SEYİTNİZAM KONAKLARI
ELİT YAPI

Binbaşı Ali Koluaçık'ın en acı günü

KÜLTÜR 02.01.2011 - 18:03, Güncelleme: 02.01.2011 - 18:03
 

Binbaşı Ali Koluaçık'ın en acı günü

Garnizon Komutanlığı Temsilcisi, Zeytinburnu Askerlik Şube Başkanı Personel Kıdemli Binbaşı Ali KOLUAÇIK 17 yaşındaki oğlu Burak’ı yitirmenin acısıyla adeta yıkıldı.

Bir baba feryat ediyor, aygınlığın bayılmışlığında, “ Yaktın beni İstanbul, aldın, gömdün bağrına çınarlarımdan birini” feryatları; İlçemiz Garnizon Komutanlı Temsilcisi Zeytinburnu Askerlik Şube başkanı Kidemli Personel Binbaşı Ali KOLUAÇIK’ın dudaklarından dökülüyordu. Kolay değildi bu acıyı yaşamak ve bu acıyı yüreklere sığdırmak Daha iki gün evveli ne umutlarla girilmişti 2011 yılına yen şakrak. O gülen dudaklar gülemeyecek. BİR ÇINAR GÖÇTÜ DÜNYADAN 17 yaşındaki oğul Burçak mutlu hayaller içerisinde “ herkese iyi akşamlar” dilekleriyle gözlerini kapamıştı. Rüyasında neler görüyordu kimbilir. Belki de Cennet’in bahçelerini görüyordu. Sabahın erken saatlerinde geçirdiği ani bir kalp krizi ile mutlu hayallerle yumulan gözler bir daha açılmadı. Anne Nurgül kahvaltı yapması için oğlu Burçak’ın yanına gittiğinde yatakta devrilmiş koca bir çınar gördü. Feryatlar içinde feryatlar dağlandı minik bir oda içerisinde. HABERİN GÖRÜNTÜLERİ ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE Bir umuttur dendi ve Burçak hemen hastaneye kaldırıldı. Kaymakam Mustafa DÜNDAR, Belediye Başkanı Murat Aydın ve diğer nice dostlar nice aile yakınları oradaydı. Bir saniye öncesi ve bir saniye sonrası olmayan ölüm, bir ailenin kalbini en acı bir şekilde dağlamıştı. Komutan Baba Ali KOLUAÇIK’ı anlatmaya, anne Nurgül’ü bu acı içerisinde tarif etmeye kelime dağarcığımız yetmiyor. Birde en metin olan, ayakta duran Ağabey Burak var. GENÇ ÇINARI GİZLİ KALP Mİ ÖLDÜRDÜ? Burçak Koluaçık'ın ağabeyi Burak Koluaçık, kardeşinin dün akşam ders çalıştıktan sonra uyuduğunu ve sabah annesi tarafından dershaneye gitmesi için uyandırılmaya çalışıldığını anlattı. Burak Koluaçık, kardeşi uyanmayınca uyuması için annesinin 30 dakika kadar daha bekleyip sonrasında bir daha uyandırmaya çalıştığını belirterek, "Kardeşimin vücuduna dokunmasıyla bağırması bir oldu. Hastaneye kaldırdık fakat iş işten geçmişti. Herhangi bir bağımlılığı ve rahatsızlığı yoktu. Kardeşim arada bir kalbim ağrıyor derdi. Ailemizde gizli kalp var. Dedem de gizli kalp rahatsızlığından vefat etmişti" diye konuştu. Erikli Baba Kültür Derneği Cem Evi’ne getirilen cenazede “ Komutan Ali’nin “ Gelmem bir daha sana İstanbul. Aldın elimden çınarımı İstanbul” haykırışları herkesin gözlerini dağladı. Baygınlık geçiren Komutan Ali’ye ilk müdahele 3. Dönem Belediye Başkanı Dr. Adil EMECAN’dan geldi. Sonra da acil servis ekipleri devreye girdi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Süheyl BATUM, Kaymakam Mustafa DÜNDAR, Belediye Başkanı Murat AYDIN, Emniyet Müdürü Sezgin ÖNDEM, Belediye Başkan Yardımcısı Av. Ömer ARISOY, CHP İl Yönetim kurulu Üyesi Hıdır TANRIVERDİ, CHP Zeytinburnu Örgüt Başkanı Metin Doğan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları, AK Parti İlçe başkanı Bahattin ÜNVER ve Yönetim Kurulu Üyeleri, AK Parti İl Genel ve İlçe eski ve yeni Meclis Üyeleri, CHP İl Genel ve İlçe Meclis Üyeleri,. DSP Meclis eski Üyeleri, Erikli baba Kültür Derneği Başkanı Av. Metin TARHAN ve Mütevelli Heyeti, Cem Evi Dedesi Binali DOĞAN, Zabıta Müdürü Feruz KUTSAL, Temizlik İşleri Müdürü Birol YILMAZ, Fen İşleri Müdürü Engin KÖKLÜ ve ekibi, Belediye Başkanlığı Basın Danışmanı İsmail ULUHAN,Yeşiltepe Spor Kulübü Başkanı Adem Çete ve Yönetim Kurulu, Sivil Toplum Örgütleri Başkanları ve Temsilcileri velhasıl herkes oradaydı. Burçak’ın okul arkadaşları, yakınları dost ve akrabaları ayakta duramayacak kadar büyük bir yıkkınlığın içerisindeydiler. Haklar helal edildi, gözyaşları döküldü, yürekler dağlandı. Burçak’ın babaannesi mezarlığa giderken yolda yığıldı kaldı. Helallikler verildi. Bir fani olarak herkes üzerine düşen görevi tamamlamak için naaşın etrafında adeta yarışır oldular. Son yolculuğun minik evi omuzlar, başlar üzerinde taşındı. Yüzlerce insan defin yeri olan Anıt Mezar giriş karşısında bulunan kabristanın etrafını hınca hınç doldurmuşlardı. Bir babanın ağzından son sözler döküldü haykırışlar içerisinde “ Güle güle çınarım, Güle güle oğlum, Yaktın beni İstanbul” Ölümdür, çaresi bulunmayan biz fanide Ölümdür, omuzlara yüklenir bir güzide Acısı silinmiyor bir evlat yitirmenin Yürür gideriz bilinmeyen birer mazide Yıkılan bir çınar mı, acaba yürekmidir Ayakta kalmak bu acıya dayanmakmıdır Kahrol İstanbul ,en büyük acıyı verdinde Yaşam dediğin bu acıyla yaşamakmıdır. ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL-TAYLAN DEMİRELLİ-MURAT ERGÜN-MEHMET ALPAY (ŞİİR)
Garnizon Komutanlığı Temsilcisi, Zeytinburnu Askerlik Şube Başkanı Personel Kıdemli Binbaşı Ali KOLUAÇIK 17 yaşındaki oğlu Burak’ı yitirmenin acısıyla adeta yıkıldı.
Bir baba feryat ediyor, aygınlığın bayılmışlığında, “ Yaktın beni İstanbul, aldın, gömdün bağrına çınarlarımdan birini” feryatları; İlçemiz Garnizon Komutanlı Temsilcisi Zeytinburnu Askerlik Şube başkanı Kidemli Personel Binbaşı Ali KOLUAÇIK’ın dudaklarından dökülüyordu. Kolay değildi bu acıyı yaşamak ve bu acıyı yüreklere sığdırmak Daha iki gün evveli ne umutlarla girilmişti 2011 yılına yen şakrak. O gülen dudaklar gülemeyecek.

BİR ÇINAR GÖÇTÜ DÜNYADAN

17 yaşındaki oğul Burçak mutlu hayaller içerisinde “ herkese iyi akşamlar” dilekleriyle gözlerini kapamıştı. Rüyasında neler görüyordu kimbilir. Belki de Cennet’in bahçelerini görüyordu. Sabahın erken saatlerinde geçirdiği ani bir kalp krizi ile mutlu hayallerle yumulan gözler bir daha açılmadı. Anne Nurgül kahvaltı yapması için oğlu Burçak’ın yanına gittiğinde yatakta devrilmiş koca bir çınar gördü. Feryatlar içinde feryatlar dağlandı minik bir oda içerisinde.

HABERİN GÖRÜNTÜLERİ ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE

Bir umuttur dendi ve Burçak hemen hastaneye kaldırıldı. Kaymakam Mustafa DÜNDAR, Belediye Başkanı Murat Aydın ve diğer nice dostlar nice aile yakınları oradaydı.

Bir saniye öncesi ve bir saniye sonrası olmayan ölüm, bir ailenin kalbini en acı bir şekilde dağlamıştı. Komutan Baba Ali KOLUAÇIK’ı anlatmaya, anne Nurgül’ü bu acı içerisinde tarif etmeye kelime dağarcığımız yetmiyor. Birde en metin olan, ayakta duran Ağabey Burak var.

GENÇ ÇINARI GİZLİ KALP Mİ ÖLDÜRDÜ?

Burçak Koluaçık'ın ağabeyi Burak Koluaçık, kardeşinin dün akşam ders çalıştıktan sonra uyuduğunu ve sabah annesi tarafından dershaneye gitmesi için uyandırılmaya çalışıldığını anlattı. Burak Koluaçık, kardeşi uyanmayınca uyuması için annesinin 30 dakika kadar daha bekleyip sonrasında bir daha uyandırmaya çalıştığını belirterek, "Kardeşimin vücuduna dokunmasıyla bağırması bir oldu. Hastaneye kaldırdık fakat iş işten geçmişti. Herhangi bir bağımlılığı ve rahatsızlığı yoktu. Kardeşim arada bir kalbim ağrıyor derdi. Ailemizde gizli kalp var. Dedem de gizli kalp rahatsızlığından vefat etmişti" diye konuştu.

Erikli Baba Kültür Derneği Cem Evi’ne getirilen cenazede “ Komutan Ali’nin “ Gelmem bir daha sana İstanbul. Aldın elimden çınarımı İstanbul” haykırışları herkesin gözlerini dağladı. Baygınlık geçiren Komutan Ali’ye ilk müdahele 3. Dönem Belediye Başkanı Dr. Adil EMECAN’dan geldi. Sonra da acil servis ekipleri devreye girdi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Süheyl BATUM, Kaymakam Mustafa DÜNDAR, Belediye Başkanı Murat AYDIN, Emniyet Müdürü Sezgin ÖNDEM, Belediye Başkan Yardımcısı Av. Ömer ARISOY, CHP İl Yönetim kurulu Üyesi Hıdır TANRIVERDİ, CHP Zeytinburnu Örgüt Başkanı Metin Doğan ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Kadın Kolları ve Gençlik Kolları, AK Parti İlçe başkanı Bahattin ÜNVER ve Yönetim Kurulu Üyeleri, AK Parti İl Genel ve İlçe eski ve yeni Meclis Üyeleri, CHP İl Genel ve İlçe Meclis Üyeleri,. DSP Meclis eski Üyeleri, Erikli baba Kültür Derneği Başkanı Av. Metin TARHAN ve Mütevelli Heyeti, Cem Evi Dedesi Binali DOĞAN, Zabıta Müdürü Feruz KUTSAL, Temizlik İşleri Müdürü Birol YILMAZ, Fen İşleri Müdürü Engin KÖKLÜ ve ekibi, Belediye Başkanlığı Basın Danışmanı İsmail ULUHAN,Yeşiltepe Spor Kulübü Başkanı Adem Çete ve Yönetim Kurulu, Sivil Toplum Örgütleri Başkanları ve Temsilcileri velhasıl herkes oradaydı. Burçak’ın okul arkadaşları, yakınları dost ve akrabaları ayakta duramayacak kadar büyük bir yıkkınlığın içerisindeydiler.

Haklar helal edildi, gözyaşları döküldü, yürekler dağlandı. Burçak’ın babaannesi mezarlığa giderken yolda yığıldı kaldı. Helallikler verildi. Bir fani olarak herkes üzerine düşen görevi tamamlamak için naaşın etrafında adeta yarışır oldular. Son yolculuğun minik evi omuzlar, başlar üzerinde taşındı. Yüzlerce insan defin yeri olan Anıt Mezar giriş karşısında bulunan kabristanın etrafını hınca hınç doldurmuşlardı. Bir babanın ağzından son sözler döküldü haykırışlar içerisinde “ Güle güle çınarım, Güle güle oğlum, Yaktın beni İstanbul” Ölümdür, çaresi bulunmayan biz fanide
Ölümdür, omuzlara yüklenir bir güzide
Acısı silinmiyor bir evlat yitirmenin
Yürür gideriz bilinmeyen birer mazide

Yıkılan bir çınar mı, acaba yürekmidir
Ayakta kalmak bu acıya dayanmakmıdır
Kahrol İstanbul ,en büyük acıyı verdinde
Yaşam dediğin bu acıyla yaşamakmıdır.

ZEYTİNBURNUHABER.ORG-ÖZEL-TAYLAN DEMİRELLİ-MURAT ERGÜN-MEHMET ALPAY (ŞİİR)

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.