ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

elit yapı

whatsapp hattı

metin büfe

sembol

sembol

inşaat

SERKAN KIRAÇ
SERKAN KIRAÇ

Sosyal Güvenlik Açısından Zekât

Kıymetli okurlar, sosyal adaletin ve sosyal dayanışmanın sağlanmasında en önemli müessese, sosyal güvenliktir. Her vatandaşın mut...

Yazarlar 0 252

Kıymetli okurlar, sosyal adaletin ve sosyal dayanışmanın sağlanmasında en önemli müessese, sosyal güvenliktir. Her vatandaşın mutlak hakkıdır. Kitabî tanımı ise, kendi iradeleri dışında tehlikeye uğrayan insanların, bu tehlikelerin zararından kurtarılma garantisidir. Bu garantiyi her ne kadar devlet sağlasa da toplumumuzun dini hassasiyetinden dolayı maddi durumu olan Müslüman fertlerden, geçimini sağlayamayan Müslüman fertlere/ailelere yapılan yardımlar büyük bir açığı kapatmaktadır.
İslâmiyet'in beş şartından birisi olan “Zekât”, toplumsal adalet anlayışına katkı sağlamaktadır. Dinen, zenginlik ölçüsü kabul edilen miktarda (nisap) mala sahip olan kimselerin Allah rızası için muayyen kişilere vermesi gereken belli miktarı ifade eder. Zekâtın farz olması için şartlar; malların nisaba ulaşması yanında nâmî (üreyici/artıcı) olması, sahip olunduğu andan itibaren üzerinden bir yıl geçmesi, bir yıllık borcundan ve aslî ihtiyaçlardan fazla olmasıdır.
Altın, gümüş, para, ticari mallar ile koyun ve keçiden 1/40 oranında, inek, manda ve benzeri büyükbaş hayvanlardan 1/30 oranında, tarım ürünlerinden 1/10 oranında zekât verilir. Eğer bir kimse bu ürünleri yetiştirirken para harcayarak sulama yapıyorsa 1/20 oranında zekât verir. Zira gelir getiren ev, dükkân, fabrika, motorlu araçlar, makine gibi malların net gelirlerinden 1/10 veya brüt gelirden 1/20 oranında zekât vermek gerekir. Zekât hesaplamada mevcut borçları düşüldükten sonra kalan mal üzerinden zekât oranı hesaplanabilir.

Zekât’ın iktisadi perspektifi, üst gelir grubundan alt gelir grubuna para transferidir. Faiz’den farkı da tam burada ortaya çıkmaktadır. Çünkü faiz mikrobunda, alt gelir grubundan üst gelir grubuna para transferi söz konusudur. Bu yüzden, İslâmiyet’in barış dini olduğu kadar adalet dini olduğunu da vurgulamak gerekiyor. İslâmiyet’in beş şartında da adalet, huzur, emek, temizlik ve nefis terbiyesi bulunmaktadır.

İnanç dünyamızda önemli bir yeri olan “Zekât”, “Sadaka”, “Fitre” ve “Fidye” bir sosyal güvenlik müessesesidir. Bu yüzden sosyal güvenlik kitaplarında birkaç cümleyle anlatılamayacağını ifade etmek isterim. Bu olgunun, genel kabul görmesi ve kitaplarda yer alması için illa Avrupa’dan bir referans almamız gerekmiyor. Kendi kültürel ve dini değerlerimizden yola çıkarak insanımıza anlatabiliriz.

Kısacası, sosyal güvenliği ve sosyal dayanışmayı sadece yasal mevzuattan beklersek mağduriyetler oluşacaktır. Çünkü, mevzuata fertlerin karşılaşacağı her tehlike detaylarıyla yazılamamaktadır. İhtiyaç sahibi insanları, karşılaşacakları zararlardan hem yardımlaşma duygumuzla hem de inancımızın emrettiği vecibelerle kurtarabiliriz.

Unutmayalım ki, dinimizde servet sahibi olmak reddedilmemiştir; servete mahkûm olmak reddedilmiştir. Sahip olduğumuz malda, mülkte, parada bizim olduğu kadar fakir insanların da hakkı bulunmaktadır

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık