Erken evrede teşhis edilen akciğer kanserinde tedavinin mümkün olduğuna dikkat  çeken onkoloji konseyi başkanı Doç. Dr. Mahmut İlhan  ve dışarıdan katılım sağlayan  uzman ekip görüşlerinde bu süreçte doğru teşhis ve tedavinin çok önemli olduğu, vurgulandı.

Bu haftaki kanser konseyi gündeminde Avrasya Hospital Onkoloji Başkanı  Doç. Dr. Mahmut ilhan başkanlığında , Avrasya Hospital Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Urlu, Başhekim ve Nöroloji uzmanı Türkan Uslu,   Başhekim yardımcısı ve göğüs cerrahisi uzmanı  A. Güven Akıncı, konseyde görüşlerini aktarmak üzere dışarıdan katılım sağlayan Prof. Dr. Ömer Uzel, Prof. Dr. Semih Akzaroğlu, patoloji uzmanı Dr. Nilgün Demirbağ, göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Banu Altoparlak, radyoloji uzmanı  Dr.Ahmet  Altun, Radyasyon Onkoloji bölümünden uzman Dr. Züleyha Kadehçi  ve hastanemizde yapılan konseyde görüşlerini aktarmak üzere dışarıdan katılım sağlayan  İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi bölümünden Prof. Dr. Ömer Uzel, Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi ABD Başkanı Prof. Dr. Semih Hakzaroğlu görüşlerini aktardı.

Konseyde beslenmenin önemine değinilirken, sigara, hava kirliliğinin de akciğer kanseri riskini arttırdığı vurgulandı.
Konseyde vakalara ilişkin doğru tedavi  ve tanı aşamasının  hızlı iyileşme süresinde de  gereken girişim ve tedaviler konuşularak ele alındı.Avrasya hospital göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Banu Altoparlak'ın takip ettiği vakaya ilişkin hastamız gerekli tetkiklerden sonra hastalığınla yüzleşip tedavi aşamasına geçtik, tabi bu uzun bir tedavi aşaması sabır gerektiren süreçtir. Hastamızın psikolojisi gayet iyi  sağlığında her geçen gün  iyileşme gözlenmektedir dedi. Avrasya hospital göğüs hastalıkları uzmanı Dr. Banu Altoparlak  Akciğer kanserine ilişkin şunları anlattı. 

AKCİĞER KANSERİ

Akciğerlerde anormal hücrelerin kontrolsüz olarak çoğalması sonucunda ortaya çıkar.  Akciğer kanseri sıklıkla bir akciğerde tek odaktan gelişmeye başlar. Ancak aynı zamanda birden fazla  odaktan gelişim de söz konusu olabilir. Kanser hücreleri akciğerlere, komşu dokulara veya vücudun diğer  bölgelerine yayılabilir.

AKCİĞER KANSERİNE NEDEN OLAN FAKTÖRLER NELERDİR? 

Sigara  Akciğer kanserlerinin % 80-90’ında neden sigara 'dır. İçilen sigara miktarı ve içilen süre ne kadar çoksa, akciğer kanseri gelişme riski de o kadar yüksektir. Yirmi yıl boyunca günde bir paket sigara içen bir kişinin riski, içmeyen bir kişiye göre yirmi kat, günde 40 sigara içenlerde ise 24 kat daha fazladır. Sigara içimi terk edildiğinde akciğer kanserine yakalanma oranı  gittikçe azalmakta, beş yıl sonunda sigara içenlerin yarısı oranına inmektedir. Pipo, sigar, puro içen kişilerde de, içmeyenlere göre akciğer kanserine yakalanma riski daha fazladır. Kendisi sigara içmeyen ancak uzun süre sigara dumanına maruz kalanlarda da akciğer kanseri riski artmaktadır.  

