Ak Parti Zeytinburnu İlçe Başkanı Selami Delibalta Kanal İstanbul ile ilgili açıklamalarını şöyle sürdürdü. Sade muhalefet yapmak için, Büyük Projeler Muhalefet uğruna heba edilemez. İstemezük demekle hizmet olmaz. Özellikle iktidarımız döneminde İstanbul’a yapılan büyük projelerdeki, haksız eleştirileri özellikle vurgulamak istiyorum. Ve bunlarla ilgili haksız yargılamalar yaşandı. Biz böyle bir ülkede yaşıyoruz. Bunlar ön yargılıdırlar. Kanal İstanbul, ülkemiz ve İstanbul’umuz için hatta dünyamız için önemli bir yatırım projesi, ulaşım projesidir

Her projenin bir amacı vardır. Bir gerekliliği vardır. Kanal İstanbul da bir ihtiyaçtan doğmuştur. Şan şöhret için ortaya atılmış bir proje değildir. Biliyorsunuz İstanbul'umuz, ülkemizin sektörel bazda en gelişmiş şehri. Tarihçilerin tabiriyle dünyanın başkenti. İstanbul'u İstanbul yapan en önemli değerlerden biri de İstanbul Boğazı’dır. İstanbul'da boğaz olmasaydı belki İstanbul olmayacaktı. İstanbul Boğazı tarihi süreci içerisinde dünyadaki tüm insanlara suyolu görevi görmüş, İstanbul'da yaşayanlara mekan olmuş. Onlar için bir sevda olmuş. İstanbul'u İstanbul yapmış. Ama geldiğimiz bugünde İstanbul Boğazı’ndan geçen, özellikle uluslararası deniz trafiği nedeniyle artık yorulmuş ve kapasitesini zorlar hale gelmiştir. Büyük projeler bugünden yarına ihtiyaçlar için yapılan projeler değildir. Yollar, demiryolları, havaalanları, limanlar, barajlar uzun vadeli projelerdir. İşte Kanal İstanbul da ulaşım açısından böyle bir proje.

Kanal İstanbul neden gerekli?

Kanal İstanbul’un gerekliliği üç temel gerekçeye dayanıyor. Birincisi Türkiye’nin uluslararası planda elini kuvvetlendirmek. O da şöyle; İstanbul Boğazı’na paralel, İstanbul Boğazı’ndan daha güvenli ve tamamen sizin kontrolünüzde olan, Montrö gibi herhangi bir sözleşmenin de dışında yer alan işletmesi, yönetimi, denetimi tamamen sizin kontrolünüzde olan bir suyolunu inşa etmek.

Cazibe merkezi olacak

İstanbul’un hemen yanı başında küresel düzeyde önem arz eden, küresel düzeyde etki uyandıracak çok büyük bir cazibe merkezini İstanbul’a kazandırmak. Turizm merkezleriyle, teknoloji geliştirme bölgesiyle, lojistik merkeziyle, sağlık merkezleriyle, konteyner limanlarıyla, marinasıyla, İstanbul Havalimanı ve Hadımköy sanayi bölgesiyle olağanüstü önemde bir ekonomik cazibe merkezi oluşturmak.

Kanal İstanbul’un Montrö ile bir alakası var mı?

Montrö’de boğazlar “Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve Karadeniz Boğazı” olarak tanımlanmış. Dolayısıyla boğaz kavramından sadece İstanbul Boğazı kastedilmemekte. Kanal İstanbul’un Montrö’yü tamamen devre dışı bırakabilmesi için Kanal İstanbul’un Saros Körfezi’nden direkt olarak Karadeniz’e açılması gerekir. Yani Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’yla herhangi bir bağının, bağlantısının olmaması gerekir. Oysa Kanal İstanbul, Marmara Denizi’nden Karadeniz’e açılıyor. Marmara Denizi, Montrö’ye göre boğazların bir parçası. Bu nedenle biz Montrö’yü bütünüyle devre dışı bırakılmıyor. Ama Kanal İstanbul’u tercih edecek gemiler için Montrö bütünüyle devre dışı kalmış oluyor.

Tankerler boğazı kirletemeyecek

Boğazlara dair son 10 yıllık istatistiklere baktığımızda, Boğazlardan geçen gemilerin %38,8’i uğraklı geçiş yapan gemilerdir. Diğer bir ifade ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bu gemileri kolaylıkla Kanal İstanbul’a yönlendirebilir. Ayrıca, İstanbul Boğazı yılda 15-20 gün, bazı yıllar 25 güne kadar kapalı kalıyor. Bu da sisten, şiddetli lodostan, kazalardan ve diğer bazı nedenlerden kaynaklanıyor. Dolayısıyla, Boğaz’ın kapalı olduğu zamanlarda da gemiler Kanal İstanbul’a yönlendirilebilir. Bunun dışında, Montrö’nün imzalandığı 1936 yılında bulunmadığımız için, petrol, LPG, yanıcı, parlayıcı, patlayıcı ve diğer kimyasal madde taşıyan büyük tonajlı gemilerin de Boğaz’dan geçmemesi konusunu Türkiye, Montrö’yü imzalayan âkit devletlerle müzakereye açabilir.

Kanal İstanbul ne kadar gelir sağlayabilir?

Kanal İstanbul’un gelirine siz ulusal ölçekten bakarsanız elde edeceğiniz gelir Kanal’dan elde edeceğiniz gelir kadardır. Ama uluslararası ölçekten bakarsanız 25-30 milyar dolar gelir elde edebilirsiniz. Fakat küresel ölçekten bakarsanız toplamda 100 milyar doların üzerinde gelir elde edebilirsiniz. 

İstanbul cazibe merkezine dönüşecek

Eğlence merkezleri inşa edilecek, devasa alışveriş merkezleri inşa edilecek, “Dubai Mall” gibi. Çünkü Türkiye’deki AVM’ler maalesef sınırlı sayıda aktivite sunabilmekte. Kanal İstanbul’u bütün bu merkezler, limanlar, tesisler, marina, akıllı şehirler ve diğer etkinlik alanları ile birlikte düşündüğümüzde Fransız Rivierası, Miami, San Francisco veya Gold Coast gibi bir cazibe merkezi doğacak. Düşünsenize yanı başınızda dünyanın en büyük havalimanı ve sağlık turizmi, eğitim turizmi, eğlence turizmi, lojistik merkez, kongre ve fuar merkezi, sayısız ekonomik aktivite, sanayi bölgesi, üniversiteler, akıllı şehirler, su parkları, eğlence parkları, devasa hayvanat bahçesi ve sayısız diğer fasiliteleri dikkate aldığımızda inanılmaz bir cazibe merkezi ortaya çıkacak.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL