Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
KÜLTÜR Haber Girişi: 29.01.2015 - 12:31, Güncelleme: 29.01.2015 - 12:31

Kozmetik Sektörü gözünü Zeytinburnu Tıbbı Bitkiler Bahçesine dikti

 

Kozmetik Sektörü gözünü Zeytinburnu Tıbbı Bitkiler Bahçesine dikti

Türkiye’nin YÖK onaylı ilk Fitoterapi merkezi olan Bezmiâlem Fitoterapi Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi, Türkiye’de tıbbi amaçla kullanılan 500 bitkiyi ilaç, kozmetik ve gıda sanayilerine kazandırmayı hedefliyor.
Modern tıp, etimolojik olarak bitki anlamına gelen ‘fito’ ile tedavi anlamına gelen ‘terapi’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan Fito terapi yani bitkisel tedaviye yeşil ışık yaktı. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Topçu ve öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Kartal’ın Hipokrat’ın binlerce yıl önce söylediği ‘İlacınız gıdanız, gıdanız ilacınız olsun’ sözünden hareketle kurma girişimi nde bulunduğu merkez, İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan 1 buçuk milyon TL destek alarak Türkiye’nin YÖK onaylı ilk Fito terapi merkezi oldu. Merkezin çalışmaları kapsamı nda ilaç, kozmetik ve gıda sanayilerinin hammaddede dışa bağımlılığını ortadan kaldırmak ve Türkiye’de tıbbi amaçla kullanılan 500 tıbbi ve aromatik bitk iyi sanayiye kazandırmak hedefleniyor. Ayrıca Eski Türk uygarlıkları dönemindeki geleneksel halk ilaçlarını da araştırarak veri bankasının kurulacağı merkezde, saraylarda ve eski medreselerde kullanılan ilaçlar günümüz teknolojisiyle hazırlanarak insanların hizmetine sunulacak. Proje kapsamı nda Zeytinburnu’ nda bulunan 400 çeşit bitkinin yer aldığı Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesini ziyaret edenler ise ger çek bitkileri gözlemleme imkânı bulacak. “FİTOTERAPİ, TEDAVİNİN KENDİSİDİR” Fitoterapi’nin bilinenin aksine alternatif bir tedavi olmadığını belirten Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Fito terapi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal, “Fitoterapi, tedavinin kendisidir. Bazen tamamlayıcı ya da koruyucu tedavi olarak da kullanılır. Görsel, yazılı ve internet medyası nda Fito terapi ile ilgili bilgi kirliliği var ve halkımız birtakım reklamlarla hem yanlış yönlendiriliyor hem de istismar ediliyor. Ayrıca çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki, analizleri yapılmadan piyasaya sunuluyor. Sentetik ilaçları kullanırken nelere dikkat ediyorsak Fito terapi ürünlerini kullanırken de yan etki ve dozuna dikkat etmeliyiz. Bu nedenle kaliteli bitkileri doğru miktarda insanl ara ulaştırmayı amaçlıyoruz. Bitkinin içindeki etkili bileşikleri tanımlayıp, analiz ettikten sonra halkımıza ulaştırılması i çin gerekeni yapacağız. Ülkemizde 12 bin çeşit bitki türü var. Fakat bu 12 bin bitki türünden ekonomik olarak maalesef yararlanamıyoruz. Biz sadece bitki satan konumundayız. Merkezimizde oluşturacağımız hammadde üretim alanıyla Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız 500 kadar tıbbi ve aromatik bitk iyi pilot ölçekte üretip ilaç, kozmetik ve gıda sanayisine kazandıracağız ve onl ara yol göstereceğiz” ifadelerine yer verdi. BİTKİSEL İLAÇ ÜRETİLECEK Fito terapi Merkezi’ nde bitkisel ilaç geliştireceklerini belirten Prof. Dr. Murat Kartal, “Merkezimizde tarladan itibaren tüm aşamalarını gerçekleştireceğimiz bitkisel ürünler hazırlayacağız. Geleneksel bitkisel tıbbi ürün ruhsatı almak isteyen herkese hammaddeden ilacın bitiş aşamasına kadar destek olacağız. Ayrıca merkezde yer alan satış bölümü nde analizini yaptığımız tıbbi bitkileri halkımıza da ulaştıracağız” dedi. “ORGANİK YAŞAMA DESTEK OLACAĞIZ” İlaç, gıda ve kozmetik sanayilerinin kullandığı hammaddeleri i çin ülkemizin yüzde 99 oranı nda dışa bağımlı olduğunu belirten Murat Kartal, “Nane üretiyoruz ama nane yağını dışarıdan alıyoruz. Susam ve susam yağı üretiyoruz ama kozmetik kalitedeki susam yağı yurtdışından geliyor. Biz merkezimizde kozmetik üreticisinin ihtiyacı olan hammaddeleri geliştirip onl ara nasıl üreteceklerini göstereceğiz ve onlarla beraber projeler yaparak o hammaddeleri üretmelerini sağlayacağız. Son dönemde her geçen gün daha da popüler hale gelen organik ve doğal yaşama da destek olacağız. Doğal koruyucu ve gıda boyaları üreteceğiz. Yediğimiz şeylere ve beslenmemize çok özen göstermeliyiz çünkü ne kadar sağlıklı beslenirsek hastalıklardan da o kadar korunuruz” ifadelerini kullandı. “ KANSER İLAÇLARI BİTKİ ORİJİNLİ” Bitkilerin ekstreleri üzeri nde anti kanser etkisi olup olmadığını araştırdıklarını belirten Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, piyasada yaygın olarak kullanılan bazı kanser ilaçlarının, bitki orijinli olduğunu söyledi. Alternatif tıp ile tamamlayıcı tıbbın farkı nda dikkat çeken Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, Fitoterapi’nin en önemli özelliğinin koruyucu ve tamamlayıcılığı olduğunu ifade etti. Eski çağlarda hiçbir medeniyet gelişmemişken insanların ilk tedavi şekillerinin bitkiler olduğunu belirten Prof. Dr. Topçu, “ Bazı hastalıklar Fito terapi ile tedavi edilebilir. Fitoterapi’nin en önemli rolü koruyucu ve tamamlayıcı olmasıdır. Çünkü alternatif tıp ile tamamlayıcı tıp farklıdır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Çin, Hindistan, Almanya gibi ülkelerde Fito terapi ürünleri gittikçe daha fazla kullanılıyor. Almanya ve Japonya gibi çok gelişmiş iki ülkede doktorların yüzde 70’i Fito terapi ürünleri reçetelerine yazıyor” dedi. Fito terapi ürünlerini GMP kuralları denilen bilimsel standartl ara uygun şekilde hazırlayarak hem endüstriye hem halka hem de bilime kazandırmayı amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, “Piyasada Fito terapi ürünleri hakkı nda konuşan pek çok kişi var. Halkımızın eksik ya da yanlış bilgilendirilmesini önlemek istiyoruz. Bu nedenle Fito terapi ürünlerini incelememiz gerekir” dedi. “MODERN VE KLASİĞİ BİRLEŞTİRECEĞİZ” Bezmiâlem Fito terapi Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi’ nde modern tıp ile klasik tıbbı bir araya getireceklerini belirten Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Saffet Tüzgen, “Yıllar içerisi nde tıpta Batı kaynaklı bir çok gelişme oldu fakat biz bu gelişmeleri hiç süzgeçten geçirmeden ve bize uyup uymadığına bakmadan her şeyiyle kabul ettik. Bu güne kadar insanlar milyonlarca yıldır tedavi oluyorlar. Hastalıklar insanların yaratılışıyla başlamış ve kıyamete kadar devam edecek. Bugünkü modern tıp yokken de yanlış veya doğru insanlar tedavi oluyordu. Tamamlayıcı tıp adı altı nda çok sayıda branş var. Bunların hangi hastaya iyi gelebileceği ve hangi hastaya uygulanmaması gerektiğini bilim insanları söylemeli. ‘Annemden böyle gördüm’ diyerek yapılanlar, tıptan ve toptan reddedilirse bunlar ortadan kaybolmaz, merdiven altına çekilirler. Bunu uygulaması gerekenler, anatomiyi, fizyoterapiyi, fizyoloj iyi ve patoloj iyi bilen hekimlerimiz olmalıdır. İşte bu nedenle tıp ve tamamlayıcı tıp merkezimizde birleşecek ve modernle klasiği bir araya getireceğiz” şekli nde konuştu. BANU EZBER - GÖKHAN YARGICI
Türkiye’nin YÖK onaylı ilk Fitoterapi merkezi olan Bezmiâlem Fitoterapi Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi, Türkiye’de tıbbi amaçla kullanılan 500 bitkiyi ilaç, kozmetik ve gıda sanayilerine kazandırmayı hedefliyor.

