Murat Aydın neden başarısız gözüküyor-2
GÜNDEM
11.12.2011 - 17:42, Güncelleme:
11.12.2011 - 17:42
Murat Aydın neden başarısız gözüküyor-2
Zeytinburnu Haber Gazetesi Yazarı Mehmet BAYRAM Başkan Aydın’ın 3 Dönemi ile ilgili çarpıcı analizlerine devam ediyor.İşte 2.Yazı Dizisi
Tek yazı da bu konuyu bitirmem mümkün değildi. Yazı Murat Aydın başarılı mı değil mi sorusuna cevap aramadan ziyade anketin değerlendirilmesi ve “neden başarısız gözüküyor” sorusuna cevap arama niteliğindeydi. İlkyazımda söylemiştim, Murat Aydın küsen biri. Burada kendini ifade edememesinin yanında haklılığını anlatma noktasında ısrar etmemesi ve kendini geri çekip mücadele etmemesi de var. Gizli veya art niyetli ise onu biz bilemeyiz, hesabını Rabbimiz ile görür. Zeytinburnu Sporun İlçemiz için önemini anlayamadı İlk büyük hatası, bu küsme sonucu Zeytinburnu spora verdiği desteği geri çekmesi oldu. Kendisine çok çirkin, anlamsız ve hiç hak etmediği şekilde davranıldı. Başkası olsa aynen onun gibi arkasını döner ve bir daha da geri dönmezdi. Fakat o herkes değil bir Belediye Başkanıydı. O bu küsme sonucu “ne halleri varsa görsün.” düşüncesinde hareket ederek hemen hemen tüm desteğini çekti. Fakat şunu anlayamadı. —Zeytinburnu halkı kulübünü çok seviyor ve başarılı olmasını arzu ediyor. Başkan Zeytinburnu Spor’un ilçe halkı gözündeki değerini anlayamadı. —Zeytinburnu Spor’un marka olduğunu ve ilçemiz için değerini de idrak edemedi. Başarılı bir Zeytinburnu Spor’un ilçemizi tanıtmaya katkısını, diğer yaptığı hizmetler ile kıyaslayamadı. —Bank Asya veya Süper Ligde mücadele eden Zeytinburnu Sporun, ilçeye vereceği pozitif enerjiyi düşünemedi. Arkasında Murat Aydın’ın desteği ile başarılı olan bir Zeytinburnu Spor, Başkan’a müthiş bir prestij sağlayacaktı ki hem halkın desteğini arkasına almış olacak hem de şu an tartışılır olmayacaktı. Bugün kulüp başkanları en tanınır kişiler konumunda. Böylesine prestiji olan birini Başbakan her zaman Belediye Başkanı olarak düşünecek veya yanına alacaktı. Kulübün süper lig veya Bank Asya da oynadığını düşünsenize, İlçemiz ve Belediye Başkanımız nasıl tanınacaktı. Her hafta tüm Türkiye bizi konuşacaktı. Televizyonlarda sürekli haber olacaktık. Dört büyükler ile yapılan her maç büyük bir reklam kampanyasına dönüşecekti. Ayrıca ilçemizde oluşturacağı pozitif enerji ile ilçemize vereceği havayı düşünün. Başkan bunu göremedi ve kaybetti. Kanunen Belediye Başkanları, Kulüp başkanlığı yapamıyor ama bir şekilde Melih Gökçek gibi bunu yapabilirdi. Kentsel Dönüşümü Gerçekleştiren İlk Başkan Olabilirdi İkinci Büyük Hatası,”Kentsel Dönüşüm Projesini” hayata geçirememek oldu. Bu işi TOKİ veya KİPTAŞ’A bırakmadan kendisi Sümer de on, onbeş apartman sakini ile konuşup, buraları yıkıp, yerlerine modern tarzda masraflarını da karşılayacak ve kara geçirecek şekilde örnek bir site yapabilirdi. Nasıl yapılacağını kendisi rahatlıkla çözebilirdi. Bu siteyi yapmakla kentsel dönüşümü İstanbul’da hayata geçiren ilk kişi olacak ve her televizyon programında büyük bir gururla bunu anlatabilecekti. Zeytinburnu halkı da yıkılan ve yerine yapılan yeni siteyi gördüğü zaman kafasında ki soru işaretleri kalkacak ve kendilerine de aynı şekilde ev yapılması için Başkan’ın arkasından koşacaktı. Bu şekilde Rantı Zeytinburnu Halkına kullandırmış,dönüşümü gerçekleştirmiş ve hayata geçirmiş bir Başkanı kimse yerinden oynatamadığı gibi Zeytinburnu da kendisinden utanılan değil gıpta ile bakılan bir ilçe olacaktı. Sonrasında bu dönüşümleri tüm Zeytinburnu’na yaydığını düşünün, adı ölümsüzler arasına katılacaktı. Başkan bunu da göremedi ve elinin tersi ile büyük bir şansı iterek kendisi adına en büyük yanlışı yaptı. Yaptığı Yanlış veya Hatadan dönemiyor Bir de Sayın Başkan geri adım da atamıyor. “Ben yanlış yaptım” veya “doğru yaptığımı zannediyordum ama resmi tam olarak görememişim.” Veya “Bunu şu şekilde de telafi edebiliriz.” türü cümleler kullanmıyor. Bu da onu başarısız kılıyor. Zararı kendine değil ilçemize oluyor. Hâlbuki her yanlışın telafisi olur. Arapça hasen ve Ahsen kelimeleri vardır. Yani güzel ve daha güzel. Başkan bu mantıktan hareketle yaptığı yanlışı daha güzeli ile ikame ederek hatalarını telafi edebilirdi. Hasan Doğan’ın arkasında boşluk var, mesela oraya yıkılan kulüpler için yer yapabilirdi. Bu şekilde bir davranış ile herkesin gönlünü de almış olurdu. Usul ve Üslupta ki Hataları Kendisini Haksız Gösterdi Üslup ve usul olarak da yanlışları oldu. Bu da haklı olduğu yerde haksız duruma düşmesine sebep oldu. Mesela Başkan kulüp binalarını, Seyid Nizam’da ki dükkânları yıkmada haklı olabilir fakat usul, üslup ve yöntem olarak yanlış yapmıştır. Burada hem kendisi hem de ekibi kusurludur. Bir şafak baskını gibi davranmamalıydı. Hem ilgili kişileri hem de basını günler öncesinden bilgilendirip, ilan ettiği günde basın ile birlikte yıkabilirdi. İlk yıkımda başarısız olsa bile, basın şunu görecekti. Günler öncesinden uyarmasına rağmen ilgili kulüp ve dükkânlar hiçbir önlem almamışlar. Sonrasında yapacağı yıkımda, siz de gördünüz uyarmamıza rağmen, bir şey yapmadılar ve bizi bu şekilde yıkıma mecbur ettiler diyebilirdi. Sadece yıkmakla kalmayıp mağduriyetlerini giderecek çözüm önerileri de sunabilirdi. Yıkılan kulüpler için ileriye dönük teklif sunabilirdi. Buna mecbur muydu? Hayır. Fakat yapması onun güzelliğini ve iyi niyetini gösterecek ve halkımız üzerinde de olumlu tesir bırakacaktı. Rakipleri Hep Zayıf Kaldı Başkan’ın parti içinden ve dışından da ciddi bir rakibinin olmaması ve Ak Partinin rüzgârını arkasına alması da onun için önemli bir handikap oldu. Çok rahat seçimler geçirdi. Bu da kendisini, istediğini yapma hakkını görür konuma getirdi. Kimseye hesap verme derdi olmadan serazat bir başkanlık yaptı ve kendini rehavete salmasına sebep oldu. Kendisini sorgulayanlar veya eleştirenler de hafif kalınca çok da önemsemedi. Bu da yapması gerekenler üzerinde yoğunlaşmasını engelledi. Rakiplerinin zayıf olması Başkanın zararına oldu. Başkanı değerlendirirken mantık çizgisi içerisinde emsalleri ile kıyaslayarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu açıdan bakınca Murat Aydın en az diğer Başkanlar kadar başarılıdır. Onlardan eksik veya fazla yapmış olduğu bir şey yok. Bazıları parke taşlarından falan bahsediyor ve Başkanı suçluyorlar. Tüm Belediye Başkanları Parke taşlarını değiştirmiş ve parasını halktan almıştır. Kanunen de almak zorundadır. Almaması suçtur. Başkan değiştirerek bence iyi de yapmıştır. Şu an herkesin evinin önü tertemiz ve aydınlıktır. Sürekli bir değiştirme ameliyesi de olmamıştır. Bundan dolayı Başkanın suçlanması ve başarısız denmesi mümkün değil. Sağda solda yapılan büyük binalardan da bir şey çıkacağını sanmıyorum. Oraların onayı bir üst makamdan gelmiştir mutlaka. Zeytinburnu gibi bir yeri Murat Aydın’a bırakacaklarını sanmıyorum. Sadece prosedür tamamlansın diye kullanırlar. Başkan yukarıda saydığım sebeplerden dolayı oy kaybetti ve başarısız gözüktü. Adı unutulmayacaklar arasına rahatlıkla girebilecekken o bu şansı elinin tersi ile itti. Yıkmaktan ziyade yapıcı olmak ve insanları bu yönde teşvik eden yazılar yazmak önemlidir. Bu iki yazımda Murat Aydın’a yaptığı yanlışları göstermek ve “insan düştüğü yerden kalkar” muvacehesinde, tekrardan bu yanlışları düzelterek ayağa kalkmasını istedim. Göremedi, anlayamadı ve idrak edemedi diye yazdım ama belki kifayetsiz de kalmış olabilir. Kifayetsizlik ekibinden ise çözümü kolay, kendinden ise yapacak bir şey yok. İstese de çözemez. ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ -ÖZEL-MEHMET BAYRAM
Zeytinburnu Haber Gazetesi Yazarı Mehmet BAYRAM Başkan Aydın’ın 3 Dönemi ile ilgili çarpıcı analizlerine devam ediyor.İşte 2.Yazı Dizisi
Tek yazı da bu konuyu bitirmem mümkün değildi. Yazı Murat Aydın başarılı mı değil mi sorusuna cevap aramadan ziyade anketin değerlendirilmesi ve “neden başarısız gözüküyor” sorusuna cevap arama niteliğindeydi.
İlkyazımda söylemiştim, Murat Aydın küsen biri. Burada kendini ifade edememesinin yanında haklılığını anlatma noktasında ısrar etmemesi ve kendini geri çekip mücadele etmemesi de var. Gizli veya art niyetli ise onu biz bilemeyiz, hesabını Rabbimiz ile görür.
Zeytinburnu Sporun İlçemiz için önemini anlayamadı
İlk büyük hatası, bu küsme sonucu Zeytinburnu spora verdiği desteği geri çekmesi oldu. Kendisine çok çirkin, anlamsız ve hiç hak etmediği şekilde davranıldı. Başkası olsa aynen onun gibi arkasını döner ve bir daha da geri dönmezdi. Fakat o herkes değil bir Belediye Başkanıydı. O bu küsme sonucu “ne halleri varsa görsün.” düşüncesinde hareket ederek hemen hemen tüm desteğini çekti. Fakat şunu anlayamadı.
—Zeytinburnu halkı kulübünü çok seviyor ve başarılı olmasını arzu ediyor. Başkan Zeytinburnu Spor’un ilçe halkı gözündeki değerini anlayamadı.
—Zeytinburnu Spor’un marka olduğunu ve ilçemiz için değerini de idrak edemedi. Başarılı bir Zeytinburnu Spor’un ilçemizi tanıtmaya katkısını, diğer yaptığı hizmetler ile kıyaslayamadı.
—Bank Asya veya Süper Ligde mücadele eden Zeytinburnu Sporun, ilçeye vereceği pozitif enerjiyi düşünemedi.
