Zeytinburnu Belediyesinin Kıbrıs çıkarması
KÜLTÜR
28.07.2011 - 13:55, Güncelleme:
28.07.2011 - 13:55
Zeytinburnu Belediyesinin Kıbrıs çıkarması
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı katkılarıyla Zeytinburnu ve Biga ilçelerinin Kıbrıs 1. ve 2. Harekat’a katılan gazileri K.K.T.C’ndeki 37 yıl kutlamalarına gittiler.
GAZİLER’DEN KIBRIS’A 37. YIL ÇIKARMASI Rumların Kıbrıs Türk’lere yıllardır uyguladıkları zulum ve katliamların sona erdirilebilmesi ve Kıbrıs Müslüman Türk Halkı’nın hürriyete kavuşturulması için Bülent Ecevit Başbakanlığı döneminde “ Kıbrıs Barış Harekatı” başlatılmıştı. Kıbrıs ile görüşmelerin tıkandığı anda başlayan Kıbrıs Barış Harekatı tüm dünya ülkeleri şaşkınlıkla izlemiş ve ardından da Kıbrıs’lı Türkler bu harekatın getirdiği hareketlilikle K.K.T.C kurup bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi. GÖRÜNTÜLER ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE Aradan tamı tamına 37 yıl geçti. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Zeytinburnu’lu Kıbrıs Gazileri’ne 37. Yıl anısı için Kıbrıs’a götürme sözü vermişti ve bu sözünü de tuttu. Zeytinburnu’lu gazilere Biga’lı gazilerde eşlik ettiler. Kıbrıs’a giden kafile içerisinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN, Kozçeşme Belediye Başkanı Ahmet TOZAN, Zeytinburnu Askerlik Şubesi eski Başkanı Personel Kıdemli ALBAY ve Zeytinburnu DSP İlçe Meclis eski Üyesi İlker GÜNGÖRMEZ, Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan KASAP, Belediye Özel Kalem Müdürü Bunyamin KORKMAZ, Zeytinburnu Müftüsü Yusuf İzzeddin KONUK, Belediye Sosyal İşler Müdürü Sami ÜNLÜ, Belediye Basın Danışmanı İsmail ULUHAN, ilçemiz yerel medyasından Mehmet ALPAY, Osman İSLAM, Hüseyin ÇETİNER ve Taylan DEMİRELLİ, neden getirildiğini anlamadığımız genel medyadan üç gazeteci, Belediye teknik elemanlarından Dinçer KALE ve Mehmet REYHANLIOĞLU, Biga Gazi Grubu’ndan Saadettin ŞEN, İsmet BAKAR, Mehmet SEVER, Hikmet YENİ, Ahmet GERGÖZ, Mehmet IŞIK, Süleyman BAŞÇEŞME, Asım ÖZCAN, İbrahim CEYLAN, İstanbul Muharip Gaziler Derneği Ynt. Krl. Üyeleri’nden Mehmet AKTEN, çırma anında sihhiyeci Zeynep SÜNGÜ, İlhan ÇOŞKUN, Kurabi YILDIZ, Ahmet DEMİRKIRAN, Ali CİHAN, Bekir KELLE, Salim TORAN, Kıbrıs Gazileri’nden Vecihi GÜL, Nail CESUR, Alaittin SEYREK, Mehmet ALP, A, Yılmaz KARAAHMETOĞLU, H. İbrahim BOZDAĞ, Recep DÖNMEZ, Aziz TUNA, E. Hüsnü TELCİ, Bahri MUTLU, Recai SARI, Ömer ÇAĞLAR, Arif KURTULUŞ, Bilal ARSLAN, Abdülkadir KUTLU, Yaşar ÇALIK, Ali İhsan YILMAZ, Mesut TEMEL, Kamuran AYDIN, Mustafa AYDINALP, Refik ÜZÜM, Nihat ERGİNTAŞ, Osman BOZ, Kazım ÖĞRETİCİ, Sebahattin BARIK, Seyit ÖZDEMİR, Resul ALTUNBAŞ, Necmettin ÖZDEMİR, Cevahir LATİFOĞLU, Yasin DEMİRKOL, Tufan TEZCAN, İsmail KAHVECİ, Halil AKINCI, Hasan ÖTÜ, İlyas Temel ÖZEN, İlyas KARAKAYA, Şıh Müslüm ERDOĞAN, Halil YETKİN, Ahmet AY, Ali ÇOBAN, Ömer UZAN, Ahmet BAŞKURT, Hihat AKYÜZ bulunmaktaydı. İki gazimiz rahatsızlıkları nedeniyle kafileye iştirak edemediler. FOTOĞRAFLAR ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE 19. Temiz sabahı 08.10’da İstanbul’dan ayrılan kafile 9.25’te Kıbrıs Ercan Havaalanına iniş yaptı.Lefkoşe caddeleri üzerlerindeki 30 kilometreyi aşkın bir mesafedeki tüm aydınlatma direklerinde bir gün sonra 37. yıl kutlaması ve Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’in geleceği için Türk ve Kıbrıs bayrakları ile donatılmıştı. Yol üzerindeki tüm bilboardlara da “ Hoş geldin Başbakan “ afişleri yapıştırılmıştı. Lefkoşe’deki İlk ziyaret, 1975 yılında Tunay BAŞKARA başkanlığında Kurulan ve 1995 yılında başkanlığı Ertan ERSAN’ın devraldığı K.K.T.C Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Genel Merkezi’e yapıldı. K.K.T.C’nde önemli bir ünvana sahip olan Başkan Ertan ERSAN’ın anlatımları hayli duyguluydu. Tüm odalar katledilmiş olan müslüman Türkler ve mücahit çocukları ve ailelerinin resimleri ile donatılmıştı. Osmanlı’nın son dönemleri ve Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda Kıbrıs’taki Türkleri bir dini idari mekanizme altında toplayıp bütünlüğü sağlayan ve İngilizler tarafından yok edilen ve Rum’ların daha sonraları İngiliz’lere karşı tavır almaları ardından yeniden yine İngiliz’ler tarafından devamiyetine izin verilen Mevlevi Müzesi gezildi. Gaziler burada kabirleri bulunan 15 ünlü Mevlevi için dua ettiler. Saray Önü, Arap Ahmet Camii ve Büyük Han çevresi gezimleri ardından Girne Kapısı olarak adlandırılan bölgede bulun Atatürk Anıtı gezildi. Bu bölge caddeleri Dr. Fazıl KÜÇÜK heykelleri ile donatılmıştı. Bu kısa dönemli gezilerin ardından Barbarlık Müzesi’ne geçiş yapıldı. Barbarlık Müzesi olarak adlandırılan yer Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın eviydi. Harekat ardından dünyaya yansıyan en acı veren fotoğraf bu evde çekilmişti. Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın evine baskın yapan Rum’lar doktorun eşi Mürüvvet İLHAN, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı bir küvet içerisine sokarak katletmişler ve ev sahibi Feride GUDUM’u da tuvalette kurşun yağmuruna tutmuşlardı. Duvardaki resim ardından cam kapı ile muhafaza edilen banyodaki küvetin ancak iki kare resmini çekebildik.Zira yüreğimiz ve gözlerimiz dayanamaz bir hal almıştı ve kendimizi hemen dışarı attık. Barbarlık Müzesi evi yabancı konuklar tarafından da yoğun olarak ziyaret edilmekteydi. Öğle yemeği ardından Girne’de sahilde bulunan Yuvi Hotel’e gidilerek iki gün yapılacak konaklama için gaziler ve davetlilerin kalacakları odalar belirlendi. 20 Temmuz. 1974 yılında Kıbrıs’a ilk çıkarmanın yapıldığı sahilde anımsatılacak olan Çıkarma Harekatı’na iştirak edecek olanlar bu kez 20 Temmuz 2011’de sabah saat 03.00’da otelden ayrılarak burada yapılan gösterileri ve anımsatmaları adeta gözyaşları içerisinde izlediler. Sabah kahvaltısının ardından Dr. Fazıl KÜÇÜK Bulvarı’nda yapılacak olan tören alanına gidiş yapıldı. İlçemiz ve Biga’lı gaziler kendilerine ayrılan tribündeki yerlerini alırlarken yurdun bir çok il ve ilçelerinden gelen gazilerle adeta sarmaş dolaş oldular. Avustralya’dan gelen gazi aileleri tribünlerdeki yerlerini de almışlardı. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın gelişiyle kilometrelerce mesafede izleyiciler büyük bir tezahürat içerisinde bulundular. K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun halkı selamlaması ardından Kıbrıslı gençlerin Türk müzikleri esintilerindeki Folklor gösterileri ardından yapılan T.C. Başbakanı Recep Tayip ERDOĞAN ve K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi. Resmi geçit öncesi paraşütçüler, tek kişilik motorlu paraşüt ve küçük uçakların gösterisi ardından jet uçakları iki sorti ile müthiş bir gösteri sergilediler. Konuşmalar, Kısrıs’ta bulunan kara ve deniz askerleri yanı sıra mücahitler, gazi ve şehit derneklerinin üniformalı gösterileri 46 derece sıcaklığın altında yaklaşık olarak 2.5 saat sürdü. Dönüş yolunda Beş Parmak Dağları eteklerinde bulunan ve 326 şehidin yattığı Boğaz Şehitliği ziyaret edildi. Öğle yemeği adından Kutup Osman Türbesi ziyareti, Kapalı Maraş Ziyareti, Lala Mustafa Paşa Camii ziyareti yapıldı ve ardından da Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ın da bulunduğu bir resepsiyon’a iştirak edildi. Yapılan bu ziyaret ve etkinlikler akşam saat 22.30’da son buldu. 21 Temmuzda yapılan sabah kahvaltısı ardından otelden grup olarak çıkış yapıldı ve tüm gaziler son ziyaretler için hareket ettiler. Zaman darlığı nedeniyle bazı ziyaretler iptal edildi. Kıbrıs Harekatı sırasında Beşparmak Dağları’na hiçbir yol ve patika olmadığı halde zirveye tırmanan meşhur tankın bulunduğu noktaya çıkış yapıldı. Gaziler ve davetliler tank üzerinde ve çevresinde günün anısı için resim çektirme yarışında bulundular. Dağdan iniş hayli bir zaman aldı. Girne Çamlıbel’deki Makarios ve onun katliamcısı Pavilides’in Mavi Köşkü (Şu anda müzeye çevrilmiş ve Türk Askerleri tarafından korunmakta) gezildi. Öğle yemeği ardından Cengiz TOPEL anıtı ziyareti yapıldı. Gaziler bu ziyareti yaparlarken Müftü Yusuf İzzeddin KONUK Kuran-ı Kerim’den tilavetler, Belediye Başkanı Murat AYDIN ve gaziler sesli olarak dualar okudular. Günün anısı resimleri çekimleri ardından çevre izleme gezisi başladı. Akşam saatlerine doğru Ercan Havaalanı’na gidiş yapılırken alışveriş için konaklamalar yapıldı. Kıbrıs’ta yaşanan üç günün en enteresan tarafı ise gazileri taşımakta olan ve 30 yaşı aşkın olan tur otobüsünün Ercan Havaalanı’na 250 metre kala bozularak stop etmesiydi ve gaziler yükleri ile bu kez Ercan Havaalanı’na adeta yürüyüş çıkarması yaptılar. Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’nın önce Çanakkale, sonra Bilecik ve Söğüt gezileri ve ardından da K.K.T.C’ye gezi programları takdirleri de aşan bir bünyeye kavuştu. Program için çalışmalar yapan Kıbrıs’taki organizatörlüğün birçok aksaklıklarını burada aktarmayacağız. Aksaklıklar mutlaka belediye ilgilileri tarafından not alarak alınmıştır. Bu gezinin bir tekrarı daha olursa bu aksaklıklara dikkat edilmesi gerekir. Genel medyadan gazetecilerin getirilmesini hiç anlayamadık. Bu valilik gezisi değil, ilçe belediye gezisiydi. Medya ile ilgili kişinin hiç yerel medya ile ilgilenmemesi ve gerekli bilgilerin aktarılmaması biz gazeteciler olarak hiç unutulmayacak. Bizler; gazilerin yanında adeta birer figüran gibi kaldık. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN’ı ve Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN’ı; gezi dönemi içerisinde herkesle ve bizlerle sade bir vatandaş bünyesine olmalarını, sohbet ve şakalaşmalarda bulunmalarını kalben takdir ediyor ve ALKIŞLIYORUZ. Gezi dönemi içerisinde Kıbrıslı Türkler’in gazileri adeta bir umacı gibi bakmalarını ve hiç selam vermemelerini de hiç yadırgamadık. Çünkü onlar halen İngiliz ekolündeydiler ve ev kiralarına da Sterlin olarak ödüyorlardı. Bu da K.K.T.C.’nin en büyük zayıflığı olmalı. BİR GAZİ’NİN ESPRİSİ VE ANLATIMI Giresunlu bir gazi, otobüs yolculuğu sırasında Girne’ye otele doğru giderken. Beşparmak dağları eteklerine hayretler içerisinde baktı ve kendi kendine söylendi “ Ha uşağum, biz hava harekatında paraşütler nah şu alana induk Ula buraları, yeşil limon, portakal, mandalina ağaçları ile doliydu. O ağaçlar biz karaya induğumuzda görünmemizi engellemişti. Ula buralara ne oldu ki. Her yer çoraklaşmuş.” Mihmendar hemen cevap verdi “ Bey amca Rum’lar savaş ardından buraları terk ederken Yunan’ın İzmir’i yaktığı gibi yakarak kaçtılar. Bu çoraklık su olmadığı için devam ediyor” dedi. Beşparmak dağlarını aştıktan sonra mihmendar Makarios’un evinin bulunduğu yeri ve evini gösterirken o Giresunlu Gazi “ Ahan da insanlık görsünler. Bir caninin evini bizim Türkler koruyor da, o alçak Rum’lar üç dal ağacı koruyamadular. Tuh ula yazıklar ola, Vallahi yine buraya paraşütle inesum geldi ha” Ve inanın yanımızda İstanbul’a getirmek için bir adet Yeşil Limon bile bulamadık
Zeytinburnu Haber-Özel-Taylan DEMİRELLİ, Mehmet ALPAY
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı katkılarıyla Zeytinburnu ve Biga ilçelerinin Kıbrıs 1. ve 2. Harekat’a katılan gazileri K.K.T.C’ndeki 37 yıl kutlamalarına gittiler.
GAZİLER’DEN KIBRIS’A 37. YIL ÇIKARMASI
Rumların Kıbrıs Türk’lere yıllardır uyguladıkları zulum ve katliamların sona erdirilebilmesi ve Kıbrıs Müslüman Türk Halkı’nın hürriyete kavuşturulması için Bülent Ecevit Başbakanlığı döneminde “ Kıbrıs Barış Harekatı” başlatılmıştı. Kıbrıs ile görüşmelerin tıkandığı anda başlayan Kıbrıs Barış Harekatı tüm dünya ülkeleri şaşkınlıkla izlemiş ve ardından da Kıbrıs’lı Türkler bu harekatın getirdiği hareketlilikle K.K.T.C kurup bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi.
GÖRÜNTÜLER ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE
Aradan tamı tamına 37 yıl geçti. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Zeytinburnu’lu Kıbrıs Gazileri’ne 37. Yıl anısı için Kıbrıs’a götürme sözü vermişti ve bu sözünü de tuttu. Zeytinburnu’lu gazilere Biga’lı gazilerde eşlik ettiler. Kıbrıs’a giden kafile içerisinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN, Kozçeşme Belediye Başkanı Ahmet TOZAN, Zeytinburnu Askerlik Şubesi eski Başkanı Personel Kıdemli ALBAY ve Zeytinburnu DSP İlçe Meclis eski Üyesi İlker GÜNGÖRMEZ, Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan KASAP, Belediye Özel Kalem Müdürü Bunyamin KORKMAZ, Zeytinburnu Müftüsü Yusuf İzzeddin KONUK, Belediye Sosyal İşler Müdürü Sami ÜNLÜ, Belediye Basın Danışmanı İsmail ULUHAN, ilçemiz yerel medyasından Mehmet ALPAY, Osman İSLAM, Hüseyin ÇETİNER ve Taylan DEMİRELLİ, neden getirildiğini anlamadığımız genel medyadan üç gazeteci, Belediye teknik elemanlarından Dinçer KALE ve Mehmet REYHANLIOĞLU, Biga Gazi Grubu’ndan Saadettin ŞEN, İsmet BAKAR, Mehmet SEVER, Hikmet YENİ, Ahmet GERGÖZ, Mehmet IŞIK, Süleyman BAŞÇEŞME, Asım ÖZCAN, İbrahim CEYLAN, İstanbul Muharip Gaziler Derneği Ynt. Krl. Üyeleri’nden Mehmet AKTEN, çırma anında sihhiyeci Zeynep SÜNGÜ, İlhan ÇOŞKUN, Kurabi YILDIZ, Ahmet DEMİRKIRAN, Ali CİHAN, Bekir KELLE, Salim TORAN, Kıbrıs Gazileri’nden Vecihi GÜL, Nail CESUR, Alaittin SEYREK, Mehmet ALP, A, Yılmaz KARAAHMETOĞLU, H. İbrahim BOZDAĞ, Recep DÖNMEZ, Aziz TUNA, E. Hüsnü TELCİ, Bahri MUTLU, Recai SARI, Ömer ÇAĞLAR, Arif KURTULUŞ, Bilal ARSLAN, Abdülkadir KUTLU, Yaşar ÇALIK, Ali İhsan YILMAZ, Mesut TEMEL, Kamuran AYDIN, Mustafa AYDINALP, Refik ÜZÜM, Nihat ERGİNTAŞ, Osman BOZ, Kazım ÖĞRETİCİ, Sebahattin BARIK, Seyit ÖZDEMİR, Resul ALTUNBAŞ, Necmettin ÖZDEMİR, Cevahir LATİFOĞLU, Yasin DEMİRKOL, Tufan TEZCAN, İsmail KAHVECİ, Halil AKINCI, Hasan ÖTÜ, İlyas Temel ÖZEN, İlyas KARAKAYA, Şıh Müslüm ERDOĞAN, Halil YETKİN, Ahmet AY, Ali ÇOBAN, Ömer UZAN, Ahmet BAŞKURT, Hihat AKYÜZ bulunmaktaydı. İki gazimiz rahatsızlıkları nedeniyle kafileye iştirak edemediler.
FOTOĞRAFLAR ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE
19. Temiz sabahı 08.10’da İstanbul’dan ayrılan kafile 9.25’te Kıbrıs Ercan Havaalanına iniş yaptı.Lefkoşe caddeleri üzerlerindeki 30 kilometreyi aşkın bir mesafedeki tüm aydınlatma direklerinde bir gün sonra 37. yıl kutlaması ve Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’in geleceği için Türk ve Kıbrıs bayrakları ile donatılmıştı. Yol üzerindeki tüm bilboardlara da “ Hoş geldin Başbakan “ afişleri yapıştırılmıştı. Lefkoşe’deki İlk ziyaret, 1975 yılında Tunay BAŞKARA başkanlığında Kurulan ve 1995 yılında başkanlığı Ertan ERSAN’ın devraldığı K.K.T.C Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Genel Merkezi’e yapıldı. K.K.T.C’nde önemli bir ünvana sahip olan Başkan Ertan ERSAN’ın anlatımları hayli duyguluydu. Tüm odalar katledilmiş olan müslüman Türkler ve mücahit çocukları ve ailelerinin resimleri ile donatılmıştı. Osmanlı’nın son dönemleri ve Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda Kıbrıs’taki Türkleri bir dini idari mekanizme altında toplayıp bütünlüğü sağlayan ve İngilizler tarafından yok edilen ve Rum’ların daha sonraları İngiliz’lere karşı tavır almaları ardından yeniden yine İngiliz’ler tarafından devamiyetine izin verilen Mevlevi Müzesi gezildi. Gaziler burada kabirleri bulunan 15 ünlü Mevlevi için dua ettiler. Saray Önü, Arap Ahmet Camii ve Büyük Han çevresi gezimleri ardından Girne Kapısı olarak adlandırılan bölgede bulun Atatürk Anıtı gezildi. Bu bölge caddeleri Dr. Fazıl KÜÇÜK heykelleri ile donatılmıştı. Bu kısa dönemli gezilerin ardından Barbarlık Müzesi’ne geçiş yapıldı. Barbarlık Müzesi olarak adlandırılan yer Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın eviydi. Harekat ardından dünyaya yansıyan en acı veren fotoğraf bu evde çekilmişti. Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın evine baskın yapan Rum’lar doktorun eşi Mürüvvet İLHAN, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı bir küvet içerisine sokarak katletmişler ve ev sahibi Feride GUDUM’u da tuvalette kurşun yağmuruna tutmuşlardı. Duvardaki resim ardından cam kapı ile muhafaza edilen banyodaki küvetin ancak iki kare resmini çekebildik.Zira yüreğimiz ve gözlerimiz dayanamaz bir hal almıştı ve kendimizi hemen dışarı attık. Barbarlık Müzesi evi yabancı konuklar tarafından da yoğun olarak ziyaret edilmekteydi. Öğle yemeği ardından Girne’de sahilde bulunan Yuvi Hotel’e gidilerek iki gün yapılacak konaklama için gaziler ve davetlilerin kalacakları odalar belirlendi.
20 Temmuz. 1974 yılında Kıbrıs’a ilk çıkarmanın yapıldığı sahilde anımsatılacak olan Çıkarma Harekatı’na iştirak edecek olanlar bu kez 20 Temmuz 2011’de sabah saat 03.00’da otelden ayrılarak burada yapılan gösterileri ve anımsatmaları adeta gözyaşları içerisinde izlediler. Sabah kahvaltısının ardından Dr. Fazıl KÜÇÜK Bulvarı’nda yapılacak olan tören alanına gidiş yapıldı. İlçemiz ve Biga’lı gaziler kendilerine ayrılan tribündeki yerlerini alırlarken yurdun bir çok il ve ilçelerinden gelen gazilerle adeta sarmaş dolaş oldular. Avustralya’dan gelen gazi aileleri tribünlerdeki yerlerini de almışlardı. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın gelişiyle kilometrelerce mesafede izleyiciler büyük bir tezahürat içerisinde bulundular. K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun halkı selamlaması ardından Kıbrıslı gençlerin Türk müzikleri esintilerindeki Folklor gösterileri ardından yapılan T.C. Başbakanı Recep Tayip ERDOĞAN ve K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi. Resmi geçit öncesi paraşütçüler, tek kişilik motorlu paraşüt ve küçük uçakların gösterisi ardından jet uçakları iki sorti ile müthiş bir gösteri sergilediler. Konuşmalar, Kısrıs’ta bulunan kara ve deniz askerleri yanı sıra mücahitler, gazi ve şehit derneklerinin üniformalı gösterileri 46 derece sıcaklığın altında yaklaşık olarak 2.5 saat sürdü. Dönüş yolunda Beş Parmak Dağları eteklerinde bulunan ve 326 şehidin yattığı Boğaz Şehitliği ziyaret edildi.
Öğle yemeği adından Kutup Osman Türbesi ziyareti, Kapalı Maraş Ziyareti, Lala Mustafa Paşa Camii ziyareti yapıldı ve ardından da Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ın da bulunduğu bir resepsiyon’a iştirak edildi. Yapılan bu ziyaret ve etkinlikler akşam saat 22.30’da son buldu. 21 Temmuzda yapılan sabah kahvaltısı ardından otelden grup olarak çıkış yapıldı ve tüm gaziler son ziyaretler için hareket ettiler. Zaman darlığı nedeniyle bazı ziyaretler iptal edildi. Kıbrıs Harekatı sırasında Beşparmak Dağları’na hiçbir yol ve patika olmadığı halde zirveye tırmanan meşhur tankın bulunduğu noktaya çıkış yapıldı. Gaziler ve davetliler tank üzerinde ve çevresinde günün anısı için resim çektirme yarışında bulundular. Dağdan iniş hayli bir zaman aldı. Girne Çamlıbel’deki Makarios ve onun katliamcısı Pavilides’in Mavi Köşkü (Şu anda müzeye çevrilmiş ve Türk Askerleri tarafından korunmakta) gezildi. Öğle yemeği ardından Cengiz TOPEL anıtı ziyareti yapıldı. Gaziler bu ziyareti yaparlarken Müftü Yusuf İzzeddin KONUK Kuran-ı Kerim’den tilavetler, Belediye Başkanı Murat AYDIN ve gaziler sesli olarak dualar okudular. Günün anısı resimleri çekimleri ardından çevre izleme gezisi başladı. Akşam saatlerine doğru Ercan Havaalanı’na gidiş yapılırken alışveriş için konaklamalar yapıldı. Kıbrıs’ta yaşanan üç günün en enteresan tarafı ise gazileri taşımakta olan ve 30 yaşı aşkın olan tur otobüsünün Ercan Havaalanı’na 250 metre kala bozularak stop etmesiydi ve gaziler yükleri ile bu kez Ercan Havaalanı’na adeta yürüyüş çıkarması yaptılar.
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’nın önce Çanakkale, sonra Bilecik ve Söğüt gezileri ve ardından da K.K.T.C’ye gezi programları takdirleri de aşan bir bünyeye kavuştu. Program için çalışmalar yapan Kıbrıs’taki organizatörlüğün birçok aksaklıklarını burada aktarmayacağız. Aksaklıklar mutlaka belediye ilgilileri tarafından not alarak alınmıştır. Bu gezinin bir tekrarı daha olursa bu aksaklıklara dikkat edilmesi gerekir. Genel medyadan gazetecilerin getirilmesini hiç anlayamadık. Bu valilik gezisi değil, ilçe belediye gezisiydi. Medya ile ilgili kişinin hiç yerel medya ile ilgilenmemesi ve gerekli bilgilerin aktarılmaması biz gazeteciler olarak hiç unutulmayacak. Bizler; gazilerin yanında adeta birer figüran gibi kaldık. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN’ı ve Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN’ı; gezi dönemi içerisinde herkesle ve bizlerle sade bir vatandaş bünyesine olmalarını, sohbet ve şakalaşmalarda bulunmalarını kalben takdir ediyor ve ALKIŞLIYORUZ. Gezi dönemi içerisinde Kıbrıslı Türkler’in gazileri adeta bir umacı gibi bakmalarını ve hiç selam vermemelerini de hiç yadırgamadık. Çünkü onlar halen İngiliz ekolündeydiler ve ev kiralarına da Sterlin olarak ödüyorlardı. Bu da K.K.T.C.’nin en büyük zayıflığı olmalı.
