Baş ağrısı başın herhangi bir noktasında başlayabilir ve başın iç kısmı haricinde, kafa derisini ve yüzü de kapsayabilir. Birbirinden oldukça farklı sebepler değişik türde ağrılara yol açar. Birkaç saat süren baş ağrılarının yanı sıra birkaç hafta boyunca süren ağrılar da vardır. Tiplerine göre baş ağrıları farklı gruplara ayrılır. Baş ağrısı beyindeki veya vücuttaki diğer başka bir hastalıktan dolayı kaynaklanıyorsa bu ağrı, 'ikincil baş ağrıları' diye sınıflandırılır. Öte yandan baş ağrısı başka hiçbir hastalığa bağlı olmayıp kendisi bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Başka bir hastalıktan kaynaklanmayan baş ağrıları, 'birincil baş ağrıları' grubunda yer alır. Her ne kadar günlük hayatımızda ayrım yapmaksızın hepsine birden 'baş ağrısı' desek de, baş ağrısının migren, gerilim, küme gibi farklı türleri ve farklı nedenleri vardır.

Sante Plus Hastnesi Nöroloji Uzmanı Uzm. Dr. Fatıma Karakaya Çolak, Baş ağrısı toplumumuzda nöroloji polikliniğe başvurulan şikayetler arasında en başında gelir. Yapılan araştırmalara göre nöroloji polikliniğine gelen hastaların 2/3 ünü baş ağrısı oluşturmaktadır. Baş ağrıların % 90 'nı ise migren ve gerilim tipi baş ağrısıdır. Baş ağrıları ikiye ayrılmaktadır. Birincil baş ağrıları olarak Migren, Gerilim baş ağrısı, küme baş ağrısı ve diğer baş ağrıları bulunmaktadır. İkincil baş ağrıları olarak kafa travması, beyin-boyun damarsal hastalıkları, kafa içi basınç yüksekliği ve azlığı,  kafa içi enfeksiyonu(ensefalit), aşırı ağrı kesici ilaç kullanımı, kanama bozuklukları, beyin tümörleri, kulak-burun-boğaz-göz kaynaklı baş ağrılar ve nevraljiform ağrılar görülmektedir.

Başağrısı bulunan bir hasta değerlendirirken, hekim olarak ilk yapmamız gereken sekonder başağrısı bozukluğunun dışlanmasıdır. Bu karar için hastadan alınan öykü, genel tıbbi ve nörolojik muayeneye başvurulur. Hastalardan başağrısının özellikleri ayrıntılı bir şekilde anlatması istenir. Baş ağrısının başlangıcı, yeri, şiddeti, sıklığı, tetikleyen sebepleri (ruhsal durum), uyku düzeni, eşlik eden diğer belirtileri (bulantı, kusma, ışık, koku ve ses hassasiyeti gibi) ve daha önceden kullandığı ilaçlar ayrıntılı bir şekilde sorgulanır.  Bu bilgilerden sonra nörolojik muayene yapılır. Radyolojik tetkiklerden beyin hakkında bilgi veren beyin tomografisi, beyin MR'ı ve gerekli görülürse direkt grafiler istenmekte olup; bu tetkikleri hastanemizde yapabilmekteyiz. Kan laboratuar tetkikleri ve diğer yardımcı tetkikler ile baş ağrısı tanısı koymamamız sağlanmaktadır.

Toplumumuza baktığımızda en sık karşılaşılan tip gerilim tipi başağrısıdır. Ülkemizde yıllık görülme oranı yaklaşık %32 dir. Gerilim baş ağrısı migrenden daha sık görülmekle birlikte, göreceli olarak daha hafif başağrısına neden olduğu için hastaneye başvuruda geri planda kalmaktadır. Migren ise toplumda eski bir hastalık olarak bilinmekte olup kişilerin günlük yaşamını etkileyen oldukça önemli bir sağlık sorunudur. Kadınlarda daha sık görülmekle birlikte (% 20) bu oran erkeklerde kadınlara yakındır (% 8). Atak sırasında okul, iş ve ev hayatını etkileyen sosyal problem gibi kronik etkileri bulunmaktadır. Ataklar halinde olan migren için tedavi, kişiye göre değişmekle beraber atak ve koruyucu tedavi olarak planlanır. Burada en sık görülen baş ağrılarından kısa bilgi verilmekte olup, bazen ciddi rahatsızlıkların habercisi (beyin damarlarında balonlaşma, yırtılma, beyin damar tıkanıkları veya beyin kanaması) olmaktadır. Peki baş ağrısı olduğunda ne zaman korkmalı?  İlk olarak kişinin önceden hiç yaşamadığı şiddetli baş ağısı enseden başlayıp başın ön kısımlarına yayılıyorsa, baş ağrısına bulantı, kusma ve çift görme gibi bulgular ekleniyorsa, ileri yaşa bağlı düşme sonrası kafa travmalarından sonraki baş ağrısı varsa, ara ara bilinç bulanıklığı oluyorsa, tansiyon yüksekliği olduğu bilinen kişilerin ağrı karakterinde değişme varsa, daha önceden sinüzit olduğunu bilen kişide baş ağrısının tipi ve yayılımı değişirse hemen nöroloji hekimine başvurmalıdır.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL