Fatih Sultan Mehmet Han'ın İstanbul'u kuşatırken karargah kurduğu Kazlıçeşme'de sanayileşmeyi başlatmıştı. Ülkede dağınık olarak “DEBBAĞLIK“ yapan 360 tane tabakhane sahibinin bir araya geldiği Kazlıçeşme de Fatih dünyanın ilk teşvik sistemini uygulayarak sanayileşmeye önem verdiği semt şu an otel inşaatı işgali altında inim inim inliyor.  Emelda Deri’nin yerine yapılacak olan Double Three By Hılton’dan sonra şimdi de Hampton By Hilton trafiğimizi alt üst edecek.

1832 yılında yapılan tarihi Ermeni Surp Pırgiç Hastanesinin yanı başında Marmaray Kazlıçeşme İstasyonu yanında bir otomotiv firmasının bugüne kadar otopark olarak kullandığı alanda 162 oda olmak üzere 12.000 m2 lik kapalı alan üzerine inşa edilen yapı SUR TECRİT bandı içinde yapılıyor. Otellere verilen kolay imardan dolayı Biruni Üniversitesi için de başlangıçta Otel Ruhsatı alınmış binanın kaba inşaatı bitince yapılan plan değişikliği ile bir gecede bina Üniversite olmuştu.

2007 Yılında Sur Tecrit Bandı içinde koruma altına alan Zeytinburnu Surlarının hemen yanı başında imara kapalı bir alan içindeyken Kültür Vadisi Kapsamında tarihi eserlerin rotasyonu için imara açılan bir alana otel izninin verilmesi ise bir hayli düşündürücü. Otele sadece 500 Metre uzaklıkta yeralan Kazlıçeşme Mahallesi sakinleri 20 Yıldır evlerine bir çivi çakılmasına izin verilmediğini dile getirerek isyan ediyorlar.

Marmara denizinden Ayvansaray’a kadar olan Sur bandı son dönemlerde otel inşaatlarının işgaline uğramış durumda Zeytinburnu Belediyesinin 2007’den bu yana  Sur tecrit Bandı ilan ettiği bölgede kamu yararına turizm ağırlıklı yapılar yapmayı istemesine rağmen ilgili kurumların çıkardığı bürokratik engellere rağmen bu projesine hayata geçirmezken Ankara’da dayısı olanların işlerini yürütüp Sur tecrit Bandında yapı yapmaları karşısında vatandaş  zaten yolarımız ve alt yapımız bu hali ile bize yetmiyor.

162 odalı büyük bir otelin çevreye yapacağı trafik, alt yapı sorunları hesaba katılmadan izin verilmesi bölge halkı olarak bizim yaşamsal zorluklarımız hesaba katılmamış diyerek bu proje için inşaat izninin verilmesi insan haklarına aykırı talebinde bulundular.  Adını açıklamak istemeyen bir okurumuz son yıllarda Zeytinburnu Otel işgaine maruz kalmış durumda.

Bir bu değil Tercüman blokları yanında yolun ortasına yapılan Mercure otel başta olmak üzere ilçemizde olmadık yerlere otel izni veriliyor. Son olara Emelda Deri’nin yerine Hilton By Double Three otel ve şimdide Mart 2015 de inşaatına başlanan Hompton By Hilton oteli Mart 2016 da faaliyete girdiği zaman zaten yeterli olmayan yok iyice sıkışacak belki de dakikalar ile yarışan hastaların zamanında hastaneye yetiştirilememesi neticesinde birçok can kaybı da yaşanabilecektir. Şuan Marmaray’ın park sorunu dahi çözülmemiş ve Marmaray’ı Kullananların araçlarını özel bir araziye park etmek zorunda kalmışken Marmaray’ın hemen yanı başına birde Hilton Oteli inşaatı yapılması bir hayli düşündürücü.

İşte bazı sorularımız ?        

1-Yol ve alt yapı yatırımı yapılmadığı halde nasıl 30 bin M2 lik alana 12 bin m2  lik inşaata izin veriliyor ?

2-Bu arsa arkası güçlü bir  iş adamının değil de de sıradan bir vatandaşın olsaydı Otele imar izni verilir miydi ?

3-Sur Tecrit bandında hangi mantık ile Otel inşaatı için imar ve inşaatı veriliyor ?

4-Bu otelin yapımcı firması ve arsa sahibi kimdir ?

5-Gözünü para hırsı bürümüş bazı kişilerin servetlerine servet katmasının külfetini neden halk çeksin ?

Okul, hastane, spor sahaları, Marmaray,ve İbadethanelere giden güzergahların kesiştiği bir  yerde bu kadar büyük bir inşaata hangi gerekçe ile izin verildiği merakla konusu olmaya devam ediyor. İnşaat firması ve proje sahibi Zeytinburnu halkı başta olmak üzere bölgeyi kullanmak zorunda olan  milyonlarca İstanbullunun seyahat ve yaşamını tehlikeye atma pahasına bu kamuoyuna ve basına hiç bir açıklama yamadan ben yaptım oldu mantığı ile hareket etmesi kabul edilemez

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL