Zeytinburnu'nda yürüttüğü siyasi faaliyetleri ve halkı bilinçlendirme toplantılarıyla isminden sıkça söz ettiren Demokrat Parti eski MYK üyesi Mimar Süleyman Uluocak, İlçe Başkanlığı ile birlikte yürüttüğü çalışmalarının yanı sıra seçim startını da verdi. Partisinin ilçe binasında yaptığı 'Demokrat Parti Yerel Seçime Doğru-2' konulu toplantıyla partililerinin ve basının karşısına çıkan ve teşekkür ederek açıklamalarına başlayan Uluocak, "Türkiye hem ekonomik olarak, hem de siyasal olarak çok zor bir dönemeçten geçiyor. Demokrat Parti olarak inşallah, bu zor dönemeçte yapmış olduğumuz çalışmalar ve projelerle halkın karşısına çıkmak istiyoruz. Şu anda Türkiye iki tane siyasi partinin, Ak Parti ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin çekişmesi arasında kalmış durumda" dedi.    

 'ÖNÜMÜZDE ÜÇ ÖNEMLİ SEÇİM VAR'

Konuşmasını "Son on yılda Türkiye çok gergin bir durum yaşıyor, bir kriz içerisinde. Hükümetimiz buna ekonomik kriz demese de, Türkiye bu ekonomik krizden nasıl çıkar, bunu hesaplamak lazım. Vatandaşların bankalara ticari ve kredi kartına olan ödenemeyen borçları var. Türkiye'nin özellikle dış politikasında, Suriye konusunda sıkıştığı yalnızlık politikası ülkeyi bir darboğaza soktu ve Türkiye'yi bu dar boğazdan kurtaracak tek parti Demokrat Parti'dir" ifadeleriyle sürdüren Uluocak, "İnşallah Türkiye'yi bu çıkmazdan kurtaracak projelerle halkın karşısına çıkacağız. 2014 Mart ayında yerel seçimler, sonrasında Cumhurbaşkanlığı seçimi ve 2015 yılında milletvekilliği seçimleri var. 3 büyük seçim Türkiye'nin on yıllık kaderini tayin edecek. Özellikle 2014'teki yerel seçimde biz Demokrat Parti olarak Zeytinburnu'nda ve İstanbul'un diğer ilçelerinde başarılı olacağız. Önümüzdeki hafta sokağa çıkacağız. Belediye başkan adaylarımızla, meclis üyesi adayı arkadaşlarımızla, eski ilçe başkanlarımızla, yönetim kurulu üyelerimizle, parti üyesi arkadaşlarımız ve delegelerimizle basın toplantısıyla adaylarımızı tanıtacağız ve seçim çalışmalarına başlayacağız" diye konuştu.

'PROJELERLE RANT YARATILIYOR'

"Hükümet hiç mi iyi işler yapmıyor" şeklinde kendisine sorulduğunu kaydeden Süleyman Uluocak, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Hükümetin şu anda yaptığı 2 büyük iş var. Bir, Hükümet bulduğu yeşil alanların tamamına inşaat dikiyor. İmar planından geçmiyor ve inşaat yapılıyor. İkincisi ise zamanında Adalet Partisi, Doğru Yol ve Anavatan Partisi'nin yapmış olduğu yolları yaparak, duble yol diyerek vatandaşın karşısına çıkıyor. Bunlar tamamen ölü yatırımlardır."

Uluocak, 1994 yılında yaşanan bir gelişmeyi de anlattı. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 94 yılında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu dönemde, zamanın Başbakanı Doğruyol Partisi Genel Başkanı Tansu Çiller'in, üçüncü köprü için Japonya'dan müjdeli haberle geldiğini, protokol gereği Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, "Sayın Başkanım inşallah 3. Köprü'yü yapacağız" dediğini, aynı gün Tayyip Beyin gazetelere verdiği demeçlerde "İnşallah hükümet yıkılır, bu hükümet biter. 3. Köprü'yü yaparlarsa kuzeydeki bütün yeşil alanlar ve orman alanları talan edilecek" dediğini hatırlatarak, şunları söyledi; "Bu gün hükümet 3. Köprü'yü yapmak için uğraşıyor. Yol lazım mı lazım, ama Türkiye öyle bir noktaya geldi ki, İstanbul yaşanmaz hale geldi. Ak Parti hükümeti özellikle son on yılda, E-5'in ve altındaki 99 yılındaki depremden sonra 2001 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin tespit ettiği bir deprem olduğu zaman insanların kalacağı çadır alanlarının yerinde bu gün rezistanslar yükseliyor.

Her yapılan bina trafiği körükleyecektir. O zaman 4., 5. Köprü de çözüm olmayacaktır. 3. Köprü'yü yapan şahıslara nasıl bir taahütname verdiler bilmiyorum. Bu 3. Köprüyü yapsan da, bu köprü İstanbul trafiğinin ancak yüzde beşini çözer. Diyor ki, bu 3. Köprü trafiği çözmezse, orada inşaat alanı olmazsa ki hükümeti ayakta tutan tek şey vermiş oldukları inşaat ruhsatıdır. Bir dönem inşaat ruhsatı vermediği zaman Türkiye ekonomisi tıkanıcak. Çünkü, Türkiye'nin işsizlik sorununun yüzde 33'ünü inşaat sektörü karşılıyor. 3. Köprü'yü yaptıkları zaman etrafında 3. hava limanını yapacağız diyorlar. Türkiye'nin havalimanına ihtiyacı var mı? Bence yok. Yeşilköy Havalimanı'nın 2021 yılına kadar işletim süresi var. Yeşilköy Havalimanı ve Sabiha Gökçen Havalimanı genişletilebilir. Bizim Havalimanlarımız şu anda iç ve dış taşımacılığa müsait. Tabii Yeşilköy Havalimanı'nı oradan kaldırırlarsa çok büyük bir alan kalıcak. Şu andaki hükümetin kafasındaki inşaat sektörüne alan için. 3. Havalimanı da yapılsa 3. Köprü de yapılsa insanlar oraya gitmeyecek. O zaman ne diyor, biz Kanal İstanbul'u da oraya getireceğiz. 3. Köprü'nün ayağından, 3. Havalimanı'ndan Küçükçekmece'ye kadar, şu andaki mevcut Sazlıdere'nin oradan 100 metre genişliğinde kanal yapacağız, yani rantı oraya kaydıracağız diyor. Böylece İstanbul'un nefes aldığı kuzeyindeki bütün orman ranta açılmış olacak."

''TOKİ VE KİPTAŞ ANADOLU'YA'

Demokrat Parti olarak inşaat yapılmasına karşı olmadıklarının altını çizen Mimar Süleyman Uluocak, "Türkiye'de, özellikle İstanbul'da mevcut yapıların bir çoğu hasarlı. 99 depreminden sonra yapılan ölçümlerde hepsi kalitesiz ve depreme dayanıksız. Bunda hepimizin suçu var. Ben de mimarım, mühendis arkadaşlarımızın, mal sahibinin, arsa sahibinin hepimizin suçu var. Devletin kabahati var ve devlet bundan ders aldı. Yapı Denetim Kanunu çıkardı. Binalarınızı yenileyin deniyor. Kentsel Dönüşüm yasasıyla değiştirin diyor. Ama İstanbul'un göbeğinde KİPTAŞ'la TOKİ var. Devlet 90 yıllık Türkiye Cumhuriyeti'nin yapmış olduğu bütün kurumları özelleştirecek, devlete vergisini veren müteahhite, devletle beraber rekabet edecek. Bu durum 'Rekabet Kanunu'na da aykırı. Devlet de, bu kanunu yapanlar da aynı kişi olursa, yapıdan fazla bir şey kalmayacak. Biz İstanbul'dan ve Zeytinburnu'ndan KİPTAŞ ve TOKİ'yi taşıyacağız. TOKİ lazım mı, evet lazım. Anadolu'da evsiz, barksız, fakir inanlara ev yapmak için lazım. TOKİ'nin amacı bu olmalıyken İstanbul'da rantın en yüksek olduğu yerlerde özellikle en büyük müteahitlerle, kar amacı güden bir kurum olmuş. İstanbul'da müteahitlerin yüzde 75 i 'yap-sat'çı müteahitler, yüzde 25'i büyük markalı müteahitler. Hükümetin bu zengin müteahitler yerine Verginin büyük kısmını bunlar veriyor. Küçük Esnaf diye bir şey kalmadı. Bu güne kadar Küçük Esanafı Doğruyol Partisi, Anavatan Partisi ve Demokrat Parti korumuş, bundan sonra da onlar koruyacaktır. Biz eski binaların, hasarlı binların yenilenmesine, kentsel dönüşümün bu anlamda çalışmalarını desteklerken, şehrin içinde KİPTAŞ ve TOKİ'nin tasarruflarıyla ilgili olmamalarına tarafız. Çalışmalarımız bu yöndedir. Özellikle Zeytinburnu'nda bunun kötü örnekleri var. Sümer'de yapılmış KİPTAŞ konutu var." 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL