Resimdeki bina hiç de tarihi bir eser gibi görünmüyor değil mi? Aslında bu gördüğünüz yapı ahşap. Ne var ki yıllar önce Zeytinburnu Belediyesi "Restore ediyoruz" diye binayı betonla kapladı, demir kapı taktı. Birkaç yıl önce de pencereleri PVC'yle kaplandı.

Geçtiğimiz aralık ayında ise bina belediye dozerleri tarafından yerle bir edildi. Şimdi ise arazi tankerler ve minibüsler tarafından park yeri olarak kullanılıyor. Fakat Zeytinburnu Belediyesi yetkilileri, şimdi de tarihi eserin yerine "Orijinali gibi bir bina yapılacak" diyor.

II. Mahmut döneminde yapılan ve zaman içinde betonarme bir yapıya döndürülen tekkenin harem bölümü, belediye tarafından yerle bir edildi. Tarihi binayı yanlışlıkla yıktığı öne sürülen belediye, "Aynısını yeniden inşa edeceğiz" diyor...

ZEYTİNBURNU'NDA TARİH KATLİAMI

1800'lü yılların başında, II. Mahmut döneminde yaptırılan tekkenin harem bölümü, belediye tarafından yerle bir edildi. Dahası var... Bir tarihçi binanın yıkılmasına tepki gösterince de "Yanlışlıkla oldu" açıklaması yapıldı. Bu akla ziyan olayın ayrıntılarına geçmeden önce, gelin binanın tarihine bir yolculuk yapalım...

ÖNCE BETONLA KAPLADILAR

İstanbul'un fethinden kısa bir süre sonra, Bağdat'tan göç eden mutasavvıf Seyyid Nizameddin Bağdadi, bugünkü Zeytinburnu'na, bir tekke kurar. Tekke, II. Mahmut döneminde tamir ettirilir. Tekkenin onarımını yaptıran II. Mahmut, hemen yan tarafa da 11 odalı ahşap bir meşruta inşa ettirir, bu harem bölümü de şeyhlerin kullanımına tahsis edilir. Bu binada da en son Şeyh İbrahim Şuaeddin Efendi yaşar, vefatından sonra da tekkenin içindeki türbeye defnedilir Ardından tekkenin yanındaki bu tarihi bina, vakıflar tarafından değişik şekillerde kiraya verilir ve bir kısmı imam ve müezzin lojmanı olarak inanılır 1970'li yıllarda ise ahşap binanın dışı betonla sıvanır, demir kapı yapılır, birkaç yıl önce ise pencereleri PVC ile kaplanır. Yani kentin en önemli kültür miraslarından biri, betonarme bir yapıya çevrilir.

Gelelim böylesine önemli bir tarihi eserin yıkılma hikâyesine... Binada en son yaşayan Şeyh İbrahim Şuaeddin Efendi'nin ailesinden gelen bir tarihçi binanın tarihi eser' olarak tescil edilmesi ve ciddi bir restorasyonla eski haline dönüştürülmesi için mücadele ederken geçtiğimiz aralık ayında Zeytinbumu Belediyesi'ne ait iş makineleri binayı yıkar. Binanın neden yıkıldığı araştırılırken de belediye yetkililerinden şu şok edici yanıt gelir: "Aslında tekkenin etrafındaki kaçak eklentiler yıkılacaktı, ekipler yanlışlıkla binayı da yıkmış..." Şimdi, tarihi binanın yerinde yeller esiyor, bu alana tankerler, servis minibüsleri park ediliyor.

'AYNISINI YAPACAĞIZ"

Şeyh ibrahim Şuaeddin Efendi'nin ailesinden gelen tarihçinin iddiaları böyle... Peki belediye bu iddialar karşısında ne diyor? Zeytinburnu Belediyesi yetkilileri "Evet binayı yıktık, bir yanlışlık yok. Zaten tarihi eser' olarak da tescil edilmemiş" diyor. Binanın tarihi olduğunu kabul etmiyorlar ama bir yandan da "yıkılan binanın yerine, orijinali gibi bir bina yapacaklarını da söylüyorlar. Biz bir şey anlayamadık. Anlayan varsa beri gelsin...

BİNADA en son yaşayan Şeyh İbrahim Şuaeddin Efendi'nin torunu olan tarihçi, uzun yıllardır binanın 'tarihi eser' olarak tescil edilmesi İçin uğraşıyor. Tarihçi, "Anıtlar Kurulu'na defalarca başvurum oldu, kuruldan da Tescil İçin gerekli incelemeler yapılacak' yanıtı geldi, ne var ki o incelemeler, araştırmalar yapılama-dan bina yerle bir edildi" diyor
kullan
ZEYTİNBURNUHABER.ORG