Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
Sitenin sağında bir giydirme reklam
() - | Haber Girişi: 26.02.2015 - 16:12, Güncelleme: 26.02.2015 - 16:12

Dursun Bulut, Ötekileştirilmişin sesi olabilmek için adayım

 

Dursun Bulut, Ötekileştirilmişin sesi olabilmek için adayım

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bir önceki dönem PM Üyesi ve İstanbul2 Bölgeden Milletvekili Aday Adayı olan Dursun Bulut, Gazetemize verdiği özel söyleşide neden Aday Aday olduğunu ve Türkiye'nin siyasi atmosferine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.
■Siyasi geçmişinizden bahseder misiniz? Üniversite yıllarından itibaren dev-rimci-dcmokrat mücadelenin içinde yer aldım. 1984 yılında SHP'dc devam ettim. Partide istanbul tl Disiplin Kumlu üyeliği, 11 Yönetim Kurulu olmak üzere örgütün değişik kademelerinde görevler yaptım. 1989-1991 yılları arasında Kağıthane Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Kemal Kılıçda-roğlu'nun Genel Başkanlığı ile birlikte, 2013-2014 yılları arasında Parti Mccli-si'nde (PM) görev aldım. İnşaat mühendisiyim, evli ve iki çocuk babasıyım. ■ Yıllardır CHP üyesisiniz ve çeşitli görevlerde bulundunuz. Milletvekili aday adayı olma fikri nasıl gelişti? Ülkemiz; Cumhuriyet tarihinin hiç bir dönemiyle kıyaslanamayacak kadar karanlık bir dönemden geçiyor. Demokrasi adına kazanılmış tüm değerler büyük tehlike altında. Dipsiz bir uçurumun kıyısındayız. Ya el ele verip bu karanlıktan çıkmak için mücadclc edcccğiz ya da bu dipsiz uçurumun karanlıklarına yuvarlanmış olacağız. Yoksulun, yoksun bırakılmışın. ötckilcştirilmişin sesi olabilmek için arkadaşlarımla böyle bir karar aldık. Pek tabii ki aday adaylığımızı önseçimle örgütümüzün onayına sunacağız. ■ Kendinizi nasıl tanımlarsınız? Her şeyden önce demokrat olmaya çalışıyorum. İyi bir demokrat olmak için de demokrasiyi içscllcştircbilmck gereklidir. ■ 'Demokratlık* AKP ile başka bir anlama kavuşmuş olmadı mı? Onlar işin demogojisindedir. Çünkü demokrasiyi bir araç olarak görmekteler, amaç olarak görmektedirler. Amaç olanık görselerdi cn azında 12 Eylül Faşist anayasasını değiştirmek için üzerlerine düşeni yaparlardı. Hele hele parlcmcn-toda adil temsil hakkını engelleyen yüzde 10 barajını kaldırırlardı. Ayrıca 1 Mayis'ın Taksimde kutlanması ve Gezi direnişinde-ki AKP mezalimliği ortadayken bunların demokratlığından bahis edilemez. Hükümetin 2002 yılında geldiğinden beri kullandığı kelime 'demokrat' kclimc-siydi. Hatta biraz daha ileri gidip 'iler demokrasi' dediler. Ama kısa sürede görüldü ki hükümetin kafasın demokrasi falan yok. Kafalarında sadece kendi planladıkları ideolojiyi ete kemiğe büründürme var. Hükümet, 2010 yılında 'yetmez ama evet' diyenlerin vasıtasıyla HSYK'yi, YÖKü, I devletin diğer kurumlarını işgal ederek kuvvetler arası ayrılığı yok ederek ülkemizi bir diktatörlüğe doğru süoiklcmektedir. ■Türkiye'de gençliğin durumu hakkında ne söylemek istersiniz? Üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıkarıldı. Doğrudan doğruya hükümetin talimatıyla görev yapan kurumlar oldu. Demokratik protesto hakkını kullanan öğrenciler, yaka paça gözaltına alınıyor. Üniversitelerden mezun olan gençler üretime katılamıyor. Eğitim hayatlarından koparılan öğrencilerin sorunlarını yakinen takip onların özgürlüklerinin sesi olmaya çalışacağım.. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde, üniversite gençliği, gençlik göz bebeği gibi korunuyor. Hatta 30'lu yaşlarda bakan, başbakan olabiyorlar. Ne farkımız var? ■ Sadece üniversite öğrencileri değiL, eğitim de büyük sıkıntılar olduğu görülüyor. Katılır mısınız? Hükümet, geldiği günden beri eğitim sistemiyle oynuyor. Üniversite sınavlarıyla liselerin yapısıyla özellikle 4+4+4 dedikleri bir şey var ki: amacı kız çocuklarını eğitim hayatından koparıp, bilimden uzaklaştırmak. evlere hapsetmek. Hangi irade beş yaşındaki çocuğun türban takmasını yasal hale getirmeye çabalar? Devletin görevi bir mezhebi yukarıdan aşağıya topluma kabul ettirmek değildir. Laik olmalıdır devlet. Bu hükümet döneminde kadınlarımızın vahşice öldürülmesinin her geçen gün artması bunların nasıl bir zihniyet içinde olduklarını açıkça göstermektedir. İstanbul 2. Bölge'den Milletvekili Aday Adayı İnşaat Mühendisi Bulut, "Dipsiz bir uçurumun kıyısındayız. Yoksulun, yoksun bırakılmışın, ötekileştirilmişin sesi olabilmek için böyle bir karar aldım" diyor ZEYTİNBURNU HABERGAZETESİ-ÖZEL
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) bir önceki dönem PM Üyesi ve İstanbul2 Bölgeden Milletvekili Aday Adayı olan Dursun Bulut, Gazetemize verdiği özel söyleşide neden Aday Aday olduğunu ve Türkiye'nin siyasi atmosferine dair çarpıcı açıklamalar yaptı.

■Siyasi geçmişinizden bahseder misiniz?

Üniversite yıllarından itibaren dev-rimci-dcmokrat mücadelenin içinde yer aldım. 1984 yılında SHP'dc devam ettim. Partide istanbul tl Disiplin Kumlu üyeliği, 11 Yönetim Kurulu olmak üzere örgütün değişik kademelerinde görevler yaptım. 1989-1991 yılları arasında Kağıthane Belediyesi Başkan Yardımcılığı görevinde bulundum. Kemal Kılıçda-roğlu'nun Genel Başkanlığı ile birlikte, 2013-2014 yılları arasında Parti Mccli-si'nde (PM) görev aldım. İnşaat mühendisiyim, evli ve iki çocuk babasıyım.

■ Yıllardır CHP üyesisiniz ve çeşitli görevlerde bulundunuz. Milletvekili aday adayı olma fikri nasıl gelişti?

Ülkemiz; Cumhuriyet tarihinin hiç bir dönemiyle kıyaslanamayacak kadar karanlık bir dönemden geçiyor. Demokrasi adına kazanılmış tüm değerler büyük tehlike altında. Dipsiz bir uçurumun kıyısındayız. Ya el ele verip bu karanlıktan çıkmak için mücadclc edcccğiz ya da bu dipsiz uçurumun karanlıklarına yuvarlanmış olacağız. Yoksulun, yoksun bırakılmışın. ötckilcştirilmişin sesi olabilmek için arkadaşlarımla böyle bir karar aldık.
Pek tabii ki aday adaylığımızı önseçimle örgütümüzün onayına sunacağız.

■ Kendinizi nasıl tanımlarsınız?

Her şeyden önce demokrat olmaya çalışıyorum. İyi bir demokrat olmak için de demokrasiyi içscllcştircbilmck gereklidir.

■ 'Demokratlık* AKP ile başka bir anlama kavuşmuş olmadı mı?

Onlar işin demogojisindedir. Çünkü demokrasiyi bir araç olarak görmekteler, amaç olarak görmektedirler. Amaç olanık görselerdi cn azında 12 Eylül Faşist anayasasını değiştirmek için üzerlerine düşeni yaparlardı. Hele hele parlcmcn-toda adil temsil hakkını engelleyen yüzde 10 barajını kaldırırlardı. Ayrıca 1 Mayis'ın Taksimde kutlanması ve Gezi direnişinde-ki AKP mezalimliği ortadayken bunların demokratlığından bahis edilemez. Hükümetin 2002 yılında geldiğinden beri kullandığı kelime 'demokrat' kclimc-siydi. Hatta biraz daha ileri gidip 'iler demokrasi' dediler. Ama kısa sürede görüldü ki hükümetin kafasın demokrasi falan yok. Kafalarında sadece kendi planladıkları ideolojiyi ete kemiğe büründürme var. Hükümet, 2010 yılında 'yetmez ama evet' diyenlerin vasıtasıyla HSYK'yi, YÖKü, I devletin diğer kurumlarını işgal ederek kuvvetler arası ayrılığı yok ederek ülkemizi bir diktatörlüğe doğru süoiklcmektedir.

■Türkiye'de gençliğin durumu hakkında ne söylemek istersiniz?

Üniversiteler bilim yuvası olmaktan çıkarıldı. Doğrudan doğruya hükümetin talimatıyla görev yapan kurumlar oldu. Demokratik protesto hakkını kullanan öğrenciler, yaka paça gözaltına alınıyor. Üniversitelerden mezun olan gençler üretime katılamıyor. Eğitim hayatlarından koparılan öğrencilerin sorunlarını yakinen takip onların özgürlüklerinin sesi olmaya çalışacağım.. Demokrasisi gelişmiş ülkelerde, üniversite gençliği, gençlik göz bebeği gibi korunuyor. Hatta 30'lu yaşlarda bakan, başbakan olabiyorlar. Ne farkımız var?

■ Sadece üniversite öğrencileri değiL, eğitim de büyük sıkıntılar olduğu görülüyor. Katılır mısınız?

Hükümet, geldiği günden beri eğitim sistemiyle oynuyor. Üniversite sınavlarıyla liselerin yapısıyla özellikle 4+4+4 dedikleri bir şey var ki: amacı kız çocuklarını eğitim hayatından koparıp, bilimden uzaklaştırmak. evlere hapsetmek. Hangi irade beş yaşındaki çocuğun türban takmasını yasal hale getirmeye çabalar? Devletin görevi bir mezhebi yukarıdan aşağıya topluma kabul ettirmek değildir. Laik olmalıdır devlet. Bu hükümet döneminde kadınlarımızın vahşice öldürülmesinin her geçen gün artması bunların nasıl bir zihniyet içinde olduklarını açıkça göstermektedir.
İstanbul 2. Bölge'den Milletvekili Aday Adayı İnşaat Mühendisi Bulut, "Dipsiz bir uçurumun kıyısındayız. Yoksulun, yoksun bırakılmışın, ötekileştirilmişin sesi olabilmek için böyle bir karar aldım" diyor

ZEYTİNBURNU HABERGAZETESİ-ÖZEL

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve zeytinburnuhaber.org sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.