Başkan Mikail Kabak şöyle devam etti. "Ben de kafa konforum hiç bozulmasın isterdim. Ben de Diriliş Ertuğrul izleyeyim. Otomobil-konut fiyatlarını takip edeyim. Afili cuma mesajları yazayım. NATO konseptine uygun Amerikan ve İsrail yandaşlığı ve kominizim karşıtlığı üzerine kurulu bir muhafazakâr İslam anlayışına sahip olsam ve kafa konforum hiç bozulmasa...  Ama bizim nasibimize Erbakan'ı tanımak düştü. Bugün geldiğimiz noktada benim hayatımın en büyük şansı, kendisini yakından tanımak olarak nitelendirdiğim Erbakan'ın ebedi istirahatgahının olduğu ilçede onun partisine ilçe başkanı olmamdır. Ve ona yakışır bir öğrenci olmak için buraya net bir hedefle geldim.
Erbakan’ın mezarının başından onun partisinin bayrağını dalgalandırmak. Önceki haftalarda da söylemiştim. Ülkede iktidar sorunu yok. Muhalefet sorunu var. 16 yıldır tek başına iktidar olan bir parti var. Bu ülkenin asıl sorunu, muhalefet sorunudur. Partilere baktığınızda Ana muhalefet partisi CHP adeta iktidarın hayat kaynağı gibi. Kutuplaşma üzerine kurulmuş bir siyasetle insanlarda bir algı oluşturarak, halkı CHP ile korkutarak AKP hayatiyetini devam ettiriyor. MHP 17 - 25 Aralık sürecinden sonra maalesef AKP’nin destekçisi olmuş ve muhalefet olma vasfını yitirmiştir. 

Burada yanlış anlaşılacak bir şey yok. Geçen hafta iktidarı bir obez insana benzetmiştim. Devasa iri bir cüsse. Ama iki kişinin desteği olmadan ayağa dahi kalkamayan ve ayakta durabilecek kas kuvvetine sahip olmayan bir obesite hastası. Burada ona destek olan şeye ister Kızıldeniz’i ortadan ikiye yaran Musa'nın asası deyin, İsterseniz koltuk değneği değin yada koluna girip ayağa kaldıran insan deyin neticede murat edilen anlam değişmez. Diğer partilerin durumu da ortada.

Biz iktidar partisi ile aynı tabana hitap eden milli görüş hareketinin baba ocağıyız. Ben Zeytinburnu’nda kendi anlayışıma ve tarzıma uygun bir strateji belirleyerek Saadet Partisinin çıkış yapmasına örnek teşkil edecek işaret fişeğini Erbakan'ın mezarının basından atmak ve toplum için bir umut olmak arzusundayım. Ben Doktorum, Sosyoloğum, İmam Hatip Lisesi mezunu ve hafız biri olarak hayata bakışım da Kuran’ın nazari felsefesiyledir. Bizim kitabımız yönetimle ilgili herkese eşit mesafede durmaktan yani Sosyal adaletten bahseder. 

Tüm makamları geçici olarak görmekten yani her şeyin bizlere emanet olduğundan bahseder. İşi ehline vermekten yani liyakat ve hakkaniyetten bahseder. Ortak akılla hareketten yani meşveret ve istişareden bahseder. Şahsi menfaatleri değil, kamu yararını gözetmekten yani maslahattan bahseder. İşte benim de yapmak istediğim budur. Bu kriterler doğrultusunda bir yönetim sergileme derdindeyiz. Bu sebeple her kesimden insanımız ile bu kahvaltılı ve istişare toplantıları yapıyoruz. Birlikte yönetmeye ortak akılla yönetmeye talibiz. Bugün iktidarın bu alternatifsiz görüntüsü toplumun kanaat önderleri STK’ları muhtarları hatta cemaatleri vs. değersizleştirmiştir. Yani iktidar tüm bunlara bize mahkûmsunuz muamelesi yapmaktadır. Ben bu vadettiğimiz yönetim tarzının hayalini kuruyorum. Ve hayatımda gördüğüm bütün hayalleri gerçekleştirdiğim gibi bunu da gerçekleştireceğim."
Dr Mikail Kabak daha sonra Hemşeri Dernekleri temsilcilerine söz verdi. Dernek yöneticileri gerek dernekçilik gerekse Zeytinburnu siyaseti ile ilgili söz aldılar..

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL