Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin 1. İstanbul Kongresi'nde konuştu: "Ülkemizde huzur kaybolmuş; sadece mutlu bir azınlık keyfini sürmektedir" diyen Davutoğlu, "Ülkemizde hukuk devleti yok edilmiş; sadece bir zümre için adalet işlemektedir, Ülkemizde halkımızın hak ettiği asgari refah ortadan kaldırılmış; sadece iktidardan nasiplenenler refah içerisinde yaşamaktadır" dedi.

"HÜKÜMET ÜLKEYİ GARNİZONA ÇEVİRMEK İSTİYOR"

Hükümetin ülkeyi 28 Şubatçı ortaklarıyla birlikte bir garnizona, milletimizi de sessiz yığınlara çevirmek istediğini savunan Davutoğlu, milletin her şeyi gördüğünü ve yanılmaz hafızasında kayda aldığını belirtti.

"BUNLAR İSTANBUL'U TALAN ETTİ"

İstanbul'da yaşamanın  Allah'ın lütfettiği büyük bir lütuf ve ayrıcalık hem de doğaya ve tarihe karşı ağır bir sorumluluk olduğunu kaydeden Gelecek Partisi lideri, "Bu aziz şehir bu iktidarın cürümlerinin, hatalarının, göz göre göre, tekrar tekrar işlediği suçların en yakın şahididir. Türkiye'de hiç kimse bir İstanbullu kadar bu iktidarın cürümlerini bilemez. Bunlar Allah'ın ve tarihin bize emaneti olan bu aziz şehrimizi talan ettiler. Bunlar aziz şehrimize ihanet ettiler. Şehrin mekân idrakini yok ederek yükseltilen her bir gökedelen ile kasalarını doldurdular" ifadelerini kullandı. Davutoğlu, Kanal İstanbul projesinin de bu ihanetlerden biri olduğunu belirtti. "Biz Kanal İstanbul güzergahında aile boyu arazi kapatan arsa simsarlarına İstanbul'umuzu teslim etmeyeceğiz" diyen Davutoğlu şunları söyledi: Başka bir ülkede olsa kardeşlerim, bu bakan bir dakika o koltukta oturamaz, bu iktidar da bir dakika daha ülkeyi yönetemezdi. Şuna bir bakar mısınız? Ülkenin ekonomi bakanının ailesi gidip Kanal İstanbul'da arsa kapatıyor. Bu nasıl bir ahlaktır, bu nasıl bir vicdandır. Kanal İstanbul'da arsa kapatma derdine düşenin milletin derdiyle dertlenmesi mümkün mü?"

"KRİZ, YÜZDE YÜZ YERLİ VE İCAT EDİLMİŞ BİR KRİZ"

Hükümetin ekonomiyi yönetemediğini savunan Davutoğlu, "Açık bir şekilde söyleyeyim, bugün ekonomimizin yaşadığı kriz yüzde 100 bu iktidarın ürünüdür. Yüzde 100 yerli ve milli bir krizdir. Yüzde 100 Ankara'da icat edilmiş bir krizdir. Evet, baştan aşağı icat edilmiştir. Yerli ve milli bütün kaynaklarımız ipe sapa gelmez komplo teorileriyle, görülmemiş sistemik yolsuzluk düzeniyle, israfla, kuralsızlıkla, hukuksuzlukla ve adaletsizlikle har vurup harman savurulmuştur. İşte deniz bitti. Faturayı millet ödeyeceği için zerre umursamadılar.  Maalesef işte o zor günler geldi" ifadelerini kullandı.

DAVUTOĞLU’DAN BİDEN ÇIKIŞI: TRUMP TÜRKİYE’YE KÜFÜR EDERKEN NEREDEYDİNİZ?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Biden’in açıklamasına yaptığı “Dış mihraklar saldırıyorlar” yorumunu hatırlatan Davutoğlu, şöyle dedi: “Ülkemizde yaşanan her olayı dış mihrak oyunu olarak gören bir akılsızlıkla karşı karşıyayız. İşte alın size dış mihrak, böyle düşman dostlar başına. ABD eski Başkan yardımcısı, şimdi de başkanlık adayı Joe Biden’ın, sekiz ay önce söylediği, ne hikmetse dün birden keşfedilen sözlerini duydunuz değil mi? Onca yıl en üst düzey görevler yaptı, yıllarca Türkiye’ye defalarca geldi gitti,Türkiye’ye dair analiz düzeyine bakar mısınız. Biden’ın aptalca yorumlarını Türkiye’de bir Allah’ın kulu ciddiye almaz.” 

TÜRKİYE'DEN EKMEK ÇIKMAZ

“İşte muhalefeti dünden beri duydunuz; herkes bu deli saçması yorumları kınadı” diyen Davutoğlu, ABD’ye “Kendi dertlerine düşsünler” diye çıkışarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biden da bu kafayla nasıl başkan olacağının derdine düşsün. Türkiye’den ekmek çıkmaz ona. Bu meselenin bir de başka bir boyutu var. Bu boyut daha da önemli: İktidar bu türden açıklamaları çok seviyor. Neredeyse bayram ediyorlar. Nihayet bir dış mihrak tehdit savurdu diye, bıraksanız kutlama yapacaklar. Yahu adam Türkiye’yi tehdit ediyor Türkiye’yi. Trump ülkemize küfür ederken neredeydiniz? Sayın Cumhurbaşkanının nezdinde bütün milletimize ‘ahmak’ dedi Trump, sesiniz çıkmadı.”

‘AÇIK BİR İSTİSMARDIR’

“Biden’a ne yapacaksınız açıkça söyleyin. Bu açıklamayı tam sekiz ay önce yapmış; bugüne kadar neredeydiniz, niye görmediniz, nasıl görmezden geldiniz?  Bugün niye birden aklınıza geldi? Ayrıca bunu yeni bir dış mihrak hikayesi olarak lanse etmenin ötesinde ne yapmayı, nasıl bir tepki vermeyi düşünüyorsunuz? Fiili olarak, nasıl bir adım atacaksınız? Çin, Türk kardeşlerimize zulüm üstüne zulüm yapıyor sesiniz çıkmıyor; Rusya askerlerimizi şehit ediyor, koşarak ayağına gidiyorsunuz; Trump’ın hakaret mektubunu kabul ediyorsunuz.Bu nasıl bir zillettir. Trump’ın küstahlığına sessiz kalanların Biden’ın densizliğini kullanmaya çalışmaları açık bir istismardır.”

Biden, 19 Aralık'ta New York Times (NYT) gazetesinin yayın kurulunun tüm Demokrat adaylarla düzenlediği toplantıda “Bence ona (Erdoğan'a) çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız. Muhalif liderleri desteklediğimizi açıkça göstermemiz lazım. Parlamentoya katkı sunmak isteyen Kürt toplumunu entegre etmek için... Bu iş bir süre iyi gidiyordu" demişti. Biden’in bu ifadeleri aradan geçen 8 ayın ardında dolaşıma sokulmuş ve Türkiye kamuoyunda tepkiyle karşılanmıştı.