Modern tıp, etimolojik olarak bitki anlamına gelen ‘fito’ ile tedavi anlamına gelen ‘terapi’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşan Fito terapi yani bitkisel tedaviye yeşil ışık yaktı. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gülaçtı Topçu ve öğretim üyesi Prof. Dr. Murat Kartal’ın Hipokrat’ın binlerce yıl önce söylediği ‘İlacınız gıdanız, gıdanız ilacınız olsun’ sözünden hareketle kurma girişimi nde bulunduğu merkez, İstanbul Kalkınma Ajansı’ndan 1 buçuk milyon TL destek alarak Türkiye’nin YÖK onaylı ilk Fito terapi merkezi oldu. Merkezin çalışmaları kapsamı nda ilaç, kozmetik ve gıda sanayilerinin hammaddede dışa bağımlılığını ortadan kaldırmak ve Türkiye’de tıbbi amaçla kullanılan 500 tıbbi ve aromatik bitk iyi sanayiye kazandırmak hedefleniyor. Ayrıca Eski Türk uygarlıkları dönemindeki geleneksel halk ilaçlarını da araştırarak veri bankasının kurulacağı merkezde, saraylarda ve eski medreselerde kullanılan ilaçlar günümüz teknolojisiyle hazırlanarak insanların hizmetine sunulacak. Proje kapsamı nda Zeytinburnu’ nda bulunan 400 çeşit bitkinin yer aldığı Türkiye’nin ilk tıbbi bitkiler bahçesini ziyaret edenler ise ger çek bitkileri gözlemleme imkânı bulacak.

“FİTOTERAPİ, TEDAVİNİN KENDİSİDİR”

Fitoterapi’nin bilinenin aksine alternatif bir tedavi olmadığını belirten Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğretim Üyesi ve Fito terapi Eğitim Araştırma ve Uygulama Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Kartal, “Fitoterapi, tedavinin kendisidir. Bazen tamamlayıcı ya da koruyucu tedavi olarak da kullanılır. Görsel, yazılı ve internet medyası nda Fito terapi ile ilgili bilgi kirliliği var ve halkımız birtakım reklamlarla hem yanlış yönlendiriliyor hem de istismar ediliyor. Ayrıca çok sayıda tıbbi ve aromatik bitki, analizleri yapılmadan piyasaya sunuluyor. Sentetik ilaçları kullanırken nelere dikkat ediyorsak Fito terapi ürünlerini kullanırken de yan etki ve dozuna dikkat etmeliyiz. Bu nedenle kaliteli bitkileri doğru miktarda insanl ara ulaştırmayı amaçlıyoruz. Bitkinin içindeki etkili bileşikleri tanımlayıp, analiz ettikten sonra halkımıza ulaştırılması i çin gerekeni yapacağız. Ülkemizde 12 bin çeşit bitki türü var. Fakat bu 12 bin bitki türünden ekonomik olarak maalesef yararlanamıyoruz. Biz sadece bitki satan konumundayız. Merkezimizde oluşturacağımız hammadde üretim alanıyla Ar-Ge çalışmalarını yaptığımız 500 kadar tıbbi ve aromatik bitk iyi pilot ölçekte üretip ilaç, kozmetik ve gıda sanayisine kazandıracağız ve onl ara yol göstereceğiz” ifadelerine yer verdi.

BİTKİSEL İLAÇ ÜRETİLECEK

Fito terapi Merkezi’ nde bitkisel ilaç geliştireceklerini belirten Prof. Dr. Murat Kartal, “Merkezimizde tarladan itibaren tüm aşamalarını gerçekleştireceğimiz bitkisel ürünler hazırlayacağız. Geleneksel bitkisel tıbbi ürün ruhsatı almak isteyen herkese hammaddeden ilacın bitiş aşamasına kadar destek olacağız. Ayrıca merkezde yer alan satış bölümü nde analizini yaptığımız tıbbi bitkileri halkımıza da ulaştıracağız” dedi.