Arkasında Murat Aydın’ın desteği ile başarılı olan bir Zeytinburnu Spor, Başkan’a müthiş bir prestij sağlayacaktı ki hem halkın desteğini arkasına almış olacak hem de şu an tartışılır olmayacaktı. Bugün kulüp başkanları en tanınır kişiler konumunda. Böylesine prestiji olan birini Başbakan her zaman Belediye Başkanı olarak düşünecek veya yanına alacaktı. Kulübün süper lig veya Bank Asya da oynadığını düşünsenize, İlçemiz ve Belediye Başkanımız nasıl tanınacaktı. Her hafta tüm Türkiye bizi konuşacaktı. Televizyonlarda sürekli haber olacaktık. Dört büyükler ile yapılan her maç büyük bir reklam kampanyasına dönüşecekti. Ayrıca ilçemizde oluşturacağı pozitif enerji ile ilçemize vereceği havayı düşünün. Başkan bunu göremedi ve kaybetti. Kanunen Belediye Başkanları, Kulüp başkanlığı yapamıyor ama bir şekilde Melih Gökçek gibi bunu yapabilirdi.
Kentsel Dönüşümü Gerçekleştiren İlk Başkan Olabilirdi
İkinci Büyük Hatası,”Kentsel Dönüşüm Projesini” hayata geçirememek oldu. Bu işi TOKİ veya KİPTAŞ’A bırakmadan kendisi Sümer de on, onbeş apartman sakini ile konuşup, buraları yıkıp, yerlerine modern tarzda masraflarını da karşılayacak ve kara geçirecek şekilde örnek bir site yapabilirdi. Nasıl yapılacağını kendisi rahatlıkla çözebilirdi. Bu siteyi yapmakla kentsel dönüşümü İstanbul’da hayata geçiren ilk kişi olacak ve her televizyon programında büyük bir gururla bunu anlatabilecekti. Zeytinburnu halkı da yıkılan ve yerine yapılan yeni siteyi gördüğü zaman kafasında ki soru işaretleri kalkacak ve kendilerine de aynı şekilde ev yapılması için Başkan’ın arkasından koşacaktı. Bu şekilde Rantı Zeytinburnu Halkına kullandırmış,dönüşümü gerçekleştirmiş ve hayata geçirmiş bir Başkanı kimse yerinden oynatamadığı gibi Zeytinburnu da kendisinden utanılan değil gıpta ile bakılan bir ilçe olacaktı. Sonrasında bu dönüşümleri tüm Zeytinburnu’na yaydığını düşünün, adı ölümsüzler arasına katılacaktı. Başkan bunu da göremedi ve elinin tersi ile büyük bir şansı iterek kendisi adına en büyük yanlışı yaptı.
Yaptığı Yanlış veya Hatadan dönemiyor
Bir de Sayın Başkan geri adım da atamıyor. “Ben yanlış yaptım” veya “doğru yaptığımı zannediyordum ama resmi tam olarak görememişim.” Veya “Bunu şu şekilde de telafi edebiliriz.” türü cümleler kullanmıyor. Bu da onu başarısız kılıyor. Zararı kendine değil ilçemize oluyor. Hâlbuki her yanlışın telafisi olur. Arapça hasen ve Ahsen kelimeleri vardır. Yani güzel ve daha güzel. Başkan bu mantıktan hareketle yaptığı yanlışı daha güzeli ile ikame ederek hatalarını telafi edebilirdi. Hasan Doğan’ın arkasında boşluk var, mesela oraya yıkılan kulüpler için yer yapabilirdi. Bu şekilde bir davranış ile herkesin gönlünü de almış olurdu.
Usul ve Üslupta ki Hataları Kendisini Haksız Gösterdi
Üslup ve usul olarak da yanlışları oldu. Bu da haklı olduğu yerde haksız duruma düşmesine sebep oldu. Mesela Başkan kulüp binalarını, Seyid Nizam’da ki dükkânları yıkmada haklı olabilir fakat usul, üslup ve yöntem olarak yanlış yapmıştır. Burada hem kendisi hem de ekibi kusurludur. Bir şafak baskını gibi davranmamalıydı. Hem ilgili kişileri hem de basını günler öncesinden bilgilendirip, ilan ettiği günde basın ile birlikte yıkabilirdi. İlk yıkımda başarısız olsa bile, basın şunu görecekti. Günler öncesinden uyarmasına rağmen ilgili kulüp ve dükkânlar hiçbir önlem almamışlar. Sonrasında yapacağı yıkımda, siz de gördünüz uyarmamıza rağmen, bir şey yapmadılar ve bizi bu şekilde yıkıma mecbur ettiler diyebilirdi. Sadece yıkmakla kalmayıp mağduriyetlerini giderecek çözüm önerileri de sunabilirdi. Yıkılan kulüpler için ileriye dönük teklif sunabilirdi. Buna mecbur muydu? Hayır. Fakat yapması onun güzelliğini ve iyi niyetini gösterecek ve halkımız üzerinde de olumlu tesir bırakacaktı.
Rakipleri Hep Zayıf Kaldı
Başkan’ın parti içinden ve dışından da ciddi bir rakibinin olmaması ve Ak Partinin rüzgârını arkasına alması da onun için önemli bir handikap oldu. Çok rahat seçimler geçirdi. Bu da kendisini, istediğini yapma hakkını görür konuma getirdi. Kimseye hesap verme derdi olmadan serazat bir başkanlık yaptı ve kendini rehavete salmasına sebep oldu. Kendisini sorgulayanlar veya eleştirenler de hafif kalınca çok da önemsemedi. Bu da yapması gerekenler üzerinde yoğunlaşmasını engelledi. Rakiplerinin zayıf olması Başkanın zararına oldu.
Başkanı değerlendirirken mantık çizgisi içerisinde emsalleri ile kıyaslayarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu açıdan bakınca Murat Aydın en az diğer Başkanlar kadar başarılıdır. Onlardan eksik veya fazla yapmış olduğu bir şey yok. Bazıları parke taşlarından falan bahsediyor ve Başkanı suçluyorlar. Tüm Belediye Başkanları Parke taşlarını değiştirmiş ve parasını halktan almıştır. Kanunen de almak zorundadır. Almaması suçtur. Başkan değiştirerek bence iyi de yapmıştır. Şu an herkesin evinin önü tertemiz ve aydınlıktır. Sürekli bir değiştirme ameliyesi de olmamıştır. Bundan dolayı Başkanın suçlanması ve başarısız denmesi mümkün değil. Sağda solda yapılan büyük binalardan da bir şey çıkacağını sanmıyorum. Oraların onayı bir üst makamdan gelmiştir mutlaka. Zeytinburnu gibi bir yeri Murat Aydın’a bırakacaklarını sanmıyorum. Sadece prosedür tamamlansın diye kullanırlar. Başkan yukarıda saydığım sebeplerden dolayı oy kaybetti ve başarısız gözüktü. Adı unutulmayacaklar arasına rahatlıkla girebilecekken o bu şansı elinin tersi ile itti.
Yıkmaktan ziyade yapıcı olmak ve insanları bu yönde teşvik eden yazılar yazmak önemlidir. Bu iki yazımda Murat Aydın’a yaptığı yanlışları göstermek ve “insan düştüğü yerden kalkar” muvacehesinde, tekrardan bu yanlışları düzelterek ayağa kalkmasını istedim. Göremedi, anlayamadı ve idrak edemedi diye yazdım ama belki kifayetsiz de kalmış olabilir. Kifayetsizlik ekibinden ise çözümü kolay, kendinden ise yapacak bir şey yok. İstese de çözemez.
ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ -ÖZEL-MEHMET BAYRAM
İlkyazımda söylemiştim, Murat Aydın küsen biri. Burada kendini ifade edememesinin yanında haklılığını anlatma noktasında ısrar etmemesi ve kendini geri çekip mücadele etmemesi de var. Gizli veya art niyetli ise onu biz bilemeyiz, hesabını Rabbimiz ile görür.
Zeytinburnu Sporun İlçemiz için önemini anlayamadı
İlk büyük hatası, bu küsme sonucu Zeytinburnu spora verdiği desteği geri çekmesi oldu. Kendisine çok çirkin, anlamsız ve hiç hak etmediği şekilde davranıldı. Başkası olsa aynen onun gibi arkasını döner ve bir daha da geri dönmezdi. Fakat o herkes değil bir Belediye Başkanıydı. O bu küsme sonucu “ne halleri varsa görsün.” düşüncesinde hareket ederek hemen hemen tüm desteğini çekti. Fakat şunu anlayamadı.
—Zeytinburnu halkı kulübünü çok seviyor ve başarılı olmasını arzu ediyor. Başkan Zeytinburnu Spor’un ilçe halkı gözündeki değerini anlayamadı.
—Zeytinburnu Spor’un marka olduğunu ve ilçemiz için değerini de idrak edemedi. Başarılı bir Zeytinburnu Spor’un ilçemizi tanıtmaya katkısını, diğer yaptığı hizmetler ile kıyaslayamadı.
—Bank Asya veya Süper Ligde mücadele eden Zeytinburnu Sporun, ilçeye vereceği pozitif enerjiyi düşünemedi.
Arkasında Murat Aydın’ın desteği ile başarılı olan bir Zeytinburnu Spor, Başkan’a müthiş bir prestij sağlayacaktı ki hem halkın desteğini arkasına almış olacak hem de şu an tartışılır olmayacaktı. Bugün kulüp başkanları en tanınır kişiler konumunda. Böylesine prestiji olan birini Başbakan her zaman Belediye Başkanı olarak düşünecek veya yanına alacaktı. Kulübün süper lig veya Bank Asya da oynadığını düşünsenize, İlçemiz ve Belediye Başkanımız nasıl tanınacaktı. Her hafta tüm Türkiye bizi konuşacaktı. Televizyonlarda sürekli haber olacaktık. Dört büyükler ile yapılan her maç büyük bir reklam kampanyasına dönüşecekti. Ayrıca ilçemizde oluşturacağı pozitif enerji ile ilçemize vereceği havayı düşünün. Başkan bunu göremedi ve kaybetti. Kanunen Belediye Başkanları, Kulüp başkanlığı yapamıyor ama bir şekilde Melih Gökçek gibi bunu yapabilirdi.
Kentsel Dönüşümü Gerçekleştiren İlk Başkan Olabilirdi
İkinci Büyük Hatası,”Kentsel Dönüşüm Projesini” hayata geçirememek oldu. Bu işi TOKİ veya KİPTAŞ’A bırakmadan kendisi Sümer de on, onbeş apartman sakini ile konuşup, buraları yıkıp, yerlerine modern tarzda masraflarını da karşılayacak ve kara geçirecek şekilde örnek bir site yapabilirdi. Nasıl yapılacağını kendisi rahatlıkla çözebilirdi. Bu siteyi yapmakla kentsel dönüşümü İstanbul’da hayata geçiren ilk kişi olacak ve her televizyon programında büyük bir gururla bunu anlatabilecekti. Zeytinburnu halkı da yıkılan ve yerine yapılan yeni siteyi gördüğü zaman kafasında ki soru işaretleri kalkacak ve kendilerine de aynı şekilde ev yapılması için Başkan’ın arkasından koşacaktı. Bu şekilde Rantı Zeytinburnu Halkına kullandırmış,dönüşümü gerçekleştirmiş ve hayata geçirmiş bir Başkanı kimse yerinden oynatamadığı gibi Zeytinburnu da kendisinden utanılan değil gıpta ile bakılan bir ilçe olacaktı. Sonrasında bu dönüşümleri tüm Zeytinburnu’na yaydığını düşünün, adı ölümsüzler arasına katılacaktı. Başkan bunu da göremedi ve elinin tersi ile büyük bir şansı iterek kendisi adına en büyük yanlışı yaptı.
Yaptığı Yanlış veya Hatadan dönemiyor
Bir de Sayın Başkan geri adım da atamıyor. “Ben yanlış yaptım” veya “doğru yaptığımı zannediyordum ama resmi tam olarak görememişim.” Veya “Bunu şu şekilde de telafi edebiliriz.” türü cümleler kullanmıyor. Bu da onu başarısız kılıyor. Zararı kendine değil ilçemize oluyor. Hâlbuki her yanlışın telafisi olur. Arapça hasen ve Ahsen kelimeleri vardır. Yani güzel ve daha güzel. Başkan bu mantıktan hareketle yaptığı yanlışı daha güzeli ile ikame ederek hatalarını telafi edebilirdi. Hasan Doğan’ın arkasında boşluk var, mesela oraya yıkılan kulüpler için yer yapabilirdi. Bu şekilde bir davranış ile herkesin gönlünü de almış olurdu.
Usul ve Üslupta ki Hataları Kendisini Haksız Gösterdi
Üslup ve usul olarak da yanlışları oldu. Bu da haklı olduğu yerde haksız duruma düşmesine sebep oldu. Mesela Başkan kulüp binalarını, Seyid Nizam’da ki dükkânları yıkmada haklı olabilir fakat usul, üslup ve yöntem olarak yanlış yapmıştır. Burada hem kendisi hem de ekibi kusurludur. Bir şafak baskını gibi davranmamalıydı. Hem ilgili kişileri hem de basını günler öncesinden bilgilendirip, ilan ettiği günde basın ile birlikte yıkabilirdi. İlk yıkımda başarısız olsa bile, basın şunu görecekti. Günler öncesinden uyarmasına rağmen ilgili kulüp ve dükkânlar hiçbir önlem almamışlar. Sonrasında yapacağı yıkımda, siz de gördünüz uyarmamıza rağmen, bir şey yapmadılar ve bizi bu şekilde yıkıma mecbur ettiler diyebilirdi. Sadece yıkmakla kalmayıp mağduriyetlerini giderecek çözüm önerileri de sunabilirdi. Yıkılan kulüpler için ileriye dönük teklif sunabilirdi. Buna mecbur muydu? Hayır. Fakat yapması onun güzelliğini ve iyi niyetini gösterecek ve halkımız üzerinde de olumlu tesir bırakacaktı.
Rakipleri Hep Zayıf Kaldı
Başkan’ın parti içinden ve dışından da ciddi bir rakibinin olmaması ve Ak Partinin rüzgârını arkasına alması da onun için önemli bir handikap oldu. Çok rahat seçimler geçirdi. Bu da kendisini, istediğini yapma hakkını görür konuma getirdi. Kimseye hesap verme derdi olmadan serazat bir başkanlık yaptı ve kendini rehavete salmasına sebep oldu. Kendisini sorgulayanlar veya eleştirenler de hafif kalınca çok da önemsemedi. Bu da yapması gerekenler üzerinde yoğunlaşmasını engelledi. Rakiplerinin zayıf olması Başkanın zararına oldu.
Başkanı değerlendirirken mantık çizgisi içerisinde emsalleri ile kıyaslayarak değerlendirmek daha doğru olacaktır. Bu açıdan bakınca Murat Aydın en az diğer Başkanlar kadar başarılıdır. Onlardan eksik veya fazla yapmış olduğu bir şey yok. Bazıları parke taşlarından falan bahsediyor ve Başkanı suçluyorlar. Tüm Belediye Başkanları Parke taşlarını değiştirmiş ve parasını halktan almıştır. Kanunen de almak zorundadır. Almaması suçtur. Başkan değiştirerek bence iyi de yapmıştır. Şu an herkesin evinin önü tertemiz ve aydınlıktır. Sürekli bir değiştirme ameliyesi de olmamıştır. Bundan dolayı Başkanın suçlanması ve başarısız denmesi mümkün değil. Sağda solda yapılan büyük binalardan da bir şey çıkacağını sanmıyorum. Oraların onayı bir üst makamdan gelmiştir mutlaka. Zeytinburnu gibi bir yeri Murat Aydın’a bırakacaklarını sanmıyorum. Sadece prosedür tamamlansın diye kullanırlar. Başkan yukarıda saydığım sebeplerden dolayı oy kaybetti ve başarısız gözüktü. Adı unutulmayacaklar arasına rahatlıkla girebilecekken o bu şansı elinin tersi ile itti.
Yıkmaktan ziyade yapıcı olmak ve insanları bu yönde teşvik eden yazılar yazmak önemlidir. Bu iki yazımda Murat Aydın’a yaptığı yanlışları göstermek ve “insan düştüğü yerden kalkar” muvacehesinde, tekrardan bu yanlışları düzelterek ayağa kalkmasını istedim. Göremedi, anlayamadı ve idrak edemedi diye yazdım ama belki kifayetsiz de kalmış olabilir. Kifayetsizlik ekibinden ise çözümü kolay, kendinden ise yapacak bir şey yok. İstese de çözemez.
ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ -ÖZEL-MEHMET BAYRAM
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


