SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

Alparslan:Deprem Kullanılarak Rant Sağlandı

GÜNDEM 15.12.2011 - 13:30, Güncelleme: 15.12.2011 - 13:30
 

Alparslan:Deprem Kullanılarak Rant Sağlandı

MHP Zeytinburnu İlçe Başkanı Av. Fethi Ahmet Alparslan, İstanbul'da kentsel dönüşüm yapılacak semtleri belirlenmesinin ardından açıklanan ilçeler arasında Zeytinburnu’nun yer almamasına çok sert tepki gösterdi.

Alparslan Kentsel Dönüşümün nimetlerinden faydalanacaktık. Merkezefendi-Real İstanbul ve THE Veliefendi’de birer Kentsel Dönüşüm Projesi miydi? Kentsel Dönüşü Listesi açıklandı. Zeytinburnu bu listede yok. Şimdi Zeytinburnu Halkı Belediye Başkanı Murat Aydın’dan acil açıklama bekliyor dedi Başkan Alparslan 12 Yıldır Adı Kentsel Dönüşüm ve Deprem ile anılan İstanbul 1.Derece Deprem Bölgesi içine alınan Zeytinburnu’nun şimdi bu kapsam dışında tutulmasının amacını sordu. Zeytinburnu Haber Gazetesine özel bir açıklama yapan İlçe Başkanı Av. Fethi Ahmet Alparslan o zaman bugüne kadar Kentsel Dönüşüm kullanılarak Zeytinburnu’nda bazı inşaat firmalarına rant mı sağlandı diye sordu. KENTSEL DÖNÜŞÜM ZEYTİNBURNU’NUN HAKKI Afet riski altındaki alanların dönüşümüyle ilgili hazırlanan yasa taslağına göre, dönüşüm çalışması ilk olarak büyükşehirlerden başlayacak, fay hattında bulunan depreme dayanaksız yerleşim yerleri ile kaçak ve mühendislik hizmeti alınmadan yapılan binalar öncelikli olarak yıkılacak. Zeytinburnu ilçemizde ya mühendislik hizmeti alınmadan kaçak olarak yapılmış bina, yol ve alt yapı yok, ya da belediye ve yerel idare Zeytinburnu’nda hiç yok. Deprem yasasının çıkmasının ardından çalışma yapılacak bölge ve iller hükümet tarafından belirlenecek, parsel ve binalarla ilgili olarak depremde yıkılma riski yüksek binaların yıkımı mülkiyet sahiplerinin 3’te ikisinin izni alınarak gerçekleştirilecek. BAŞKAN AYDIN ACİL AÇIKLAMA YAPMALI Öte taraftan Yerel idare, Deprem ve Kentsel Dönüşüm gündeme geldiğinde katıldığı bütün radyo ve televizyon programlarında, basında verdiği demeçlerinde İlçemizin de acil olarak kentsel dönüşüm sahası içinde olması gerektiğine vurgu yapıyor, hatta bir kesimin kentsel dönüşümü engellediğini haykırmaktan geri durmuyor. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın; • İlçemizin de acil olarak Kentsel Dönüşüm sahası içinde olması gerektiğine vurgu yapıyor. • Bir kesimin Kentsel Dönüşümü engellediğini belirtiyor, • Zeytinburnu’nun 1.Deprem bölgesi içerisine alınmasının, amacını Deprem Odaklı yatırımlardan öncelikli olarak yararlanması için olduğunu söylüyor, Peki, Zeytinburnu bu listenin neresinde? Öyle ya, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın İlçemizin neresinde? Bir soru daha, Semtimiz, mahallemiz, binamız, hanemiz, sokağımız, park ve bahçelerimiz, alt yapımız, iş yerlerimiz, iletişim ve aktarma istasyonlarımız, DASK’larımız kentsel dönüşümün neresinde? ZEYTİNBURNU KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDE? Mahalle Afet Gönüllüleri onca imkânsızlıklara rağmen afete hazırlıksız yakalanmama çabasında, ya bizler, onlar, on binlerin mahvoluşunu temaşa edecek olan yerel idare ve yöneticileri sizler kentsel dönüşümün neresindesiniz? Depremin gelip çattığında, haritadan silinmiş şehir, beton çöplüğüne dönüştüğünü denetleme adına kimleri suçlamayı planladınız? KENTSEL DÖNÜŞÜM KULLANILARAK ZEYTİNBURNU PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLDİ? Kentsel Dönüşüm ile ilgili büyük yatırımlar yapacağınızı her fırsatta dile getiriyorsunuz! Kentsel dönüşüm adına rantsal sahalar oluşturdunuz ve kapitale peşkeş çektiniz! Hatta Başbakan Hükümeti kaybetme pahasına da olsa bunun gerçekleşeceğini söylüyor. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ve ekibi, sizler projelerinizde KENT- SEL dönüşüme RANT-SAL projeler mi oluşturdunuz? Doğru ya! Sel için sal gerek, kent için rant gerek! Seçmen size oy verdi, çünkü Zeytinburnu İlçemize, semtimize, mahallemize, insanımıza getiri gerek dedi. Bu getiri gelecekte rant için mi? Yoksa kent için mi? THE VELİEFENDİ-REAL İSTANBUL’DA BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ MİYDİ? Zeytinburnu 1999 Depremi sonrası 1.Drece öncelikli deprem riskli ilçeler arasına ısrarla sokulmuştu. İlçemizde Kentsel Dönüşüm yapılıyor denilerekten, Zeytinburnu’nun birçok yerine dev inşaatlar dikildi ve devasa reklamlarıyla da devam ediyor. Bu inşaatlar tamamlanmadan piyasa koşullarında elit kimselerin alabileceği fiyatlara daireler kapışırcasına reklam panolarından ve bina maketleri üzerinden satıldı ve hiçbir Zeytinburnu’lu buradan daire alamadı. Yine tapusu olduğu halde, kaçak ve yasal olamayan tadilatlar nedeniyle mülk sahipleri, tapusuna ve binasına hasretle bakar oldu. Şimdi sıra Sümer’de THE VELİEFENDİ reklam panolarından, inşaat maketlerinden bilmem kaç Trilyona daire satarken Sümer Halkı bu dönüşümden ne zaman faydalanacağını ise umutsuz bekliyor. Umutsuzlar çünkü ZEYTİNBURNU inkâr edilerek REAL İSTANBUL kalitesinde kapital oluşturulmuş. Tapu ile noter arasında kalmış mülk sahibi, Zeytinburnu Belediyesi ile mahkeme arasında sıkışmış mağdurlar, yok sayılan hukuk, kanun benim diyen yerel yöneticiler gerçeğimizle hep birlikte yüzleşelim! Gelin hep beraber üstümüze vazife olanı yapalım! DEPREM OLURSA BUNUN HESABINI VEREMEZSİNİZ? Deprem binaları, kötü projeleri, hukuksuz uygulamaları yıkar, Zeytinburnu insanını yıkacak olan her şeyden evvel yerel yöneticiler ve ekibi olacağını biliyoruz! Ölü soyuculuğundan elde edilecek getiriyi hesap etmiş olmalısınız, ancak yıkılmış aileler, sönmüş ocaklar, mahvolmuş ekonomi, tıka basa dolmuş kabristanlar, toplu ölümler ve faturası ağır yaralılar arasında kimler olacağını da biliyor musunuz? Anadolu’nun ve İstanbul’un deprem gerçeğini tecrübe ettik, biliyoruz! Peki, siz koltuğunuzu kaybetme pahasına vicdanınızın sesini dinliyor musunuz? Terörist işini, vakıf ihanetini, belediye personeli görevini, deprem gereğini yapıyor da Zeytinburnu Belediye Başkanı ve ekibi, AK Partisiyle, belediye kadrosuyla acaba ne yapıyor. Zeytinburnu sakini, çalışanı, peki bizler ne yapıyoruz? Ben kendime sordum! Sadece onlar gibi yapanları uyarıyoruz. Bir imza da siz atın, bu uyarılarımıza katkı sağlayın, çaresizlerin çaresi olmak birliğimizde, dirliğimizde, bütünlüğümüzdedir. Bütünlüğümüze davet eden elleri tutun, gücümüze güç katın, ses verin, hep birlikte haykıralım! ONLAR BU İŞİ BİLİYOR ! Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, “Zeytinburnu sokakları artık Paris’in arka sokaklarından daha güzel hale geldi. Atalarımız ‘İş bilenin kılıç kuşananın’ demiş. Bizler bu işi iyi biliyoruz” diyor. Mahallelere yapılan taş kaplamalarıyla vatandaşı borçlandırma, dert kazandırma, sokağı soyma törenleri düzenliyor ve bundan da haz alıyor. Alkışlarla kürsüye çıkan Başkan Aydın, Zeytinburnu’nun kent olabilmesi yönünde bugüne kadar çok ciddi adımlar attıklarını söylüyor. Oysa söylemine sakladığı sistematik soygun için attığı kazıkları, döşediği faturaları seçim sonrasına yolladığını açıklamıyor. Yollar yapıldı, yolsuz kalmış yandaşlara ve kişilere özel cüzdanlara doğru yol yapıldı.İlk göreve geldikleri günden itibaren tasarladıkları uzun vadeli dönüşümleri bir bir hayata geçirdiklerini anlatan Aydın, “Artık Zeytinburnu yaşanabilir, modern bir kent haline geldi. Her şeyden önce insanımıza kendi değerini, kendi önemini hatırlatmalıydık. Bunun tek bir yolu vardı o da o’na hakkıyla hizmet etmekti. Bizler bu düşünceyle yola çıkmıştık. Kentimizin gün be gün kabuk değiştirmeye devam ettiğini burada yaşayanlar görmekte ve bilmektedir. Artık Zeytinburnu, ışıl ışıl olan sokakları ile insanların kaldırımlarında rahatlıkla yürüyebildikleri caddeleri ile birçok Avrupa kentinden daha iyi durumdadır. Bunları bizler sizlerin sayesinde yaptık. Ben Zeytinburnu halkına sonsuz şükranlarımı sunuyorum” diye konuşuyor. Açalım dedik bu konuşmaların icraatlarını; ZEYTİNBURNU’NUN RANTINI YİYENLER BU İLÇEDEN UTANIYOR Artık Zeytinburnu yaşanabilir, modern bir kent haline geldiğine inanmanın yoluna kaldırım taşları döşendiğinde; Yolsuz kalmış yandaşa yol, yolsuzluktan zamanını sokaklarda geçiren, evi ile işi arasında yorulmuş Zeytinburnu sakininin boynuna katılım payı adı altında yüklü ve taksitli fatura döşenmişti. Modern bir kent olma yolundaki Kon ya 16X9 inşaatı stüdyo kuleleri, The Veliefendi, Real İstanbul, Merkez Evler hızla yükseliyor, ancak Zeytinburnu İlçemizden utanıyor. Her şeyden önce insanımıza kendi değerini, kendi önemini hatırlatmalıydık. Açıklamasını da gafletle ilan ediyor!Her şeyden önce insanımıza kendi değerini; Davacı “ Kamu Hukuku” davalı, yoksul ve muhtaç vatandaş ve aile bireyleri olduğunu unutturmuyor. Sen bu yerin kirasını nasıl ödüyorsun? Sana iki hafta kesin süre içerisinde “gelir kaynaklarını, aile bireylerlerinin gelirleri ile birlikte menkul ve/veya gayrimenkullerini açıkla! Yoksa suç işlemiş olursun!” Alındı belgeli olarak tebliğ edebiliyor. Kısaca masuma, mağdura, yoksula sakın ha devlete ya da belediyeye gelme, yoksa seni mahkemelerde süründürürüm diyebiliyor. SİZ SADECE YANDAŞLARINIZA HİZMET EDİYORSUNUZ? Bunun tek bir yolu vardı o da o’na hakkıyla hizmet etmekti. Acaba bu haklı mahallemizin sakini mi? Yoksa yolsuz kalmış yandaşa hizmet mi? Hakkıyla O (Yandaşı) na hizmet edebilmek için vatandaştan aldığı vergi ve diğer gelir kalemleri yetmiyor olacak ki, katılım payı adıyla taksitli salgı salıyor. Bizler bu düşünceyle yola çıkmıştık. Evet, hangi düşünceyle yola çıktılar ve yolumuza taş döşediler! Yaz bitmez, kış bitmez, vatandaşın cebinden çekilmesi gereken de yetmez. Gayrimenkulün köşe başı, şu kadarı sokak bunu öde, burası da cadde kıymetini artırdık ya daha pahalı öde! Aman hakkımız geçmesin! Kentimizin gün be gün kabuk değiştirmeye devam ettiğini burada yaşayanlar görmekte ve bilmektedir. Doğru söze ne demeli, Adliye Meydanı toprağını, ağacını, parkını değiştirerek betonla kabuklandı. Çırpıcı çayırı da, Kazlıçeşme sahili de, bilmem nereler! Yaşayan bunları tabii ki görebiliyor. Yaşayamayanlar, henüz dünyaya gelmişler onlar da bunu tarih sayfalarının anıları olan resim ve video ya da filmlerinden bilecekler. Artık Zeytinburnu, ışıl ışıl olan sokakları ile insanların kaldırımlarında rahatlıkla yürüyebildikleri caddeleri ile birçok Avrupa kentinden daha iyi durumdadır. Öyle mi, damda tetiklemiş kiremit, yerde su püskürtmeye hazır parke taşı! Bir de kuralsız sokak ve caddelere konulmuş İSPARK ya da tek yön kuralı ne de güzel işliyor.Bunları bizler sizlerin sayesinde yaptık. Yapmışlar bu doğru, eli farklı, dili farklılar sayesinde, Semtimizde sokağımızda mahallemizde birileri sayesinde yapıldı. ZEYTİNBURNU HALKINI CEFAYA ALIŞIK HALE GETİRDİNİZ! Ben Zeytinburnu halkına sonsuz şükranlarımı sunuyorum! Böyle bir topluma sonsuz şükranlarını sunmamak ahmaklık olur. Cefaya katlanarak, sefaya yandaşlarıyla, safa geldi mi tehdit savurmak, şiddet sunmak. Terör nasıl olsa işinde, vakıflar da hainlik peşinde, şükran günü kutlama yarışında kürsüden boş vaatler sunuyor. Belediye meclisi kentsel dönüşüm ve siluet birleşiminde. Ak Parti Meclis Üyesi Sefer Kocabaş “Elbette ki teknolojiye dayanıklı yapılarımız olacak” diyecek. Çünkü depreme ve zamana dayanıklı, teknoloji yüklenmiş sağlam yapılarımız olmalı demekten utanacak! AKP HÜKÜMETİ ELEKTRİK FATURALARI İLE HALKI SOYUYOR Mevcut hükümetin özelleştirmeler sonrasında özel firmaları koruma ve kollama adına Elektrik Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) adıyla kurduğu kuruluş tarafından icat edilen bir uygulama ile elektrik faturalarımızda yeni bir SOYGUN hanesi açılmıştı. Bu düzenlemeye göre memleketin her köşesinde kullanan kaçak elektrik bedeli elektrik parasını düzenli olarak ödeyen, yemeden içmeden devlete olan borcunu ödemek için çırpınan vatandaştan tahsil edilmeye başlanmıştı. Tam bir Deli Dumrul hikayesi özelliğindeki bu uygulama faturalarımıza %15 oranında ek bir yük getiriyordu. Türkiye'deki kaçak oranı tam olarak tespit edilememiş olmasına rağmen memleketin her köşesinde bu %15'lik oran uygulanmış ve masum vatandaşlara "Vay salak vay sen elektrik paranı düzenli ödüyorsun, al bakalım ödemeyenlerin parasını da sen öde. Senin gibi salak dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz" denilerek vatandaşımız ezilmiş, özel elektrik dağıtım firmaları ise, hiçbir zarara uğramadan, hatta belki de kaçak kayıptan daha fazla bir kazanca sahip olmuşlardı. VİCDANI RET İLE GENÇLERİ ASKERLİKTEN SOĞUTUYORLAR Vatan için askerlik yapmak istemeyenlere vicdani red adı altında kanun çıkarmak için hazırlanan hükümet bu adaletsiz karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Sessiz kalmaları da gayet normal çünkü bu uygulamayı, Hz. Ömer adaletinden dem vura vura kendileri başlattılar. Bu zulmü başlatan ve sürdürenlerin Hz. Ömer adaletinden bahsetmeleri, o mübarek insanın adını dillerinden düşürmemeleri büyük bir riya gösterisidir. Kutsal bir görev için vicdani red saçmalığını ortaya atanların vicdanları acaba bu zulüm karşısında hiç sızlamıyor mu!?Neyse ki yüce Türk adaleti AKP'nin bu zulmüne dur dedi. Kahramanmaraş'ta Emine Saygılı adıl bir vatandaşın başvurusu üzerine Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti kaçak kayıp bedelinin iyi niyetli vatandaştan alınamayacağına ve alınan paraların vatandaşa iade edilmesine karar verdi. ÜLKEDE KAÇAKCILIK DİZ BOYU Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanı Nesih Tanrıverdi, yaptıkları incelemede alınan bu paranın hukuka uygun olmadığına karar verdiklerini söyledi. Bu uygulamanın bir kaç yönüyle hukuka uygun olmadığını anlatan Tanrıverdi, şöyle konuştu:“Bilindiği üzere kayıp kaçak oranı bölgeden bölgeye farklılıklar gösteriyor. Ayrıca her bölgenin de ayrı bir dağıtım şirketi var. Örneğin A bölgesinde yüzde 1 kayıp kaçak oranı varsa yüzde 15 kayıp kaçak bedeli tahsil ediyor. Bir başka bölgede ise kayıp kaçak oranı çok yüksek iken yine yüzde 15 kayıp kaçak bedeli alınıyor. İkinci olarak Türkiye’de kayıp kaçak oranının ne kadar olduğu tamamen tespit edilmiş değil. Yani yüzde 15 gibi bir uygulama var, ama gerçekten kayıp kaçak oranını bilimsel olarak tespit edilmiş durumda değil. Bilimsel bir kritere de dayanmıyor. Bu yönüyle de haksızlık içeriyor. Diğer yandan fatura miktarı arttıkça bu bedelin oranı da artıyor. Bir tüketici 15 lira öderken bir diğeri 45-50 lira ödeyebiliyor. Bizim için en önemli boyutu ise kayıp kaçak oranı varsa bunu kaçak kullananlardan tahsil etmek yerine iyi niyetle faturasını ödeyen, hukuka uygun davranan kişilerden tahsil edilmesi hukuka aykırı görüldü. Hakem heyetimiz bu bedelin tüketiciye iadesine karar verdi.” Aldıkları kararlardaki 1031 liraya kadar olan miktarın mahkeme niteliğinde karar olduğunu kaydeden Tanrıverdi, “Bu miktarın altındaki kararlarımız tarafları bağlayıcı bir karardır. Bunun itiraz merci tüketici mahkemeleridir. İlgili firma aldığımız bu karara 15 gün içerisinde itiraz edebilir” şeklinde konuştu. Kahramanmaraş'ta alınan bu kararın tüm Türkiye genelinde emsal teşkil etmesi ve vatandaşlarımızın Tüketici Sorunları İl Hakem Heyet'lerine başvurarak bu adaletsizliğe, bu zulme dur demelerini diliyorum. ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL
MHP Zeytinburnu İlçe Başkanı Av. Fethi Ahmet Alparslan, İstanbul'da kentsel dönüşüm yapılacak semtleri belirlenmesinin ardından açıklanan ilçeler arasında Zeytinburnu’nun yer almamasına çok sert tepki gösterdi.
Alparslan Kentsel Dönüşümün nimetlerinden faydalanacaktık. Merkezefendi-Real İstanbul ve THE Veliefendi’de birer Kentsel Dönüşüm Projesi miydi? Kentsel Dönüşü Listesi açıklandı. Zeytinburnu bu listede yok. Şimdi Zeytinburnu Halkı Belediye Başkanı Murat Aydın’dan acil açıklama bekliyor dedi

Başkan Alparslan 12 Yıldır Adı Kentsel Dönüşüm ve Deprem ile anılan İstanbul 1.Derece Deprem Bölgesi içine alınan Zeytinburnu’nun şimdi bu kapsam dışında tutulmasının amacını sordu. Zeytinburnu Haber Gazetesine özel bir açıklama yapan İlçe Başkanı Av. Fethi Ahmet Alparslan o zaman bugüne kadar Kentsel Dönüşüm kullanılarak Zeytinburnu’nda bazı inşaat firmalarına rant mı sağlandı diye sordu.

KENTSEL DÖNÜŞÜM ZEYTİNBURNU’NUN HAKKI

Afet riski altındaki alanların dönüşümüyle ilgili hazırlanan yasa taslağına göre, dönüşüm çalışması ilk olarak büyükşehirlerden başlayacak, fay hattında bulunan depreme dayanaksız yerleşim yerleri ile kaçak ve mühendislik hizmeti alınmadan yapılan binalar öncelikli olarak yıkılacak. Zeytinburnu ilçemizde ya mühendislik hizmeti alınmadan kaçak olarak yapılmış bina, yol ve alt yapı yok, ya da belediye ve yerel idare Zeytinburnu’nda hiç yok. Deprem yasasının çıkmasının ardından çalışma yapılacak bölge ve iller hükümet tarafından belirlenecek, parsel ve binalarla ilgili olarak depremde yıkılma riski yüksek binaların yıkımı mülkiyet sahiplerinin 3’te ikisinin izni alınarak gerçekleştirilecek.

BAŞKAN AYDIN ACİL AÇIKLAMA YAPMALI

Öte taraftan Yerel idare, Deprem ve Kentsel Dönüşüm gündeme geldiğinde katıldığı bütün radyo ve televizyon programlarında, basında verdiği demeçlerinde İlçemizin de acil olarak kentsel dönüşüm sahası içinde olması gerektiğine vurgu yapıyor, hatta bir kesimin kentsel dönüşümü engellediğini haykırmaktan geri durmuyor.

Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın;

• İlçemizin de acil olarak Kentsel Dönüşüm sahası içinde olması gerektiğine vurgu yapıyor.

• Bir kesimin Kentsel Dönüşümü engellediğini belirtiyor,

• Zeytinburnu’nun 1.Deprem bölgesi içerisine alınmasının, amacını Deprem Odaklı yatırımlardan öncelikli olarak yararlanması için olduğunu söylüyor,


Peki, Zeytinburnu bu listenin neresinde? Öyle ya, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın İlçemizin neresinde? Bir soru daha, Semtimiz, mahallemiz, binamız, hanemiz, sokağımız, park ve bahçelerimiz, alt yapımız, iş yerlerimiz, iletişim ve aktarma istasyonlarımız, DASK’larımız kentsel dönüşümün neresinde?

ZEYTİNBURNU KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN NERESİNDE?

Mahalle Afet Gönüllüleri onca imkânsızlıklara rağmen afete hazırlıksız yakalanmama çabasında, ya bizler, onlar, on binlerin mahvoluşunu temaşa edecek olan yerel idare ve yöneticileri sizler kentsel dönüşümün neresindesiniz? Depremin gelip çattığında, haritadan silinmiş şehir, beton çöplüğüne dönüştüğünü denetleme adına kimleri suçlamayı planladınız?

KENTSEL DÖNÜŞÜM KULLANILARAK ZEYTİNBURNU PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLDİ?

Kentsel Dönüşüm ile ilgili büyük yatırımlar yapacağınızı her fırsatta dile getiriyorsunuz! Kentsel dönüşüm adına rantsal sahalar oluşturdunuz ve kapitale peşkeş çektiniz! Hatta Başbakan Hükümeti kaybetme pahasına da olsa bunun gerçekleşeceğini söylüyor. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ve ekibi, sizler projelerinizde KENT- SEL dönüşüme RANT-SAL projeler mi oluşturdunuz? Doğru ya! Sel için sal gerek, kent için rant gerek! Seçmen size oy verdi, çünkü Zeytinburnu İlçemize, semtimize, mahallemize, insanımıza getiri gerek dedi. Bu getiri gelecekte rant için mi? Yoksa kent için mi?

THE VELİEFENDİ-REAL İSTANBUL’DA BİR KENTSEL DÖNÜŞÜM PROJESİ MİYDİ?

Zeytinburnu 1999 Depremi sonrası 1.Drece öncelikli deprem riskli ilçeler arasına ısrarla sokulmuştu. İlçemizde Kentsel Dönüşüm yapılıyor denilerekten, Zeytinburnu’nun birçok yerine dev inşaatlar dikildi ve devasa reklamlarıyla da devam ediyor. Bu inşaatlar tamamlanmadan piyasa koşullarında elit kimselerin alabileceği fiyatlara daireler kapışırcasına reklam panolarından ve bina maketleri üzerinden satıldı ve hiçbir Zeytinburnu’lu buradan daire alamadı. Yine tapusu olduğu halde, kaçak ve yasal olamayan tadilatlar nedeniyle mülk sahipleri, tapusuna ve binasına hasretle bakar oldu. Şimdi sıra Sümer’de THE VELİEFENDİ reklam panolarından, inşaat maketlerinden bilmem kaç Trilyona daire satarken Sümer Halkı bu dönüşümden ne zaman faydalanacağını ise umutsuz bekliyor. Umutsuzlar çünkü ZEYTİNBURNU inkâr edilerek REAL İSTANBUL kalitesinde kapital oluşturulmuş. Tapu ile noter arasında kalmış mülk sahibi, Zeytinburnu Belediyesi ile mahkeme arasında sıkışmış mağdurlar, yok sayılan hukuk, kanun benim diyen yerel yöneticiler gerçeğimizle hep birlikte yüzleşelim! Gelin hep beraber üstümüze vazife olanı yapalım!

DEPREM OLURSA BUNUN HESABINI VEREMEZSİNİZ?

Deprem binaları, kötü projeleri, hukuksuz uygulamaları yıkar, Zeytinburnu insanını yıkacak olan her şeyden evvel yerel yöneticiler ve ekibi olacağını biliyoruz! Ölü soyuculuğundan elde edilecek getiriyi hesap etmiş olmalısınız, ancak yıkılmış aileler, sönmüş ocaklar, mahvolmuş ekonomi, tıka basa dolmuş kabristanlar, toplu ölümler ve faturası ağır yaralılar arasında kimler olacağını da biliyor musunuz? Anadolu’nun ve İstanbul’un deprem gerçeğini tecrübe ettik, biliyoruz! Peki, siz koltuğunuzu kaybetme pahasına vicdanınızın sesini dinliyor musunuz? Terörist işini, vakıf ihanetini, belediye personeli görevini, deprem gereğini yapıyor da Zeytinburnu Belediye Başkanı ve ekibi, AK Partisiyle, belediye kadrosuyla acaba ne yapıyor. Zeytinburnu sakini, çalışanı, peki bizler ne yapıyoruz? Ben kendime sordum! Sadece onlar gibi yapanları uyarıyoruz. Bir imza da siz atın, bu uyarılarımıza katkı sağlayın, çaresizlerin çaresi olmak birliğimizde, dirliğimizde, bütünlüğümüzdedir. Bütünlüğümüze davet eden elleri tutun, gücümüze güç katın, ses verin, hep birlikte haykıralım!

ONLAR BU İŞİ BİLİYOR !

Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın, “Zeytinburnu sokakları artık Paris’in arka sokaklarından daha güzel hale geldi. Atalarımız ‘İş bilenin kılıç kuşananın’ demiş. Bizler bu işi iyi biliyoruz” diyor. Mahallelere yapılan taş kaplamalarıyla vatandaşı borçlandırma, dert kazandırma, sokağı soyma törenleri düzenliyor ve bundan da haz alıyor. Alkışlarla kürsüye çıkan Başkan Aydın, Zeytinburnu’nun kent olabilmesi yönünde bugüne kadar çok ciddi adımlar attıklarını söylüyor. Oysa söylemine sakladığı sistematik soygun için attığı kazıkları, döşediği faturaları seçim sonrasına yolladığını açıklamıyor. Yollar yapıldı, yolsuz kalmış yandaşlara ve kişilere özel cüzdanlara doğru yol yapıldı.İlk göreve geldikleri günden itibaren tasarladıkları uzun vadeli dönüşümleri bir bir hayata geçirdiklerini anlatan Aydın, “Artık Zeytinburnu yaşanabilir, modern bir kent haline geldi. Her şeyden önce insanımıza kendi değerini, kendi önemini hatırlatmalıydık. Bunun tek bir yolu vardı o da o’na hakkıyla hizmet etmekti. Bizler bu düşünceyle yola çıkmıştık. Kentimizin gün be gün kabuk değiştirmeye devam ettiğini burada yaşayanlar görmekte ve bilmektedir. Artık Zeytinburnu, ışıl ışıl olan sokakları ile insanların kaldırımlarında rahatlıkla yürüyebildikleri caddeleri ile birçok Avrupa kentinden daha iyi durumdadır. Bunları bizler sizlerin sayesinde yaptık. Ben Zeytinburnu halkına sonsuz şükranlarımı sunuyorum” diye konuşuyor. Açalım dedik bu konuşmaların icraatlarını;

ZEYTİNBURNU’NUN RANTINI YİYENLER BU İLÇEDEN UTANIYOR

Artık Zeytinburnu yaşanabilir, modern bir kent haline geldiğine inanmanın yoluna kaldırım taşları döşendiğinde; Yolsuz kalmış yandaşa yol, yolsuzluktan zamanını sokaklarda geçiren, evi ile işi arasında yorulmuş Zeytinburnu sakininin boynuna katılım payı adı altında yüklü ve taksitli fatura döşenmişti. Modern bir kent olma yolundaki Kon ya 16X9 inşaatı stüdyo kuleleri, The Veliefendi, Real İstanbul, Merkez Evler hızla yükseliyor, ancak Zeytinburnu İlçemizden utanıyor. Her şeyden önce insanımıza kendi değerini, kendi önemini hatırlatmalıydık. Açıklamasını da gafletle ilan ediyor!Her şeyden önce insanımıza kendi değerini; Davacı “ Kamu Hukuku” davalı, yoksul ve muhtaç vatandaş ve aile bireyleri olduğunu unutturmuyor. Sen bu yerin kirasını nasıl ödüyorsun? Sana iki hafta kesin süre içerisinde “gelir kaynaklarını, aile bireylerlerinin gelirleri ile birlikte menkul ve/veya gayrimenkullerini açıkla! Yoksa suç işlemiş olursun!” Alındı belgeli olarak tebliğ edebiliyor. Kısaca masuma, mağdura, yoksula sakın ha devlete ya da belediyeye gelme, yoksa seni mahkemelerde süründürürüm diyebiliyor.

SİZ SADECE YANDAŞLARINIZA HİZMET EDİYORSUNUZ?

Bunun tek bir yolu vardı o da o’na hakkıyla hizmet etmekti. Acaba bu haklı mahallemizin sakini mi? Yoksa yolsuz kalmış yandaşa hizmet mi? Hakkıyla O (Yandaşı) na hizmet edebilmek için vatandaştan aldığı vergi ve diğer gelir kalemleri yetmiyor olacak ki, katılım payı adıyla taksitli salgı salıyor. Bizler bu düşünceyle yola çıkmıştık. Evet, hangi düşünceyle yola çıktılar ve yolumuza taş döşediler! Yaz bitmez, kış bitmez, vatandaşın cebinden çekilmesi gereken de yetmez. Gayrimenkulün köşe başı, şu kadarı sokak bunu öde, burası da cadde kıymetini artırdık ya daha pahalı öde! Aman hakkımız geçmesin! Kentimizin gün be gün kabuk değiştirmeye devam ettiğini burada yaşayanlar görmekte ve bilmektedir. Doğru söze ne demeli, Adliye Meydanı toprağını, ağacını, parkını değiştirerek betonla kabuklandı. Çırpıcı çayırı da, Kazlıçeşme sahili de, bilmem nereler! Yaşayan bunları tabii ki görebiliyor. Yaşayamayanlar, henüz dünyaya gelmişler onlar da bunu tarih sayfalarının anıları olan resim ve video ya da filmlerinden bilecekler. Artık Zeytinburnu, ışıl ışıl olan sokakları ile insanların kaldırımlarında rahatlıkla yürüyebildikleri caddeleri ile birçok Avrupa kentinden daha iyi durumdadır. Öyle mi, damda tetiklemiş kiremit, yerde su püskürtmeye hazır parke taşı! Bir de kuralsız sokak ve caddelere konulmuş İSPARK ya da tek yön kuralı ne de güzel işliyor.Bunları bizler sizlerin sayesinde yaptık. Yapmışlar bu doğru, eli farklı, dili farklılar sayesinde, Semtimizde sokağımızda mahallemizde birileri sayesinde yapıldı.

ZEYTİNBURNU HALKINI CEFAYA ALIŞIK HALE GETİRDİNİZ!

Ben Zeytinburnu halkına sonsuz şükranlarımı sunuyorum! Böyle bir topluma sonsuz şükranlarını sunmamak ahmaklık olur. Cefaya katlanarak, sefaya yandaşlarıyla, safa geldi mi tehdit savurmak, şiddet sunmak. Terör nasıl olsa işinde, vakıflar da hainlik peşinde, şükran günü kutlama yarışında kürsüden boş vaatler sunuyor. Belediye meclisi kentsel dönüşüm ve siluet birleşiminde. Ak Parti Meclis Üyesi Sefer Kocabaş “Elbette ki teknolojiye dayanıklı yapılarımız olacak” diyecek. Çünkü depreme ve zamana dayanıklı, teknoloji yüklenmiş sağlam yapılarımız olmalı demekten utanacak!
AKP HÜKÜMETİ ELEKTRİK FATURALARI İLE HALKI SOYUYOR

Mevcut hükümetin özelleştirmeler sonrasında özel firmaları koruma ve kollama adına Elektrik Piyasası Denetleme Kurulu (EPDK) adıyla kurduğu kuruluş tarafından icat edilen bir uygulama ile elektrik faturalarımızda yeni bir SOYGUN hanesi açılmıştı. Bu düzenlemeye göre memleketin her köşesinde kullanan kaçak elektrik bedeli elektrik parasını düzenli olarak ödeyen, yemeden içmeden devlete olan borcunu ödemek için çırpınan vatandaştan tahsil edilmeye başlanmıştı. Tam bir Deli Dumrul hikayesi özelliğindeki bu uygulama faturalarımıza %15 oranında ek bir yük getiriyordu. Türkiye'deki kaçak oranı tam olarak tespit edilememiş olmasına rağmen memleketin her köşesinde bu %15'lik oran uygulanmış ve masum vatandaşlara "Vay salak vay sen elektrik paranı düzenli ödüyorsun, al bakalım ödemeyenlerin parasını da sen öde. Senin gibi salak dünyanın hiçbir yerinde bulunmaz" denilerek vatandaşımız ezilmiş, özel elektrik dağıtım firmaları ise, hiçbir zarara uğramadan, hatta belki de kaçak kayıptan daha fazla bir kazanca sahip olmuşlardı.

VİCDANI RET İLE GENÇLERİ ASKERLİKTEN SOĞUTUYORLAR

Vatan için askerlik yapmak istemeyenlere vicdani red adı altında kanun çıkarmak için hazırlanan hükümet bu adaletsiz karşısında sessiz kalmayı tercih etti. Sessiz kalmaları da gayet normal çünkü bu uygulamayı, Hz. Ömer adaletinden dem vura vura kendileri başlattılar. Bu zulmü başlatan ve sürdürenlerin Hz. Ömer adaletinden bahsetmeleri, o mübarek insanın adını dillerinden düşürmemeleri büyük bir riya gösterisidir. Kutsal bir görev için vicdani red saçmalığını ortaya atanların vicdanları acaba bu zulüm karşısında hiç sızlamıyor mu!?Neyse ki yüce Türk adaleti AKP'nin bu zulmüne dur dedi. Kahramanmaraş'ta Emine Saygılı adıl bir vatandaşın başvurusu üzerine Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti kaçak kayıp bedelinin iyi niyetli vatandaştan alınamayacağına ve alınan paraların vatandaşa iade edilmesine karar verdi.

ÜLKEDE KAÇAKCILIK DİZ BOYU

Tüketici Sorunları İl Hakem Heyeti Başkanı Nesih Tanrıverdi, yaptıkları incelemede alınan bu paranın hukuka uygun olmadığına karar verdiklerini söyledi. Bu uygulamanın bir kaç yönüyle hukuka uygun olmadığını anlatan Tanrıverdi, şöyle konuştu:“Bilindiği üzere kayıp kaçak oranı bölgeden bölgeye farklılıklar gösteriyor. Ayrıca her bölgenin de ayrı bir dağıtım şirketi var. Örneğin A bölgesinde yüzde 1 kayıp kaçak oranı varsa yüzde 15 kayıp kaçak bedeli tahsil ediyor. Bir başka bölgede ise kayıp kaçak oranı çok yüksek iken yine yüzde 15 kayıp kaçak bedeli alınıyor. İkinci olarak Türkiye’de kayıp kaçak oranının ne kadar olduğu tamamen tespit edilmiş değil. Yani yüzde 15 gibi bir uygulama var, ama gerçekten kayıp kaçak oranını bilimsel olarak tespit edilmiş durumda değil. Bilimsel bir kritere de dayanmıyor. Bu yönüyle de haksızlık içeriyor. Diğer yandan fatura miktarı arttıkça bu bedelin oranı da artıyor. Bir tüketici 15 lira öderken bir diğeri 45-50 lira ödeyebiliyor.

Bizim için en önemli boyutu ise kayıp kaçak oranı varsa bunu kaçak kullananlardan tahsil etmek yerine iyi niyetle faturasını ödeyen, hukuka uygun davranan kişilerden tahsil edilmesi hukuka aykırı görüldü. Hakem heyetimiz bu bedelin tüketiciye iadesine karar verdi.” Aldıkları kararlardaki 1031 liraya kadar olan miktarın mahkeme niteliğinde karar olduğunu kaydeden Tanrıverdi, “Bu miktarın altındaki kararlarımız tarafları bağlayıcı bir karardır. Bunun itiraz merci tüketici mahkemeleridir. İlgili firma aldığımız bu karara 15 gün içerisinde itiraz edebilir” şeklinde konuştu.

Kahramanmaraş'ta alınan bu kararın tüm Türkiye genelinde emsal teşkil etmesi ve vatandaşlarımızın Tüketici Sorunları İl Hakem Heyet'lerine başvurarak bu adaletsizliğe, bu zulme dur demelerini diliyorum.

ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
bahis siteleri spor bahisleri yüksek oranlar banko iddaa tahminleri