“ORGANİK YAŞAMA DESTEK OLACAĞIZ”

İlaç, gıda ve kozmetik sanayilerinin kullandığı hammaddeleri i çin ülkemizin yüzde 99 oranı nda dışa bağımlı olduğunu belirten Murat Kartal, “Nane üretiyoruz ama nane yağını dışarıdan alıyoruz. Susam ve susam yağı üretiyoruz ama kozmetik kalitedeki susam yağı yurtdışından geliyor. Biz merkezimizde kozmetik üreticisinin ihtiyacı olan hammaddeleri geliştirip onl ara nasıl üreteceklerini göstereceğiz ve onlarla beraber projeler yaparak o hammaddeleri üretmelerini sağlayacağız. Son dönemde her geçen gün daha da popüler hale gelen organik ve doğal yaşama da destek olacağız. Doğal koruyucu ve gıda boyaları üreteceğiz. Yediğimiz şeylere ve beslenmemize çok özen göstermeliyiz çünkü ne kadar sağlıklı beslenirsek hastalıklardan da o kadar korunuruz” ifadelerini kullandı.

“ KANSER İLAÇLARI BİTKİ ORİJİNLİ”

Bitkilerin ekstreleri üzeri nde anti kanser etkisi olup olmadığını araştırdıklarını belirten Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, piyasada yaygın olarak kullanılan bazı kanser ilaçlarının, bitki orijinli olduğunu söyledi. Alternatif tıp ile tamamlayıcı tıbbın farkı nda dikkat çeken Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, Fitoterapi’nin en önemli özelliğinin koruyucu ve tamamlayıcılığı olduğunu ifade etti. Eski çağlarda hiçbir medeniyet gelişmemişken insanların ilk tedavi şekillerinin bitkiler olduğunu belirten Prof. Dr. Topçu, “ Bazı hastalıklar Fito terapi ile tedavi edilebilir. Fitoterapi’nin en önemli rolü koruyucu ve tamamlayıcı olmasıdır. Çünkü alternatif tıp ile tamamlayıcı tıp farklıdır. Özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Japonya, Çin, Hindistan, Almanya gibi ülkelerde Fito terapi ürünleri gittikçe daha fazla kullanılıyor. Almanya ve Japonya gibi çok gelişmiş iki ülkede doktorların yüzde 70’i Fito terapi ürünleri reçetelerine yazıyor” dedi. Fito terapi ürünlerini GMP kuralları denilen bilimsel standartl ara uygun şekilde hazırlayarak hem endüstriye hem halka hem de bilime kazandırmayı amaçladıklarını belirten Prof. Dr. Gülaçtı Topçu, “Piyasada Fito terapi ürünleri hakkı nda konuşan pek çok kişi var. Halkımızın eksik ya da yanlış bilgilendirilmesini önlemek istiyoruz. Bu nedenle Fito terapi ürünlerini incelememiz gerekir” dedi.

“MODERN VE KLASİĞİ BİRLEŞTİRECEĞİZ”

Bezmiâlem Fito terapi Eğitim Araştırma Uygulama Merkezi’ nde modern tıp ile klasik tıbbı bir araya getireceklerini belirten Bezmialem Vakıf Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Saffet Tüzgen, “Yıllar içerisi nde tıpta Batı kaynaklı bir çok gelişme oldu fakat biz bu gelişmeleri hiç süzgeçten geçirmeden ve bize uyup uymadığına bakmadan her şeyiyle kabul ettik. Bu güne kadar insanlar milyonlarca yıldır tedavi oluyorlar. Hastalıklar insanların yaratılışıyla başlamış ve kıyamete kadar devam edecek. Bugünkü modern tıp yokken de yanlış veya doğru insanlar tedavi oluyordu. Tamamlayıcı tıp adı altı nda çok sayıda branş var. Bunların hangi hastaya iyi gelebileceği ve hangi hastaya uygulanmaması gerektiğini bilim insanları söylemeli. ‘Annemden böyle gördüm’ diyerek yapılanlar, tıptan ve toptan reddedilirse bunlar ortadan kaybolmaz, merdiven altına çekilirler. Bunu uygulaması gerekenler, anatomiyi, fizyoterapiyi, fizyoloj iyi ve patoloj iyi bilen hekimlerimiz olmalıdır. İşte bu nedenle tıp ve tamamlayıcı tıp merkezimizde birleşecek ve modernle klasiği bir araya getireceğiz” şekli nde konuştu.

BANU EZBER - GÖKHAN YARGICI

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.