Asbest  

Fren tamiri, izolasyon, gemi inşaatı gibi asbest maruziyeti olan bazı iş ortamlarında çalışanlarda akciğer kanseri riski artmaktadır.    Hava Kirliliği   Sigara kullanımının etkisine göre daha az olmakla birlikte, hava kirliliği akciğer kanseri riskini arttırmaktadır.  Diğer Nedenler Tüberküloz gibi akciğerlerde nedbe dokusu oluşumuna neden olan bir hastalık geçirmiş olmak, radon gazı maruziyeti, sigaraya bağlı diğer akciğer hastalıklarının olması, daha önce akciğer kanseri nedeniyle tedavi görmüş olmak akciğer kanseri riskini arttıran diğer nedenlerdir.

AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR? 

Hastalığın belirtileri; genellikle erken dönemde ortaya çıkmaz. Bu nedenle, bir çok durumda kontrol amacıyla veya başka bir nedenle çekilen akciğer filmleri ile tanı konulur.  Akciğer kanserinin belirtileri; akciğer kanserinin kendisine, uzak organlara yayılımına veya kanser hücreleri tarafından salgılanan hormon benzeri bazı maddelere bağlı olabilir.

AKCİĞER KANSERİNİN TANISI NASIL KONULUYOR? 

Hastanın doktoru tarafından belirtileri değerlendirilerek fizik muayenesi yapılır ve bir dizi inceleme  yapılır. Bu incelemeler; tümörün varlığı, yerleşim yeri, komşu organlarla ilişkisi, yaygınlığı, tipi, operasyona uygunluğunu değerlendirmek için yapılır.
Tanı için yapılacak bu incelemeler: Akciğer grafisi  Akciğer kanseri tanısında en çok kullanılan aşamadır. X ışını kullanılır. Akciğerlerde tümör veya tümörün oluşturduğu anormal görünümleri ortaya çıkarır.  Bilgisayarlı akciğer tomografisi Akciğerde kansere bağlı olabilecek belirtilerin ortaya çıkarılmasında akciğer grafisinden daha duyarlı bir görüntüleme yöntemidir.
Üç boyutlu değerlendirilerek, tümörün damarsal ve diğer yapılar ile ilişkisi gösterilir. Bilgisayarlı beyin tomografisi ise tümörün beyine yayılımının olup olmadığının değerlendirilmesini sağlar Manyetik Rezonans Görüntüleme Bilgisayarlı tomografiye benzer ancak  görüntülemede X ışını yerine manyetik alan kullanılır.Tümörün yerleşimi ile ilgili bazı özel bilgileri elde etmek için istenir. Pozitron Emisyon Tomografisi (PET,  PET-BT)  Vücut hücrelerinin şekeri kullanması esasına dayanır. Tüm vücutta radyoaktif şekeri tutan tümör hücrelerinin görüntülenmesini sağlar.

Sintigrafik yöntemler

En sık uygulanan tüm vücut kemik sintigrafisidir. Kanserin kemiklere yayılımı değerlendirilir. Balgam sitolojisi Bronş salgılarının mikroskop altında değerlendirilerek, tümör hücrelerinin incelenmesidir.

Biyopsi

Mikroskop altında değerlendirmek üzere hastalıklı bölgeden örnek doku alınmasıdır. Biyopsi örneği, göğüs duvarından akciğerlere ulaşılarak, bronkoskop ile veya küçük cerrahi bir kesi ile elde edilebilir. Bronkoskopi  Bronkoskop olarak adlandırılan bir cihaz  aracılığıyla akciğerlerdeki hava yollarının gözlenmesi esasına dayanır. Bu işlem sırasında  anormal görünüm veya tümör saptanırsa biyopsi alınır.

Mediastinoskopi

İki akciğer arasındaki mediasten olarak adlandırılan bölgenin gözlemlenerek, buradaki lenf bezlerinin alınmasıdır. Bu işlemde amaç kanser hücrelerinin mediasten lenf bezlerine yayılıp yayılmadığını değerlendirmektir.
Herkese sağlıklı günler diliyorum.