AK PARTİ MECLİS ÜYESİ AV. NAZİF TUNÇ’TAN “FON KRİZİ” AÇIKLAMASI
AK PARTİ MECLİS ÜYESİ AV. NAZİF TUNÇ’TAN “FON KRİZİ” AÇIKLAMASI
AK Parti Zeytinburnu Belediye Meclis Üyesi Av. Nazif Tunç, Belediye Meclisi’nin ekim ayı ikinci birleşiminde yaptığı konuşmada, kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tunç, “Kim olursa olsun, nerede olursa olsun, bir yanlış varsa ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
AK Parti Zeytinburnu Belediye Meclis Üyesi Av. Nazif Tunç, Belediye Meclisi’nin ekim ayı ikinci birleşiminde yaptığı konuşmada, kamuoyunda “fon krizi” olarak adlandırılan gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tunç, “Kim olursa olsun, nerede olursa olsun, bir yanlış varsa ortaya çıkarılmalıdır” dedi.
Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin ekim ayı ikinci birleşiminde söz alan AK Parti Zeytinburnu Belediye Meclis Üyesi Av. Nazif Tunç, gündemdeki “fon krizi” tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konunun yalnızca finans piyasalarının teknik bir meselesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Tunç, süreçte vatandaşların tasarruflarının ve ekonomik güveninin de söz konusu olduğunu ifade etti. Tunç, konuşmasında “Kim olursa olsun, nerede olursa olsun, bir yanlış varsa ortaya çıkarılmalıdır.” ifadelerini kullandı. Bir iddia ortaya atılması halinde bunun araştırılması gerektiğini belirten Tunç, usulsüzlük tespit edilmesi durumunda hukuk çerçevesinde gereğinin yapılması, soruşturma aşamasındaki iddialar konusunda ise nihai değerlendirmenin yargıya bırakılması gerektiğini söyledi.
“KİŞİLERE GÖRE DEĞİL, İLKELERE GÖRE HAREKET ETMELİYİZ”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in konuya ilişkin açıklamalarına da değinen Tunç, kamu yönetiminde kişilere göre değil, ilkelere göre hareket edilmesi gerektiğini vurguladı. Tunç, “Bir iddia varsa araştırmak, bir usulsüzlük varsa ortaya çıkarmak, bir suç varsa hukuk içerisinde gereğini yapmak; ama henüz soruşturma aşamasındaki iddialar konusunda hükmü yargıya bırakmak gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.
BELEDİYELERDE DENETİM VURGUSU
Konuşmasında belediye meclislerinin sorumluluklarına da değinen Tunç, imar kararları, bütçeler, belediye iştirakleri, ihaleler, taşınmazlar ve yatırımların kamu adına kullanılan birer emanet olduğunu ifade etti. Belediye meclislerinde denetim mekanizmalarının etkin şekilde işletilmesi gerektiğini belirten Tunç, komisyonlara gelen dosyaların yalnızca şekli açıdan değil, içerik bakımından da incelenmesinin önemine dikkati çekti. Tunç, “Denetim, kurumları zayıflatmaz. Tam tersine güçlendirir. Şeffaflık kurumlara zarar vermez, güveni artırır.” dedi.
“YANLIŞIN ÜZERİNE GİDERKEN GÜVENİ DE KORUMALIYIZ”
Fon soruşturmalarıyla ilgili süreçte adli makamların ve ilgili ekonomik kurumların incelemelerinin devam ettiğini belirten Tunç, belediye meclislerinin görevinin yargının yerine geçmek olmadığını söyledi. Tunç, vatandaşın hakkının söz konusu olduğu durumlarda hiçbir kişi veya kurumun denetim dışında bırakılmaması gerektiğini ifade etti. Türkiye’nin finansal sistemine ve kurumlarına duyulan güvenin korunmasının da önem taşıdığını belirten Tunç, “İki şeyi aynı anda yapabilmeliyiz: Bir taraftan yanlışın üzerine kararlılıkla gitmek, diğer taraftan kurumlara ve ekonomiye duyulan güveni korumak.” ifadelerini kullandı.
“GÜVEN, ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİKLE İNŞA EDİLİR”
Konuşmasının sonunda kamu yönetiminde şeffaflık, denetim ve hesap verebilirliğin önemine vurgu yapan Tunç, belediye meclis üyelerinin vatandaşların kendilerine emanet ettiği kaynak ve yetkilerin sorumluluğunu taşıdığını belirtti. Tunç, kamu yönetiminde güvenin sözle değil, “şeffaflık, denetim ve hesap verebilirlikle” inşa edileceğini ifade ederek konuşmasını tamamladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

