Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
Haber Girişi: 09.01.2015 - 23:18, Güncelleme: 09.01.2015 - 23:18

Efsane Başkan Metin Doğan'dan Görkemli Adaylık Tanıtım Gecesi

 

Efsane Başkan Metin Doğan'dan Görkemli Adaylık Tanıtım Gecesi

CHP Zeytinburnu’nun efsane ilçe başkanı Metin Doğan’ın Milletvekilliği Aday Adaylığı tanıtım gecesinde Kültür Merkezinde adeta izdiham yaşandı
İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adaylığı açıklayan CHP Zeytinburnu’nun efsane İlçe başkanı Metin Doğan’ı büyük coşku ile yalnız bırakmayan partililer ve vatandaşlara Zeytinburnu Kültür Merkezi salonları dar gelirken salona CHP MP Üyesi Cemal Canpolat ve CHP eski İstanbul Milletvekili ve CHP eski genel sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ile gelen Metin Doğan “ halkın adamı Metin Doğan “sloganları ile karşılandı. Milletvekili aday adaylığını açıklayan Metin Doğan Kültür merkezi salonunu dolduran partililer ve vatandaşlar tarafından büyük coşku ile karşılanırken CHP eski PM Üyesi Dursun Bulut, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali Haydar Kahraman, CHP İstanbul eski İl Başkan yardımcıları ve Milletvekili aday adayları Hüseyin Aksu, Mustafa Ataş, Mansur Yüksel Kılınç ve Bektaş Davutoğlu, CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Seyit Ali Aydoğmuş, CHP Bahçelievler eski İlçe Başkanı ve milletvekili aday adayı Rıza Akpolat, CHP Beyoğlu eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı İnan Güney, CHP Kağıthane eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Zeynel Öztürk, CHP Milletvekili aday adayı Dr. Cengiz Alp, CHP Bakırköy eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı M. Sait Yücel, CHP Gaziosmanpaşa eski İlçe Başkanı ve Milletvekili aday adayı Mehmet Polat, CHP İlçe Başkanı Sinan Akyıldız, CHP Eyüp eski İlçe Başkanı ve Milletvekili aday adayı Dr.. Ahmet Kartalkanat, CHP Sancaktepe İlçe başkanı Ali Boztaş, CHP Esenler eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Halil Özden, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Muharrem Bulut, CHP Bağcılar eski İlçe başkanı İsmail Kelbat, CHP Başakşehir eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Özgür Karabat, Mahalle Muhtarları, STK Başkanları, Eski ve Yeni Meclis Üyeleri ile çok sayıda partili katıldı. CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adayı Metin Doğan Partililere bazen şiirler, bazen sloganlar, bazende duyguları ile seslendi. İşte Doğan’ın ayakta alkışlana o konuşması.. Akın var akın güneşe akın Güneşi zaptedeceğiz Güneşin zaptı yakın! Bugün Zeytinburnu’nun dört bir yanından  Aka aka, coşa coşa, heyecan ile gelen, Bu salonu bir bayram yerine çeviren bütün dostlara selam olsun. Bu kahpe düzenin mutfakta yüreğinden vurduğu, Bu kahpe düzenin dışarıda sosyal yaşamda sırtından hançerlediği bütün annelerimiz, ablalarımız, bacılarımız sizlere de selam olsun! Hesapsız kitapsız, anadan üryan, kavganın tam ortasında, safların en başında, Teğmen Kubilay’ın kardeşleri, devrimin ve denizin çocukları, umudun ve ulaşın yoldaşları, Ahmed Arif’in şiirinde belirttiği gibi, kızlarım oğullarım var gelecekte.. Her biri vazgeçilmez cihan parçası, kaç bin yıllık hasretimin goncası, gözlerinden, gözlerinizden öperim! Bir umudum sende dediği gençler, Sizlere de selam olsun! Bugün buraya sizlerle Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetini tarihe gömmeye, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar tarihini yeniden yazmaya geldik! Bu toplantıyı bugün yapmaya karar verdiğimizde, kimi dostlarımız iyi niyetle dediler ki; İstanbul kar boran, hava ağır ve