Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 15.04.2015 - 11:49, Güncelleme: 15.04.2015 - 11:49

Uluocak: Türk Demokrasisi yeni bir sınav veriyor...

 

Uluocak: Türk Demokrasisi yeni bir sınav veriyor...

Demokrat Parti Eski MKK Üyesi Siyasetçi ve İşadamı Mimar Süleyman Uluocak 7 Haziran Seçim sonuçlarını Zeytinburnu Haber Gazetesine değerlendirdi
7 Haziran 2015 Milletvekili Seçim sonuçları, HDP dışında hiç bir siyasi partiyi tatmin etmedi. Cemaatlerin desteklemesine rağmen,uzun yıllardan sonra, İlk kez Türkiye Genelinde bağımsız milletvekili adayları TBMM giremediler. Meclise giren 4 siyasi parti dışında, seçimlere katılmayı hak kazanan siyasi partilerimiz başarılı olamadılar. Bakalım, Siyasi Parti yöneticileri, Türk Milletinin seçim sandığında verdiği mesajı yeteri kadar algılayabilcekler mi? Bu seçimin çok kaybedeni olduğu gibi, çok da kazananı vardır. Bu seçimin kaybedenlerinin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Hiç gerek yokken, Türkiye Genelinde açılışlar ve toplu törenler adı altında, diğer siyasi parti liderleriyle seçim yarışına girmiştir. Gece yarısı CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ı araması ve Cumhurbaşkanlığı Konutu yerine Dışişleri Konutunda sayın Baykal’la görüşmesi de, seçim malubiyetini kabullenmesindendir. Bu seçimin diğer kaybedeni de, AK Parti olmuştur. 2002 seçimlerinde % 10 barajına takılan siyasi partiler AK Partiye iktidar imkanı vermiştir. 13 yıllık iktidar, 2015 seçimlerinde %10 barajını aşan bir siyasi partinin TBMM girmesiyle son bulmuştur. Her ne kadar şu an tartışılmasa da, Bu seçimin kaybedenlerden birisi de CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur. Çok güzel bir seçim kampanyası yürütmelerine ve seçim vaatlerine rağmen % 25 lik bandı aşamamışlardır. Eğer HDP %10 barajına takılsa ve meclis dışında kalsaydı. Bugün AK Parti iktidarı dışında bir seçenek konuşulmayacaktı. Seçimin ertesi günü ya, CHP Parti Meclisi Kemal kılıçtaroğlu'nu istifaya davet edecekti, ya da, Kemal bey kendisi istifa edecekti. Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, kurulacak hükümetin dışında kaldığı gün, siyasi tartışmaların odak noktası olacaktır. Zaten Deniz Baykal üzerinden, aba altından sopa gösterilmeye başlanmıştır. Her ne kadar %16 oy almasına rağmen, seçimin bir diğer kaybedeni de, Devlet Bahçeli ve MHP olmuştur. 1 yıl once yapılan yerel seçimlerde MHP’nin Türkiye Genelinde aldığı oy %17.3 tür. Sayın Devlet Bahçeli, seçim öncesi MHP çatısı altında Milli ittifak yapılması görüşmelerini bile elinin tersiyle itmiştir. Aday olacaklar partilerinden istifa ederek, MHP'den aday olabilirler diyerek, ittifaka yakın siyasi parti liderlerini de, rencide etmişlerdir. Halbuki, bu sinerji ile MHP çatısı altında bu Milli İttifak %25 bandında oy alma şansına sahipti. 2007 seçimlerinde DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu'nun kaçırdığı fırsatı, merkez sağın büyük partisi olma şansını MHP'de kullanamamıştır. Koalisyon görüşmeleri ve MHP'nin hükümette olması veya olamaması, MHP içinde kırılmalar meydana getirecektir. Meral Akşener ve Sinan Oğan isimlerinin kamuoyu önünde tartışılması, bu seçimde MHP'ye oy veren seçmen üzerinde olumsuz etki yapmıştır. Bu seçimin kazananlarından birisi de, Başbakan Ahmet Davutoğlu olmuştur. Her ne kadar AK Parti aldığı oy oranıyla seçimin galibi olsa da, Hükümeti tek başına kuramama veya kurulacak koalisyon Hükümetinde bulunamama riskiyle karşı karşıyadır. Başbakanlığı gitse de, sayın Davutoğlu bir vesayetten, sayın Cumhurbaşkanının gölgesinde siyaset yapmaktan kurtulmuştur. Ak Parti kurulacak olan bir hükümetin dışında kalırsa, sayın Davutoğlu AK Parti içindeki Truva Atlarıyla da (3 dönemlikler, DP ve HAS Parti Eski Genel Başkanları) mücadele ederek, siyaseten kendini ispat etmek zorunda kalacaktır. Her siyasi partide olduğu gibi, Hükümet dışında kalacak AK Parti’de de menfaat zamkıyla birbirine bağlı olan birlitelikler çözülme sürecine girecektir. 17/25 Aralık dosyaları, çözüm süreci veya çözülme süreci, 4 Bakanın Yüce Divana gönderilme senoryoları hükümet dışındaki AK Partinin başını ağrıtacaktır.  Seçimin bir kazananı da, TBMM olmuştur. Kendisine Başkanlık isteyen Cumhurbaşkanı yerine, halkın %60’ı Parlamenter Sistemi tercih etmiştir. Bu süreçten sonra, meclise giren siyasi partilere düşen en büyük görev, TBMM’nin itibarını yükseltmektir. Siyasi partiler kanunu ve seçim sistemini değiştirmek, %10 seçim barajı ayıbından kurtulmak. Ön seçim şartını getirmek. Halk ile siyasi partiler arasındaki kopukluğu gidermek,  Türkiye Genelinde örgütlenmeyen Siyasi Partilerin kurulmalarını zorlaştırmak, Seçime girmeyi hak kazanan siyasi partileri denetlemek ve tamamına hazine yardımı yapmak vb. Bu seçimin kazananlardan birisi de, HDP ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı süresince performasyonunu artıran Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın, seçim günü yaptığı konuşmada da belirtiği gibi verilen emanet oyların farkında oldukları ve Türkiye’nin Partisi olmak istemeleri. Geçtiğimiz dönemlerde Ak Parti ve CHP’ye oy veren seçmenler, bu seçimde tercihlerini HDP’den yana kullanmışlardır. Kandil ve İmralı vesayetinden kurtulabilen bir HDP’nin emanet oylara ihtiyacı olmadan, %10 seçim barajı problemi olacağını sanmıyorum. Bu seçimin kaydenlerinden başında , benim de oy verdiğim meclis dışında kalan siyasi partilerdir. Bu seçimini kazananların başında, Türk seçmeni gelmektedir. Seçim süreci boyunca seçmen çok büyük bir olgunluk göstermiştir. Büyük bir çoğunlukla sandığa gitmiş, oyunu kullanmış ve siyasi partilere mesaj vermiştir. Koalisyon görüşmeleri bittikten ve  Hükümet kurulduktan sonra “Türkiye’de Siyaset Yeniden Şekillenecektir.” ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL
Demokrat Parti Eski MKK Üyesi Siyasetçi ve İşadamı Mimar Süleyman Uluocak 7 Haziran Seçim sonuçlarını Zeytinburnu Haber Gazetesine değerlendirdi

7 Haziran 2015 Milletvekili Seçim sonuçları, HDP dışında hiç bir siyasi partiyi tatmin etmedi. Cemaatlerin desteklemesine rağmen,uzun yıllardan sonra, İlk kez Türkiye Genelinde bağımsız milletvekili adayları TBMM giremediler. Meclise giren 4 siyasi parti dışında, seçimlere katılmayı hak kazanan siyasi partilerimiz başarılı olamadılar. Bakalım, Siyasi Parti yöneticileri, Türk Milletinin seçim sandığında verdiği mesajı yeteri kadar algılayabilcekler mi?
Bu seçimin çok kaybedeni olduğu gibi, çok da kazananı vardır.

Bu seçimin kaybedenlerinin başında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan gelmektedir. Hiç gerek yokken, Türkiye Genelinde açılışlar ve toplu törenler adı altında, diğer siyasi parti liderleriyle seçim yarışına girmiştir. Gece yarısı CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal'ı araması ve Cumhurbaşkanlığı Konutu yerine Dışişleri Konutunda sayın Baykal’la görüşmesi de, seçim malubiyetini kabullenmesindendir.

Bu seçimin diğer kaybedeni de, AK Parti olmuştur. 2002 seçimlerinde % 10 barajına takılan siyasi partiler AK Partiye iktidar imkanı vermiştir. 13 yıllık iktidar, 2015 seçimlerinde %10 barajını aşan bir siyasi partinin TBMM girmesiyle son bulmuştur. Her ne kadar şu an tartışılmasa da, Bu seçimin kaybedenlerden birisi de CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur. Çok güzel bir seçim kampanyası yürütmelerine ve seçim vaatlerine rağmen % 25 lik bandı aşamamışlardır.
Eğer HDP %10 barajına takılsa ve meclis dışında kalsaydı. Bugün AK Parti iktidarı dışında bir seçenek konuşulmayacaktı. Seçimin ertesi günü ya, CHP Parti Meclisi Kemal kılıçtaroğlu'nu istifaya davet edecekti, ya da, Kemal bey kendisi istifa edecekti.

Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP, kurulacak hükümetin dışında kaldığı gün, siyasi tartışmaların odak noktası olacaktır. Zaten Deniz Baykal üzerinden, aba altından sopa gösterilmeye başlanmıştır. Her ne kadar %16 oy almasına rağmen, seçimin bir diğer kaybedeni de, Devlet Bahçeli ve MHP olmuştur. 1 yıl once yapılan yerel seçimlerde MHP’nin Türkiye Genelinde aldığı oy %17.3 tür. Sayın Devlet Bahçeli, seçim öncesi MHP çatısı altında Milli ittifak yapılması görüşmelerini bile elinin tersiyle itmiştir. Aday olacaklar partilerinden istifa ederek, MHP'den aday olabilirler diyerek, ittifaka yakın siyasi parti liderlerini de, rencide etmişlerdir. Halbuki, bu sinerji ile MHP çatısı altında bu Milli İttifak %25 bandında oy alma şansına sahipti. 2007 seçimlerinde DYP Genel Başkanı Mehmet Ağar ile ANAP Genel Başkanı Erkan Mumcu'nun kaçırdığı fırsatı, merkez sağın büyük partisi olma şansını MHP'de kullanamamıştır. Koalisyon görüşmeleri ve MHP'nin hükümette olması veya olamaması, MHP içinde kırılmalar meydana getirecektir. Meral Akşener ve Sinan Oğan isimlerinin kamuoyu önünde tartışılması, bu seçimde MHP'ye oy veren seçmen üzerinde olumsuz etki yapmıştır.

Bu seçimin kazananlarından birisi de, Başbakan Ahmet Davutoğlu olmuştur. Her ne kadar AK Parti aldığı oy oranıyla seçimin galibi olsa da, Hükümeti tek başına kuramama veya kurulacak koalisyon Hükümetinde bulunamama riskiyle karşı karşıyadır. Başbakanlığı gitse de, sayın Davutoğlu bir vesayetten, sayın Cumhurbaşkanının gölgesinde siyaset yapmaktan kurtulmuştur. Ak Parti kurulacak olan bir hükümetin dışında kalırsa, sayın Davutoğlu AK Parti içindeki Truva Atlarıyla da (3 dönemlikler, DP ve HAS Parti Eski Genel Başkanları) mücadele ederek, siyaseten kendini ispat etmek zorunda kalacaktır. Her siyasi partide olduğu gibi, Hükümet dışında kalacak AK Parti’de de menfaat zamkıyla birbirine bağlı olan birlitelikler çözülme sürecine girecektir. 17/25 Aralık dosyaları, çözüm süreci veya çözülme süreci, 4 Bakanın Yüce Divana gönderilme senoryoları hükümet dışındaki AK Partinin başını ağrıtacaktır.  Seçimin bir kazananı da, TBMM olmuştur. Kendisine Başkanlık isteyen Cumhurbaşkanı yerine, halkın %60’ı Parlamenter Sistemi tercih etmiştir.

Bu süreçten sonra, meclise giren siyasi partilere düşen en büyük görev, TBMM’nin itibarını yükseltmektir. Siyasi partiler kanunu ve seçim sistemini değiştirmek, %10 seçim barajı ayıbından kurtulmak. Ön seçim şartını getirmek. Halk ile siyasi partiler arasındaki kopukluğu gidermek,  Türkiye Genelinde örgütlenmeyen Siyasi Partilerin kurulmalarını zorlaştırmak, Seçime girmeyi hak kazanan siyasi partileri denetlemek ve tamamına hazine yardımı yapmak vb.
Bu seçimin kazananlardan birisi de, HDP ve Cumhurbaşkanlığı adaylığı süresince performasyonunu artıran Selahattin Demirtaş’tır. Sayın Demirtaş’ın, seçim günü yaptığı konuşmada da belirtiği gibi verilen emanet oyların farkında oldukları ve Türkiye’nin Partisi olmak istemeleri. Geçtiğimiz dönemlerde Ak Parti ve CHP’ye oy veren seçmenler, bu seçimde tercihlerini HDP’den yana kullanmışlardır. Kandil ve İmralı vesayetinden kurtulabilen bir HDP’nin emanet oylara ihtiyacı olmadan, %10 seçim barajı problemi olacağını sanmıyorum.

Bu seçimin kaydenlerinden başında , benim de oy verdiğim meclis dışında kalan siyasi partilerdir.
Bu seçimini kazananların başında, Türk seçmeni gelmektedir. Seçim süreci boyunca seçmen çok büyük bir olgunluk göstermiştir. Büyük bir çoğunlukla sandığa gitmiş, oyunu kullanmış ve siyasi partilere mesaj vermiştir.
Koalisyon görüşmeleri bittikten ve  Hükümet kurulduktan sonra “Türkiye’de Siyaset Yeniden Şekillenecektir.”

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.