CHP Grup Başkanvekili Özel, Soylu'nun, "Sizin bildiğiniz memleketlerin bir tanesinin üst düzey yöneticisi bundan kısa bir süre önce Cumhurbaşkanımızı aradı. Bir güvenlik toplantısında ben de yanındaydım. Dedi ki; 'Zordayım, bir takım sıkıntılı olaylar başımıza getirmeye çalışıyorlar. Benim şunlara, şunlara ihtiyacım var.' Notlarını aldı. Kağıdı bana uzattı. 'Bunları verebilir miyiz?' dedi. 'Emredersiniz, bir bakayım.' dedim. Sonra 'En yakın zamanda gönderelim.' diye talimat verdi. Günlerden çarşamba saat 17.00'ydi. Dünyada böyle bir şey yok. Perşembe günü saat 18.00'de hem pahada ağır hem yükte ağır iki büyük kargo uçağıyla beraber bildiğiniz ülkelerden birinin başkentine yirmi beşinci saatte bizim evlatlarımızla beraber indi. O ülkenin Cumhurbaşkanı, o ülkenin Başbakanı, o ülkenin İçişleri Bakanı şaşkınlık içerisindeydi." dediğini öne sürdü.

Anayasanın 92'nci maddesinin, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine veya yabancı silahlı kuvvetlerin Türkiye'de bulunmasına izin verme yetkisinin TBMM'ye ait olduğunu içerdiğini anımsatan Özel, İçişleri Bakanı Soylu'nun anlattığını iddia ettiği olayla ilgili yetki alınmadığını belirtti.İçinde hem silahlı unsur hem de askeri malzeme olduğu anlaşılan iki büyük kargo uçağının o ülkeye gitmesinin Anayasa'nın çiğnenmesi anlamına geldiğini savunan Özel, şunları kaydetti: "Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimine kastedilen anayasa değişikliğinin propaganda sürecinde TBMM'yi güçlendireceği tezini işleyen iktidar partisi ve ona bağlı bürokratlar, yürürlükteki Anayasa'yı çiğnemekten geri durmamakta, Anayasa'ya aykırı davrandıklarını gizleme ihtiyacı hissetmemektedirler. Bugüne kadar TBMM'den yetki alınmadan yurt dışına silahlı güç gönderilip gönderilmediği hususunun da kamuoyuna açıklanması gerekmektedir. Eğer Süleyman Soylu tarafından deşifre edilen operasyon Anayasa'nın 92'nci maddesi kapsamına girmiyorsa İçişleri Bakanı gizli kalması gereken bir devlet sırrını ifşa etmiş ve açığa vurmuştur. Eğer durum buysa bir görev suçuyla karşı karşıya olduğumuz gibi Süleyman Soylu hakkında işlem yapılması gerekmektedir. Ayrıca bir dernek ziyaretinde açığa çıkarılan bu operasyonun detaylarını da kamuoyu bilmek zorundadır. Bahsi geçen ülkenin isminin operasyonun tarihi ve detayları ile Soylu'nun ifade ettiği biçimiyle 'yaşanan sıkıntılı durumlar.' kamuoyuyla paylaşılmak durumundadır."