ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

Evdeki hesap çarşıya uymadı!

Mahalli seçimleri öne almak için Mecliste yapılan anayasa değişikliği oylamasında yeterli sayı bulunamadı. Başbakan Erdoğan, 201...

Yazarlar 0 1873

Mahalli seçimleri öne almak için Mecliste yapılan anayasa değişikliği oylamasında yeterli sayı bulunamadı. Başbakan Erdoğan, 2015 yılına kadar bir plan belirlemişti. Belirlenen bu plan çerçevesinde seçim tarihlerinin ayarlanmasını istedi. Plana göre yerel seçimler 2013’te, Cumhurbaşkanının halkoyuyla seçilmesi 2014’te, genel seçimler de 2015’te yapılacaktı. Yine Başbakan yerel yönetimlerle ilgili yapacağı değişiklikle, muhalefete ait birçok belde belediyesini kapatarak, Büyükşehir sınırlarını genişleterek,  kırsaldan gelecek oylarla Büyükşehir Belediye sayısını arttırmaya çalışacaktı. Bu plan uyarınca 2014’de yapılması gereken yerel seçimleri 2013 yılına almak için anayasa değişikliği gündeme geldi. TBMM tatilde iken alınan bu karara MHP de destek verdi ve TBMM açılır açılmaz konu TBMM gündemine taşındı. Sonuç; Mahalli seçimleri öne alan Anayasa değişikliği teklifine, 360 kabul oyu yetmedi ve  “367”’ye takıldı.

- Meşhur “367” sayısını hatırladınız mı? Hani günlerce tartıştığımız!  

-Biliyorsunuz bu bilimsel gerçeği ilk gündeme getiren rahmetli Necmettin Erbakan’dı. Sonra eski Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu Cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında gündeme getirmişti.  İşin ilginç yanı MHP orada da destek verip Sayın Abdullah Gül’ün seçilmesini sağlamıştı. (Meclise girerek)  

Anayasa değişikliklerinde 367’nin altında kabul oyu gelirse, maalesef o değişiklik halka götürülmek zorunda. 367 – 330 arası halka soruluyor, aşağısı otomatik olarak düşüyor, yukarısı kabul edilmiş sayılıyor.

-Başbakan Erdoğan’ın mahalli idareler seçimlerini erkene almak istemesinin bir diğer nedeni de AKP’de kendi sonrası için düzenleme yapma planıydı. “Harun gibi geldiler, Karun gibi gidecekler” diyen, taze AKP’li Numan Kurtulmuş’u ve 3 dönem şartı nedeniyle yeniden aday olamayacak milletvekillerinden bazılarını belediye başkanlıklarına kaydırarak partide yaşanacak kırılmaları önlemeyi planlamıştı. Ancak nefes alma kanalları tıkanan bazı milletvekilleri 40 yılda bir önlerine çıkan bu fırsatı değerlendirerek,  giderayak, Başbakan’a tavırlarını ortaya koydular.

Ancak Abdullah Gül, Başbakan’ın kendi kazdığı kuyuya düşmesine izin vermeyerek anayasa değişikliğini meclise iade etti, AKP bundan sonra işi daha sıkı tutup fire vermeden anayasa değişikliğini MHP ile birlikte meclisten geçirebilir. Fakat geri gelen yasayı tekrar görüşüp çıkarmak uzun zaman alabilir. Oysa yapılan bir anayasa değişikliği ancak seçim gibi durumlarda bir yıl sonra yürürlüğe giriyor. Yani 27 Ekim’den sonra yapılacak bir değişikliğin, Başbakan’ın ve iktidarın küçük hesaplarına uymuyor!

Ayrıca bu tecrübe ile yetkilerin tamamen Başbakan’a devredildiği “sembolik” Cumhurbaşkanlığı’nı hiç hesaba katmayanlar, bundan sonra “sembolik” Cumhurbaşkanlığı’nın da hesaba katılması gerektiğini de öğrenmiş oldular.
 
Keşke, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, yasayı bir daha görüşülmek üzere meclise geri göndermeyip, referanduma sunsaydı, işte o zaman bundan 24 yıl önce yapılan referandumda Özal’a verilen cevap gibi, halk AKP’ye ceza kesseydi!

12 Eylül Anayasa referandumunun üzerinden tam 2 yıl geçti. Herkes yeni bir anayasa özlemi içindeyken, Başbakan Erdoğan’ın,  yapmış olduğu sadece kendi gelecek planlarını uygulamak adına,  mahalli seçimlerin tarihini geriye almak istemesi, 12 Eylül anayasa oylamasında “evet”  hatta “yetmez ama evet” diyenlere karşı ciddiyetsiz ve saygısız bir tavırdır.

Kısaca “evdeki hesap çarşıya uymadı! AKP’de ilk kırılma gerçekleşti! "Domino Etkisi" yaparsa gerisi gelecektir.

Selam ve Dua ile..
Mustafa Günaydın

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık