'Bu büyük davananın bekçileriyiz'
GÜNDEM
15.12.2011 - 17:03, Güncelleme:
15.12.2011 - 17:03
'Bu büyük davananın bekçileriyiz'
CHP Zeytinburnu İlçe Örgütünün Toplantısına İstanbul İl Yönetimi büyük ilgi gösterdi.
CHP İlçe aylık Örgüt Toplantısı CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları Gülizar Emecan , Hasan Karaoğlu, Yılmaz Yıldız, İl Başkan danışması Ziya Disanlı, İlçe Başkan Metin Doğan, İlçe Yönetim kurulu üyeleri, İlçe Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri ve de eski CHP İlçe Başkanları Mustafa Fazlıoğlu ve Ali Güzelci’ ve de partililerin yoğun katılımı ile ilçe merkezinde yapıldı. İlçe Başkanı Metin Doğan’ ve CHP İl Başkan Yardımcısı Yılmaz Yıldız ‘ın açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda daha sonra Salih Zeki Durmuşoğlu, CHP Üyesi yazar Ali Kaya, CHP İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş, Muzaffer Karaoğlu, Beş Telsiz Mahallesi Kadın Kolları Başkanı Hatice Şahin, CHP Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç, SHP eski İlçe Başkanı ve SHP eski Belediye Meclis Üyesi Ali Güzelci ve ardından da Belediye Meclis Üyesi İlkay Biber yaptıkları konuşmalarda parti anlamında gördükleri ve yapılmasını istedikleri çeşitli konuları dile getirdiler ve öneriler de bulundular. Toplantının açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Metin Doğan “bizler büyük bir inancın büyük bir davanın insanlarıyız. Her şeye rağmen bizler iktidar olma inadı ve inancı ile görevimizi yapmak istiyoruz” dedi. İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız ise “ İlçe Başkanı Metin Doğan’ ı iki noktadan dolayı tebrik ediyorum” diyerek başladığı konuşmasında konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü “ birincisi örgüt’ ün kendisi dahil eleştirileri açıkça yapmalarını istemesinden dolayı; ki bu CHP’ de çokça yaşanan bir kültür değil, ikincisi ise olması gerekenleri burada ifade ettiği için, kongrede sandığı buraya koyarak demokratik bir seçim yapılacağını söylediği içindir. Bizler CHP olarak esasta daha çok rakiplerimizi eleştirmek daha çok onlar üzerinden siyaset yapmayı bir gelenek haline getirmişiz. Bunun sonucunda da iki durum yaşanmaya başlanmış. Birincisi çok partili yaşam geçtiğimizde hiçbir zaman tek başına iktidar olamamışız, ikincisi ise yıllarca söylediğimiz gibi yıllarca bekçiliğini yaptığımızı söylediğimiz kurumda ortada kalmamış. Devlet bugün tamamen AKP tarafından ele getirilmiştir. CHP İstanbul İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız’ dan sonra ilk sözü alan Salih Zeki Durmuşoğlu oldu. Yaptığı etkili konuşması ile dikkat çeken Salih Zeki Durmuşoğlu özetle “ eğer siz örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcısı iseniz genel başkan düşen sentez dediklerini yapmasıdır. Şu an örgütü partinin ancak % 80 i olarak görüyorum ve daha dışarıda % 80 ler olduğunu biliyorum. Ben genel başkanıma güveniyor ve genel başkan arayışının olmadığını da belirtmek istiyorum. Genel Başkanından kendisinin adaylık sürecinde söylediklerini hayata geçirmesini istiyorum. Bize düşen görevde onun söylediklerine sahip çıkmak ve onun söylediklerini hayata geçirmektir. Bende kendimi genel başkanım kadar bu partinin sahibi olarak hissediyorum.” dedi. Durmuşoğlu’ ndan sonra kendisine söz hakkı verilen Ali Kaya “ eğer biz birbirimizi koşulsuz olarak seversek birbirimize karşı ortak bir duygu ve fikir birliği içersinde olursak, davaya inanırsak bu partinin her biriminde istek ve heyecan yaratırsak. Fikirleri ve beyinleri harekete geçirirsek, koşulsuz olarak sevmenin dişında farklılalık yaratabilirsek, dışlanmazsak, içimizdeki kırgınlıkları ortadan kaldırabilirsek ve danışma kurullarını oluşturursak ancak o zaman başarılı olabiliriz” dedi. Danışma kurulu içersinde yer alacak bilge ve deney sahibi insanlardan yararlanabildiği taktir de başarının geleceğini belirten Ali Kaya “ işte o zaman bu partinin aşamayacağı hiçbir şey yoktur” dedi ve “ şimdiye kadar olan küslükleri bir kenarı bırakarak mücadele azmimizi daha da geliştirelim zira bu parti Cumhuriyeti kuranların partisidir, bu parti demokrasinin değerlerini ortaya koyan ve yaşatan bir partidir, devrimleri yapan siyasal bir partidir, anti emperyalist bir tavrı olan partidir, mazlumların yanında yer alan siyasal bir harekettir ” diyerek sözlerini sürdürdü. Daha sonra söz alan İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş ‘ın “ öz eleştiri kültürünü de geliştirmemiz lazım” diyerek başladığı konuşmasında “ herkes bir şekilde Türkiye’ nin gündemini anlatmaya çalışıyorlar. Bence Türkiye’ nin gündemi mahallelerden geçmektedir.2007 seçimlerinde biz çok büyük şeyler beklerken; zira o zamanlar büyük Cumhuriyet mitingleri vardı, bunları unutmayalım, ve bizler de bu mitinglerde sanki AKP’ i devirecek bütün siyasal oluşumları yapmış gibi başarı beklerken büyük hayal kırıklığı yaşadık. Ardından da yine halkımızı suçladık. Yani vatandaş affetmiyor” sözleri ile dikkat çekti. Daha sonra kürsüye gelen Muzaffer Karaoğlu önce kendisinin DSP’ geçmişinden geldiğini ve CHP’ e geçmesinin nedenini ise Kemal Kılıçdaroğlu’ nun genel başkan olmasına bağlı olduğunu belirterek başladığı konuşmasında daha sonra şunları söyledi “ CHP’ de geçmişinden bu güne kadar hep iç kavgalar hakim olmuştur. 12 Haziran seçimleri sonrası canlı yayına şimdi gurup başkan vekili Muharrem İnce bağlandı ve hiç utanmadan biz başarısız olduk dedi. Peki sormazlar mı sayın Muharrem İnce’ ye sen Yalova’da çok mu başarılı oldun, kendin zor seçildin. Ardından sürekli imza toplamalar sürekli parti içesi mücadeleler. Yaptılar ama halkın kavgasını hiç yapmadılar. Bu işlerde Ne AKP’nin nede Tayip Erdoğan’ ın hiç kabahati yok. Bunların tek suçlusu bence CHP’ i yönetenlerdir zira kısa bir zaman öncesi de imza topladılar. Hiç utanmıyormusunuz bu partide Ecevit’ ten sonra gelen en çalışkan genel Başkan Kılıçdaroğlu’ dur. Bir takım sorumsuz yöneticilerin hala imza toplayarak parti meclisin değiştirmeye çalışmalarını sert sözlerle eleştiren Muzaffer Karaoğlu “ Kılıçdaroğlu kalsın, parti meclisi değişsin öylemi, ayıp, seçimlerin ardından altı ay geçti ama hiçbir tane milletvekilimiz geldimi. Gerçi seçimlerde hiç çalışmadılar. Geldiler öylesine bir uğrayıp gittiler. Buraya gelen genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkuluna’ da adayların çalışmadığını ilettik. Fakat oda dinlemedi çekti gitti. Yukarıdakiler utanmadan ısrarla örgüt çalışsın derler dururlar. Seçimlerde Zeytinburnu İlçe örgütü büyük özveri ile çalıştı. İlçe Başkanından mahalle sorumlularına kadar emeği ile cebindeki son kuruşlarına kadar canla başla çalıştılar ama milletvekili adaylarımız doğrusunu söylemek gerekirse hiçte çalışmadılar” diyerek sürdürdüğü konuşması “ milletvekilleri halada çalışmıyorlar “ diyerek sonlandırdı. Akşam saat 19.00’ da başlayan ve serbest gündem ile toplanan aylık örgüt toplantısı gecenin geç saatlerine kadar hiç dikkat dağılması olmadan büyük bir heyecanla sürerken özellikle seçimlerin ardından altı ay geçmesine rağmen İlçemize gelmeyen bölge Milletvekillerine yöneltilen eleştirilerin partililer tarafından destek gördüğü çok belirgin ve net ifadelerle ortaya kondu. Söz almak isteyenlerin fazlalığı ve zamanın ise git gide daralması vede daha çok konuşmacıya söz veriebilmesi amacı ile İlçe Başkanı Metin Doğan zaman zaman konuşmaların daha kısa tutulması yönünde uyarılarda bulunmak zorunda kaldığı toplantıda söz isteyenlerden biride CHP ilçe Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç idi. Mehmet Koç “ ben partide ilk istediğim şey taraf olmamızdır. Kendi adamlarımızı gördüğümüz zaman heyecanlanalım. Onlarla yemeğe gidelim, onlarla kahveye gidelim, onlarda eğlenmeye gidelim. Bir örnek vereyim bugün Belediye Meclis toplantısına bir partilimiz eski meclis üyesi arkadaşımız geldi ve AKP gurubu ile tokalaştığı halde biz CHP gurubunun yanına gelmedi bile. Ben kendisini hiç kınamıyorum ve doğal karşılıyorum ama zoruma gidiyor. Taraf olalım ve partimize verebileceğimiz azami gücü verelim. Bu nedir para varsa paramızı vermek, emeğimiz varsa emeğimizi verebilmektir, hakkımız varsa hakkımızı vermektir” Konuşmasını verdiği örneklerle destekleyen Koç “ üstün insanlar yönetir, normal insanlar dedikodu yaparmış, basit insanlarda iftira atarmış. Kısa bir süre sonra partinin dayanışma gecesi olacak orada ve daha sonraki etkinliklerimizde kimin görev aldığını, kim elini taşın altına sokacak herkesi tek tek göreceğiz. Bu sebepten önce biz biz olalım kendimizi sevelim taraf olalım, örgütlü olalım zira başarının sırrı da buradan geçmektedir” diyerek sözlerini bitirdi. Ben aykırı konuşacağım diyerek sözlerine başlayan CHP eski İlçe Yöneticisi Turan…… ve İlçedeki toplantıya katılan üç genç İl Başkan Yardımcılarına dönerek..” ben burada genç insanları görmekten mutlu oldum zira yaşlı insanları görmekten bıktım artık “demesi gülüşmelere yol açtı ve sözleri alkışlarla karşılık buldu. “ CHP 1950 seçimlerinden beri iktidar olamamıştır” diyerek konuşmasını sürdüren …… daha sonra “ ben kral çıplaktır diye söyliyeyimmi. Lütfen bu söz üzerinde düşünün niçin bu kadar yıl iktidar olamadık diye. Bu örgütün içersinde yer almanın bana verdiği o gururla söylemek istiyorum. Tavır koymak diye bir şey vardır. Bir fikrin yanında ve karşısında olmak gibi bir şey vardır. Yani siz bunu açık açık söylerseniz işte o örgüt sağlıklı bir örgüt olur. Bu parti içersinde iki seçimlik baz koyarsanız yani örgüt üyeleri iki seçimlik aday olabilirler bunun dışında olamazlar diye bir kural getirmezseniz CHP’ nin değil yüz sene bin senede geçse iktidar olma şansı yoktur. Bunun da altını lütfen çizin. Yani örgütlerin yenilenmesi lazımdır. Yeni gelen insanların burada kendilerine bir yer bulması lazımdır. Bir insan geldiğinde kendisin yer bulup kendisini ifade edemezse onun ne cevher olduğunu nasıl anlayabilirsiniz. Parti olarak gençlerimiz yok. Israrla söylenen taban taban lafına da bir felsefeci olarak karşıyım. Beyin olmadığı sürece ayakların bir işe yaraması da mümkün değildir. Siz çalışan bir beyin olarak çalışan bir genel merkez olarak bu işleri yerine getirmediğiniz zaman zaten halka gider ne anlatırsa anlatın boşunadır. Zira bütün politikaları belirleyen genel merkez dir” dedi. SOSYAL DEMOKRAT DERGİ-ÖZEL
CHP Zeytinburnu İlçe Örgütünün Toplantısına İstanbul İl Yönetimi büyük ilgi gösterdi.
CHP İlçe aylık Örgüt Toplantısı CHP İstanbul İl Başkan Yardımcıları Gülizar Emecan , Hasan Karaoğlu, Yılmaz Yıldız, İl Başkan danışması Ziya Disanlı, İlçe Başkan Metin Doğan, İlçe Yönetim kurulu üyeleri, İlçe Belediye Meclis Üyeleri, İl Genel Meclis Üyeleri ve de eski CHP İlçe Başkanları Mustafa Fazlıoğlu ve Ali Güzelci’ ve de partililerin yoğun katılımı ile ilçe merkezinde yapıldı.
İlçe Başkanı Metin Doğan’ ve CHP İl Başkan Yardımcısı Yılmaz Yıldız ‘ın açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda daha sonra Salih Zeki Durmuşoğlu, CHP Üyesi yazar Ali Kaya, CHP İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş, Muzaffer Karaoğlu, Beş Telsiz Mahallesi Kadın Kolları Başkanı Hatice Şahin, CHP Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç, SHP eski İlçe Başkanı ve SHP eski Belediye Meclis Üyesi Ali Güzelci ve ardından da Belediye Meclis Üyesi İlkay Biber yaptıkları konuşmalarda parti anlamında gördükleri ve yapılmasını istedikleri çeşitli konuları dile getirdiler ve öneriler de bulundular.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Metin Doğan “bizler büyük bir inancın büyük bir davanın insanlarıyız. Her şeye rağmen bizler iktidar olma inadı ve inancı ile görevimizi yapmak istiyoruz” dedi.
İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız ise “ İlçe Başkanı Metin Doğan’ ı iki noktadan dolayı tebrik ediyorum” diyerek başladığı konuşmasında konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü “ birincisi örgüt’ ün kendisi dahil eleştirileri açıkça yapmalarını istemesinden dolayı; ki bu CHP’ de çokça yaşanan bir kültür değil, ikincisi ise olması gerekenleri burada ifade ettiği için, kongrede sandığı buraya koyarak demokratik bir seçim yapılacağını söylediği içindir.
Bizler CHP olarak esasta daha çok rakiplerimizi eleştirmek daha çok onlar üzerinden siyaset yapmayı bir gelenek haline getirmişiz. Bunun sonucunda da iki durum yaşanmaya başlanmış. Birincisi çok partili yaşam geçtiğimizde hiçbir zaman tek başına iktidar olamamışız, ikincisi ise yıllarca söylediğimiz gibi yıllarca bekçiliğini yaptığımızı söylediğimiz kurumda ortada kalmamış. Devlet bugün tamamen AKP tarafından ele getirilmiştir.
CHP İstanbul İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız’ dan sonra ilk sözü alan Salih Zeki Durmuşoğlu oldu. Yaptığı etkili konuşması ile dikkat çeken Salih Zeki Durmuşoğlu özetle “ eğer siz örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcısı iseniz genel başkan düşen sentez dediklerini yapmasıdır. Şu an örgütü partinin ancak % 80 i olarak görüyorum ve daha dışarıda % 80 ler olduğunu biliyorum. Ben genel başkanıma güveniyor ve genel başkan arayışının olmadığını da belirtmek istiyorum. Genel Başkanından kendisinin adaylık sürecinde söylediklerini hayata geçirmesini istiyorum. Bize düşen görevde onun söylediklerine sahip çıkmak ve onun söylediklerini hayata geçirmektir. Bende kendimi genel başkanım kadar bu partinin sahibi olarak hissediyorum.” dedi.
Durmuşoğlu’ ndan sonra kendisine söz hakkı verilen Ali Kaya “ eğer biz birbirimizi koşulsuz olarak seversek birbirimize karşı ortak bir duygu ve fikir birliği içersinde olursak, davaya inanırsak bu partinin her biriminde istek ve heyecan yaratırsak. Fikirleri ve beyinleri harekete geçirirsek, koşulsuz olarak sevmenin dişında farklılalık yaratabilirsek, dışlanmazsak, içimizdeki kırgınlıkları ortadan kaldırabilirsek ve danışma kurullarını oluşturursak ancak o zaman başarılı olabiliriz” dedi.
Danışma kurulu içersinde yer alacak bilge ve deney sahibi insanlardan yararlanabildiği taktir de başarının geleceğini belirten Ali Kaya “ işte o zaman bu partinin aşamayacağı hiçbir şey yoktur” dedi ve “ şimdiye kadar olan küslükleri bir kenarı bırakarak mücadele azmimizi daha da geliştirelim zira bu parti Cumhuriyeti kuranların partisidir, bu parti demokrasinin değerlerini ortaya koyan ve yaşatan bir partidir, devrimleri yapan siyasal bir partidir, anti emperyalist bir tavrı olan partidir, mazlumların yanında yer alan siyasal bir harekettir ” diyerek sözlerini sürdürdü.
Daha sonra söz alan İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş ‘ın “ öz eleştiri kültürünü de geliştirmemiz lazım” diyerek başladığı konuşmasında “ herkes bir şekilde Türkiye’ nin gündemini anlatmaya çalışıyorlar. Bence Türkiye’ nin gündemi mahallelerden geçmektedir.2007 seçimlerinde biz çok büyük şeyler beklerken; zira o zamanlar büyük Cumhuriyet mitingleri vardı, bunları unutmayalım, ve bizler de bu mitinglerde sanki AKP’ i devirecek bütün siyasal oluşumları yapmış gibi başarı beklerken büyük hayal kırıklığı yaşadık. Ardından da yine halkımızı suçladık. Yani vatandaş affetmiyor” sözleri ile dikkat çekti.
Daha sonra kürsüye gelen Muzaffer Karaoğlu önce kendisinin DSP’ geçmişinden geldiğini ve CHP’ e geçmesinin nedenini ise Kemal Kılıçdaroğlu’ nun genel başkan olmasına bağlı olduğunu belirterek başladığı konuşmasında daha sonra şunları söyledi “ CHP’ de geçmişinden bu güne kadar hep iç kavgalar hakim olmuştur. 12 Haziran seçimleri sonrası canlı yayına şimdi gurup başkan vekili Muharrem İnce bağlandı ve hiç utanmadan biz başarısız olduk dedi. Peki sormazlar mı sayın Muharrem İnce’ ye sen Yalova’da çok mu başarılı oldun, kendin zor seçildin. Ardından sürekli imza toplamalar sürekli parti içesi mücadeleler. Yaptılar ama halkın kavgasını hiç yapmadılar. Bu işlerde Ne AKP’nin nede Tayip Erdoğan’ ın hiç kabahati yok. Bunların tek suçlusu bence CHP’ i yönetenlerdir zira kısa bir zaman öncesi de imza topladılar. Hiç utanmıyormusunuz bu partide Ecevit’ ten sonra gelen en çalışkan genel Başkan Kılıçdaroğlu’ dur.
Bir takım sorumsuz yöneticilerin hala imza toplayarak parti meclisin değiştirmeye çalışmalarını sert sözlerle eleştiren Muzaffer Karaoğlu “ Kılıçdaroğlu kalsın, parti meclisi değişsin öylemi, ayıp, seçimlerin ardından altı ay geçti ama hiçbir tane milletvekilimiz geldimi. Gerçi seçimlerde hiç çalışmadılar. Geldiler öylesine bir uğrayıp gittiler. Buraya gelen genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkuluna’ da adayların çalışmadığını ilettik. Fakat oda dinlemedi çekti gitti. Yukarıdakiler utanmadan ısrarla örgüt çalışsın derler dururlar. Seçimlerde Zeytinburnu İlçe örgütü büyük özveri ile çalıştı. İlçe Başkanından mahalle sorumlularına kadar emeği ile cebindeki son kuruşlarına kadar canla başla çalıştılar ama milletvekili adaylarımız doğrusunu söylemek gerekirse hiçte çalışmadılar” diyerek sürdürdüğü konuşması “ milletvekilleri halada çalışmıyorlar “ diyerek sonlandırdı.
Akşam saat 19.00’ da başlayan ve serbest gündem ile toplanan aylık örgüt toplantısı gecenin geç saatlerine kadar hiç dikkat dağılması olmadan büyük bir heyecanla sürerken özellikle seçimlerin ardından altı ay geçmesine rağmen İlçemize gelmeyen bölge Milletvekillerine yöneltilen eleştirilerin partililer tarafından destek gördüğü çok belirgin ve net ifadelerle ortaya kondu.
Söz almak isteyenlerin fazlalığı ve zamanın ise git gide daralması vede daha çok konuşmacıya söz veriebilmesi amacı ile İlçe Başkanı Metin Doğan zaman zaman konuşmaların daha kısa tutulması yönünde uyarılarda bulunmak zorunda kaldığı toplantıda söz isteyenlerden biride CHP ilçe Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç idi.
Mehmet Koç “ ben partide ilk istediğim şey taraf olmamızdır. Kendi adamlarımızı gördüğümüz zaman heyecanlanalım. Onlarla yemeğe gidelim, onlarla kahveye gidelim, onlarda eğlenmeye gidelim. Bir örnek vereyim bugün Belediye Meclis toplantısına bir partilimiz eski meclis üyesi arkadaşımız geldi ve AKP gurubu ile tokalaştığı halde biz CHP gurubunun yanına gelmedi bile. Ben kendisini hiç kınamıyorum ve doğal karşılıyorum ama zoruma gidiyor. Taraf olalım ve partimize verebileceğimiz azami gücü verelim. Bu nedir para varsa paramızı vermek, emeğimiz varsa emeğimizi verebilmektir, hakkımız varsa hakkımızı vermektir”
Konuşmasını verdiği örneklerle destekleyen Koç “ üstün insanlar yönetir, normal insanlar dedikodu yaparmış, basit insanlarda iftira atarmış. Kısa bir süre sonra partinin dayanışma gecesi olacak orada ve daha sonraki etkinliklerimizde kimin görev aldığını, kim elini taşın altına sokacak herkesi tek tek göreceğiz. Bu sebepten önce biz biz olalım kendimizi sevelim taraf olalım, örgütlü olalım zira başarının sırrı da buradan geçmektedir” diyerek sözlerini bitirdi.
Ben aykırı konuşacağım diyerek sözlerine başlayan CHP eski İlçe Yöneticisi Turan…… ve İlçedeki toplantıya katılan üç genç İl Başkan Yardımcılarına dönerek..” ben burada genç insanları görmekten mutlu oldum zira yaşlı insanları görmekten bıktım artık “demesi gülüşmelere yol açtı ve sözleri alkışlarla karşılık buldu.
“ CHP 1950 seçimlerinden beri iktidar olamamıştır” diyerek konuşmasını sürdüren …… daha sonra “ ben kral çıplaktır diye söyliyeyimmi. Lütfen bu söz üzerinde düşünün niçin bu kadar yıl iktidar olamadık diye. Bu örgütün içersinde yer almanın bana verdiği o gururla söylemek istiyorum. Tavır koymak diye bir şey vardır. Bir fikrin yanında ve karşısında olmak gibi bir şey vardır. Yani siz bunu açık açık söylerseniz işte o örgüt sağlıklı bir örgüt olur. Bu parti içersinde iki seçimlik baz koyarsanız yani örgüt üyeleri iki seçimlik aday olabilirler bunun dışında olamazlar diye bir kural getirmezseniz CHP’ nin değil yüz sene bin senede geçse iktidar olma şansı yoktur. Bunun da altını lütfen çizin. Yani örgütlerin yenilenmesi lazımdır. Yeni gelen insanların burada kendilerine bir yer bulması lazımdır. Bir insan geldiğinde kendisin yer bulup kendisini ifade edemezse onun ne cevher olduğunu nasıl anlayabilirsiniz. Parti olarak gençlerimiz yok. Israrla söylenen taban taban lafına da bir felsefeci olarak karşıyım. Beyin olmadığı sürece ayakların bir işe yaraması da mümkün değildir. Siz çalışan bir beyin olarak çalışan bir genel merkez olarak bu işleri yerine getirmediğiniz zaman zaten halka gider ne anlatırsa anlatın boşunadır. Zira bütün politikaları belirleyen genel merkez dir” dedi.

SOSYAL DEMOKRAT DERGİ-ÖZEL
İlçe Başkanı Metin Doğan’ ve CHP İl Başkan Yardımcısı Yılmaz Yıldız ‘ın açılış konuşmaları ile başlayan toplantıda daha sonra Salih Zeki Durmuşoğlu, CHP Üyesi yazar Ali Kaya, CHP İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş, Muzaffer Karaoğlu, Beş Telsiz Mahallesi Kadın Kolları Başkanı Hatice Şahin, CHP Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç, SHP eski İlçe Başkanı ve SHP eski Belediye Meclis Üyesi Ali Güzelci ve ardından da Belediye Meclis Üyesi İlkay Biber yaptıkları konuşmalarda parti anlamında gördükleri ve yapılmasını istedikleri çeşitli konuları dile getirdiler ve öneriler de bulundular.
Toplantının açılış konuşmasını yapan İlçe Başkanı Metin Doğan “bizler büyük bir inancın büyük bir davanın insanlarıyız. Her şeye rağmen bizler iktidar olma inadı ve inancı ile görevimizi yapmak istiyoruz” dedi.
İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız ise “ İlçe Başkanı Metin Doğan’ ı iki noktadan dolayı tebrik ediyorum” diyerek başladığı konuşmasında konuşmasını daha sonra şöyle sürdürdü “ birincisi örgüt’ ün kendisi dahil eleştirileri açıkça yapmalarını istemesinden dolayı; ki bu CHP’ de çokça yaşanan bir kültür değil, ikincisi ise olması gerekenleri burada ifade ettiği için, kongrede sandığı buraya koyarak demokratik bir seçim yapılacağını söylediği içindir.
Bizler CHP olarak esasta daha çok rakiplerimizi eleştirmek daha çok onlar üzerinden siyaset yapmayı bir gelenek haline getirmişiz. Bunun sonucunda da iki durum yaşanmaya başlanmış. Birincisi çok partili yaşam geçtiğimizde hiçbir zaman tek başına iktidar olamamışız, ikincisi ise yıllarca söylediğimiz gibi yıllarca bekçiliğini yaptığımızı söylediğimiz kurumda ortada kalmamış. Devlet bugün tamamen AKP tarafından ele getirilmiştir.
CHP İstanbul İl Başkan yardımcısı Yılmaz Yıldız’ dan sonra ilk sözü alan Salih Zeki Durmuşoğlu oldu. Yaptığı etkili konuşması ile dikkat çeken Salih Zeki Durmuşoğlu özetle “ eğer siz örgütlenmeden sorumlu başkan yardımcısı iseniz genel başkan düşen sentez dediklerini yapmasıdır. Şu an örgütü partinin ancak % 80 i olarak görüyorum ve daha dışarıda % 80 ler olduğunu biliyorum. Ben genel başkanıma güveniyor ve genel başkan arayışının olmadığını da belirtmek istiyorum. Genel Başkanından kendisinin adaylık sürecinde söylediklerini hayata geçirmesini istiyorum. Bize düşen görevde onun söylediklerine sahip çıkmak ve onun söylediklerini hayata geçirmektir. Bende kendimi genel başkanım kadar bu partinin sahibi olarak hissediyorum.” dedi.
Durmuşoğlu’ ndan sonra kendisine söz hakkı verilen Ali Kaya “ eğer biz birbirimizi koşulsuz olarak seversek birbirimize karşı ortak bir duygu ve fikir birliği içersinde olursak, davaya inanırsak bu partinin her biriminde istek ve heyecan yaratırsak. Fikirleri ve beyinleri harekete geçirirsek, koşulsuz olarak sevmenin dişında farklılalık yaratabilirsek, dışlanmazsak, içimizdeki kırgınlıkları ortadan kaldırabilirsek ve danışma kurullarını oluşturursak ancak o zaman başarılı olabiliriz” dedi.
Danışma kurulu içersinde yer alacak bilge ve deney sahibi insanlardan yararlanabildiği taktir de başarının geleceğini belirten Ali Kaya “ işte o zaman bu partinin aşamayacağı hiçbir şey yoktur” dedi ve “ şimdiye kadar olan küslükleri bir kenarı bırakarak mücadele azmimizi daha da geliştirelim zira bu parti Cumhuriyeti kuranların partisidir, bu parti demokrasinin değerlerini ortaya koyan ve yaşatan bir partidir, devrimleri yapan siyasal bir partidir, anti emperyalist bir tavrı olan partidir, mazlumların yanında yer alan siyasal bir harekettir ” diyerek sözlerini sürdürdü.
Daha sonra söz alan İlçe Sekreteri Cengiz Pektaş ‘ın “ öz eleştiri kültürünü de geliştirmemiz lazım” diyerek başladığı konuşmasında “ herkes bir şekilde Türkiye’ nin gündemini anlatmaya çalışıyorlar. Bence Türkiye’ nin gündemi mahallelerden geçmektedir.2007 seçimlerinde biz çok büyük şeyler beklerken; zira o zamanlar büyük Cumhuriyet mitingleri vardı, bunları unutmayalım, ve bizler de bu mitinglerde sanki AKP’ i devirecek bütün siyasal oluşumları yapmış gibi başarı beklerken büyük hayal kırıklığı yaşadık. Ardından da yine halkımızı suçladık. Yani vatandaş affetmiyor” sözleri ile dikkat çekti.
Daha sonra kürsüye gelen Muzaffer Karaoğlu önce kendisinin DSP’ geçmişinden geldiğini ve CHP’ e geçmesinin nedenini ise Kemal Kılıçdaroğlu’ nun genel başkan olmasına bağlı olduğunu belirterek başladığı konuşmasında daha sonra şunları söyledi “ CHP’ de geçmişinden bu güne kadar hep iç kavgalar hakim olmuştur. 12 Haziran seçimleri sonrası canlı yayına şimdi gurup başkan vekili Muharrem İnce bağlandı ve hiç utanmadan biz başarısız olduk dedi. Peki sormazlar mı sayın Muharrem İnce’ ye sen Yalova’da çok mu başarılı oldun, kendin zor seçildin. Ardından sürekli imza toplamalar sürekli parti içesi mücadeleler. Yaptılar ama halkın kavgasını hiç yapmadılar. Bu işlerde Ne AKP’nin nede Tayip Erdoğan’ ın hiç kabahati yok. Bunların tek suçlusu bence CHP’ i yönetenlerdir zira kısa bir zaman öncesi de imza topladılar. Hiç utanmıyormusunuz bu partide Ecevit’ ten sonra gelen en çalışkan genel Başkan Kılıçdaroğlu’ dur.
Bir takım sorumsuz yöneticilerin hala imza toplayarak parti meclisin değiştirmeye çalışmalarını sert sözlerle eleştiren Muzaffer Karaoğlu “ Kılıçdaroğlu kalsın, parti meclisi değişsin öylemi, ayıp, seçimlerin ardından altı ay geçti ama hiçbir tane milletvekilimiz geldimi. Gerçi seçimlerde hiç çalışmadılar. Geldiler öylesine bir uğrayıp gittiler. Buraya gelen genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkuluna’ da adayların çalışmadığını ilettik. Fakat oda dinlemedi çekti gitti. Yukarıdakiler utanmadan ısrarla örgüt çalışsın derler dururlar. Seçimlerde Zeytinburnu İlçe örgütü büyük özveri ile çalıştı. İlçe Başkanından mahalle sorumlularına kadar emeği ile cebindeki son kuruşlarına kadar canla başla çalıştılar ama milletvekili adaylarımız doğrusunu söylemek gerekirse hiçte çalışmadılar” diyerek sürdürdüğü konuşması “ milletvekilleri halada çalışmıyorlar “ diyerek sonlandırdı.
Akşam saat 19.00’ da başlayan ve serbest gündem ile toplanan aylık örgüt toplantısı gecenin geç saatlerine kadar hiç dikkat dağılması olmadan büyük bir heyecanla sürerken özellikle seçimlerin ardından altı ay geçmesine rağmen İlçemize gelmeyen bölge Milletvekillerine yöneltilen eleştirilerin partililer tarafından destek gördüğü çok belirgin ve net ifadelerle ortaya kondu.
Söz almak isteyenlerin fazlalığı ve zamanın ise git gide daralması vede daha çok konuşmacıya söz veriebilmesi amacı ile İlçe Başkanı Metin Doğan zaman zaman konuşmaların daha kısa tutulması yönünde uyarılarda bulunmak zorunda kaldığı toplantıda söz isteyenlerden biride CHP ilçe Belediye Meclis Üyesi Mehmet Koç idi.
Mehmet Koç “ ben partide ilk istediğim şey taraf olmamızdır. Kendi adamlarımızı gördüğümüz zaman heyecanlanalım. Onlarla yemeğe gidelim, onlarla kahveye gidelim, onlarda eğlenmeye gidelim. Bir örnek vereyim bugün Belediye Meclis toplantısına bir partilimiz eski meclis üyesi arkadaşımız geldi ve AKP gurubu ile tokalaştığı halde biz CHP gurubunun yanına gelmedi bile. Ben kendisini hiç kınamıyorum ve doğal karşılıyorum ama zoruma gidiyor. Taraf olalım ve partimize verebileceğimiz azami gücü verelim. Bu nedir para varsa paramızı vermek, emeğimiz varsa emeğimizi verebilmektir, hakkımız varsa hakkımızı vermektir”
Konuşmasını verdiği örneklerle destekleyen Koç “ üstün insanlar yönetir, normal insanlar dedikodu yaparmış, basit insanlarda iftira atarmış. Kısa bir süre sonra partinin dayanışma gecesi olacak orada ve daha sonraki etkinliklerimizde kimin görev aldığını, kim elini taşın altına sokacak herkesi tek tek göreceğiz. Bu sebepten önce biz biz olalım kendimizi sevelim taraf olalım, örgütlü olalım zira başarının sırrı da buradan geçmektedir” diyerek sözlerini bitirdi.
Ben aykırı konuşacağım diyerek sözlerine başlayan CHP eski İlçe Yöneticisi Turan…… ve İlçedeki toplantıya katılan üç genç İl Başkan Yardımcılarına dönerek..” ben burada genç insanları görmekten mutlu oldum zira yaşlı insanları görmekten bıktım artık “demesi gülüşmelere yol açtı ve sözleri alkışlarla karşılık buldu.
“ CHP 1950 seçimlerinden beri iktidar olamamıştır” diyerek konuşmasını sürdüren …… daha sonra “ ben kral çıplaktır diye söyliyeyimmi. Lütfen bu söz üzerinde düşünün niçin bu kadar yıl iktidar olamadık diye. Bu örgütün içersinde yer almanın bana verdiği o gururla söylemek istiyorum. Tavır koymak diye bir şey vardır. Bir fikrin yanında ve karşısında olmak gibi bir şey vardır. Yani siz bunu açık açık söylerseniz işte o örgüt sağlıklı bir örgüt olur. Bu parti içersinde iki seçimlik baz koyarsanız yani örgüt üyeleri iki seçimlik aday olabilirler bunun dışında olamazlar diye bir kural getirmezseniz CHP’ nin değil yüz sene bin senede geçse iktidar olma şansı yoktur. Bunun da altını lütfen çizin. Yani örgütlerin yenilenmesi lazımdır. Yeni gelen insanların burada kendilerine bir yer bulması lazımdır. Bir insan geldiğinde kendisin yer bulup kendisini ifade edemezse onun ne cevher olduğunu nasıl anlayabilirsiniz. Parti olarak gençlerimiz yok. Israrla söylenen taban taban lafına da bir felsefeci olarak karşıyım. Beyin olmadığı sürece ayakların bir işe yaraması da mümkün değildir. Siz çalışan bir beyin olarak çalışan bir genel merkez olarak bu işleri yerine getirmediğiniz zaman zaten halka gider ne anlatırsa anlatın boşunadır. Zira bütün politikaları belirleyen genel merkez dir” dedi.

SOSYAL DEMOKRAT DERGİ-ÖZEL
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


