ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

“ÇEKİL!”

Geçtiğimiz günlerde Zeytinburnu Haber sitesinde eski sütun komşum,  MHP için şahane bir yazı yazmış!     ...

Yazarlar 30 4322

Geçtiğimiz günlerde Zeytinburnu Haber sitesinde eski sütun komşum,  MHP için şahane bir yazı yazmış!   
                                                                                          
Yazıyı okuduğumda aklıma Keçecizade İzzet Molla’nın “ Mu'riz amma iltifat eden Süleyman'dır bize !” beyiti aklıma geldi.Sütun komşum;  “MHP' nin siyaset üstü bir kurum olduğunu, MHP’nin Ülkemize  AKP kadar hizmet yaptığını, MHP Genel Başkanı Sn. Devlet Bahçeli’ nin ülkücüleri sokaklara indirmediğini , MHP’ nin AKP ile birlikte hareket ettiği, Cumhurbaşkanlığı oylamasında AKP ile olan işbirliğini, MHP’ nin aslında İktidar’ın alternatifi olduğunu, Doğu ve Güneydoğu’da halka iyi anlatılmadığını ve özellikle MHP’ nin tüm Siyasi Partileri besleyen bir siyaset Akademisi olduğunu, olması gereken bir yol haritasıyla birlikte aktarmış.”  Bu sözlerin hepsine gönülden katılıyorum, amma velakin;

Hey hat günler heyhat!

Siz kim?

MHP’ lilik , Ülkücülük kim?

Siyasi kimlik olarak adlarını bile net ortaya koyamayanlar üstelikte MHP’yi ve Liderini daha önce bir çok konuda acımasızca eleştirenler, şimdi MHP ile ilgili ahkam kesiyorlar.Divan edebiyatının şahikası olan “Mesnevi”nin yazarı Şeyh Galip“, Ünlü eseri “Mesnevi” de şöyle diyor; “Ey gam yine meydan-ı muhabbet sana kaldı.” Önümüzdeki günlerde  İlçe kongreleri yapılacak, yine sıkıntılı bir süreç başlayacak.Rahmetli Galip Erdem, Ülkücülük üzerine yaptığı sohbetlerde şöyle diyor; “Ülkü adını verdiğimiz sevgili, dünya güzellerinin hiçbirine benzemez. Kavuşmayı hep özleyeceksin. Sen yaklaştıkça o uzaklaşacaktır. Yine de , yalnız O’na doğru yürüyeceksin. Belki hiç varamayacaksın ama, kavuşmak için çalışacaksın, yorulacaksın, dövüşeceksin, hattâ öleceksin.” Sıkıntılarımız, sorumluluklarımız hiç  eksilmedi, bilakis daha da arttı.Evet MHP'nin kolu-kanadı 12 Haziran'da kırıldı.

Ancak kırılan kol artık yen altında kalacak gibi görünmüyor.MHP'liler 12 Haziran seçimlerinde Milliyetçi Hareket Partisinin, Türkiye genelinde baraj sınırında bulunmasından ciddi bir şekilde rahatsızlar.

Bu rahatsızlıklarını da artık bizlerle çok rahatça paylaşabiliyorlar.
Yani sütun komşumun yazdığı tez artık, çok geçerli bir tez değil gibi.

Dün daha önceleri bir çok haksızlığa uğramasına rağmen bugüne kadar hiç sesini çıkartmayan, ama artık patlama sınırını aşmış  Milliyetçi Hareket Partili’lerle, Ülkücülerle  konuştum.

Bugüne kadar ülkücü hareket, dava ve parti zarar görmesin diye hep sustuklarını, bunun sonucunda da bugünlere gelindiğini düşünüyorlar.

"Ve artık konuşma vakti geldi" diyorlar.

Şunları söylüyorlar;

"Kendi ikballerini ülkücü hareketin üstünde görenler bir daha artık Zeytinburnu’nda ve MHP'nin  teşkilatlarında siyaset yapmamalı.

Bunu önceden de böyle düşünüyorduk ama konuşmuyorduk.
 
12 Haziran’da gördük ki biz konuşmadıkça onların yaşadığımız tehlikeyi görmeye niyetleri yok.
Artık düşüncemizi kendilerine de, kamuoyuna da açıklayacağız.

İstenmeyen, sevilmeyen, bu davaya gönül vermeyenler artık, istenmediğini net bir şekilde bilecek.
Birileri; Teşkilatlarda görev almak için buradan bir daha aday olmak nezaketsizliğini göstermeyecek.

Kimse de bizim bu tavrımızı saygısızlık olarak algılamayacak.

MHP için, ülkücü hareket için canını, malını, tüm yaşamını ortaya koyanlar yetim gibi kenara konacak, bu dava için bir saniye sıkıntı yaşamayanlar gelip, bu davaya gönül verenleri ezerek, basamak kullanarak bir yerlere gelecek.

Böyle bir şey yok.
Biz bunu kabullenemeyiz.
O koltuklar kimseye baki değildir.
Şimdi yasal kongre süreci başlıyor.
Tek tek ilçe kongrelerinde, ne biliyorsak, neye inanıyorsak konuşacağız.
İl'e, ilçeye, vekile, genel merkeze yönelik eleştirimiz ne varsa açık açık ortaya koyacağız.
Bunu yapmak zorundayız.
Bizim iyi niyetli, suskun tavrımız anlaşılamadı.
Şimdi artık konuşma ve davaya sahip çıkma vakti."

Bence de yapılması gereken bu.
MHP'ye gönül verenler partide yolunda gitmeyenleri açık bir şekilde konuşmalılar.
 
Yazımı anlamlı bir hikaye ile bitirmek istiyorum..

Çekil…

“Yaşlı Fred, hastaneye kaldırılmış. Ailesi, kendilerine eşlik etmesi ve gerektiğinde görevini yapması için papazı da çağırmış.

Papaz ve aile yatağın etrafinda beklerken, Fred'in durumu aniden kötüleşmiş. Yatağından yarı doğrularak, el işaretleri ile yazacak bir şeyler istemiş. Papaz, anlayışlı bir şekilde, Fred'e kağıt kalem uzatmış. Fred titreyen elleriyle hızlı hızlı bir şeyler yazıp kağıdı papaza uzatmış ve aniden ölmüş. Papaz, böyle acılı bir anda kağıttakileri okumanın doğru olmayacağını düşünerek kağıdı cebine sokmuş.

Birkaç gün sonra, Fred'in cenazesi sırasında, Fred'in verdiği kağıdın cebinde olduğunu hatırlamış. Cenazenin gömülmesinden hemen önce, Papaz ileri çıkarak: "Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt isteyip bir şeyler yazdı. Zamanı uygun olmadığı için o anda bakmadım fakat şimdi, hepinizin önünde bu notu okumak istiyorum," demiş ve cebinden kağıdı çıkararak yüksek sesle okumuş:"Lütfen bir adım sola çekil. Oksijen hortumuma basıyorsun!"
                                                                                      
 Selam ve Dua İle
                                                                                                                   

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
ali öztürk
kimse yalandan bagırmasın buişlerin hesabını mutlaka vereceksiniz nasıl vicdan sahibisiniz anlamak imkansız bırazcıkta beledıyeyı eleştırsınlerde görelım ama yemez çıkar oldumu işin içinde sankı ınsanlar saf bız hep zeytınburnunda kalacaz allah büyüktür
.
abicim seni severim bilirsin burada yazını dikkatlice okudum metin beyin neyini eleştirdin anlamadım
Yakuboğlu
Bir başka yazar Mhp hakkında temenni ve eleştirilerini yazmış, Yazarın nazarında yazılanlar doğru da olsa "Had bildirilesi" şeyler.. Öyle ya! SİZ KİM MHP'LİLİK, üLKÜCÜLÜK KİM! Bu doğruları söylemek için MHP'li olmak gerekiyor demek ki!Siyaseten tarafsız isen "SEN KİM OLUYORSUN!" u basmak lazım böğrüne. Bu şekilde mi Anadolu'daki kararsız seçmenin oylarına talip olacaksınız? Ne diyeyim, umarım MHPnin etrafına ördüğünüz bu duvar yıkılır.Umarım köprü yapmayı da öğrenirsiniz!
alparslan
en azından size müdakkik ne onu da öğretmiş olduk.daha fazla yazmak istemiyorum,size çok yüklendim gibi.bir de bu saatten sonra yazılarınız yayınlanmadan önce tekrardan okurusunuz zannederim.önceden yazdığınız ve tekrar yayınlatmak istediğiniz yazılarınızı.bu arada alimim ama cübbem ve sarığım yok.hangi zamanda yaşıyoruz.beni bilmediğiniz için ve göremediğinizden dolayı da hünerlerimi de bilemezsiniz.bu son hatan olsun.saygım yaşına değil müntesip olduğun camiaya bilesin.yoksa daha ağır yazılar yazardım.ama o camia var ya,içinizde sabah namazını kılarken secdede şehit edilen var ve onun hatırına hepinizi taşırım.seni bile.
Mustafa Günaydın
Görmek istemezseniz, göremezsiniz . Hele hele siyah perdeleri çektiyseniz, gün ışığının size faydası olmayacaktır. Kısaca eleştirinin sınırını iyi ayarlıyalım, yazı yazmak gibi eleştirmek de zor zanaattir, Durulması gereken yerde durmak, üsluba dikkat etmek gerekir. Öğrenmenin yaşı yoktur ama öğrenmek ve anlamak isteyenlere.. Selam ve Dua ile
Mustafa Günaydın
Takdir edenlere olduğu kadar eleştirenlere de saygım sonsuz. Ben nasıl kendi fikirlerimi beyan ediyorsam, karşımdakinin de "düzeyli" eleştiri yapma hakkı vardır.Önemli olan; Nasıl okuduğunuz, nasıl dinlediğiniz, nereden bakıp, nasıl gördüğünüzdür.
Mustafa Günaydın
Allah razı olsun, benim yazılarım demekki çok etkiliyor, okurumuz MÜDAKKİK gözlerle yani nazarlarla okuyormuş.! Ama okuruma tavsiyem; Müdakkik nazar nasıl oluşurmuş? aşağıda alıntı olarak yazdığım yazıyı dikkatli okusun, ondan sonra da o sıfatı kendine paye edinsin.Ayrıca kendine "Alim "sıfatını da yakıştırmış. Alim denince; aklıma Mevlana'nın şu güzel sözü geliyor; "Cübbe ve Sarık ile Alimlik olmaz, Alimlik, İnsanın Zatında bulunan bir Hünerdir."
Mustafa Günaydın
"Çünkü dikkat ederseniz bütün kainata tecelli eden ve kainatı şenlendiren bütün isim sıfat ve esma kainattan sonra öz halinde dünyada dünyadanda süzülerek insanda tecelli etmiş yani bütün kainata devamlı tefekkür yaparak, zamanla insan eşya ve hadisata müdakkik bir nazarla bakmaya alışır ve bu onda tabiat halini gelir.."
Mustafa Günaydın
"KAİNATTA CARİ OLAN BÜTÜN EŞYA VE HADİSATTA ALLAHIN İSİM VE SIFATLARINI MÜŞAHADE ETMEK, DAHA SONRA O İSİM VE SIFATLARIN AİNEDE AKSETMESİ GİBİ İNSANIN KENDİNDE MÜŞAHADE ETMESİ VE O MÜŞAHADEDEN SONRADA O İSİM VE SIFATLARIN MUKTAZİLERİNE GÖRE HARAKET ETMEKTİR. Kİ BİZ BU YÜKSEK MESLEĞE VE DAHA FARKLI BİR TABİRLE MARİFETULLAH DAHA FARKLI BİR TABİRLE DE MÜDAKKİKLİK MESLEĞİ DİYORUZ.
Mustafa Günaydın
Alıntıdır...NurDersi.com Görüntülü ve Sesli Risale-i Nur Dersleri/Sitemap & SEO/Forum nurlar:Müdakkik bir nazara ulaşmak için.... 22.08.2010 14:55:52 "Müdakkik bir nazar nasıl oluşur.... Müdakkik olabilmek için buda bir bakış açısı olabilir diye düşünüyorum..görüşlerinize sunulur..."
yukarı çık