Müceddid Vakfı’nın Kur’an Neferleri İcazetle Taçlandı
SALAVATLARLA YÜRÜYÜŞ, HUŞU İÇİNDE BAŞLANGIÇ
Merasim, hafızların Müceddid Vakfı Genel Merkezi’nden salavatlar ve tekbirler eşliğinde yürüyerek programın düzenlendiği salona gelmesiyle başladı. Katılımcılar tarafından büyük bir huşu ve takdirle karşılanan bu yürüyüş, Kur’an’a verilen değerin ve hafızlık müessesesinin manevi ağırlığının sembolü oldu.
‘VAKIF MERKEZİMİZİ VE MESCİTLERİMİZİ YENİLİYORUZ’
Programın açılış konuşmasını Kur’an ve Sünnet Müceddid Vakfı Başkanı Serkan Altaş yaptı. Hafızlık müessesesinin ümmet için hayati bir görev olduğunu vurgulayan Altaş, hafızlığın sadece ezber değil, ağır bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Altaş konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Bugün burada bir eğitimin sonuna değil, büyük bir emanetin teslimine şahitlik ediyoruz. Hafızlık; sabır, istikrar, ihlas ve fedakârlık isteyen uzun bir yoldur. Bu yolda emeği geçen hocalarımızı, ailelerimizi ve yavrularımızı yürekten tebrik ediyorum.” Vakıf olarak hedeflerinin sadece hafız yetiştirmek olmadığını belirten Altaş, Kur’an’ı ezberleyen, anlayan ve hayatına tatbik eden nesiller yetiştirmeyi amaçladıklarını söyledi. Başkan Altaş, Çırpıcı Mahallesi Yeşilyol F Sokak’ta bulunan Müceddid Mahmut Efendi Mescidi ve Medresesi’nin, kentsel dönüşüm kapsamında daha ferah ve kullanışlı şekilde yeniden inşa edileceği duyurdu. Yeni projede kadınlar ve erkekler için ayrı medrese bölümlerinin yer alacağını söyledi ve bu süreçte hayırseverlerin maddi ve manevi desteklerine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
CÜBBELİ AHMET HOCAEFENDİ’DEN ÖNEMLİ MESAJLAR
Programın ana konuşmasını yapan Cübbeli Ahmet Hocaefendi, hafızlık, ilim ve Kur’an ehli olmanın İslam’daki yeri üzerine kapsamlı bir sohbet gerçekleştirdi. Ayetler, hadisler ve İslam büyüklerinin sözleriyle konuşmasını zenginleştiren Hocaefendi, salondaki dinleyicilere önemli ikazlarda bulundu. Cübbeli Ahmet Hocaefendi, ilimsiz yapılan ibadetlerin eksik kalacağına dikkat çekerek, ilim meclislerinin hakiki zikir meclisleri olduğunu ifade etti: “Haramı helali bilmeyenin, Ehl-i Sünnet itikadına sahip olmayanın zikri makbul olmaz. Hakiki zikir, ilimle olur.” Merhum Ali Adem Efendi’nin “Hafızlık ilmin yarısıdır” sözünü hatırlatan Hocaefendi, icazet alan hafızların büyük bir merhaleyi geride bıraktığını ancak asıl ilim yolculuğunun bundan sonra başladığını vurguladı. “Sarf, nahiv, belagat birer basamaktır. Asıl gaye; Kur’an’ı, hadisi, fıkhı ve akaidi doğru anlamaktır.”
“ÜMMETİN EN ŞEREFLİLERİ KUR’AN’I TAŞIYANLARDIR”
Hafızların İslam’daki üstün konumuna dikkat çeken Cübbeli Ahmet Hocaefendi, Resûlullah Efendimiz’in şu hadisini hatırlattı: “Ümmetimin en şereflileri Kur’an’ı yüklenenlerdir. Kur’an’ın Allah’ın yeryüzündeki en büyük tecelli mahalli olduğunu vurgulayan Hocaefendi, hafızlığın hiçbir dünyevî makamla kıyaslanamayacağını ifade etti. Konuşmasının önemli bir bölümünde günümüzde bazı hafızların zamanla Kur’an’dan ve namazdan uzaklaşabildiğine dikkat çeken Cübbeli Ahmet Hocaefendi, bu durumun büyük bir tehlike olduğunu söyledi. “Aklı çalışan ticarete yöneliyor, para tatlı geliyor. Kur’an geri planda kalıyor, namaz terk ediliyor. İşte asıl tehlike budur. Hocaefendi, büyük âlimlerin hafızlıklarını muhafaza etmek için ömür boyu Kur’an okuduklarını hatırlattı. Kur’an’ı muhafaza etmenin en güçlü yolunun namazda okumak olduğunu belirten Hocaefendi, tecvid ve tertil üzere okumanın farz olduğuna da dikkat çekti.
