Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 15.01.2020 - 21:51, Güncelleme: 15.01.2020 - 21:51

Zeytinburnu Sahilinde korkutan kirlilik

 

Zeytinburnu Sahilinde korkutan kirlilik

Zeytinburnu açıklarında havadan yapılan çekimlerde de denizdeki kirlilik belirgin biçimde göze çarpıyor. Sputnik’in haberine göre, Türkiye’de en fazla nüfus yoğunluğu 24 milyon 465 bin 194 nüfus ile Marmara Bölgesi’nde. 24 milyonluk nüfusun 16 milyonu ise İstanbul’da yaşıyor. Bu yoğun nüfusun ise atıkların
İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Meriç Albay,  “Şu anda su kalitesindeki sıkıntı etkin bir denetlemeyle, insanların sahiplenmesiyle, su yönetiminin etkin bir şekilde yapılmasıyla halledebiliriz. Sürdürülebilir hale getirebiliriz bunu ama biz denizi şu anda atık deposu olarak görüyoruz. Fabrikalar, evler, insanlar buna gözü gibi bakmıyorlar. Marmara Denizi iç denizimiz, bizim denizimiz, bize ait bir deniz. Dünyada kaç ülke böyle bir şeye sahip? Bir an önce halkın sahiplenmesi ve kirleticilerden uzak bir Marmara Denizi’ni sağlamamız lâzım. 15-20 yılda Marmara Denizi gerçekten pırıl pırıl olabilir, bunun olmaması için bir neden yok” diye konuştu. İstanbul Çevre Mühendisleri Odası üyesi Sedat Durel ise “İstanbul’daki suların neredeyse çok büyük bir kısmı, ortalama yüzde 70 kadarı su hiç arıtmadan geçmiyor, diyebiliriz yani sadece ön arıtma denilen tesislerde yalnızca bir ızgaradan geçiyorlar, ondan sonra da Marmara’ya deşarj ediliyorlar. Bütün Kadıköy’ün, Beşiktaş’ın, Gaziosmanpaşa’nın, İstanbul’daki 20’den fazla ilçedeki atık suyu sadece bir süzgeçten geçirdiğinizi düşünün ve geri kalan bütün organik yüküyle ya da halk arasındaki deyimiyle pisliğiyle Marmara’ya atılıyorsa; zaten hassas olan dengesinin altüst olacağını söyleyebiliriz” dedi.
Zeytinburnu açıklarında havadan yapılan çekimlerde de denizdeki kirlilik belirgin biçimde göze çarpıyor. Sputnik’in haberine göre, Türkiye’de en fazla nüfus yoğunluğu 24 milyon 465 bin 194 nüfus ile Marmara Bölgesi’nde. 24 milyonluk nüfusun 16 milyonu ise İstanbul’da yaşıyor. Bu yoğun nüfusun ise atıkların

İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Dekanı Meriç Albay,  “Şu anda su kalitesindeki sıkıntı etkin bir denetlemeyle, insanların sahiplenmesiyle, su yönetiminin etkin bir şekilde yapılmasıyla halledebiliriz. Sürdürülebilir hale getirebiliriz bunu ama biz denizi şu anda atık deposu olarak görüyoruz. Fabrikalar, evler, insanlar buna gözü gibi bakmıyorlar. Marmara Denizi iç denizimiz, bizim denizimiz, bize ait bir deniz. Dünyada kaç ülke böyle bir şeye sahip? Bir an önce halkın sahiplenmesi ve kirleticilerden uzak bir Marmara Denizi’ni sağlamamız lâzım. 15-20 yılda Marmara Denizi gerçekten pırıl pırıl olabilir, bunun olmaması için bir neden yok” diye konuştu.

İstanbul Çevre Mühendisleri Odası üyesi Sedat Durel ise “İstanbul’daki suların neredeyse çok büyük bir kısmı, ortalama yüzde 70 kadarı su hiç arıtmadan geçmiyor, diyebiliriz yani sadece ön arıtma denilen tesislerde yalnızca bir ızgaradan geçiyorlar, ondan sonra da Marmara’ya deşarj ediliyorlar. Bütün Kadıköy’ün, Beşiktaş’ın, Gaziosmanpaşa’nın, İstanbul’daki 20’den fazla ilçedeki atık suyu sadece bir süzgeçten geçirdiğinizi düşünün ve geri kalan bütün organik yüküyle ya da halk arasındaki deyimiyle pisliğiyle Marmara’ya atılıyorsa; zaten hassas olan dengesinin altüst olacağını söyleyebiliriz” dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.