Altı ayda bir ‘hesap verme’ toplantıları yapan İmamoğlu bu kapsamda haziran seçimleri sonrası üçüncü kez ’16 milyon İstanbulluya hesap verdi’ “Biz, kamu yönetiminde halka hesap vermeyi onur kabul eden bir anlayışı temsil ediyoruz. Çünkü biz, halka hesap vermeyi unutanların, bir süre sonra kirlendiklerini ve geçici sürelerle geldikleri koltuklara yapışmak için olmadık işlere giriştiklerini iyi biliyoruz” diyen İmamoğlu 18 ayda, nereden nereye geldiğini şu maddelerle özetledi:

*18 ay önce İstanbul, plansızlıktan ve parasızlıktan tüm metro inşaatlarının durduğu bir kentti. Bugün İstanbul, tüm metro hatları için finansman sağlamış, duran metro inşaatlarını başlatmış, yapım sürecini hızlandırmış, yeni projelerin hazırlığını başlatmış bir kenttir. 18 ay öncesine kadar yılda ortalama 5 kilometre metro hattı yapılabiliyordu. Bu, 25 yılın ortalaması. Biz, bunu dört katına, yani yılda 20 kilometre metro inşaatına çıkarmak için gereken her şeyi sağladık. Şimdi sadece, siyasi hesaplarla davranılmamasını, İstanbullunun metroya kavuşma sürecinin engellenmemesini bekliyor ve istiyoruz.

*18 ay önce İstanbul, yeşil alanların her an imara açılma riskiyle karşı karşıya olduğu bir kentti. Devasa yeşil alanlarda ya hiç düzenleme yapılmıyor ya da sınırlı bir düzenleme yapılsa da bu alanlar kullanıma açılmıyor, adeta vatandaştan kaçırılıyordu. İstanbul bugün, Kemerburgaz Kent Ormanı, Atatürk Kent Ormanı gibi milyonlarca metrekarelik yeşil alanın halkın kullanımına açıldığı, bizzat vatandaşa teslim edildiği bir kenttir

*18 ay önce İstanbul, Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Bakırköy, Avcılar gibi pek çok semt merkezinde su baskınları yaşanan bir şehirdi. Bugün, bu sorunlar büyük ölçüde ve kalıcı biçimde çözüldü.

‘Meydanlar ortak akılla tasarlanıyor’

*18 ay önce İstanbul, Taksim, Bakırköy, Üsküdar, Kadıköy gibi büyük meydanları kimliksiz, plansız, çirkin ve işlevsiz bir kentti. Bir sabah kalktığınızda meydanların, yönetimin keyfine göre düzenlendiğini görebilirdiniz. Bugün, İstanbul’un tüm büyük meydanları bilim insanlarının, ulusal ve uluslararası tasarımcıların, kentsel planlama uzmanlarının ve vatandaşın katılımıyla, ortak akılla tasarlanıyor.

‘İBB üst yönetiminde kadın çalışan yoktu’

*18 ay önce İstanbul, otobüs ve metrolarda, şehir hatları gemilerinde, İSPARK’larda, hatta İBB üst yönetiminde kadın çalışanları ve kadın yöneticileri göremeyeceğiniz bir şehirdi. Çünkü kadınlara bu hak verilmiyordu. Bugün İstanbul, bütün bu alanlarda ve çok daha fazlasında kadınların liyakatle seçilip başarıyla çalıştığı bir kenttir.

*18 ay önce İstanbul’un dar gelirli ve ihtiyaç sahibi aileleri, çocuklarına süt alamamanın acısını yaşıyordu. Bugün 121 bin 116 çocuğumuzun evine, her hafta ücretsiz Halk Süt götürüyoruz. Üstelik o sütleri, İstanbullu süt üreticilerinden alıyor, onlara da çok önemli bir destek sunuyoruz. Tıpkı, milyonlarca ücretsiz fide dağıttığımız çiftçilerimiz gibi.

*18 ay önce İstanbul’un 0-4 yaş arası çocuk sahibi anneleri, otobüse, metroya, vapura para öderdi. Bugün annelerimiz, toplu ulaşımdan çocuklarıyla beraber seyahat ederken ücretsiz yararlanıyorlar. 18 ay önce İstanbul’da Büyükşehir Belediyesi’nin tek bir kreşi dahi yoktu. Bugün 15 kreşimiz faaliyette, 10 tanesi bitmek üzere, önümüzdeki yıl toplam 60 kreşi hizmete sunmuş olacağız.

*18 ay önce İstanbul, ihtiyaç sahibi öğrencilerle ilgilenmeyen bir kentti. Bugün, on binlerce üniversite öğrencisine 3 bin 200 lira, yüz binlerce ilkokul öğrencisine de 300 lira eğitim desteği veriyoruz. Üniversiteli gençlerimiz için, yurtlar açıyoruz.

*18 ay önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde tek bir istihdam ofisinin bile bulunmadığı bir kentti. Bugün, açtığımız sekiz bölgesel istihdam ofisiyle, vatandaşlarımıza iş buluyoruz bu zor günlerde. Bugüne kadar, pandemi dönemine rağmen, yaklaşık 13 bin vatandaşımızı, bu ofislerimizde eğittik, yönlendirdik ve işe yerleştirdik.

*18 ay önce İstanbul’un halk otobüsü, fayton, taksi konularıyla ilgili çok önemli sorunları vardı ve ortada bunları çözecek irade yoktu. Bugün İstanbul, halk otobüslerinin tamamen İBB bünyesine alındığı, fayton sorununun bütün tarafların onayıyla insani bir çözüme kavuşturulduğu bir kenttir.

*18 ay önce İstanbul’da deprem, yerel yöneticilerin ciddi somut adımlar atmadığı bir konuydu. Bugün, 2000 öncesinde inşa edilmiş tam 790 bin binanın hasar tespit çalışmalarına başlamış, 20 bin binayı tamamlamış durumdayız. Depreme hazırlık için gerekli, idari ve fiziki altyapıyı kurma açısından daha önce hiç olmadığı kadar yoğun çalışmalar yapıyoruz. İstanbul gibi bir mega kentin yönetiminde, 18 ay uzun bir süre değildir. Buna rağmen, 18 ayda çok önemli ve değerli başarılar elde ettik ve İstanbul’da yeni bir başlangıcın ilk adımlarını en sağlam biçimde attık. Üstelik bütün bunları pandeminin yol açtığı ciddi ekonomik ve sosyal sorunlarla mücadele ederken gerçekleştirdik.

‘Kanal İstanbul belasını yapmayın’

Toplantıda Kanal İstanbul projesine de değinen İmamoğlu şunları söyledi: “Bu aziz şehrin kalbine bir hançer gibi indirilmek istenen, şehrimizin milyarlarca yıllık doğal yapısına ve on binlerce yıllık eşsiz tarihine zarar vermekten başka hiçbir anlam taşımayan Kanal İstanbul belası hakkında, ilgililere bir uyarıda bulunmak istiyorum: Bunu yapmayın. Lütfen bu şehre, bu millete ve bu tarihe bir kez daha ihanet etmeyin. İstanbul’un, İstanbullunun ve bu güzel ülkenin akıl dışı projelere ihtiyacı yok. İstanbul, siyaseten bilek güreşi yapacağınız bir alan değil. Hedefiniz, motivasyonunuz ve menfaatleriniz ne olursa olsun, buna değmez. Ne karar verdiyseniz, kime söz verdiyseniz fark etmez, vazgeçin. Derhal durun. Bu millet ne bugün ne de yarın sizi affetmez.”

‘Tabloya sahte deniyor, bizden cevap isteniyor’

İmamoğlu, toplantıda İBB tarafından haziran ayında satın alınan Fatih Sultan Mehmet’in, bir özel koleksiyonda yer alan portresiyle ilgili şu gelişmeyi paylaştı: “Bellini atölyesine ait olan Fatih Sultan Han’ın tablosuyla ilgili, ‘sahte’ diye bir soruşturma düzeni başlatılmış. Bizden cevaplar isteniyor. Bu, kıskanılacak bir şey değil. Tabloyu, bütün Türk halkına, bütün güzel insanlarımıza kazandırdık. Garip bir muameleye tabii tutuldu arkadaşlarımız, cevaplar veriliyor. Umarım, soruşturmaya dönüştürülmeden kapatırlar. Bu da trajikomik, fıkra gibi bir durum”.

’40’ın üzerinde usulsüzlük dosyası’

İmamoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan diğer maddeler şöyle: *İBB, bilim dünyasının uyarılarını dikkate alarak, Kopenhag’da yapılan C-40 toplantısında, ‘İklim Eylem Planı’na imza attı. Kentin yeşil bir şehre dönüşmesi ve insanların aktif yeşil alanlara kavuşması kapsamında, 2020 yılı içerisinde, 4 milyon metrekarenin üzerinde yeşil alan geliştirildi. 2021’de, bu rakamı katlayarak, 10 milyon metrekareye yakın aktif yeşil alan projelerine başlanacak.

*Kent yoksulluğuyla mücadele kapsamında, İstanbul’un adil bir şehir olmasını sağlamak için, sosyal yardım bütçesi geçen yıl dört katına çıkarıldı. Bu bütçe, yapılan kampanyalar ve geliştirilen araçlarla büyüdü ve 2020 yılında, 1.5 milyona yakın haneye destek sunuldu.

*Bu dönemde, önceki dönemlerde yapılan çeşitli usulsüz ve yanlış işlere ilişkin dosyalar açılmaya başlandı. Müfettişler, 40’ın üzerinde ciddi dosya üzerinde çalışıyor. Bu dosyalar netleştikçe hem kamuoyuyla paylaşılacak hem de yanlış yapanlarla ilgili hukuki işlemler başlayacak.

*Özellikle mazbatanın geciktirildiği dönem ile iki seçim arası dönemde çok sayıda dosyanın yok edilmesi, bazı dosyalardaki hukuksuz işlemlerin izinin silinmesi gibi net bir iradeyle yapılmış çok sayıda problemli işlem tespit edildi. Bu işlemlerin kapatılmaya çalışılan izleri, ilmek ilmek izlenecek, haksız ve kanunsuz harcanmış her kuruşun hesabı sorulacak.

*Sokak hayvanlarıyla ilgili 2020 yılı içerisinde önemli projeler gerçekleştirildi. Adalar’ın kanayan yarası olan atlı fayton uygulamasına son vermek için, 1 bin 179 at satın alındı ve yerlerine elektrikli araçlar hizmete sunuldu. 7 gün, 24 saat ekip ve tedavi ünitelerinin bulunduğu Kemerburgaz Sahipsiz Hayvan Geçici Bakımevi tamamlanıp, hizmete açıldı. ‘SemtPati’ isimli akıllı telefon uygulamasıyla, sokakta yaşayan köpekleri kayıt altına alarak koruyan ve beslenmelerini sağlayan projesi başlatıldı.

*2019 yılının ilk 11 ayında zararda olan dokuz şirket, 2020 yılının aynı döneminde kara geçti. 2020’nin ilk 11 ayında, iştirak şirketlerinin karlılığı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artarak, 981 milyon liraya ulaştı.