İnme halk arasında, konuşma kaybı ve beraberinde vücudun bir bölümünde geçici veya kalıcı tarzda oluşan hareket kaybı veya güçlüğü anlamına gelir. Tıp dilinde ise inme; ani başlayan 24 saatten daha uzun süreli Beyinde hasara (serebral kayıp )  veya ölüme yol açan ve ana kaynağı genelde damar içi bozukluklar olan klinik sendrom olarak tanımlanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde inme ölüm nedenleri açısından üçüncü sırada yeralmaktadır. Ayrıca yüksek oranda engellilik hali oluşturmakta, sosyoekonomik sorunları beraberinde getirmektedir. İnme 40 yaş altında nadir görülür ve erkeklerde kadınlara oranla daha sıktır. İnmelerin çoğunluğu beyin kan akımının kısmi olarak kesilmesi ile daha az bir bölümü de beyiniçi kanama sebebiyle olmaktadır. Felç gelişen hastaların yaklaşık yarısında şah damarı (karotis) ve boyun arka damarlarında damar sertliğine bağlı tıkanmalar tespit edilmektedir. Ayrıca çeşitli kalp hastalıklarına bağlı kalpiçi oluşan kan pıhtısı koparak beyin damarlarını tıkayabilmekte ve inmeye neden olabilmektedir. Dolayısıyla kalp-damar hastalığı sebebi birçok neden aynı zamanda inme oluşumunu da arttırmaktadır.

İnmenin ön belirtisi var mıdır?

Geçici iskemik atak (TIA) olarak adlandırılan geçici ya da aralıklı olarak meydana gelen, beynin geçici bir süre kanlanamaması ile karakterize olan iskemik ataklar, kalıcı felç için önemli uyarıcıdır. Yüzde, bacak ya da kollarda, aniden gelişen güçsüzlük, anormal bir his ya da güç kaybı, konuşmada güçlük, anlamsız kelimelerin söylenmesi veya görme alanının bir kısmında ani körlük, baş dönmesi, denge kaybı veya koordinasyon kaybı şeklinde belirtiler genellikle birkaç saat içinde kendiliğinden normale döner. Bunun gibi bulgu gelişirse derhal hekime danışılmalı ve gerekli incelemeler başlatılmalıdır.

Risk faktörleri ve korunma yolları nelerdir

Yaş: özellikle 60 yaş üstü görülme sıklığı artar
Sigara; bırakılması için her türlü destek araştırılmalı
Hipertansiyon, kolesterol; tedavi edilmeli
Diyabet; kan şekeri iyi kontrol edilmeli
Şişmanlık; kilo verilmesi ve düzenli spor
Kalp ritim bozukluğu; kan sulandırıcı tedavi
Boyun atardamar tıkanıklığı; cerrahi tedavi

Yukarıda risk faktörleri taşıyan kişilerde ve ailesinde inme öyküsü olanlarda doplerultrasonu ile boyun atardamar incelemesi ve genel kalp-damar muayenesi yapılması erken teşhis ve önlem almak için çok etkili olabilir.

İnmenin tedavi alternatifleri nelerdir? Tedavi olan bir inme hastası eski yaşamına geri dönebilir mi?

10-15 yıl öncesinde dek elimizde olmayan birçok tedavi olanağı var. İki tip inme vardır: Bunlardan biri beyin kanaması, diğeri de damar tıkanıklığıdır. İnmelerin yüzde 80’i damar tıkanıklığından kaynaklanır. Dolayısıyla hasta ani bir felçle karşımıza geldiğinde bu büyük olasılıkla damar tıkanıklığıdır.

Damar tıkanıklığının da tek tedavisi damarı yeniden kısa sürede açmaktır. Damar ya bir pıhtı eritici ilaçla ya da mekanik yöntemle yani anjiyografik yolla yani bir şekilde gidip tıkalı damarın içinden pıhtıyı çekip almakla açılır. Bu tedavilerin yapılma süresi, hasta felç geçirdikten sonraki ilk sekiz saattir. İlk dört buçuk saatte pıhtı eritici ilaçlar toplardamar yoluyla verilebilir. Dört buçukla sekiz saat arasında da hastaya mutlaka anjiyografi yapmak gerekir. Kateterle tıkalı damara ulaşılması gerekir ve birtakım yöntemlerle damar içindeki pıhtının eritilmesi veya çekilip alınması sağlanır.

İlk dört buçuk saatteki tedavi veya sonrasındaki anjiyografik tedavinin amacı damarı en kısa sürede ilk sekiz saat içerisinde açmaktır. Şanslı hastalarda damar açıldıktan sonra bütün yakınmalar ortadan kalkar. Daha az şanslı hastalarda ilk üç ayda sakatlık düzeyleri önemli oranda azalabilir.

Eğer felç geçirdikten sonraki ilk bir buçuk saatte bu tedaviyi yaparsanız üç hastanın bir tanesi bütünüyle düzelir. İlk üç saatte tedavi uygulandığında yedi hastanın bir tanesi dört buçuk saatte yapılan tedavi sonrasında da on bir hastanın bir tanesi tamamen düzelir. Tamamen düzelmek sağlıklı bir şekilde işine gücüne geri dönmek anlamına gelmektedir.

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