Bayramlar sevinçlerin, coşkuların yaşandığı ve birlikte olma duygusu yaşatan önemli ve özel günlerdir. Böylesine özel günlerde geniş sofralar kurulur ve çeşit çeşit yemekler ve tatlılar yapılır. Kurban bayramının bir özelliği vardır ki tatlı tüketimine ek olarak et tüketimi de artmaktadır. Bu nedenle kalp-damar hastaları, diyabet hastaları, hipertansiyon hastaları ve böbrek hastaları risk altındadır. Alınması gereken önlemler vardır fakat risk grubundaki kişilerin bu önlemleri daha fazla dikkate alması gerekmektedir. 

Öncelikle kurbanlık olarak alacağınız hayvanın mutlaka veteriner kontrollerinin yapıldığından emin olmalısınız. Kurbanlık hayvanın kesileceği mekanın hijyen kurallarına uygun olması önemlidir. Aksi takdirde kurbanlık hayvanlardan insanlara tenya, salmonella, tüberküloz, şarbon gibi hastalıkları bulaşma riski vardır.  Kurban eti kesildikten hemen sonra tüketilmemeli, en az 8-10 saat enzimatik olgunlaşmaya bırakılmalıdır. Aksi halde hem sert hem de lezzetsiz bir et olur. Bunun dışında hemen tüketilen etlerin sindirimi zorlaşır ve hazımsızlık, şişkinlik gibi mide sorunları yaşanabilmektedir.  Kırmızı et; iyi kalite hayvansal proteinin yanı sıra, demir, çinko, fosfor, magnezyum mineralleri ile B12, B6, B1 ve A vitaminleri içermektedir.

Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içerikleri yüksektir. Kırmızı etin ortalama yağ içeriği %20’dir. Etlerin görünür yağları çıkarılsa bile et dokusunda da hayvansal yağ bulunmaktadır, bu yüzden sebzeleri veya kurubaklagilleri etlerle pişirirken ayrıca yağ ilavesi yapılmamalıdır. Etlerin sebzelerle veya kurubaklagillerle pişirilmesi, hem besin ögelerini, hem vitamin ve mineral dengesini hem de posa zenginliğini sağlar. Etler protein içeriğinden kaynaklı kolay bozulabilen besinlerdir. Bu sebeple sindirim sistemi açısından risk oluşturmamak adına; kısa sürede tüketilecek etler +4- +7 derecede buzdolabında 1 veya 2 gün, buzlukta 7-8 gün, derin dondurucuda ise -18 derecede 3-6 ay arası bekletilebilir. 

Etler pişirilirken, fırında, haşlama veya ızgara gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır. Kızartma ve kavurma gibi yöntemlerden kaçınılmalıdır. Etler mangal yapılacaksa; kömürleşecek şekilde kızartılmaması gerekir kömürleşen etler her zaman kanser riski taşır.  Etin ateşe yakın olması B1, B12, folik asit gibi vitaminlerin kaybına yol açmaktadır.Etler C ve E vitamini içermezler. Bu sebeple et yemeklerinin yanında sebze veya bol limonlu mevsim salata tüketmeye özen göstermelisiniz. Sebzelerde bulunan C vitamini demir emilimini arttırmaktadır. İçecek olarak tercihiniz asitli içecekler veya hazır meyve suları yerine; ayran, cacık, yoğurt veya taze sıkılmış meyve suları olmalıdır.

Kavurma veya kırmızı et yemeklerini öğle öğününde, sebze ve kurubaklagil yemeklerini akşam öğünlerinde tercih etmelisiniz. Etlerin yanında pilav, makarna yerine kepekli veya bulgur pilavını küçük porsiyonlarda tüketebilirsiniz. Bayram sabahları genelde çoğu ailede bir kurban telaşı yaşanmaktadır. Bu sebeple kahvaltı geç bir vakitte yapılabilmektedir. Bu durumlarda 1-2 bardak su içtikten sonra; kan şekeri düşüklüğünü önlemek amaçlı bir bardak süt/yoğurt/ayran/kefir ile birlikte 1 porsiyon taze meyve tüketmelisiniz. 

Tatlı tercihlerinizi, hamurlu, şerbetli tatlılar yerine küçük porsiyonlarda sütlü tatlılar veya meyve olarak tercih edebilirsiniz. Unutmayın her ikramı tüketmek zorunda değilsiniz. Gün içerisinde az az ve sık sık beslenmeye özen göstermelisiniz. Böylece kan şekerinizi dengelemiş olursunuz.  Çay ve kahve tüketimini abartmamalısınız. Açık çay tüketmeli ve kahveyi 1 fincandan fazla tüketmemelisiniz.Bayram boyunca tatili fırsat bilip bol bol hareket etmeye de özen göstermelisiniz. Böylece gün içerisinde yapılacak olan ikramlara da yer ayırmış olursunuz.  Herkese sevdikleriyle beraber geçireceği mutlu, huzurlu ve sağlıklı bayramlar dilerim