Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
() - | Haber Girişi: 17.05.2015 - 09:41, Güncelleme: 17.05.2015 - 09:41

Zeytinburnu 16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali Başladı

 

Zeytinburnu 16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali Başladı

16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın katılımıyla başladı.
Renkli görüntülere sahne olan törenin ardından Kurtulmuş ve Aydın halka mesir macunu dağıttı. İstanbul'un mesir macunu şenliği olarak ünlenen ve geleneksel tıp yöntemlerinin halka tanıtılmasının yanında daha da yaygınlaştırılmasının amaçlanan Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali halka mesir macunu saçılmasıyla başladı. Bu yıl 16.'si gerçekleştirilen festivale AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ile vatandaşlar katıldı. Festivalin açılış konuşmasını yapan Zeytinburnu Belediye Başkan Murat Aydın, "16 yıl önce çıktığımız yolda yürümeye devam ediyoruz. O günler arkadaşlarımızla birlikte Merkezefendi bölgesini dolaşırken, burada Merkezefendi hazretlerinin yattığını biliyorduk ama onun hekim olduğunu çok fazla bilmiyorduk. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma başlattık. O gün şöyle bir karar aldık. Zeytinburnumuz geleneksel ve şifalı bitkiler konusunda bilimsel bir bilginin toplandığı merkez olacak dedik ve çalışmaları başlattık. İlki Merkezefendi halk hekimliği adıyla gerçekleştirilen bu programlarımız bugün 16'ıncısına ulaştı. İlkinden sonra adına da Geleneksel Tıp Festivali dedik" dedi. Başkan Aydın'ın ardından kürsüye davet edilen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise "Şimdi Türkiye'de millet nasıl düşünüyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye üzülüyor ve neye ağlıyorsa devleti yönetenler de aynı şeye gülüyor ve ağlıyor. Milletle devlet bütünleşmeye başladı" dedi. Bu yıl 16'ncısı düzenlenen Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali'nin açılışında konuşan Kurtulmuş, festivalin kökleşerek devam etmesini, hem Zeytinburnu'na hem Türkiye'ye hizmet etmesini hem de Merkezefendi Tıbbi Araştırmalar Merkezi'nde yapılan çalışmaların hayırlı olmasını temenni etti. Kurtulmuş, ülkeler için kültürün, kültürel varlıkların, bu varlıklara sahip çıkmanın ve tarihin önemine işaret ederek, şöyle konuştu: "Türkiye, Allah'a çok şükür neresine giderseniz gidin her tarafında tarihi ve kültürel zenginliklerin olduğu bir ülkedir. Merkezefendi'nin şahsıyla birlikte bugüne kadara getirilmiş olan geleneksel tıbbi bilgilerin ortaya çıkarılması bizim kültürel yanımızın ortaya sunulmasıdır. Bizim gibi iddia sahibi ülkeleri yükselten sadece zenginlikleri değildir. Bizim ülkelerin gelişebilmesi için, ne kadar çok köklerine ulaşabilirse, o kadar çok yükselmesi, gelişmesi, ileri gitmesi mümkündür. Türkiye'nin istikbali köklerindedir. Çok şükür bunun için muhtaç olduğumuz her şey kültürümüzün derinliklerinde vardır. Toplumsal yapı, aile dokusu, tıp, sanat, estetik, mimari ve toplumsal hayat için ne gerekiyorsa, tarihin geçmişine baktığınız zaman bunları bulmanız mümkündür." Türkiye'de bir dönem kültürel varlıkların, tarihin farkında olunmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarih yeni gelmedi önümüze. Uzun yıllar sonra, belki 150 yıl sonra Türkiye silkindi. ve önceden kötü ve kerih gördüğü ve öyle gösterilen ne varsa onların değerli olduğunu anlamaya başladı. Merkezefendi, Galata Mevlevihanesi, İstanbul surları... Bunların ne kadar dökük vaziyette olduklarını biliyoruz. Binalar nihayetinde fiziken harap olabilir. Binaları ayağa kaldıracak husus, o binalarda kullandığınız çimento, demir değildir. Binaları ayağa kaldıracak husus, o binalara ruh verecek anlayıştır, maneviyattır, bilinçtir. Tarihimize ait ne varsa kötü gösterildi. Tekke, zaviye, türbeler, imarethaneler, kaleler ve surlar kötü gösterildi. Oralardan gelen sanat hep ihmal edildi. Çok şükür, bu millet yeniden ayağa kalktı ve ilk yaptığı şey kökleriyle karşılaşmak ve köklerinin farkına varmak oldu. Gençlerimiz için bir gelecek kuracaksak, bu köklerin farkında olarak, bu köklerin üzerinde güçlü bir istikbali kuracağız. Buna sahip olursanız yeniden geleceği inşa edebilirsiniz. Geçmişinden ilham alamayan milletler geleceği inşa edemezler. Bu festival sadece geleneksel bir festival değil, her birimiz için geçmiş kültürümüzle bağ kurduğumuz önemli bir göstergedir." Millet ile devleti yönetenler arasındaki gönül bağı Kurtulmuş, bir milletin ileriye gidebilmesinin şartının, devleti yönetenler ile millet arasındaki gönül bağı olduğunu söyledi. Eğer bir ülkede devleti yönetenler ile millet başka tellerden çalıyorsa o ülkede devlet-millet kaynaşması ve kalkınma olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:  "Bu memlekette bırakın Merkezefendi'ye, Eyüp Sultan'a hürmet etmeyi, bırakın Türkiye'nin bütün manevi büyüklerine saygı duymayı, bütün bunların üstünü örtmeye çalışan ve yıllarca bunlardan uzaklaşmayı marifet sayan bir devlet anlayışı vardı. ve devlet sürekli milletten uzaklaşıyor, millet hangi telden çalıyorsa, devleti yönetenler başka telden çalıyorlardı. Rahmetli Özal, cumhurbaşkanı olduğunda cuma namazına gidip gitmeyeceği yazıldı, konuşuldu, tartışıldı. Allah'a çok şükür bugün bu devirler geride kaldı. Bu memlekette nalbanthane, samanlık ve ahır olarak kullanılan camiler oldu. Milattan önceden bahsetmiyorum. Tek parti zamanından bahsediyorum. Bu ülkenin insanlarına 'Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı'dan başka yoktur tapacak' diye bir şeyi ezan diye zorla dinlettirdiler. Şimdi Türkiye'de millet nasıl düşünüyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye üzülüyor ve neye ağlıyorsa devleti yönetenler de aynı şeye gülüyor ve ağlıyor. Milletle devlet bütünleşmeye başladı. Milletin inançlarına saygı duyan bir yönetim ortaya çıktı. Bu ikisi olduğu sürece bu ülke asla geri kalmayacaktır." Kurtulmuş, geçmişte kendilerine ne öğretildiyse bunu gelecek nesillere de aktaracaklarını ve el ele, gönül gönüle daha güçlü bir Türkiye inşa edeceklerini dile getirdi. Türkiye'yi dünyanın yıldız ve lider ülkelerinden biri yapacaklarını vurgulayan Kurtulmuş,  atılan hiçbir adımın ve yapılan hiçbir işin tesadüfi olmadığını anlattı.  ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL
16. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ve Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın’ın katılımıyla başladı.

Renkli görüntülere sahne olan törenin ardından Kurtulmuş ve Aydın halka mesir macunu dağıttı. İstanbul'un mesir macunu şenliği olarak ünlenen ve geleneksel tıp yöntemlerinin halka tanıtılmasının yanında daha da yaygınlaştırılmasının amaçlanan Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali halka mesir macunu saçılmasıyla başladı. Bu yıl 16.'si gerçekleştirilen festivale AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Zeytinburnu Belediye Başkanı Murat Aydın ile vatandaşlar katıldı.

Festivalin açılış konuşmasını yapan Zeytinburnu Belediye Başkan Murat Aydın, "16 yıl önce çıktığımız yolda yürümeye devam ediyoruz. O günler arkadaşlarımızla birlikte Merkezefendi bölgesini dolaşırken, burada Merkezefendi hazretlerinin yattığını biliyorduk ama onun hekim olduğunu çok fazla bilmiyorduk. Bu konuyla ilgili arkadaşlarımızla birlikte bir çalışma başlattık. O gün şöyle bir karar aldık. Zeytinburnumuz geleneksel ve şifalı bitkiler konusunda bilimsel bir bilginin toplandığı merkez olacak dedik ve çalışmaları başlattık. İlki Merkezefendi halk hekimliği adıyla gerçekleştirilen bu programlarımız bugün 16'ıncısına ulaştı. İlkinden sonra adına da Geleneksel Tıp Festivali dedik" dedi.

Başkan Aydın'ın ardından kürsüye davet edilen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise "Şimdi Türkiye'de millet nasıl düşünüyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye üzülüyor ve neye ağlıyorsa devleti yönetenler de aynı şeye gülüyor ve ağlıyor. Milletle devlet bütünleşmeye başladı" dedi.

Bu yıl 16'ncısı düzenlenen Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali'nin açılışında konuşan Kurtulmuş, festivalin kökleşerek devam etmesini, hem Zeytinburnu'na hem Türkiye'ye hizmet etmesini hem de Merkezefendi Tıbbi Araştırmalar Merkezi'nde yapılan çalışmaların hayırlı olmasını temenni etti. Kurtulmuş, ülkeler için kültürün, kültürel varlıkların, bu varlıklara sahip çıkmanın ve tarihin önemine işaret ederek, şöyle konuştu: "Türkiye, Allah'a çok şükür neresine giderseniz gidin her tarafında tarihi ve kültürel zenginliklerin olduğu bir ülkedir. Merkezefendi'nin şahsıyla birlikte bugüne kadara getirilmiş olan geleneksel tıbbi bilgilerin ortaya çıkarılması bizim kültürel yanımızın ortaya sunulmasıdır. Bizim gibi iddia sahibi ülkeleri yükselten sadece zenginlikleri değildir. Bizim ülkelerin gelişebilmesi için, ne kadar çok köklerine ulaşabilirse, o kadar çok yükselmesi, gelişmesi, ileri gitmesi mümkündür. Türkiye'nin istikbali köklerindedir. Çok şükür bunun için muhtaç olduğumuz her şey kültürümüzün derinliklerinde vardır. Toplumsal yapı, aile dokusu, tıp, sanat, estetik, mimari ve toplumsal hayat için ne gerekiyorsa, tarihin geçmişine baktığınız zaman bunları bulmanız mümkündür."

Türkiye'de bir dönem kültürel varlıkların, tarihin farkında olunmadığına dikkati çeken Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Tarih yeni gelmedi önümüze. Uzun yıllar sonra, belki 150 yıl sonra Türkiye silkindi. ve önceden kötü ve kerih gördüğü ve öyle gösterilen ne varsa onların değerli olduğunu anlamaya başladı. Merkezefendi, Galata Mevlevihanesi, İstanbul surları... Bunların ne kadar dökük vaziyette olduklarını biliyoruz. Binalar nihayetinde fiziken harap olabilir. Binaları ayağa kaldıracak husus, o binalarda kullandığınız çimento, demir değildir. Binaları ayağa kaldıracak husus, o binalara ruh verecek anlayıştır, maneviyattır, bilinçtir. Tarihimize ait ne varsa kötü gösterildi. Tekke, zaviye, türbeler, imarethaneler, kaleler ve surlar kötü gösterildi. Oralardan gelen sanat hep ihmal edildi. Çok şükür, bu millet yeniden ayağa kalktı ve ilk yaptığı şey kökleriyle karşılaşmak ve köklerinin farkına varmak oldu. Gençlerimiz için bir gelecek kuracaksak, bu köklerin farkında olarak, bu köklerin üzerinde güçlü bir istikbali kuracağız. Buna sahip olursanız yeniden geleceği inşa edebilirsiniz. Geçmişinden ilham alamayan milletler geleceği inşa edemezler. Bu festival sadece geleneksel bir festival değil, her birimiz için geçmiş kültürümüzle bağ kurduğumuz önemli bir göstergedir."

Millet ile devleti yönetenler arasındaki gönül bağı Kurtulmuş, bir milletin ileriye gidebilmesinin şartının, devleti yönetenler ile millet arasındaki gönül bağı olduğunu söyledi. Eğer bir ülkede devleti yönetenler ile millet başka tellerden çalıyorsa o ülkede devlet-millet kaynaşması ve kalkınma olmayacağını vurgulayan Kurtulmuş, şöyle devam etti:  "Bu memlekette bırakın Merkezefendi'ye, Eyüp Sultan'a hürmet etmeyi, bırakın Türkiye'nin bütün manevi büyüklerine saygı duymayı, bütün bunların üstünü örtmeye çalışan ve yıllarca bunlardan uzaklaşmayı marifet sayan bir devlet anlayışı vardı. ve devlet sürekli milletten uzaklaşıyor, millet hangi telden çalıyorsa, devleti yönetenler başka telden çalıyorlardı. Rahmetli Özal, cumhurbaşkanı olduğunda cuma namazına gidip gitmeyeceği yazıldı, konuşuldu, tartışıldı. Allah'a çok şükür bugün bu devirler geride kaldı. Bu memlekette nalbanthane, samanlık ve ahır olarak kullanılan camiler oldu. Milattan önceden bahsetmiyorum. Tek parti zamanından bahsediyorum. Bu ülkenin insanlarına 'Tanrı uludur, Tanrı uludur, Tanrı'dan başka yoktur tapacak' diye bir şeyi ezan diye zorla dinlettirdiler. Şimdi Türkiye'de millet nasıl düşünüyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde düşünüyor. Millet nasıl yaşıyorsa devleti yönetenler de aynı şekilde yaşıyor. Millet hangi türküyü söylüyorsa devleti yönetenler de aynı türküyü söylüyor. Millet neye üzülüyor ve neye ağlıyorsa devleti yönetenler de aynı şeye gülüyor ve ağlıyor. Milletle devlet bütünleşmeye başladı. Milletin inançlarına saygı duyan bir yönetim ortaya çıktı. Bu ikisi olduğu sürece bu ülke asla geri kalmayacaktır."

Kurtulmuş, geçmişte kendilerine ne öğretildiyse bunu gelecek nesillere de aktaracaklarını ve el ele, gönül gönüle daha güçlü bir Türkiye inşa edeceklerini dile getirdi. Türkiye'yi dünyanın yıldız ve lider ülkelerinden biri yapacaklarını vurgulayan Kurtulmuş,  atılan hiçbir adımın ve yapılan hiçbir işin tesadüfi olmadığını anlattı. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.