diye Hocalı’ yı tahliye için istenen helikopter talebine ret cevabı veriyorlardı. Şimdi ne görüyoruz Türkiye’ yi yönetenler her kademede aynı şeyi söylüyor tüm imkanlarımızla Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanındayız. Rabbime şükür ediyorum bu aziz milletin duygularını idrak eden ve tatbik eden yöneticiler verdiği için!, Ama içeriden bir takım nesebi bozuk kimselerin bu yöneticilerimize özellikle de cumhurbaşkanımıza Canhıraş saldırıları bana Ömer Seyfettin’in Filistin’de yaşadığı hatırayı hatırlatıyor. Merak eden araştırsın. Çekilme şartlarını görüşmeye gittiği Fransız karargahında bir Fransız subayı kendisine nasılsın Ömer deyince çok şaşırıyor. Adam kendini tanıtıyor. Aynı lisede okuduğu biriymiş. Sen nasıl Fransız subayı oldun deyince babamı buldum. Fransız  bir doktormuş. Fransa’ya gittim babam beni okuttu subay oldum diyor. Ömer Seyfettin şimdi her din devlet millet düşmanı gördüğümde o nesepsiz aklıma geliyor diyor. Evet bende diyorum ki gafil değilse bu düşmanlık yapanlar nesepsiz diye düşünüyorum. Bu arada Tayyip Erdoğan’a ihanet eden Ak Partilileri'de unutmuyorum. Üç kuruşluk menfaat için hem ahiretlerini hem de bu milletin izzetini tehlikeye düşürüyorlar. Allah ıslah etsin. amin. Kardeşim her milletin devrinde izzet(yücelme) zillet(alçalma)fetret ara dönemler olur bizde oldu. Benim fikrime göre 1913 bu milletin zillet döneminin başlangıcı idi. Yaşananlar ortada ama aklı erenler derki zulüm ancak 100 yıl sürer ve 2013 izzet döneminin başlangıcıdır. İşte bugün yiğit cumhurbaşkanın yol verdiği genç beyinler ve cesur yatırımcılar sayesinde tarihin seyri değişiyor. Suriye de Libya’ da, Irakta ve nihayet Karabağ’da insansız silahlı hava araçlarımız adeta destan yazıyor. Varol Tai Varol Baykar. Başın göğe ersin Türkiye yaşasın Azerbaycan. Aslında doğu ak denizi Kıbrıs’ı ve Libya’ yı da bir nebze yazacaktım. Onu da diğer yazıya bırakıyorum ama şunu da hatırlamak ve hatırlatmak zorundayım. Kıbrıs harekatında iletişim sağlanamadığı için kendi muhribini uçağı ile vuran bir ülkeden Avrupa’nın içi kof büyük devletlerine sahada kafa tutan bir Türkiye var. Şükür olsun vesselam.
Ekleme Tarihi: 24 Ekim 2020 - Cumartesi

YAŞA! VAR OL! TÜRKİYE, ŞEN OL AZERBAYCAN !

Kıymetli okurlarım iki bin yirmi (2020) yılı çok çarpıcı gelişmeler sahne oluyor. Bir yandan dünyayı adeta şoka sokan korona salgını dilimize yeni bir kelime de soktu. "Pandemi" Diğer yandan Karadeniz de ki mühim tabiigaz (doğalgaz) keşfi milletimize ümit verdi. Diğer yandan otuz yıldır milletimizin gönül yarası olan Azerbaycan’ın yaklaşık yüzde yirmi toprağının işgali Türkiye’mizin büyük desteği ve Azerbaycan türkü kardeşlerimizin kazandıkları özgüven ile son bulma noktasına doğru geliyor.

Ben bu işgalin olduğu yılda bir heyetle beraber Bakü’deydim. O günlerde daha yeni istiklalini kazanmış olan genç Azerbaycan’ın çaresizliğini ve Rusya’nın dağılmış Sovyetler birliğinin ağır silahlarını nasıl Ermenistan’a hibe ettiğini ve bu ağır silahlarla eğitimsiz ve yeterli silahı olmayan Azerbaycanlıları mağlup edişini ve onların meyus hallerini hiç unutamadım.

Bir milyon Azerbaycanlı köylerinden şehirlerinden göçmen durumuna düşmesini ki Azerbaycanlılar “ Kaçkın” diyorlardı dün gibi hatırlıyorum. Hocalı da yüzlerce Azerbaycan türkü ü çocuk yaşlı demeden katledilirken maalesef Türkiye’yi o zaman yönetenler hala Sovyetler var zannediyorlardı. Kızılordu’ yu karşıma alamam diye Hocalı’ yı tahliye için istenen helikopter talebine ret cevabı veriyorlardı.

Şimdi ne görüyoruz Türkiye’ yi yönetenler her kademede aynı şeyi söylüyor tüm imkanlarımızla Azerbaycanlı kardeşlerimizin yanındayız. Rabbime şükür ediyorum bu aziz milletin duygularını idrak eden ve tatbik eden yöneticiler verdiği için!, Ama içeriden bir takım nesebi bozuk kimselerin bu yöneticilerimize özellikle de cumhurbaşkanımıza Canhıraş saldırıları bana Ömer Seyfettin’in Filistin’de yaşadığı hatırayı hatırlatıyor.

Merak eden araştırsın. Çekilme şartlarını görüşmeye gittiği Fransız karargahında bir Fransız subayı kendisine nasılsın Ömer deyince çok şaşırıyor. Adam kendini tanıtıyor. Aynı lisede okuduğu biriymiş. Sen nasıl Fransız subayı oldun deyince babamı buldum. Fransız  bir doktormuş. Fransa’ya gittim babam beni okuttu subay oldum diyor. Ömer Seyfettin şimdi her din devlet millet düşmanı gördüğümde o nesepsiz aklıma geliyor diyor.

Evet bende diyorum ki gafil değilse bu düşmanlık yapanlar nesepsiz diye düşünüyorum. Bu arada Tayyip Erdoğan’a ihanet eden Ak Partilileri'de unutmuyorum. Üç kuruşluk menfaat için hem ahiretlerini hem de bu milletin izzetini tehlikeye düşürüyorlar. Allah ıslah etsin. amin.

Kardeşim her milletin devrinde izzet(yücelme) zillet(alçalma)fetret ara dönemler olur bizde oldu. Benim fikrime göre 1913 bu milletin zillet döneminin başlangıcı idi. Yaşananlar ortada ama aklı erenler derki zulüm ancak 100 yıl sürer ve 2013 izzet döneminin başlangıcıdır. İşte bugün yiğit cumhurbaşkanın yol verdiği genç beyinler ve cesur yatırımcılar sayesinde tarihin seyri değişiyor. Suriye de Libya’ da, Irakta ve nihayet Karabağ’da insansız silahlı hava araçlarımız adeta destan yazıyor.

Varol Tai Varol Baykar. Başın göğe ersin Türkiye yaşasın Azerbaycan. Aslında doğu ak denizi Kıbrıs’ı ve Libya’ yı da bir nebze yazacaktım. Onu da diğer yazıya bırakıyorum ama şunu da hatırlamak ve hatırlatmak zorundayım. Kıbrıs harekatında iletişim sağlanamadığı için kendi muhribini uçağı ile vuran bir ülkeden Avrupa’nın içi kof büyük devletlerine sahada kafa tutan bir Türkiye var. Şükür olsun vesselam.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.