don. Bu hava koşulları değiştikten sonra, uygun olan bir tarihte toplantımızı gerçekleştirirsek daha iyi olur, dediler. Bende dedim ki Zeytinburnu’nun her sokağına benim bir ömür boyu demokrasi mücadelemin kokusu sindi. Dedim ki; Zeytinburnu’nun her caddesinde Özgürlük mücadelemin anıları saklı, Dedim ki; bedel ödeye ödeye, örgütümüz ile sırt sırta dayanışma içinde, en kötü günlerde, en zor koşullarda kavganın içinden geliyorum. Yağmurda, çamurda, karda, kışta, kıyamette birlikte olduk. Ben milletvekili aday adaylığımı sizinle paylaşacaksam, Ayıp olmaz mı hava tahminlerine, meteoroloji raporlarına göre karar vereyim. Anlamlı olan, güzel olan ve de doğru olan en kötü koşullarda dahi birlikte olabilmeyi becermektir. Bu anlamda karanlığı aydınlatan, soğuğu ısıtan ve de kültür merkezine akan örgütümüzün önünde saygıyla eğiliyorum.  Cenazelerde birlikte hüzünlendik ağıt yaktık.  Düğünlerimizde birlikte halay çektik, birlikte coştuk. Sokak çeşmelerinden avuçlarımızın içinden birlikte su içtik. Acımızı da sevincimizi de paylaştık, dost olduk, yaren olduk, yoldaş olduk. Siyasi akrabalar olduk ve böylece Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük ailesini hep birlikte kurduk. Bugün ben bu büyük ailenin bir ferdi olarak Zeytinburnu’ndan Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisine Sizin adınıza, sizin desteğiniz ile yola çıkmaya karar verdim. Bazı siyasi elitistler, örgütün gücünü küçümseyenler dediler ki; Kampanyan nedir? Dedim ki örgütümdür. Dediler ki seçim bütçen nedir? Dedim ki emekli Mehmet Amcanın geçim bütçesidir, Dediler ki diploman nedir? Dedim ki 16 yaşında koşar Deri fabrikasında işe başlamak,  17 yaşında sendika temsilcisi olmak,  18 yaşında sendikanın verdiği emek diplomasını almak. Dediler ki kariyerin nedir? Dedim ki biber gazına karşı ihtisasım var, tazyikli suya karşı antrenmanlıyım, grev çadırlarında nöbet ustasıyım. Değerli arkadaşlar, Benim siyasette emmim, dayım, patronum olmadı. Hep örgütlü mücadeleye güvendim. Siyasal yaşamımda örgütümüzün iradesine sığınarak,  o iradeden güç ve destek alarak parti de yönetim kadrolarında yer aldım. 25 yıl önce siyasal yaşamıma Seyitnizam Mahallesi G/2 Sokak Roman komşularımın arasından gelerek başladım. Bugün de Milletvekili Adayı olarak çıktığımda, Seyitnizam Mahallesi G/2 sokak’taki Roman komşularımla huzurunuza birlikte geldim. Haddimi de bilirim, hakkımı da bilirim. Bilirim ki birlikte aynı mahalle de yaşadığımız Romanlarında, bilirim ki Çırpıcı Mahallesinde genç yaşta iş kazasında yitirdiğimiz Eren’lerinde, bilirim ki Veliefendi Mahallesi’nde merdiven altlarında sigortasız çalıştırılan genç kızlarımızın da, bilirim ki Beştelsiz Mahallesinde emekli Recep Amcanın da, bilirim ki Telsiz Mahallesindeki Fatma Teyzenin de Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeye hakları var. Onun için, sizin için adayım! Değerli arkadaşlar,17-25 Aralık Yolsuzluk Haftasını geride bıraktık.  Daha dün Akp’li Milletvekilleri, Akp’li hırsızların Yüce Divan’a gönderilmesini engelledirler.  Şunu bilmenizi isterim ki hiçbir mahkeme kararı, hiçbir komisyon raporu ve hatta dünyanın bütün temizlik aletleri ve makinelerini, dünyanın bütün temizlik sabunları ve deterjanlarını tonlarca getirin, sizin bu hırsızlığınızı temizlemeye, aklamaya, paklamaya yetmez! Çünkü hırsız, hırsızdır! Bu yolsuzluk haftasına ilişkin, biz Cumhuriyet Halk Partisi ilçesi olarak, 17 Aralık günü Parti Meclis Üyelerimizden Tuncay Özkan ve Yasemin Öney Cankurtaran’ın çağırıldığı bir kapalı salon toplantısı düzenledik. Yine değerli arkadaşlar, gençlik kollarımız 27 Aralık akşamı ilçe binamızın önünde asılı olan elektronik pankarta Cumhurbaşkanımızın veciz sözlerinden olan  “Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer,” “Eğer bir gün duyarsanız ki Tayyip Erdoğan çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir.” Sözlerini yansıttılar. Bundan rahatsız oldular. Bundan nem kaptılar. Ve aynı akşam emniyet görevlileri bu etkinliğimizi durdurmaya geldiler. Boyun eğmedik, Teslim olmadık! Etkinliğimize devam ettik. 3 Gün sonra bu sefer ellerinde hukuk garabeti, mahkeme kararı ve vinç ile geldiler. Mahkeme kararı ile Suçluyu bulmuşlardı. Partimizin tabelasına bağlı 4 yıldır kullandığımız aparatlı makarayı, tam şüpheli suç aleti olarak toplanmasına karar vermişler. Bu yapılanın Cumhuriyet Halk Partisi ilçe faaliyetlerinin engellenmesi olduğunu ifade ettik ve böyle bir mahkeme kararını tanımadığımızı söyledik. Bütün örgütümüz ile birlikte ilçemizin önünde sabaha kadar nöbet tuttuk. Değerli arkadaşlar, Biz dirilişin ve direnişin örgütüyüz. Baskılara boyun eğmek bize yakışmaz. Bizi zaptrak altına almak isteyen ey gafiller! Dönün, partimizin şanlı tarihine bakın. Bizim Partimizin Kurucusu Mustafa Kemal. Anadolu, 7 düvelin işgal altındayken emperyalizme teslim oldu mu? 2. Genel başkanımız İsmet İnönü Lozan’da egemen bütün dünya devletlerinin baskılarına rağmen Türkiye tapu senedini alarak, onlara teslim oldu mu? 3. Genel Başkanımız Bülent Ecevit Bütün Dünya karşı çıkmasına rağmen, Kıbrıs’ta teslim oldu mu? Bu yetmiyorsa dönün daha yakın bir tarihimize bakalım. Tam bağımsız Türkiye diyerek idam sehpasına yürüyen Deniz’i teslim alabildiniz mi? Yaşını büyütülerek darağacına gönderilen Erdal Eren’i teslim alabildiniz mi? Bu ülkenin zindanlarında çeyrek asır yatırdığınız Hikmet Kıvılcımlıyı teslim alabildiniz mi? Yedikule zindanlarının önünde arkasından kahpece vurduğunuz Kenan Budak teslim alabildiniz mi? Bu ülkenin namuslu Vatan Şairi Nazım Hikmet’i teslim alabildiniz mi? Bu ülkenin devrimci sinema sanatçısı Yılmaz Güney’i teslim alabildiniz mi? Dönün daha da yakın bir tarihimize bakalım. 4 gün önce 16. yaş gününü mezarı başında andığımız Berkin’i teslim alabildiniz mi? Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ı, Ankara’da Ethem Sarısülük’ü, İstanbul’da Mehmet Ayvalıtaş’ı, İstanbul’da Hasan Ferit Gedik’i Antakya’da Abdullah Cömert’i, Diyarbakır’da Medeni Yıldırım’ı, Hatay’da Ahmet Atakan’ı teslim alabildiniz mi? En acısı ve en vahimi de 74 yaşında kanserden vefat eden Türkan Saylan’ı evinden alıp mahkemeye götürdüğünüzde Onu teslim alabildiniz mi? Bugün dönmüşsünüz bize bu baskılara boyun eğmemizi, teslim olmamızı istiyorsunuz.  Eski Gençlik Kolu Başkanımız Banu Gazi size teslim oldu? Eski Gençlik Kolu Başkanımız Hakan Vardar mı size teslim oldu? Askere uğurladığımız Eski Gençlik Kolu Başkanımız Murat Salcı mı size teslim oldu? Bugün görev yapmakta olan  Gençlik Kolu Başkanımız Tayfun Zorlu’nun mu teslim olmasını bekliyorsunuz. Merkezefendi Mahalle Başkanımız Ali Taşkın size teslim oldu mu? Seyitnizam Mahalle Başkanımız Suna Atma size teslim oldu mu? Beştelsiz Mahalle Başkanımız Telsiz Mahalle Başkanımız Yücel Morgül size teslim oldu mu? Gökalp Mahalle Başkanımız Selahattin Erbaş size teslim oldu mu? Yenidoğan Mahalle Başkanımız Songül Doğan size teslim oldu mu? Nuripaşa Mahalle Başkanımız Hacı Zekeriya Dağhan size teslim oldu mu? Sümer Mahalle Başkanımız Hüseyin Üsküdar size teslim oldu mu? Yeşiltepe Mahalle Başkanımız Günay Yurtseven size teslim oldu mu? Veliefendi Mahalle Başkanımız Sadık Avcı size teslim oldu mu? Çırpıcı Mahalle Başkanımız İzzet İvdik size teslim oldu mu? İlçe Başkanımız Barbaros Doğruel size teslim oldu mu? Ben Eski İlçe Başkanı ve Milletvekili Aday Adayı olarak diyorum ki size teslim olmak alçaklıktır. İşte değerli arkadaşlar Benim Aday adaylığım Bu baskı ve zulme karşı Meydan okumadır!, Onun için adayım! Sizin önünüzde diz çökmeyiz, Aman dilemeyiz! Ey Cumhuriyet Halk Partililer, Bu baskılar karşısında dik durun! Sağlam durun! Mıh gibi Durun! Bu zulümde biter, bu karanlık gider. Bugün Dünya’da akan kana vesile olan ve ülkemizi teslim alan bu tekçi diktatörlük her şeyi kendi arzusu ve istekleri gibi yöneterek bütün özgürlük alanlarını daraltmakta, kapatmakta ve yok etmektedir. Bütün sistemi, bütün düzeni kendisine bağımlı ve tek düz bir anlayışla dizayn yapan bu eli kanlı iktidar, bütün ülkeyi teslim almış durumdadır. Bize düşen görev bu teslimiyete boyun eğmemektir. Özgürlük savaşını gerekirse bedel ödeyerek devam etmektir. Size söz veriyorum. Bu iktidarın teslim aldığı yüce parlamentoyu, bu iktidarın teslim aldığı Çankaya köşkünü, bu iktidarın teslim aldığı Türk ordusunu, bu iktidarın teslim aldığı üniversiteleri ve bilim dünyasını, bu iktidarın teslim aldığı yargıyı ve mahkemeyi, bu iktidarın teslim aldığı başta taksim olmak üzere bütün özgürlük meydanlarını gökyüzünde doğan güneş, nehirlerde akan su, ocakta yanan ateş şahidimiz olsun ki, bir gün geri alacağız. Türkiye’yi geri alacağız! Onun için Adayım!Değerli arkadaşlar, bugün buraya karşınıza partimi temsilen ilk ve son kez Milletvekilliğine Aday olarak geliyorum. Görüyorum ki Zeytinburnu halkı ve örgütü artık Zeytinburnu’ndan bir Milletvekili çıkarmanın susuzluğu içinde. Bende bu özleme yanıt vermek için Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun örgütümüzün önüne koyduğu ön seçim ve eğilim yoklamasında sizin kararlarınız doğrultusunda Aday Adayı oldum. Öncelikle uzun bir zaman diliminden sonra Cumhuriyet Halk Partisinin örgütüne Kendi temsilcisini, kendi vekil adayını seçme yetkisi veren Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na Örgütümüz adına teşekkür ediyorum. Size söz veriyorum; beni seçerseniz sizin sözcünüz olarak görev yapacağım. Seçmez iseniz, sizinle birlikte memleketim için, milletim için, Ay Yıldızlı bayrağım için, Altı oklu sancağım için, Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu bir üyesi olarak şeref ve namusla İktidar mücadelesinin en ön saflarında olmaya devam edeceğim. Değerli arkadaşlar, Önümüzdeki genel seçimlerde partimizi iktidara taşımak için,  Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da ayakta, İl Başkanımız Murat Karayalçın İstanbul’da ayakta, İlçe Başkanımız Barbaros Doğruel Zeytinburnu’nda ayakta! Bende burada ayaktayım. Ulusal Kurtuluş Destanı’nda Nazım Hikmet’in dizelerinde söylediği gibi; Dağlarda tek tek, Ateşler yanıyordu, Ve yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam, Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden, güzel, rahat günlere inanıyordu, ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, birden bire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar, saati sordu. Paşalar: "üç" dediler, Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun basına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı. İşte bu seçim 2.kurtuluş savası seçimidir. Öyleyse, Sükût yok, hareket var! Haydi sizde kalkın ayağa! Saatleri hep birlikte iktidara kuruyoruz.  Yolunuz Açık olsun! Yolumuz açık olsun! Hepinizi saygıyla selamlıyorum.! ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL
CHP Zeytinburnu’nun efsane ilçe başkanı Metin Doğan’ın Milletvekilliği Aday Adaylığı tanıtım gecesinde Kültür Merkezinde adeta izdiham yaşandı

İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adaylığı açıklayan CHP Zeytinburnu’nun efsane İlçe başkanı Metin Doğan’ı büyük coşku ile yalnız bırakmayan partililer ve vatandaşlara Zeytinburnu Kültür Merkezi salonları dar gelirken salona CHP MP Üyesi Cemal Canpolat ve CHP eski İstanbul Milletvekili ve CHP eski genel sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ile gelen Metin Doğan “ halkın adamı Metin Doğan “sloganları ile karşılandı.

Milletvekili aday adaylığını açıklayan Metin Doğan Kültür merkezi salonunu dolduran partililer ve vatandaşlar tarafından büyük coşku ile karşılanırken CHP eski PM Üyesi Dursun Bulut, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Ali Haydar Kahraman, CHP İstanbul eski İl Başkan yardımcıları ve Milletvekili aday adayları Hüseyin Aksu, Mustafa Ataş, Mansur Yüksel Kılınç ve Bektaş Davutoğlu, CHP Bahçelievler İlçe Başkanı Seyit Ali Aydoğmuş, CHP Bahçelievler eski İlçe Başkanı ve milletvekili aday adayı Rıza Akpolat, CHP Beyoğlu eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı İnan Güney, CHP Kağıthane eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Zeynel Öztürk, CHP Milletvekili aday adayı Dr. Cengiz Alp, CHP Bakırköy eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı M. Sait Yücel, CHP Gaziosmanpaşa eski İlçe Başkanı ve Milletvekili aday adayı Mehmet Polat, CHP İlçe Başkanı Sinan Akyıldız, CHP Eyüp eski İlçe Başkanı ve Milletvekili aday adayı Dr.. Ahmet Kartalkanat, CHP Sancaktepe İlçe başkanı Ali Boztaş, CHP Esenler eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Halil Özden, CHP Beyoğlu İlçe Başkanı Muharrem Bulut, CHP Bağcılar eski İlçe başkanı İsmail Kelbat, CHP Başakşehir eski İlçe başkanı ve Milletvekili aday adayı Özgür Karabat, Mahalle Muhtarları, STK Başkanları, Eski ve Yeni Meclis Üyeleri ile çok sayıda partili katıldı.

CHP İstanbul 2. Bölge Milletvekili aday adayı Metin Doğan Partililere bazen şiirler, bazen sloganlar, bazende duyguları ile seslendi. İşte Doğan’ın ayakta alkışlana o konuşması..

Akın var akın güneşe akın
Güneşi zaptedeceğiz
Güneşin zaptı yakın!

Bugün Zeytinburnu’nun dört bir yanından  Aka aka, coşa coşa, heyecan ile gelen, Bu salonu bir bayram yerine çeviren bütün dostlara selam olsun. Bu kahpe düzenin mutfakta yüreğinden vurduğu, Bu kahpe düzenin dışarıda sosyal yaşamda sırtından hançerlediği bütün annelerimiz, ablalarımız, bacılarımız sizlere de selam olsun! Hesapsız kitapsız, anadan üryan, kavganın tam ortasında, safların en başında, Teğmen Kubilay’ın kardeşleri, devrimin ve denizin çocukları, umudun ve ulaşın yoldaşları,

Ahmed Arif’in şiirinde belirttiği gibi,
kızlarım oğullarım var gelecekte..
Her biri vazgeçilmez cihan parçası, kaç bin yıllık hasretimin goncası,
gözlerinden, gözlerinizden öperim!
Bir umudum sende dediği gençler,
Sizlere de selam olsun!

Bugün buraya sizlerle Cumhuriyet Halk Partisi’nin muhalefetini tarihe gömmeye,
Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar tarihini yeniden yazmaya geldik! Bu toplantıyı bugün yapmaya karar verdiğimizde, kimi dostlarımız iyi niyetle dediler ki; İstanbul kar boran, hava ağır ve don. Bu hava koşulları değiştikten sonra, uygun olan bir tarihte toplantımızı gerçekleştirirsek daha iyi olur, dediler.

Bende dedim ki Zeytinburnu’nun her sokağına benim bir ömür boyu demokrasi mücadelemin kokusu sindi. Dedim ki; Zeytinburnu’nun her caddesinde Özgürlük mücadelemin anıları saklı, Dedim ki; bedel ödeye ödeye, örgütümüz ile sırt sırta dayanışma içinde, en kötü günlerde, en zor koşullarda kavganın içinden geliyorum.

Yağmurda, çamurda, karda, kışta, kıyamette birlikte olduk. Ben milletvekili aday adaylığımı sizinle paylaşacaksam, Ayıp olmaz mı hava tahminlerine, meteoroloji raporlarına göre karar vereyim. Anlamlı olan, güzel olan ve de doğru olan en kötü koşullarda dahi birlikte olabilmeyi becermektir. Bu anlamda karanlığı aydınlatan, soğuğu ısıtan ve de kültür merkezine akan örgütümüzün önünde saygıyla eğiliyorum. 

Cenazelerde birlikte hüzünlendik ağıt yaktık.  Düğünlerimizde birlikte halay çektik, birlikte coştuk.
Sokak çeşmelerinden avuçlarımızın içinden birlikte su içtik. Acımızı da sevincimizi de paylaştık, dost olduk, yaren olduk, yoldaş olduk. Siyasi akrabalar olduk ve böylece Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük ailesini hep birlikte kurduk.

Bugün ben bu büyük ailenin bir ferdi olarak Zeytinburnu’ndan Ankara’ya, Türkiye Büyük Millet Meclisine Sizin adınıza, sizin desteğiniz ile yola çıkmaya karar verdim. Bazı siyasi elitistler, örgütün gücünü küçümseyenler dediler ki; Kampanyan nedir? Dedim ki örgütümdür. Dediler ki seçim bütçen nedir? Dedim ki emekli Mehmet Amcanın geçim bütçesidir,

Dediler ki diploman nedir? Dedim ki 16 yaşında koşar Deri fabrikasında işe başlamak,  17 yaşında sendika temsilcisi olmak,  18 yaşında sendikanın verdiği emek diplomasını almak. Dediler ki kariyerin nedir? Dedim ki biber gazına karşı ihtisasım var, tazyikli suya karşı antrenmanlıyım, grev çadırlarında nöbet ustasıyım. Değerli arkadaşlar, Benim siyasette emmim, dayım, patronum olmadı.
Hep örgütlü mücadeleye güvendim. Siyasal yaşamımda örgütümüzün iradesine sığınarak,
 o iradeden güç ve destek alarak parti de yönetim kadrolarında yer aldım.

25 yıl önce siyasal yaşamıma
Seyitnizam Mahallesi G/2 Sokak Roman komşularımın arasından gelerek başladım.
Bugün de Milletvekili Adayı olarak çıktığımda, Seyitnizam Mahallesi G/2 sokak’taki Roman komşularımla huzurunuza birlikte geldim. Haddimi de bilirim, hakkımı da bilirim. Bilirim ki birlikte aynı mahalle de yaşadığımız Romanlarında, bilirim ki Çırpıcı Mahallesinde genç yaşta iş kazasında yitirdiğimiz Eren’lerinde, bilirim ki Veliefendi Mahallesi’nde merdiven altlarında sigortasız çalıştırılan genç kızlarımızın da, bilirim ki Beştelsiz Mahallesinde emekli Recep Amcanın da, bilirim ki Telsiz Mahallesindeki Fatma Teyzenin de Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmeye hakları var. Onun için, sizin için adayım!

Değerli arkadaşlar,17-25 Aralık Yolsuzluk Haftasını geride bıraktık.  Daha dün Akp’li Milletvekilleri, Akp’li hırsızların Yüce Divan’a gönderilmesini engelledirler.  Şunu bilmenizi isterim ki hiçbir mahkeme kararı, hiçbir komisyon raporu ve hatta dünyanın bütün temizlik aletleri ve makinelerini, dünyanın bütün temizlik sabunları ve deterjanlarını tonlarca getirin, sizin bu hırsızlığınızı temizlemeye, aklamaya, paklamaya yetmez! Çünkü hırsız, hırsızdır!

Bu yolsuzluk haftasına ilişkin, biz Cumhuriyet Halk Partisi ilçesi olarak, 17 Aralık günü Parti Meclis Üyelerimizden Tuncay Özkan ve Yasemin Öney Cankurtaran’ın çağırıldığı bir kapalı salon toplantısı düzenledik. Yine değerli arkadaşlar, gençlik kollarımız 27 Aralık akşamı ilçe binamızın önünde asılı olan elektronik pankarta Cumhurbaşkanımızın veciz sözlerinden olan  “Hırsızlık oğuldan babaya değil, babadan oğula geçer,” “Eğer bir gün duyarsanız ki Tayyip Erdoğan çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir.” Sözlerini yansıttılar. Bundan rahatsız oldular. Bundan nem kaptılar.

Ve aynı akşam emniyet görevlileri bu etkinliğimizi durdurmaya geldiler. Boyun eğmedik, Teslim olmadık! Etkinliğimize devam ettik. 3 Gün sonra bu sefer ellerinde hukuk garabeti, mahkeme kararı ve vinç ile geldiler. Mahkeme kararı ile Suçluyu bulmuşlardı. Partimizin tabelasına bağlı 4 yıldır kullandığımız aparatlı makarayı, tam şüpheli suç aleti olarak toplanmasına karar vermişler. Bu yapılanın Cumhuriyet Halk Partisi ilçe faaliyetlerinin engellenmesi olduğunu ifade ettik ve böyle bir mahkeme kararını tanımadığımızı söyledik. Bütün örgütümüz ile birlikte ilçemizin önünde sabaha kadar nöbet tuttuk.

Değerli arkadaşlar, Biz dirilişin ve direnişin örgütüyüz. Baskılara boyun eğmek bize yakışmaz. Bizi zaptrak altına almak isteyen ey gafiller! Dönün, partimizin şanlı tarihine bakın. Bizim Partimizin Kurucusu Mustafa Kemal. Anadolu, 7 düvelin işgal altındayken emperyalizme teslim oldu mu? 2. Genel başkanımız İsmet İnönü Lozan’da egemen bütün dünya devletlerinin baskılarına rağmen Türkiye tapu senedini alarak, onlara teslim oldu mu? 3. Genel Başkanımız Bülent Ecevit
Bütün Dünya karşı çıkmasına rağmen, Kıbrıs’ta teslim oldu mu? Bu yetmiyorsa dönün daha yakın bir tarihimize bakalım. Tam bağımsız Türkiye diyerek idam sehpasına yürüyen Deniz’i teslim alabildiniz mi? Yaşını büyütülerek darağacına gönderilen Erdal Eren’i teslim alabildiniz mi?

Bu ülkenin zindanlarında çeyrek asır yatırdığınız Hikmet Kıvılcımlıyı teslim alabildiniz mi? Yedikule zindanlarının önünde arkasından kahpece vurduğunuz Kenan Budak teslim alabildiniz mi? Bu ülkenin namuslu Vatan Şairi Nazım Hikmet’i teslim alabildiniz mi? Bu ülkenin devrimci sinema sanatçısı Yılmaz Güney’i teslim alabildiniz mi?

Dönün daha da yakın bir tarihimize bakalım. 4 gün önce 16. yaş gününü mezarı başında andığımız Berkin’i teslim alabildiniz mi? Eskişehir’de Ali İsmail Korkmaz’ı, Ankara’da Ethem Sarısülük’ü, İstanbul’da Mehmet Ayvalıtaş’ı, İstanbul’da Hasan Ferit Gedik’i Antakya’da Abdullah Cömert’i, Diyarbakır’da Medeni Yıldırım’ı, Hatay’da Ahmet Atakan’ı teslim alabildiniz mi? En acısı ve en vahimi de 74 yaşında kanserden vefat eden Türkan Saylan’ı evinden alıp mahkemeye götürdüğünüzde Onu teslim alabildiniz mi?

Bugün dönmüşsünüz bize bu baskılara boyun eğmemizi, teslim olmamızı istiyorsunuz.  Eski Gençlik Kolu Başkanımız Banu Gazi size teslim oldu? Eski Gençlik Kolu Başkanımız Hakan Vardar mı size teslim oldu? Askere uğurladığımız Eski Gençlik Kolu Başkanımız Murat Salcı mı size teslim oldu? Bugün görev yapmakta olan  Gençlik Kolu Başkanımız Tayfun Zorlu’nun mu teslim olmasını bekliyorsunuz. Merkezefendi Mahalle Başkanımız Ali Taşkın size teslim oldu mu? Seyitnizam Mahalle Başkanımız Suna Atma size teslim oldu mu? Beştelsiz Mahalle Başkanımız Telsiz Mahalle Başkanımız Yücel Morgül size teslim oldu mu? Gökalp Mahalle Başkanımız Selahattin Erbaş size teslim oldu mu? Yenidoğan Mahalle Başkanımız Songül Doğan size teslim oldu mu? Nuripaşa Mahalle Başkanımız Hacı Zekeriya Dağhan size teslim oldu mu? Sümer Mahalle Başkanımız Hüseyin Üsküdar size teslim oldu mu? Yeşiltepe Mahalle Başkanımız Günay Yurtseven size teslim oldu mu? Veliefendi Mahalle Başkanımız Sadık Avcı size teslim oldu mu? Çırpıcı Mahalle Başkanımız İzzet İvdik size teslim oldu mu? İlçe Başkanımız Barbaros Doğruel size teslim oldu mu? Ben Eski İlçe Başkanı ve Milletvekili Aday Adayı olarak diyorum ki size teslim olmak alçaklıktır. İşte değerli arkadaşlar Benim Aday adaylığım Bu baskı ve zulme karşı Meydan okumadır!, Onun için adayım!

Sizin önünüzde diz çökmeyiz, Aman dilemeyiz! Ey Cumhuriyet Halk Partililer, Bu baskılar karşısında dik durun! Sağlam durun! Mıh gibi Durun! Bu zulümde biter, bu karanlık gider. Bugün Dünya’da akan kana vesile olan ve ülkemizi teslim alan bu tekçi diktatörlük her şeyi kendi arzusu ve istekleri gibi yöneterek bütün özgürlük alanlarını daraltmakta, kapatmakta ve yok etmektedir. Bütün sistemi, bütün düzeni kendisine bağımlı ve tek düz bir anlayışla dizayn yapan bu eli kanlı iktidar, bütün ülkeyi teslim almış durumdadır.

Bize düşen görev bu teslimiyete boyun eğmemektir. Özgürlük savaşını gerekirse bedel ödeyerek devam etmektir. Size söz veriyorum. Bu iktidarın teslim aldığı yüce parlamentoyu, bu iktidarın teslim aldığı Çankaya köşkünü, bu iktidarın teslim aldığı Türk ordusunu, bu iktidarın teslim aldığı üniversiteleri ve bilim dünyasını, bu iktidarın teslim aldığı yargıyı ve mahkemeyi, bu iktidarın teslim aldığı başta taksim olmak üzere bütün özgürlük meydanlarını gökyüzünde doğan güneş, nehirlerde akan su, ocakta yanan ateş şahidimiz olsun ki, bir gün geri alacağız.

Türkiye’yi geri alacağız! Onun için Adayım!Değerli arkadaşlar, bugün buraya karşınıza partimi temsilen ilk ve son kez Milletvekilliğine Aday olarak geliyorum. Görüyorum ki Zeytinburnu halkı ve örgütü artık Zeytinburnu’ndan bir Milletvekili çıkarmanın susuzluğu içinde. Bende bu özleme yanıt vermek için Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’nun örgütümüzün önüne koyduğu ön seçim ve eğilim yoklamasında sizin kararlarınız doğrultusunda Aday Adayı oldum. Öncelikle uzun bir zaman diliminden sonra Cumhuriyet Halk Partisinin örgütüne Kendi temsilcisini, kendi vekil adayını seçme yetkisi veren Sayın Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na Örgütümüz adına teşekkür ediyorum.

Size söz veriyorum; beni seçerseniz sizin sözcünüz olarak görev yapacağım. Seçmez iseniz, sizinle birlikte memleketim için, milletim için, Ay Yıldızlı bayrağım için, Altı oklu sancağım için, Cumhuriyet Halk Partisi’nin onurlu bir üyesi olarak şeref ve namusla İktidar mücadelesinin en ön saflarında olmaya devam edeceğim. Değerli arkadaşlar, Önümüzdeki genel seçimlerde partimizi iktidara taşımak için,  Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu Ankara’da ayakta, İl Başkanımız Murat Karayalçın İstanbul’da ayakta, İlçe Başkanımız Barbaros Doğruel Zeytinburnu’nda ayakta! Bende burada ayaktayım.

Ulusal Kurtuluş Destanı’nda Nazım Hikmet’in dizelerinde söylediği gibi; Dağlarda tek tek, Ateşler yanıyordu, Ve yıldızlar öyle ışıltılı öyle ferahtılar ki şayak kalpaklı adam, Nasıl ve ne zaman geleceğini bilmeden, güzel, rahat günlere inanıyordu, ve gülen bıyıklarıyla duruyordu ki mavzerinin yanında, birden bire beş adım sağında onu gördü. Paşalar onun arkasındaydılar, saati sordu. Paşalar: "üç" dediler, Sarışın bir kurda benziyordu. Ve mavi gözleri çakmak çakmaktı. Yürüdü uçurumun basına kadar, eğildi, durdu. Bıraksalar İnce, uzun bacakları üstünde yaylanarak ve karanlıkta akan bir yıldız gibi kayarak Kocatepe'den Afyon ovasına atlayacaktı. İşte bu seçim 2.kurtuluş savası seçimidir. Öyleyse, Sükût yok, hareket var! Haydi sizde kalkın ayağa! Saatleri hep birlikte iktidara kuruyoruz.  Yolunuz Açık olsun! Yolumuz açık olsun! Hepinizi saygıyla selamlıyorum.!

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL
Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.