FATİH KALENDER HOCA: “KUR’AN’IN ÖZETİ EDEPTİR"
İcazet gecesinin en dikkat çeken konuşmalarından birini yapan Fatih Kalender Hoca, Kur’an-ı Kerim’in insan hayatını bütüncül biçimde inşa eden ilahi bir rehber olduğunu ifade etti. Kur’an’ın iman, ibadet, ahlak, muamelat ve zikir gibi hayatın tüm alanlarını kapsadığını belirten Kalender Hoca, bu hakikatlerin tek bir kelimeyle özetlenebileceğini söyledi: Allah’a karşı edep, Peygamber Efendimiz’e karşı edep, Kur’an’a, ilme ve Kur’an ehline karşı edep… Hafızlığın da bu edep anlayışıyla değer kazandığını vurgulayan Kalender Hoca, Osmanlı’dan verdiği örneklerle Kur’an ehline gösterilen hürmetin aslında Allah’ın kelamına gösterilen hürmet olduğunu ifade etti. Hafızlığın yüzlerce hatimle yoğrulmuş büyük bir sabır ve fedakârlık süreci olduğunu dile getiren Kalender Hoca, icazet alan hafızların sıradan bir başarıya değil, ağır bir sorumluluk makamına ulaştıklarını belirtti.
“KUR’AN İNSANA TEVHİDİ VE HAKİKİ VARLIĞI ÖĞRETİR”
Programın son konuşmasını yapan İsmail Hünerlice Hoca, tevhid merkezli bir bakış açısıyla kâinat, insan ve Kur’an ilişkisini ele aldı. Dünyanın geçici bir misafirhane olduğunu ifade eden Hünerlice Hoca, hakiki varlığın yalnızca Allah’a ait olduğunu vurguladı. Kur’an-ı Kerim’in Levh-i Mahfuz’dan dünya semasına, oradan da Peygamber Efendimiz’e indiriliş sürecini detaylarıyla anlatan Hünerlice Hoca, hafızların bu ilahi kelamın yeryüzündeki taşıyıcıları olarak çok büyük bir mesuliyet üstlendiklerini ifade etti.
“MEDRESELER BU MİLLETİN MANEVÎ SİGORTASIDIR”
Merasimde konuşan Müceddid Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Tarık Erdoğmuş Hocaefendi ise medreselerin İslam toplumundaki yerine ve Kur’an merkezli eğitimin önemine vurgu yaptı. Erdoğmuş Hocaefendi, medreselerin bir eğitim modeli değil, bir medeniyet tasavvuru olduğunu belirterek şunları söyledi: “Medreseler bu milletin manevî sigortasıdır. Yeryüzünün ıslahı Kur’an’la mümkündür. Medreselerin gayesi de Kur’an’ın okunması ve yaşanmasıdır. Medreselerde dünyevî beklentiler değil, Allah’ın rızasının esas alındığını vurgulayan Erdoğmuş Hocaefendi, Ehl-i Sünnet çizgisi, vatan sevgisi ve İslam kardeşliğinin medreselerin temel kırmızı çizgileri olduğunu ifade etti. Müceddid Vakfı’nın tüm faaliyetlerinin hayırseverlerin desteğiyle sürdürüldüğünü belirten Erdoğmuş Hocaefendi, 54 talebenin tüm ihtiyaçlarının vakıf tarafından karşılandığını, 30 hocanın maaşlarının yine vakıf imkânlarıyla ödendiğini açıkladı. Zeytinburnu Belediye Başkanı Ömer Arısoy’a desteklerinden dolayı ayrıca teşekkür etti.
DUA VE İCAZET HEYECANI
Konuşmaların ardından yapılan dualarla birlikte 50 hafız, icazet belgelerini protokol üyelerinin elinden aldı. Salavatlar eşliğinde tamamlanan merasim, katılımcıların gönüllerinde derin izler bıraktı. Hafızlık İcazet Merasimi, Kur’an’a vefanın, ilme bağlılığın ve nesiller boyu sürecek bir emanet bilincinin güçlü şekilde vurgulandığı anlamlı bir program olarak hafızalara kazındı.