‘COVİD-19 SEFERBERLİĞİNDE SONUNA KADAR DEVLETMİZİN YANIDAYIZ’

Covid-19'un “kuzenleri" MERS ve SARS'a göre çok daha hızlı yayıldığı, Covid-19'un bu bakımdan tüm Dünyada kırmızı alarm verdirdiğini belirten Uzm. Dr. Behçet Kara, Covid-19'un Ölüm oranı yüzde 1 bile olsa, bu milyonlarca insanın ölümü demektir. Ayrıca on binlerce insanın sağlık kurumlarına gitmesi, sağlık sistemlerinin de çökmesine sebep verir. Bir de bunun ekonomik tarafı var. O daha vahim bir durum" dedi. Zeytinburnu’ndan Özel Sante Plus Hastanesi olarak Covid-19 belasına karşı Sağlık bakanlığımızın ve Devletimizin bize verdiği direktifler dâhilinde canla başla bütün personelimiz, Doktorundan, Temizlik Personeline kadar biz bu mücadelenin içindeyiz, sonuna kadar içinde olacağız. Bunun karşılığında devletimizden hiçbir beklentimiz yoktur. Tek beklentimiz Yüce Halkımızın, Yüce Milletin sağlığına kavuşmasıdır dedi. Sante Plus Hastanesi Başhekimi olan Uzm. Dr. Behçet Kara açıklamalarını şöyle sürdürdü. 

‘BU NE İLK NEDE SON VİRÜS SALGINI OLACAK’

Covid-19 virüsünden bahsetmeden önce şunu belirmek isterim ki: Biz insanlık olarak Dünya’da insanlar, mikroplar ve virüslerle birlikte yaşıyoruz. Bu dengenin bozulması durumunda yani insanların lehinde olması durumunda bu bulaşıcılıklar ortaya çıkmaz ama insanların aleyhinde geliştiği durumlarda bu sefer bulaşıcılık başlıyor. Maalesef bunu biz insanlar kendimiz yapıyoruz, yani biz insanların kurallarına uymadığımız için ortaya çıkıyor. Size değişik örnekler verebilirim. Dünya’da hava ısınması var, iklim değişiklikleri var ve beslenme bozuklukları var, kirlilikler var ve bunları maalesef insanlar üretiyor. Ama doğa, tabiat bize bu şekilde iade ediyor. Şuan da bütün dünya bir tehdit altında bu durum bir tehdit altında geçmiş senelerde de bu çaplarda olmasa bile değişik şartlarla, değişik isimlerle bu salgın dünyada oldu geldi ve geçtiler. Ama tüm Dünyada bitmiş anlamında değil Asel gribi var, Kuş gribi var bunlar bitmiş değildir. Asel gribi 1956 yılında dünyaya çıkmış 20 Milyon kişi ölmüştür. Es virüsü 1960-1970 yıllarında çıkmış ve 230 bin kişi öldürmüştür. Sars virüsü 2003 yılında gelmiş ve Dünyayı yüksek şekilde tehdit etmiştir. Domuz gribi 2009 yılında gelmiştir yaklaşık 1 milyon insanın ölümüne sebep olmuştur. Daha öncede Kolera 1970’li yıllarda Türkiye’de vardı. 

‘ÇİNLİLERİN HERŞEYİ YERİM ANLAYIŞI DÜNYAYI BU NOKTAYA GETİRDİ’

Türkiye’de vatansever bilim adamları onu Kolera değil de Parakolera olarak söylemeye çalıştı. Çünkü o zaman Türkiye’nin ihracatı çok kısıtlıydı. Bu ihracatı da önlemek için Parakolera olarak Dünya sağlık örgütü Kolerayı karantina altına alınması gereken hastalık olarak tanımlamıştır.  Bizim Bilim adamları haklı olarak Parakolera olarak ileri sürmüştür. Sonuçta bu gripler yarasadan oluşmuştur, Afrika gribi, Ebola gribi bu yemen gereken şeyleri yemez ise senin bu gribe yakalanma halin çok yüksektir. Bu bilgilere göre Çinliler havadaki uçağın, karadaki masanın dışında her şeyi yerim anlayışı işimizi bu noktaya getirdi. Çinliler yenmeyecek yemeklerin, hayvanların mezbahasını gördüm ve bunlar servise hazırlanıyor. Bizim dinimiz çok yüce bir din İslam dini her şeyi vaaz etmiş, yenebilecek olanları da yenemeyecek olanları da ama İslam dininin gayretlerini yerine getirmez isek daha çok virüs ile karşı karşıya geleceğiz. Çinliler hastalık yapabilen hayvanları da yiyor. Bunları yiyorsanız ve Dünyaya yayarsanız Dünya hareket haline gelir. Artık Dünyada ülke sınırları virüs tanımıyor.  Mikroplar Dünyanın her yerine yayılıyor ve ülkeler kendi halinde çare bulmaya çalışıyor. Ama bu başarı oranları çok düşük, En güçlü Liderler kendi yerinde kalakalmış çaresizce virüsün önleminin bulunması bekleniyor. Devletinin verdiği talimatları uygulayacağız bunu Güney Kore bunu uyguladı ve Çin’in yanında olduğu halde görünme oranı %1 altına düşürüldü. 

‘VİRÜSE KARŞI EN BÜYÜK MÜCADELE YAYILMASININ ÖNÜNE GEÇMEKTİR’

Bununla mücadele şehirden, mahalleden ve çevreden ve Dünya’dan önlem almalıyız. Bireyler verilen komutların yerine getirilmesi mutlaka zorunludur.  30 yaşındaki insana bir şey olmaz yok böyle bir şey herkesi etkileyebilir. Virüsün kalite derecesini ölçmekte mümkün değiş. Herkes önlemini almak zorundadır bir defa temizlik imandandır. Temiz olmak zorundayız, el temizliği, yüz temizliği çok önemlidir. Eve girer girmez yüz temizliğini, el temizliğini yerine getirmek zorundadır. Bu hayvanlar 7.100 virüs taşıyor her biri bu hayvanların. Öyle bir milletler var ki fare yavrusu bile yiyebiliyorlar. Böyle kültüre sahip olan milletler var bunlara her şey bulaşacaktır. Ama ancak bu virüs insandan insana bulaşır. 

‘BU VİRÜS KONUSUNDAKİ BAZI KOMPLO TEORİLERE KATILIYORUM’

Peki Dünya neden bu kadar patlak verdi bu olaya sebep oldu derseniz değişik komplo teoriler var ben bunların bir kısmına katılıyorum. İnsanlarda biyolojik silah var. Amerika ile Çin birbirine ekonomik savaş ilan etmiş durumdaydı. Zaten bunlar birbirine her şeyi yapmış olabilirler. Çin bu biyolojik silahı Amerikalılar bize bulaştırdılar. Başka teori ise Ruhan kentinde biyolojik silah üretimi varmış. Onlar orada virüsleri üretiyorlarmış böyle varsayımlar var. Bir ülke diğer ülke için Amerika o anlamda söyleyeyim Çin, Amerika’dan açıklama istiyor. Bu virüsü yaydın bana bilgi vermen lazım. Çin ve Amerika arasında virüs bulaştırma çabası devam ederken bazı Ülkelerde insan ölümü çok fazladır. İnsanlar bazı varsayımlara da inanmak zorunda İran’da çok üst düzeyde bir insan ölümü var fakat saklanıyor. 

‘20 YIL ÖNCE YAYINLANMIŞ KİTAPLARDA BU VİRÜSÜN AYAK İZLERİ VAR’

15-20 sene önce yayınlanmış kitaplarda salgınlar görünecek, çok insan ölecek bunlardan hep bahsediliyor. Bu mikropta bağışıklık sistemi zayıf olanlarda etkili çok süratli yayılır. Akciğerlerin oksijen veremez hale gelmesi sonucunda insanlar boğarak ölüyor. Devlet adamlarının Dünyanın eski haline doğal ve verimli haline getirmesi lazım.  Pek çok konuda el ele vermeleri lazım dolayısı ile ileride doğacak salgınların şimdiki dönemde aramaları lazım, el birliği yapmaları lazım. Türkiye’deki sağlık personelleri yalnız bu gün için değil her zaman aynı mikroplarla karşı karşıya ve hiçbir doktorun kendisine faydası yok, onlar bugün için değil her gün alkışlanması lazım. Motivasyon bozmamak adına Halkımız, Devletimiz her zaman yardımcı olmak zorunda onların motivasyonunu bozmayalım. 

‘ÖNERİLEN İLÇALAR DEĞİL SAĞLIK BAKANLIĞIN TAVİSYELERİ DİKKATE ALINMALIDIR’

Toplumların psikolojik yapısı bozula biliyor, Ekonomik yapı bozuluyor, Ruh yapısı bozuluyor. Bunlar sonucunda geçimsizlikler artar, stres artar ve boşanmalar artar. Bu virüslerin bunlar bir bakteri değil bunlar için ilaç yok, birkaç ilaç var onlarda bu virüse karşı pek etkili değildir. Bu virüs için en iyi ilaç kullanılmayan ilaçtır. Bu hastanın ateşi, beslenmesi bu anlamda ihtiyaca göre tedavi herhangi bir virüse karşı ilaç yoktur bu konuda Sağlık Bakanlığımızın tavsiyelerine mutlaka bütün Sağlık kuruluşları uymak zorundadır. Tavsiye edilen ilaçların bu hastalığın önüne geçtiğini söylemek şu aşamada fevkalade yanlıştır. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL RÖPORTAJ-TAYLAN DEMİRELLİ