Bugün dünyamızda insan hayatını tehdit eden ve yaşam kalitesini ciddi manada düşüren Obezite (Aşırı kiloluk) hem iş hayatında verimliliği düşüren ve hem de özel hayatta kaliteyi düşüren en önemli faktör olma özelliğini taşımaktadır. Yanlış beslenme, stres, hareketsizlik ve psikiyatride kullanılan ilaçların bir çoğu bunun sebepleri arasında sayılabilir. Aşırı kiloluk aynı zamanda organ yağlanması, diyabet, kalp rahatsızlıklarına sebep olmaktadır. Tıp dünyasının ilk tercihi, düzgün beslenme ve sporla bu işi çözmektedir. Ancak bunda başarılı olmayan bireylerde çeşitli tedavi yöntemleri geliştirmiştir. Bunlar arasında en önemlileri sırasıyla; Slive Gastrektomi, Mide Botoksu, Mide Balonu

Slive gastrektom: Midenin yaklaşık 3/4'ü alınarak fazla beslenme engellenmektedir. Hasta çabuk doyar ve bu tedavi yöntemiyle istenilen kadar kilo(40-50-60-70-80) kg verilebilmektedir. Unutulmamalıdır mide 3 yıl içerisinde eski hacmine kavuşmaktadır.

Mide Botoksu: Hafif narkoz verilerek mide içi mukoza altına botoks enjekte edilmektedir. Bu tedavide mide hareketi yavaşlar ve boşalım gecikir. Ve hastada tokluk hissi uzun süre devam eder. Bu metod ile asgari 10 azami 15 kilo vermektedir. Hasta aynı gün işinin başına dönebilmektedir. 6 ay sonra botoks etkisini kaybeder. 

Mide Balonu: bu yöntemle mide içerisine balon yerleştirilerek mide hacmini küçültmek amaçlanmaktadır. bu yöntemle 10 ile 15 kilo bir yıl içerisinde verilmektedir. Bir yıl sonra balon çıkarılmaktadır. Bu üç yöntemle önce hasta değerlendirilir uygun olan yöntem uygulanmaktadır: Unutulmamalıdır ki, bu üç yöntem uzman ekip tarafından titizlikle yapılmaktadır. Ve tedavi süresi uzman diyetisyen tarafından takip edilmektedir.

Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Saber Sazdar, Obezite cerrahisinin aşırı kilolu hastalar için belirlediği kriterler olsa bile mide küçültme ameliyatları herkes için uygun değildir. Vücut kitle indeksi ? 35 veya üzeri olanların aynı zamanda obezitenin yol açtığı, şeker hastalığı, yüksek tansiyon, uyku apnesi, karaciğer yağlanması, kireçlenme, kolesterol yüksekliği, sindirim sistemi problemleri ve kalp hastalıkları gibi diğer hastalıkları bulunan kişiler için uygundur. Zayıflama yöntemlerini, belirli bir müddet uygulanmasına rağmen sağlıklı bir şekilde kilo verememiş olan kişiler için uygundur. Kişi aşırı kiloluysa bile ilk denenecek yöntem bir diyetisyen kontrolünde, diyet yapmak olmalıdır. Yani obezite cerrahisi ilk seçenek olmamalıdır. Biraz da obezite cerrahisi düşünen hastalarımızın gözünden bakmaya çalışalım. Mide küçültme ameliyatı olmak isteyenler bu kararı güçlükle alıyorlar. Hem toplumun az ye ve zayıfla baskısı hem de, diyet yapıyorum ama kilo veremiyorum düşüncesiyle başarısızlık duygusu ile uğraşıyorlar. Az yemekle zayıflanamayacağı bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Herhangi bir ameliyata karar vermek hasta için çok zordur. Bu süreçte bizlere düşen onların yanında olarak destek olmaktır.”
Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Saber Sazdar; “Her ameliyatın kendine has riskleri vardır. Mide küçültme ameliyatı riskleri: Anesteziye bağlı riskler, nefes darlığı, enfeksiyon, ölüm, safra kesesi taşları, beslenme bozukluğu, kan pıhtısı, damar tıkanması, kanama, kaçaklar (Karın içi iltihap), kusma, fıtık olarak sayılabilir. Genellemek gerekirse bu riskler karın içi ameliyatların hepsinde ortaktır. Şunu da vurgulamak isterim ki safra kesesi ameliyatı sonrası sorun görülme ihtimali, güvenli mide küçültme ameliyatı risklerinden daha fazladır” dedi.

Genel Cerrahi Uzmanı Op.Dr.Saber Sazdar; Ameliyatların tümünde olduğu gibi, mide ve bağırsak ameliyatlarının yapıldığı obezite cerrahisinde de, ameliyatta zarar görme, dikiş yerlerinin yeterli iyileşememesinden kaynaklanan karın içi iltihaplar görülebilir. Bu durum tüp mide ameliyatı sonrası kaçak olarak da bilinmektedir. Karın içi iltihabın, erken tanı ve tedavisi ile bu süreç hastaya zarar vermeden tedavi edilebilir. Bu durumda doktorunuza kolay ulaşır ve gözetim altında olursanız karın içi iltihap öldürücü değildir. Obezite cerrahisi tam zamanlı yapılması gereken bir iştir ve diğer mide ameliyatlarından teknik farklılıklar arz eder. Obezite cerrahisi doktorlarını seçerken dikkat etmeniz gereken, ekiplerinde diyetisyenlerin ve obezite cerrahisi sonrası psikolojinizle ilgilenecek bir psikoloğun bulunup bulunmadığı önemlidir. Ameliyat yapılan hastaneler tam donanımlı ve ekipleri bu konuda yeterince tecrübeli mi diye mutlaka sorulmalıdır” dedi.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