ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

“SAZAN MEVSİMİ”

Son günlerde halkın dilinden düşmeyen bir söz vardır. Havalardaki ani değişimlere bakarak; "bu havalara bir haller oldu” deri...

Yazarlar 12 3997

Son günlerde halkın dilinden düşmeyen bir söz vardır. Havalardaki ani değişimlere bakarak; "bu havalara bir haller oldu” deriz genellikle.

Gerçekten de çok doğru, ozon tabakasının dibi çıktığından beri artık doğru dürüst ne "yaz" kaldı, ne "kış" ne de "hazan"...

Şimdilerde tek bir mevsim tüketir olduk, o da ne yazık ki: sazan!    
Aslında "sazan mevsimi" ozon tabakasındaki yırtılmadan çok, ar tabakasının yırtılmayla ilgili bir mevsimdir.

Evet bizler epeyce bir zamandır bu ülkede fena halde bir "sazan mevsimi" yaşıyoruz, hem de dört mevsim niyetine!..

Yaşadığımız mevsime ismini veren şu "sazan"a neden "sazan" dendiğini acaba hangimiz biliyoruz? Gelin bir "sazan"ı "sazan" yapan en önemli özelliklere doğru açılalım bugün...

Efendim, bu "sazan" var ya bu "sazan"; özellikle Alaska nehrinde hem akıntıya karşı yüzüp hem de nehrin kıyısına vurarak kıyıda bekleyen uyanık ayının ağzına kendini adeta balıklama atan bir balıktır!

İşte hem sürekli olarak akıntıya karşı yüzdüğü hem de nehir kenarlarında bekleyen ayılara bu kadar kolayca yem olduğu için kendisine ayıptır söylemesi sırf bu yüzden; "sazan" denmiştir. O bir "tatlı su" balığıdır. Bu yüzden onu kandırmak çok kolaydır. Yani hemen oltaya gelir.

Yaklaşık iki haftadır değişik kaynaklardan sıradan yurdum insanını ve yurdumun basınına çöreklenmiş her türden, her cenahtan “(b)alığı” izliyorum. Benim bütün bu yaşananlardan sonra merak ettiğim sorular ve cevapları sizin gündeminiz de olan

“İktidar ile cemaat arasındaki ittifak bitti.”

“İktidar bundan böyle kendi alanına müdahaleye hiçbir şekilde izin vermeyecek."

“AKP ve cemaat ilişkisi donduruldu”

“AKP ile cemaat arasında bir savaş mı var?”

“Acaba bu savaşı kim kazanacak?”

Aslına bakarsanız birileri tarafından bilinçli olarak bu yöne sevk edilmiş kişilerin bu konuda ne düşündüğü, bu tür sorulara verdikleri cevaplarda benim umurumda değil.

“Deli görünümlü dâhinin bir kuyuya attığı taşı çıkartmak için debelenip duran, kendini akıllı zanneden kırk sazana” ne kadar da benziyor birilerinin durumu.

Bu türde ki önemli veya ulusal meselelerde siyasi,  sosyolojik, kültürel ve inançlarımız doğrultusunda fikirlerini önemsediğimiz, ağzından çıkanları mutlak gerçek kabul ettiğimiz, değer verdiğimiz kelli felli, okumuş yazmış veya aydın olarak kabul ettiğimiz medyatiklerin, kanaat önderlerinin,  yazarların, sözde düşünürlerin tamamına yakını bilerek veya bilmeyerek bu “kontrollü kriz” tuzağına düşürülmüş durumdalar.

İşin vahim tarafı ise bu tuzağa düşenlerin hiç birisi bu süreçte birilerinin bilinçli ve planlı olarak havaya kaldırdığı tozu dumanı yuttuğunun farkında değil.
Bu sürecin en kötü sonucunun bu toz yutma işi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Bu işin en kötü tarafı bu tür süreçlerde uçurumdan atlayan koyunların peşinden topluca giden yurdum insanının acınacak hali.

Gündemin arka planında ise bu iki kurum üzerinden eski ama hala geçerli “Cambaza Bakın” taktiği ile gözlerden kaçırılmak istenen farklı amaçlar var…

"Türkiye'nin birçok ciddi meselesi varken; İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği, bölünme tehlikesi, Avrupa Birliği ve yeni Anayasa değişikliği gibi” temel sorunlarımızı konuşmaya fırsat bulamıyoruz,  konuşamadığımız bu sorunlar ortada dururken, çoğunun suni olduğuna inandığımız gündemin içerisine toplum hapsedilmek istenmektedir.

Herkes bir şeyler söyledi, kimileri “Başbakan üzerine cemaat baskısı” komplo teorisi üretti, kimileri “cemaat gücünü test etti” tezini sundu..

Benim düşünce analizime göre olay bambaşkadır. Cemaat bir kere, kim ne derse desin etkin, güçlü sivil toplum örgütüdür.

2002 yılından beri cemaatin AKP içinde milletvekili, hükümet içinde bakan sayısı bilinmemekle beraber hatırı sayılır gücü inkâr edilmez gerçektir.

Diğer yandan cemaat, 20 yıldır sürdürdüğü bilinçli eğitim politikasıyla kendi ideallerine inanmış müthiş, zengin bir personel kadrosu mevcuttur. Bu kadrolar, iktidar içinde gücü oranında devletin kurumlarına yerleşmiş hatta kök salmıştır..

“Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın siyasi danışmanı Yeni Şafak gazetesinde Yalçın Doğan takma adıyla yazılar kaleme alan AKP Milletvekili ve Başbakan Erdoğan’ın Danışmanı Yalçın Akdoğan, Yeni Şafak gazetesinde geçtiğimiz günlerde köşesinde basında yer alan Gülen hareketi ile AKP arasındaki ilişkilerin bozulduğu ve birbirlerine savaş açtıkları iddialarını değerlendirdi. AKP ve Gülen cemaati arasında hiçbir zaman bir çatışma ve çekişme yaşanmamıştır, bundan sonra da yaşanmayacaktır. Bu sadece gönül birlikteliği değil, büyük Türkiye idealinde temerküz eden bir amaç ve hedef birlikteliğidir. İki farklı kulvarda hareket eden bu yapılar arasında güç ve iktidar çekişmesi yaşanmasını murat edenler yine hayal kırıklığına uğrayacaktır.”

Cemaat-AKP bütünlüğü demir para gibidir. Yani yazı-tura gibi..

Yazı tarafı AKP ise Tura tarafı cemaattir..

Öyle bir bütünsellik ki hani demir paranın bir taraf olmazsa o para geçersiz olur ya, AKP-cemaat geçerliliği de öyledir.. Biri olmazsa, diğeri de olmaz..

Onun için AKP ile cemaat  arasında “kriz mıriz” yoktur. Hatta daha somut benzerlik yapayım.. İnsan vücudunun en kritik iki organı beyin ve kalptir. AKP ve cemaat işte bu kadar iki önemli organdır. Birisi olmazsa, diğerinin etkinliği ölür..

Yani konu kapanmıştır. Herkes başka mevzu bulsun derim..

Selam ve Sevgilerimle
Mustafa GÜNAYDIN

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
ali
yorum eksik devamı şu şekildeydi,Gürbüz bey bu sizin mustafa beyle özel msn veya cep telefonu mesajlaşmanız değil halka açık bir site bende görüşümü belirttim,kusurumuz olduysa affola!
öz ali
sen de ali kardeş ne demek istediğini tam anlat.zırvalamaışsın demiyeceğim.kapasiteye gelince oraya yaklaşma bile.yaklaştıkça boyun küçülecek.ama seni sevdim.en azından edebiyat çizgisinde kalıyorsun.sende birşeyler var zannı oluşuyor gibi.bu arada cevap da verdim kadrini bil.ironi değil gerçeği yazdım.komşularla sıfır problem diye başlayan cümle mehmet bayram'dan alıntılamışsın,oradan kopyaladığın belli.hem eleştir hem de kopyala olmuyor ki ama.ama sen buna ne diyorsun ironi mi?sen şimdi gururu bırak da dediğim yazarları okuda bilgilen.geri kalma bari.
öz ali
zaten istanbul gözcü de yazdığı yazıda referandumdan kalma.normal aslında demode olması.bak oraya kadar okuyorum,sen okumamışsındır istanbul gözcüdeki yazsını o çok savunduğun m.günydın beyin.ikinize de tavsiyem,emre uslu,ibrahim kiras,önder aytaç ve gültekin avcının yazsısını okuyun.emre uslunun yazıları ... de çıktı.bu siteyi ikiniz de takip edin de bilgi sahibi olursunuz belki.ayda bir yazıyorsunuz daha derli toplu yazı istiyoruz.
öz ali
ali kardeş,sen gültekin avcıyı okuyabildin mi.veya gazetelerin spor sayfası dışında hangi köşe yazarlarını okuyorsun.veya takip ettiğin internet haber sitelerini yaz da bizde müstefid olalım.birton yazı yazmaya çalışmışsın ama çorba olmuş.allahtan senin gibi tuzu var da okunabiliyor yazı.neyi savunduğun bile belli değil.sana ben anlatmaya çalışyorum ama sen anlayamayacaksın gene de deneyeyim.ak parti cemaat kavgası arkasında başka oyunlar var.görüne gibi değil.m.günaydın da bu yüzden yazısında demode kalmış.
ali
Öz ali rumuzlu arkadaş,sen ne demek istediğini anlatamamışsın yorumunu bi kere kendin oku edebiyat diliyle yazıyon kendi kedini methetme bu ne kibir ne anlatmak istediğini tam anlatamamışsın İRONİ yapmak istemişsin ama becerememişsin olsun ben seni kapasite falan ezmiycem hangi edebiyattan bahsediyon. bir elşetiri yaparken anlıayamamış falan tarzında yorum yapmak zaten yanlış nereden ve nasıl baktığınıza bağlı göremeyenler başlığıyla yorum yapan arkadaş zaten bugün zaman vs.yandaş ve tek tip bakan gazetelerden okursanız bu olayı hiç anlıyamazsınız çünkü onlara çıkarına göre siyahı beyaz,beyazı siyah yaparlar aldanırsınız at gözlüklerinizi çıkarın diğer site ve gazeteleride okuyun. Gürbüz bey
göremeyenler
yahu biraz okuyun da geliştirin kendinizi.nasıl hiçbir şey okumadan bu şekilde bir yazı ve yroumda bulunabiliyorsunuz.Hem m.günaydın hem de ali adlı yorumcu ne kadar güncelden uzaksınız.Olay cemaat ak parti kavgası değil ki.amaç başka.en azından "bugün" gazetsinde gültekin avcı ne yazmış bugün onu okuyunda planlanan neymiş öğrenin.hiçmi internet falan takip etmiyorsunuz.zaten ayda bir yazı yazıyorsunuz onu da okuyun baride öyle yazın.cemaat figüran oyun çok büyük.sazan falan yok ortada,öyle görenler var.
gürbüz soykan
ali kardeş mustafa beyin avukatımısın.o zaten görüşlerini yazdı bizde görüşlerimizi yazdık.sen ne anlamışsın bilmiyorum ama biz söyleceğimizi söyledik gerisi lafı güzaf.lütfen mustafa beyle arama girme.diğer köşeciler kimse git onların köşesinde yorum yap.zaten bu gazete de mustafa günaydın mehmet bayram vede mehmet çetin çimagil dışındakilerin okunduklarını bile sanmıyorum.böyle bilgili ve donanımlı yazarların ilçemize doğru mesajlar verceğine ve genöliğimize sahip çıkıp siaysete te ışık tutacaklarına inanıyorum.
öz ali
ali kardeş,mustafa günaydına sahp çıkarken yazarları eleştiriyorsun fakat onu da eleştirdiğin yazarın yazısından parağraf alarak yapıyorsun.kapasite tabii ki senden bu kadar çıkar.mustafa bey yazmış fakat yazısı demode kalmış.keşke internetten takip edip öylece yazsa idi ve asıl olayın arkasınde neler var görse idi.bu olayın cemaat-ak parti kavgası olmadığını anlayacaktı.sana bu tür yazı yakışır ama m.günaydın bir yazar ve yakışmıyor.bak eleştireceksen de benim gibi hakaret etmeden edebiyat dlini kullanarak yaz ki biz de değer verip cevap yazalım
Ali
Gürbüz bey,Mustafa bey zaten hayat merkezli ve güncel konuları yazıyor yazılarını takip ederseniz,cematten söz etmesimi rahatsız etti. 12 eylülün göbeğinde yaşadı diye geçmişin istismarınımı yapıcak memleketin bunca meselesi varken İşsizlik,yolsuzlluk,talan,peşkeş,Komşularla sıfır sorun denerek yola çıkılıp dost olduğumuz ülke klamadı vs. 12 eylülün ve öncesinin istismarını başbakan zaten yapıyor.siz ilçe başkanlığı yapmış siyasi kimliği olan insanlara değilde köşesinde cemaat güzellemeleri yapan ve ara ara hakaret varan ithamlar kullanan diğer yazar demiyorum çünkü değiller köşecilere yorum yapın.
gürbüz soykan
mustafa bey diyorum ki siz ki 12 eylül ü tam ortasında yaşamış biri olarak günlük siyasi tartışmları yorumlamadan ziyade o engin tecrübenizle sizi okuyan sizi dikkate alan genç insanlara hayat merkezli yazılar yazsanız çok da iyi olur.zira siyasi polemikler insana okuyucuya yazara hiç ama hiç birşey kazandırmıyor.dediğiniz gibi daha fazla uzatmanın yararı yok
yukarı çık