BİR GAZİ’NİN ESPRİSİ VE ANLATIMI
Giresunlu bir gazi, otobüs yolculuğu sırasında Girne’ye otele doğru giderken. Beşparmak dağları eteklerine hayretler içerisinde baktı ve kendi kendine söylendi “ Ha uşağum, biz hava harekatında paraşütler nah şu alana induk Ula buraları, yeşil limon, portakal, mandalina ağaçları ile doliydu. O ağaçlar biz karaya induğumuzda görünmemizi engellemişti. Ula buralara ne oldu ki. Her yer çoraklaşmuş.” Mihmendar hemen cevap verdi “ Bey amca Rum’lar savaş ardından buraları terk ederken Yunan’ın İzmir’i yaktığı gibi yakarak kaçtılar. Bu çoraklık su olmadığı için devam ediyor” dedi. Beşparmak dağlarını aştıktan sonra mihmendar Makarios’un evinin bulunduğu yeri ve evini gösterirken o Giresunlu Gazi “ Ahan da insanlık görsünler. Bir caninin evini bizim Türkler koruyor da, o alçak Rum’lar üç dal ağacı koruyamadular. Tuh ula yazıklar ola, Vallahi yine buraya paraşütle inesum geldi ha” Ve inanın yanımızda İstanbul’a getirmek için bir adet Yeşil Limon bile bulamadık Zeytinburnu Haber-Özel-Taylan DEMİRELLİ, Mehmet ALPAY
Rumların Kıbrıs Türk’lere yıllardır uyguladıkları zulum ve katliamların sona erdirilebilmesi ve Kıbrıs Müslüman Türk Halkı’nın hürriyete kavuşturulması için Bülent Ecevit Başbakanlığı döneminde “ Kıbrıs Barış Harekatı” başlatılmıştı. Kıbrıs ile görüşmelerin tıkandığı anda başlayan Kıbrıs Barış Harekatı tüm dünya ülkeleri şaşkınlıkla izlemiş ve ardından da Kıbrıs’lı Türkler bu harekatın getirdiği hareketlilikle K.K.T.C kurup bağımsızlıklarını ilan etmişlerdi.
GÖRÜNTÜLER ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE
Aradan tamı tamına 37 yıl geçti. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Zeytinburnu’lu Kıbrıs Gazileri’ne 37. Yıl anısı için Kıbrıs’a götürme sözü vermişti ve bu sözünü de tuttu. Zeytinburnu’lu gazilere Biga’lı gazilerde eşlik ettiler. Kıbrıs’a giden kafile içerisinde Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN, Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN, Kozçeşme Belediye Başkanı Ahmet TOZAN, Zeytinburnu Askerlik Şubesi eski Başkanı Personel Kıdemli ALBAY ve Zeytinburnu DSP İlçe Meclis eski Üyesi İlker GÜNGÖRMEZ, Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan KASAP, Belediye Özel Kalem Müdürü Bunyamin KORKMAZ, Zeytinburnu Müftüsü Yusuf İzzeddin KONUK, Belediye Sosyal İşler Müdürü Sami ÜNLÜ, Belediye Basın Danışmanı İsmail ULUHAN, ilçemiz yerel medyasından Mehmet ALPAY, Osman İSLAM, Hüseyin ÇETİNER ve Taylan DEMİRELLİ, neden getirildiğini anlamadığımız genel medyadan üç gazeteci, Belediye teknik elemanlarından Dinçer KALE ve Mehmet REYHANLIOĞLU, Biga Gazi Grubu’ndan Saadettin ŞEN, İsmet BAKAR, Mehmet SEVER, Hikmet YENİ, Ahmet GERGÖZ, Mehmet IŞIK, Süleyman BAŞÇEŞME, Asım ÖZCAN, İbrahim CEYLAN, İstanbul Muharip Gaziler Derneği Ynt. Krl. Üyeleri’nden Mehmet AKTEN, çırma anında sihhiyeci Zeynep SÜNGÜ, İlhan ÇOŞKUN, Kurabi YILDIZ, Ahmet DEMİRKIRAN, Ali CİHAN, Bekir KELLE, Salim TORAN, Kıbrıs Gazileri’nden Vecihi GÜL, Nail CESUR, Alaittin SEYREK, Mehmet ALP, A, Yılmaz KARAAHMETOĞLU, H. İbrahim BOZDAĞ, Recep DÖNMEZ, Aziz TUNA, E. Hüsnü TELCİ, Bahri MUTLU, Recai SARI, Ömer ÇAĞLAR, Arif KURTULUŞ, Bilal ARSLAN, Abdülkadir KUTLU, Yaşar ÇALIK, Ali İhsan YILMAZ, Mesut TEMEL, Kamuran AYDIN, Mustafa AYDINALP, Refik ÜZÜM, Nihat ERGİNTAŞ, Osman BOZ, Kazım ÖĞRETİCİ, Sebahattin BARIK, Seyit ÖZDEMİR, Resul ALTUNBAŞ, Necmettin ÖZDEMİR, Cevahir LATİFOĞLU, Yasin DEMİRKOL, Tufan TEZCAN, İsmail KAHVECİ, Halil AKINCI, Hasan ÖTÜ, İlyas Temel ÖZEN, İlyas KARAKAYA, Şıh Müslüm ERDOĞAN, Halil YETKİN, Ahmet AY, Ali ÇOBAN, Ömer UZAN, Ahmet BAŞKURT, Hihat AKYÜZ bulunmaktaydı. İki gazimiz rahatsızlıkları nedeniyle kafileye iştirak edemediler.
FOTOĞRAFLAR ZEYTİNBURNU TV'DE TIKLA-İZLE
19. Temiz sabahı 08.10’da İstanbul’dan ayrılan kafile 9.25’te Kıbrıs Ercan Havaalanına iniş yaptı.Lefkoşe caddeleri üzerlerindeki 30 kilometreyi aşkın bir mesafedeki tüm aydınlatma direklerinde bir gün sonra 37. yıl kutlaması ve Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’in geleceği için Türk ve Kıbrıs bayrakları ile donatılmıştı. Yol üzerindeki tüm bilboardlara da “ Hoş geldin Başbakan “ afişleri yapıştırılmıştı. Lefkoşe’deki İlk ziyaret, 1975 yılında Tunay BAŞKARA başkanlığında Kurulan ve 1995 yılında başkanlığı Ertan ERSAN’ın devraldığı K.K.T.C Şehit Aileleri ve Malül Gaziler Derneği Genel Merkezi’e yapıldı. K.K.T.C’nde önemli bir ünvana sahip olan Başkan Ertan ERSAN’ın anlatımları hayli duyguluydu. Tüm odalar katledilmiş olan müslüman Türkler ve mücahit çocukları ve ailelerinin resimleri ile donatılmıştı. Osmanlı’nın son dönemleri ve Türk Cumhuriyeti’nin kurulduğu yıllarda Kıbrıs’taki Türkleri bir dini idari mekanizme altında toplayıp bütünlüğü sağlayan ve İngilizler tarafından yok edilen ve Rum’ların daha sonraları İngiliz’lere karşı tavır almaları ardından yeniden yine İngiliz’ler tarafından devamiyetine izin verilen Mevlevi Müzesi gezildi. Gaziler burada kabirleri bulunan 15 ünlü Mevlevi için dua ettiler. Saray Önü, Arap Ahmet Camii ve Büyük Han çevresi gezimleri ardından Girne Kapısı olarak adlandırılan bölgede bulun Atatürk Anıtı gezildi. Bu bölge caddeleri Dr. Fazıl KÜÇÜK heykelleri ile donatılmıştı. Bu kısa dönemli gezilerin ardından Barbarlık Müzesi’ne geçiş yapıldı. Barbarlık Müzesi olarak adlandırılan yer Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın eviydi. Harekat ardından dünyaya yansıyan en acı veren fotoğraf bu evde çekilmişti. Binbaşı Dr. Nihat İLHAN’ın evine baskın yapan Rum’lar doktorun eşi Mürüvvet İLHAN, çocukları Murat, Kutsi ve Hakan’ı bir küvet içerisine sokarak katletmişler ve ev sahibi Feride GUDUM’u da tuvalette kurşun yağmuruna tutmuşlardı. Duvardaki resim ardından cam kapı ile muhafaza edilen banyodaki küvetin ancak iki kare resmini çekebildik.Zira yüreğimiz ve gözlerimiz dayanamaz bir hal almıştı ve kendimizi hemen dışarı attık. Barbarlık Müzesi evi yabancı konuklar tarafından da yoğun olarak ziyaret edilmekteydi. Öğle yemeği ardından Girne’de sahilde bulunan Yuvi Hotel’e gidilerek iki gün yapılacak konaklama için gaziler ve davetlilerin kalacakları odalar belirlendi.
20 Temmuz. 1974 yılında Kıbrıs’a ilk çıkarmanın yapıldığı sahilde anımsatılacak olan Çıkarma Harekatı’na iştirak edecek olanlar bu kez 20 Temmuz 2011’de sabah saat 03.00’da otelden ayrılarak burada yapılan gösterileri ve anımsatmaları adeta gözyaşları içerisinde izlediler. Sabah kahvaltısının ardından Dr. Fazıl KÜÇÜK Bulvarı’nda yapılacak olan tören alanına gidiş yapıldı. İlçemiz ve Biga’lı gaziler kendilerine ayrılan tribündeki yerlerini alırlarken yurdun bir çok il ve ilçelerinden gelen gazilerle adeta sarmaş dolaş oldular. Avustralya’dan gelen gazi aileleri tribünlerdeki yerlerini de almışlardı. Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın gelişiyle kilometrelerce mesafede izleyiciler büyük bir tezahürat içerisinde bulundular. K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun halkı selamlaması ardından Kıbrıslı gençlerin Türk müzikleri esintilerindeki Folklor gösterileri ardından yapılan T.C. Başbakanı Recep Tayip ERDOĞAN ve K.K.T.C Cumhurbaşkanı Derviş EROĞLU’nun konuşmaları sık sık alkışlarla kesildi. Resmi geçit öncesi paraşütçüler, tek kişilik motorlu paraşüt ve küçük uçakların gösterisi ardından jet uçakları iki sorti ile müthiş bir gösteri sergilediler. Konuşmalar, Kısrıs’ta bulunan kara ve deniz askerleri yanı sıra mücahitler, gazi ve şehit derneklerinin üniformalı gösterileri 46 derece sıcaklığın altında yaklaşık olarak 2.5 saat sürdü. Dönüş yolunda Beş Parmak Dağları eteklerinde bulunan ve 326 şehidin yattığı Boğaz Şehitliği ziyaret edildi.
Öğle yemeği adından Kutup Osman Türbesi ziyareti, Kapalı Maraş Ziyareti, Lala Mustafa Paşa Camii ziyareti yapıldı ve ardından da Başbakan Recep Tayip ERDOĞAN’ın da bulunduğu bir resepsiyon’a iştirak edildi. Yapılan bu ziyaret ve etkinlikler akşam saat 22.30’da son buldu. 21 Temmuzda yapılan sabah kahvaltısı ardından otelden grup olarak çıkış yapıldı ve tüm gaziler son ziyaretler için hareket ettiler. Zaman darlığı nedeniyle bazı ziyaretler iptal edildi. Kıbrıs Harekatı sırasında Beşparmak Dağları’na hiçbir yol ve patika olmadığı halde zirveye tırmanan meşhur tankın bulunduğu noktaya çıkış yapıldı. Gaziler ve davetliler tank üzerinde ve çevresinde günün anısı için resim çektirme yarışında bulundular. Dağdan iniş hayli bir zaman aldı. Girne Çamlıbel’deki Makarios ve onun katliamcısı Pavilides’in Mavi Köşkü (Şu anda müzeye çevrilmiş ve Türk Askerleri tarafından korunmakta) gezildi. Öğle yemeği ardından Cengiz TOPEL anıtı ziyareti yapıldı. Gaziler bu ziyareti yaparlarken Müftü Yusuf İzzeddin KONUK Kuran-ı Kerim’den tilavetler, Belediye Başkanı Murat AYDIN ve gaziler sesli olarak dualar okudular. Günün anısı resimleri çekimleri ardından çevre izleme gezisi başladı. Akşam saatlerine doğru Ercan Havaalanı’na gidiş yapılırken alışveriş için konaklamalar yapıldı. Kıbrıs’ta yaşanan üç günün en enteresan tarafı ise gazileri taşımakta olan ve 30 yaşı aşkın olan tur otobüsünün Ercan Havaalanı’na 250 metre kala bozularak stop etmesiydi ve gaziler yükleri ile bu kez Ercan Havaalanı’na adeta yürüyüş çıkarması yaptılar.
Zeytinburnu Belediye Başkanlığı’nın önce Çanakkale, sonra Bilecik ve Söğüt gezileri ve ardından da K.K.T.C’ye gezi programları takdirleri de aşan bir bünyeye kavuştu. Program için çalışmalar yapan Kıbrıs’taki organizatörlüğün birçok aksaklıklarını burada aktarmayacağız. Aksaklıklar mutlaka belediye ilgilileri tarafından not alarak alınmıştır. Bu gezinin bir tekrarı daha olursa bu aksaklıklara dikkat edilmesi gerekir. Genel medyadan gazetecilerin getirilmesini hiç anlayamadık. Bu valilik gezisi değil, ilçe belediye gezisiydi. Medya ile ilgili kişinin hiç yerel medya ile ilgilenmemesi ve gerekli bilgilerin aktarılmaması biz gazeteciler olarak hiç unutulmayacak. Bizler; gazilerin yanında adeta birer figüran gibi kaldık. Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat AYDIN’ı ve Biga Belediye Başkanı Mehmet ÖZKAN’ı; gezi dönemi içerisinde herkesle ve bizlerle sade bir vatandaş bünyesine olmalarını, sohbet ve şakalaşmalarda bulunmalarını kalben takdir ediyor ve ALKIŞLIYORUZ. Gezi dönemi içerisinde Kıbrıslı Türkler’in gazileri adeta bir umacı gibi bakmalarını ve hiç selam vermemelerini de hiç yadırgamadık. Çünkü onlar halen İngiliz ekolündeydiler ve ev kiralarına da Sterlin olarak ödüyorlardı. Bu da K.K.T.C.’nin en büyük zayıflığı olmalı.
BİR GAZİ’NİN ESPRİSİ VE ANLATIMI
Giresunlu bir gazi, otobüs yolculuğu sırasında Girne’ye otele doğru giderken. Beşparmak dağları eteklerine hayretler içerisinde baktı ve kendi kendine söylendi “ Ha uşağum, biz hava harekatında paraşütler nah şu alana induk Ula buraları, yeşil limon, portakal, mandalina ağaçları ile doliydu. O ağaçlar biz karaya induğumuzda görünmemizi engellemişti. Ula buralara ne oldu ki. Her yer çoraklaşmuş.” Mihmendar hemen cevap verdi “ Bey amca Rum’lar savaş ardından buraları terk ederken Yunan’ın İzmir’i yaktığı gibi yakarak kaçtılar. Bu çoraklık su olmadığı için devam ediyor” dedi. Beşparmak dağlarını aştıktan sonra mihmendar Makarios’un evinin bulunduğu yeri ve evini gösterirken o Giresunlu Gazi “ Ahan da insanlık görsünler. Bir caninin evini bizim Türkler koruyor da, o alçak Rum’lar üç dal ağacı koruyamadular. Tuh ula yazıklar ola, Vallahi yine buraya paraşütle inesum geldi ha” Ve inanın yanımızda İstanbul’a getirmek için bir adet Yeşil Limon bile bulamadık Zeytinburnu Haber-Özel-Taylan DEMİRELLİ, Mehmet ALPAY
Habere ifade bırak !
Bu habere hiç ifade kullanılmamış ilk ifadeyi siz kullanın.
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları
(0)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


