Türkiye'deki iç göçler üzerine yapılmış araştırmalar iç göçlerin önemli bir kısmının Marmara Bölgesi'ne, özellikle de İstanbul'a yöneldiğini göstermektedir. İstanbul'a olan iç göç hareketleri 1940'ların sonlarında belirgin bir artış sürecine girmiş, 1950'lerden sonra da, Türkiye'deki, sosyo-ekonomik yapı değişikliklerine, özellikle sanayinin İstanbul'da hızla gelişmesine bağlı olarak artmıştır. Bu dönemdeki kitlesel göç hareketi ile İstanbul'a gelenlerin büyük bir bölümü şehrin eski ve kenar mahallelerinde güçlükle konut bulabilmekte, büyük bir bölümü de buralarda talep edilen kiraları dahi karşılayabilecek durumda değillerdi. Söz konusu bu koşullar göçle gelenleri, çalıştıkları yerlere yakın, kendilerine ait olmayan boş bir arazi üzerinde, sağlıksız ve alelacele yapılmış barınaklar yapmaya zorlamış ve hızla inşa edilmesi nedeniyle " Gecekondu" adını alan yapılar ortaya çıkmıştır. İstanbul'da ilk gecekondu, 1945 yılında Zeytinburnu Kazlıçeşme'de görülmüştür. 1947 ile 1948 yıllarında gecekondu yapımı hız kazanmış, 1948 yılındaki yıkım kararından kurtulduktan sonra da sayıları giderek artmıştır. 1949'da ildeki toplam gecekondu sayısı 5 bin olarak belirlenirken, bunlardan 3 bin 218'inin Zeytinburnu'nda bulunduğu tespit edilmiştir. Zeytinburnu gecekondularının 1947 ve 1948 yıllarındaki yıkım kararından nasıl kurtulduğunu Nephan Saran 1971 yılında yayınlanan 'İstanbul'da Gecekondu Problemi ' isimli makalesinde şöyle aktarmaktadır: " Burada (Zeytinburnu) yapılan ilk gecekondular yol kenarına kurulmuştur. İlk önce jandarma bu işi biraz hayretle karşılamış fakat gün geçtikçe bunların sayılarının artması jandarmayı müdaheleye mecbur etmiş, evvela kaymakama sonra da valiye haber verilmişti. Vali bunları yıktırmak üzere teşebbüse geçmiş ise de işe politika karıştığından yıkım yaptırılamamıştı. Buna rağmen valinin emri ile gecekondu sahasının etrafı çevrilmiş içeriye içecek su dahi bırakılmamıştı. 1947 yılının kışı ve baharı halkla jandarma arasındaki kavgalarla geçti. 1948 yılının Mayıs ayında bir Salı günü bütün o bölgelerdeki gecekondulara yazılı ve sözlü olarak gecekonduların Pazar günü yıktırılacağı bildirildi. Halk, müthiş bir paniğe kapıldı. Bu işi durdumak üzere gecekonducular sağa sola başvururken bir gazete idarehanesinde kendilerine o sırada İstanbul'da bulunan Büyük Millet Meclisi Reisine gitmeleri tavsiye olunmuş. Gecekondu ileri gelenlerinden bir grup Reisin evine giderek on bölgeye gelmeye ikna etmiş. Zeytinburnu'na gelen Meclis Reisini halk perişan bir halde ağlayarak karşıladı. Reisin arabası da esasen pek fazla içeri giremedi. Çünkü o tarihte Zeytinburnu diz boyu çamurdu. Meclis reisi, orada halka evlerinin yıktırılmayacağına dair söz verdi ve birkaç gün sonra da radyo, gecekonduların yıktırılmayacağı haberini yayınladı." İstanbul'daki gecekondu sayısı, 1949 yılından itibaren çıkarılan çeşitli af yasaları ile hızlı bir artış gösterdi. Bu sayı 1950'de 8 bin 239, 1959'da 61 bin 400 ve 1963'te 120 bine ulaştı. 1963 yılında İstanbul nüfusunun yüzde 35'i, gecekondu alanlarında yaşayanlardan oluştu. Zeytinburnu 1957 yılında ilçe haline getirilmiş böylece tümü gecekondulardan olan bir alan İstanbul ilinin ilçeleri arasına katılmıştır. Zeytinburnu gecekondularının üzerinde yer alan arazi esas itibariyle çok büyük iki vakfın, Bezmi Alem Valide Sultan ve Sultan Beyazıt-ı Veli Han hazretleri vakfiyelerinin küçük bir parçasıdır. 1880 yıllarında, bugünkü Zeytinburnu bölgesinde bir Ermeni mahallesi kurmak üzere, İstanbul Ermenilerinden küçük bir grup Padişaha müracaat eder. O sıralarda Osmanlı maliyesinde büyük bir açığı kapamış olan Ermeni tabaya bir lütuf olmak üzere Padişah bu arzuyu kabul ederse de sonradan, siyasi nedenlerle mahallenin inşasına izin verilmez. Muhtemelen bu tarihlerde Zeytinburnu arazisi Ermeni kilisesi mensubu olan Rahip Agop adında bir şahsın namına tescil edilmiştir. Mahallenin yapımı gerçekleşmeyince Rahip Agop, 1911-1914 yılları arasında, namına kayıtlı olan bu yerlerin bir kısmını ifraz ettirip şahıslara satmıştır. Bugünkü Zeytinburnu'nda, Rum, Alman ve Ermenilere ait arazinin önemli bir kısmı Rahip Agop'un sattığı arazi olup sonraları, bir kısmı şahıstan satılarak el değiştirmiştir. Rahip Agop, namına kayıtlı olan arazinin tamamını satamadan, çocuksuz öldüğü için, bu arazi tekrar Vakıflar İdaresi namına tapuya tescil edilmiştir. Zeytinburnu'nda Vakıf arazisi, 29 Temmuz 1953 yılında 6188 sayılı kanunun bir maddesine dayanarak, gecekondu sahiplerine 1954-1959 yılları arasında satılmıştır. Ancak bu arazi satışı sırasında, çeşitli nedenlerle bütün vakıf arazisi üzerinde bulunan gecekondu sahiplerine arsa satışı yapılmamış dolayısıyla tapu verilmemiştir. Vakıflar idaresi o tarihlerde arsaları m2'si, 3 TL.'dan satmışlardır. Bölgede arazi sahibi olan şahısların bir kısmı ise arsalarının gecekondularla kaplandığını görüp bunlardan kurtulmanın imkânsız olduğunu ya da çok masraflı olacağını tahmin ettiklerinden, bölgede gecekondu sahiplerine araziyi satmışlardır. Sümer mahallesinde ilk satışlar m2'si 75 - 80 kuruş arasında gerçekleşmiştir. Büyük arazi sahipleri genellikle arsaları parsellemeden belirli bir hisse satmak suretiyle 40-50 gecekondu sahibini bir arazinin hissedarı haline getirmişlerdir. Bölgede yapılan gecekondular da düzensiz yapıldıklarından arazi problemi daha da karmaşık hale gelmiştir. Gecekondu yapımı, çoğunlukla arazinin sahibi bilinmeden yapıldığından, bazı durumlarda gecekonduların birbirine hudut ve sahipleri değişik olan arsalar üzerine yapıldığı da olmuştur. Böylece bir gecekondunun hem vakıf hem şahıs hem de belediye arsaları üzerinde yer aldığı görülebilir. Zeytinburnu'nda 1946 yılını izleyen zaman içerisinde Belediye, Hazine, Vakıf ve şahıslara ait arsalarda ve hisse tapulu arazilerde imar planı olmaksızın oluşan gecekondular ve kaçak yapılar 2805 Sayılı Af Yasası çıkana dek devam etmiştir. Sonraları ilçe belediyelerinin oluşturulması ve İmar Affı Yasası gereğince bu konudaki çalışmalar hızlandırılmış, parselasyon ve imar ıslah planları yürürlüğe konulmuş, kaçak yapılaşma geniş ölçüde önlenmiştir. Bu süreç içinde kaçak ve gecekondu olarak inşa edilen binaların sahipleri ile ilgili kuruluşlar arasında idari ve hukukî anlaşmazlıklar büyük ölçüde giderilmiştir. Günümüzde Zeytinburnu'nda gecekondu mevzuatına aykırı olarak tespit edilen yapı sayısı 864 adettir. Zeytinburnu imar ıslah planları 1968-1969 yıllarında, yol istikamet planları ise 28.03.1986 tarihinde onaylanmıştır. Maltepe sanayi bölgesinde ise 30.10.1986 onaylı 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planına göre uygulama yapılmaktadır. İlçe bütününde hisseli parseller ile ilgili Islah İmar Planları 2981/3290 sayılı yasa gereğince bölge bölge sonuçlandırılmaktadır. WWW.ZEYTİNBURNUHABER.ORG