28 Şubat da bu darbeler zincirinin en karanlık halkalarından biri olmuştur. Bizzat, darbeciler tarafından post modern darbe olarak nitelenen 28 Şubat, amaçları, aktörleri ve sonuçları itibarıyla bir “Projeydi. Bu projenin “siyasi, toplumsal ve ekonomik” olmak üzere 3 boyutu vardı. Siyasi boyutu, milletin meşru iradesiyle seçilmiş Refahyol hükümetini devirmek, toplumsal boyutu, irtica çığırtkanlığıyla toplumsal yaşamdaki İslami tezahürleri azaltmaya çalışmak, ekonomik boyutu ise devlet kaynaklarını seçkinci sermaye çevrelerine peşkeş çekip bankaları hortumlamaktı. Küresel emperyalist çevrelerin de müdahil olduğu bu sürecin içerideki aktörleri, asker-sivil bürokratlar, brifingli yargı, medya, sermaye çevreleri, başını bazı siyasi partilerin çektiği siyasetçi taifesi, YÖK, bazı sözde STK’lar ve süreci cuntacıların istediği şekilde yöneten Çankaya idi. 28 Şubat’ın zorbalık ve baskı ortamında hükümet yıkıldı, RP kapatıldı, FP kapatıldı, siyasi yasaklar getirildi. O zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Genel Başkanımız hapse atıldı, on binlerce genç kızımızın hayatı karartıldı. Üniversitelerin önüne ikna odaları kuruldu, her alanda fişlemeler, yasaklar, baskılar ayyuka çıktı dedi. 

Başkan Selami Delibalta; Her karanlık gecenin bir sabahı vardır. 28 Şubat karanlığı içindeki Türkiye’ye bir güneş gibi doğan AK Parti, milletimizin 28 Şubat’a verdiği en anlamlı cevap oldu. Milletimizin büyük teveccühüyle 3 Kasım 2002’de tek başına iktidara gelen AK Parti, daha ilk günden itibaren vesayet odaklarıyla büyük bir mücadeleye girişti. Her türlü engellemelere, e-muhtıralara, “ordu göreve” pankartları taşınan kışkırtıcı mitinglere, kumpaslara rağmen, yasakları, baskıları ortadan kaldırıp milli iradeyi boğan zincirleri birer birer koparıp attı. 15 Temmuz’daki hain darbe girişimi ise, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde şahlanan bu milletin, büyük kahramanlığı, direnişi ve fedakârlığıyla püskürtüldü.

Yine AK Parti iktidarıyla birlikte ilk defa darbeciler yargı önüne çıkarıldı. Türkiye’nin ayağa kalkmasından rahatsız olan dış mihraklarla, kendi siyasi çıkarlarını küresel emperyalizmin amaçlarına eklemlemiş içteki uzantıları, hala çeşitli arayışlarını sürdürüyorlar. Milletimiz müsterih olsun; kimler hangi hesapları yaparsa yapsın, AK Parti bu milletin iradesini bu zamana kadar kimseye çiğnetmedi, bundan sonra da çiğnetmeyecektir. Bu ülkede terörden, darbeden, kaos ve kargaşadan medet umanların, oligarşik düzen heveslilerinin değil, milletin dediği olacaktır. Bu ülkede iktidarları, medya manşetleri ya da askeri bildiriler değil, milletin sandığa yansıyan hür iradesi belirleyecektir. Türkiye, demokrasiyi güçlendiren yeni sistemiyle ve siyasetin demokratik bir zeminde bütün kurum ve kurullarıyla işlediği bir ülke olarak artık, geleceğe daha emin adımlarla yürümektedir.

28 Şubat’ın 23. yılında AK Parti Zeytinburnu İlçe Başkanı olarak, bütün darbeleri ve darbecileri lanetliyorum. Bu vesile ile 28 Şubat’ın en büyük mazlum ve mağdurlarından olan, Türkiye Cumhuriyeti 54. Hükümetinin Başbakanı Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı, vefatının 9. yılında minnet ve rahmetle anıyorum. Aziz milletimize saygı ve sevgilerimi sunuyorum dedi. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