Rumelili Sanatçılarında sahne aldığı gecede kürsüye ilk olarak Rumelilerin başarılı işadamı Zeytinburnu Meclis üyesi ve yeni dönmede tekrar aday gösterilen Cüneyt Tezcan çıktı.  Hayallerinizin sizi kucaklayacağı zamanlara ulaşmak için başlayan bir yolculuk aslında bizimkisi diyerek sözlerine başlayan Tezcan konuşmasın şöyle sürdürdü.  Gönlünüzde yer alabilmek için başladı her şey... Sevmekle başladı bizim hikayemiz. Sevmenin ihya etmek olduğunu biliyorduk. Sevmenin var etmek olduğunu, severken sevdiklerimizin de elimizden tutacağını biliyorduk. Çünkü her mahallesine, her sokağına, her caddesine vefa borcunu ödemek istediğimiz yerin adıdır Zeytinburnu. Toplumun kalkınması bir kişinin ayağa kalkmasıyla olacaktır. Öncü olmak önder olmaktır. Birlikte kalktık ayağa, halk için, ülke için, birlik için... Genç bir kardeşiniz olarak Zeytinburnu'nun ihya edilmesinde çalışan neferlerden biri olmaya ben de varım. Biz Rumeli'den İstanbul'a uzanan bir sevdanın temsilcileriyiz. İstanbul'u Rumeli'ye taşıyacak gönüllü erleriz. Belediye işi gönül işi düsturuyla başladığımız ve yeniden gönüllü olduğumuz bu hizmette yarım kalan hikâyelerinizi tamamlamaya azmettik. Buradayız. Her daim yanınızdayız. İşimiz hizmet, gücümüz millet. Yorulmanın yasak olduğunu bildiğimiz her gün, ihtiyaç duyduklarınızı size sunmak için gayret ediyoruz. Zeytinburnu değişim ve dönüşümün adresi olsun diye bütün çabamız. Ufkun en ötesine yol alalım istiyoruz. Zafere talip, mazluma çare olmak için... Biliyoruz ki, biz birlikte koşunca Türkiye'ye can, düşmana gam gelecek Biz İstanbul'a ve Zeytinburnu'na söz verdik. Daha güzel yarınlarda buluşmak için. Elimi size doğru uzattım. Bu yolda elimi tutmaya ve birlikte yeniden koşmaya hazır mısınız? Öyleyse Haydi Zeytinburnu... Sen varsan ben de varım... Rabbim yar ve yardımcımız olsun dedi. Tezcan’ın ardından Rumeli Mecliste Temsil edece olan bir diğer isim Rıdvan Durmaz’da kısa bir selamlama konulması yaptı. 

Zeytinburnu Kültür Sanat Tesisleri'nde düzenlenen Rumeli Hemşehri Buluşması programına katılan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, salondaki hemen hemen herkesin bir şekilde göçün çilesini ve hasretliğini yaşadığını belirterek, bu kişilerin göçten sonrada hayata tutunmayı ve bir şeye sıfırdan başlamayı başardıklarını anlattı. Soylu, bu yapıya sahip çıkmanın önemli olduğunu vurgulayarak, "Çünkü bu yapı, sizler, bu kökler, köklerimizle, geçmişimizle olan bağımız, bizim en büyük gücümüzdür. Bizim karşımızda olanlar çok uyanık, yıllardır bizim buradan beslenmememiz için uğraştılar. Bize Balkanlar'ı unutturmak istediler, bize Üsküp'ü, Makedonya'yı, öte yandan Halep'i unutturmak istediler. Oralardaki varlığımızı sadece tarih kitaplarında okuyalım, bir masal zannedelim ama bugün oralarda gerçekten canlı bir elimiz olduğunu, orada bizden canlar olduğunu, oralarda Türkçe konuşan kardeşlerimiz olduğunu unutalım istediler." diye konuştu.

1989'daki göçte herkesin ayağa kalktığını dile getiren Soylu, şunları kaydetti: "Herkes derken içerideki bazı mahfillerden bahsediyorum. Kimisi kasıtlı, kimisi korkudan, 'sakın bunları almayın, alırsak mahvoluruz, batarız.' dediler. Rahmetli Özal bunların hiçbirine kulak asmadı. Ne oldu? Batmak bir yana oradan güç aldık. Daha 'Bismillah' der demez, rahmetli Naim Süleymanoğlu, o ay yıldızlı formayla 190 kiloyu havaya kaldırdığında aslında sadece bir olimpiyat rekoru kırmadı, biz sadece bir madalyaya sevinmedik. Biz dünyaya bir mesaj verdik. Kim olduğumuzu, bir araya geldiğimizde ne olacağını ve en önemlisi birbirimizden kopmadığımızı gösterdik. Uzun yıllar darbelerle, darbe anayasalarıyla sindirilmiş, sınırları dışındaki tüm medeniyet değerlerine kapısı zorla kapattırılmış bu ülkenin ilk defa derin bir nefes alışıydı, 1989 hareketi. Bakın Türkiye yıllarca Ermeni tasarısı üzerinden terbiye edilmeye çalışıldı. Avrupa Birliği görüşmelerinde Kıbrıs meselesi yıllarca önümüze koyuldu. Oradan bir taviz koparılmaya çalışıldı ama Bulgaristan Avrupa Birliği'ne dahil edilirken, kimse onlara 'siz bu insanları neden yurtlarından ettiniz, isimlerini neden değiştirdiniz?' diye sormadı. Kimse fatura kesmedi. Dedi. 

Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcılığı görevinin ardından AK Parti’den Zeytinburnu Belediye Başkan adayı olarak gösterilen Ömer Arısoy, gecede Rumelilerle Projelerinden bazılarını paylaştı. Yeni dönemde yapmak istediğimiz önemli projelerimizden biri kariyer merkezi. Zeytinburnu ticaret kenti; Örme kumaş, deri, tekstil ve perdecilikte bir marka. Ticaret Zeytinburnu’nun ayrılmaz parçası. Kariyer merkezi kurarak işverenle iş arayan hemşerimiz arasında köprü olacağız. Türkiye’de İŞKUR’un yapmak istediğini belediye olarak yapacağız. Bu işletmelerin personel ihtiyacını öncelikle ilçemizde oturanlardan karşılamalarını sağlayacağız. Zeytinburnu’nun nüfus yoğunluğu fazla. Bu nedenle eğitim önceliğimiz. Yapımı devam eden üç okula ilaveten 21 yeni okul inşasına başlayacağız. Bir kısmı Milli Emlak’a, bir kısmı belediyemize ait olan arsalara inşa edilecek olan bu okullar için Milli Eğitim Bakanlığımızla görüşerek 3 yılın sonunda eğitimin hizmetine sunacağız. Böylece Zeytinburnu tekli eğitime tamamen geçmiş olacak. Cumhurbaşkanımız tarafından Türkiye’ye model olarak gösterilen Millet Kıraathanesine vatandaşlarımızın ilgisi yoğun. Öyle ki şu anda randevuyla insanlarımız burayı kullanıyor. Bu talebi karşılamak için yeni dönemde 3 yeni Millet Kıraathanesini daha hizmete alacağız. Bunlardan biri Zeytinburnu stadyumunun altında, diğeri gençlik merkezi olarak faaliyet gösterecek binamızın son iki katında, üçüncüsü ise Zeytinburnu’nun tam ortasında askeri lojmanların bulunduğu alana yapılacak. Kitap okumak isteyenlerimiz, sınava hazırlanan çocuklarımız bu kıraathanelerden 24 saat ikramı bizden olmak üzere faydalanabilecek. Dedi. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL