Milli Beka Hareketi Genel Başkanı Murat Şahin, Mili Beka Hareketi Türki Cumhuriyetler Bölge Başkan Arslan Türkmen, Türkistan Elleri Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Abdul Ghafoor Turan, Uluslararası Afganistan Türkleri Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Fazıl Sönmez, Afganistan Türkmenleri Sosyal Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Fehim Işık, Afgan Türk Dostluk Konseyi Derneği Başkanı Ramazan Yürttaş, Dünya Konguratlar Derneği Başkanı Recep Aslan, Uluslararası Özbek ve Afgan Halkları Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Abdulmünir Yunus, Afganistan Türkleri Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Gudratullah Tuarn, Aydin Afganistan Eğitim Kültür Derneği Başkanı Nazif Salihi, Bulgaritan Türkleri Derneği Başkanı Rafet Ulutürk, İstanbul Nogay Türkleri Derneği Başkanı Veysel Demir, Karapapak Terekeme Türkleri Derneği Başkanı Engin Aybirdi yaptıkları açıklamada, Afganistan’ın kuzeyindeki sayıları milyonlara dayanan Türk soylu Özbek, Türkmen, Aymak, Kırgız, Kızılbaş halkına yapılan saldırı ve yıldırma politikaları kınadılar.

Geçtiğimiz günlerde Türk komutan Nizamuddin KAYSARİ’nin evine karadan ve havadan yapılan saldırıda 7 kişi soydaşımız şehit olmuş ve birçok yaralıyla beraber 35 kişiden fazla hemşerimiz esir alınmıştır. Afganistan hükümeti mensuplarına göre; yolsuzluk ve silahlı örgüt kurma iddiasıyla Kaysari'nin evine operasyon düzenlediği söylenmektedir. Silahlı örgüt kurma gibi hususlardan daha önce de gözaltına alınan Türk komutan, bölgedeki Türklere yapılan algı yönetiminden en az 8 ay sonra serbest bırakılmıştır. Afganistan adaleti ve hukuk işleyişi adil ise; Afganistan’da uzun yıllar görev yapmış ve birçok kahramanlığa imza atmış olan Afganistan Türklerinin yaşadığı bölgeyi teröristlerden koruyan Türk komutanı, aşağılayıcı operasyonlarla değil de daha insani bir şekilde ifadesinin alınması için tebligatlar gönderilmesi gerekmekteydi. Bu da demek oluyor ki; her gün büyüyen Türk karşıtlığına daha yenilerinin ekleneceği ve bölgedeki Türkler için yaşamanın daha da zorlaşacağı anlamına gelmektedir. Afganistan Türkleri büyükleri, hükümetin Kaysari üzerinden büyük oyunlar oynamaya çalıştığını ve bu operasyonların ana hedefinde Afganistan’daki Türkler olduğunu kamuoyuna açık bir dille paylaşmışlar. Asılsız ve mesnetsizce yapılan ithamlara dayanarak Türk komutanımızı hedefe koyup, onu destekleyen milyonlarca Afganistan Türküne gözdağı vermeye çalışılmaktadır. Her gün git gide artan baskı ve yıldırma operasyonlarına maruz kalan hemşerilerimiz; insan hakları ihlalleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Eğitim, sağlık ve sosyal yaşam alanı başta olmak üzere tüm kamu hizmetlerinde negatif-ayrımcılık uygulanan Türk hemşerilerimiz gün geçtikçe yasal ve insani haklarından mahrum kalmaktadır.

Afganistan’da son 20 yılı aşkın süredir devam ederek gelen Türk soylulara karşı uygulanan ayrımcılık ve şiddetlerden doğan saldırılar sonucu ölen binlerce sivil dair, hiçbir hükümet tarafından ele alınıp incelenmediği için Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından görülmemiş, ele alınmamıştır. Birleşmiş Milletler ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından yaşanan ve yaşanmaya devam eden bu insanlık suçuna karşı tepki göstermelerini ivedikle talep ediyor ve Afganistan Türklerinin kanayan yarasının durdurulmasına çözüm getirilmesini bekliyoruz. Başlattığımız insan hakları mücadelemiz, Afganistan’ın İçişlerine karışma, müdahale etme ve sorgulama olarak algılanmamalıdır. Tamamıyla bölgede yaşayan Türk halkının istikbali ve içinde bulundukları insani dramı ortadan kaldırmaya yöneliktir.

Her gün artarak devam eden şiddetler ise soykırıma kadar ulaşmıştır. Afganistanlı Türk halkının 21. yüzyılda soykırım çemberine çekilerek Birleşmiş Milletlerin ve Avrupa İnsan Hakları gibi Uluslararası kuruluşların ve dünya basınının da bu duruma sessiz kalmasından güç alan Afganistan hükümeti, soykırıma zemin hazırlamaktadır. Dün 7 kişi, bugün 70, yarın ise 700. Hiç kimse bizden sesimizin yükselmesi için sayıların artmasını beklemesin. Dün ölen de Türk’tü, bugün ölen de yarın ölecek olan da. Tüm bu kaygılarımızın temeli, geç olmadan Müslüman Türk halkına yapılmak istenen saldırı ve ayrımcılık girişimlerini durdurmaktır. Afganistan Hükümeti, şehit olan hemşerilerimizin ailelerine bir açıklama yapmalıdır. Türkiye’deki Afganistanlı STK’lar olarak, bu zulme karşı halkımızın yanındayız. Tüm bu zulüm ve operasyonlar durana kadar duruşumuzu bozmadan süreci hassasiyetle Uluslararası kamuoyuna taşıyacağımızı buradan bildirmek isteriz. Afganistan Türkleri yalnız değildir, Nizamuddin KAYSARİ yalnız değildir! Herkes sussa, herkes kulak kapatsa, biz haykıracağız ve yaşanan bu zulümlere dur diyeceğiz. Süreci daha yakından takip edeceğimizi ve sonunun ne olursa olsun başlatılmak istenen bu ayrımcılık ve adaletsizliğe karşı cephe oluşturacağımızı, gözaltına alınan hemşerilerimizin hakkında Afganistan hükümetinden bir açıklama beklediğimizi tüm kamuoyuna bildirmek isteriz dedi. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL