ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

Ya deve Ölür Ya Timur Ya da Ben

Haziran ayından bu güne kadar PKK terör örgütünün yapmış olduğu kanlı eylemlerden sonra “Kandile” yapılacak askeri operasyon...

Yazarlar 0 3174

Haziran ayından bu güne kadar PKK terör örgütünün yapmış olduğu kanlı eylemlerden sonra “Kandile” yapılacak askeri operasyon gündeme geldi. Bu konuda hükümet yetkilileri sık sık Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacak diyerek zaman kaybetmektedirler.

Hele bir Ramazan bitsin, görürmüş onlar günlerini...
Operasyon yapılacak yer bile belliymiş...
Neresi mi?..
Tabii ki,
Büyükanıt Paşa'nın "BBG - Biri Bizi Gözetliyor Evi" olarak tanımladığı ama nedense bir türlü gidemediğimiz "Kandil Kampı"...
Çocuk şarkısındaki gibi...
"Orda bir Kandil var uzakta; gitmesek de, bombalamasak da o Kandil bizim kandilimizdir!"...

Şuraya bakar mısınız?..
Devlet askeri operasyon yapacağı yeri bildiriyor...
Tarihini de veriyor (Ramazan bittikten sonra)...
Adeta şöyle diyor:
"Ey terör örgütü şefleri, elebaşları!.. Teröristlerinizi alın ve başka bir yerde konuşlanın biz geliyoruz!"...

Terör örgütü ne yapıyor buna karşılık?..
Alay ediyor...
Evet...
Alay ediyor...
Hem de öyle böyle bir "alay" değil...
Çok canımızı yakıyor...
Bütün bir milleti aşağılıyor...
Devlet'e kafa tutuyor!..
TSK'yı "hakir" görüyor!..
"Buyurun gelin aabi!" diyor sanki...
Ve...
Tuzak kurup on iki Mehmetçiği şehit ediyor, on dört Mehmetçiği de ağır yaralıyor, Ankara`ya Başbakanlığa 200 metre mesafede bomba koyuyor, masum sivil araçları kurşunluyor,  Emniyete, Karakola saldırıyor, güneydoğuda görev yapan öğretmenlere burayı terk edin diyor, Kaymakam kaçırıyor, baskın yapıyor bu arada...

Peki Devlet'imiz ne yapıyor?..
Ne yapacak?..
Yine
nutuk atıyor...
"Ben size göstereceğim" diyor...
"Görürsünüz siz" diyor...
"Nasıl bineceğiz tepenize" diyor...
"Kanları yerde kalmayacak" diyor...
Ve...
Cinayetlerin işlendiği mahallere arozöz gönderip "kanları yerde kalmayacak" diye   bir güzel yıkatıyor ki verdiği sözü tutmuş olsun...

Bir gün Timur, Hoca"yla hoşbeş ederken,

- "Buradan attım kılıcı, varıp Halep"de oynadı bir ucu!" kabilinden, sözü uzattıkça uzatarak, büyüttükçe büyüterek, pireyi deve yapar...

Hoca canından bezer. O da tutar, Allah"ın devesini, dev yapılı bir mahlûk haline kor:

- Doğrusu elimden nice develer gelip geçti ama böylesini görmedim. Uç desem, kanatlanıyor;  yürü desem, ayaklanıyor. Ne çare ki, benim çömez misali okuması var, yazması yok! Kabilinden satar, savurur.

Timur buna, parmağını ısırır:
- Aman şu mahlûku bir göreyim! Der.
Hoca hiç istifini bozmadan:
- Devletlim, der; bugünlerde, namaz başlarını öğretiyorum. Allah izin verirse, seneye yine geldiğimde, önünüze diz çöksün!" der.
Timur seneyi. İple çeker.
O gün gelince, Hoca:
- Sormayın efendim, Kuran-ı okumaya başlayınca, öyle bir aşka geldi ki, şimdi de,
- "Hafız olacağım!" diye tutturdu. Allah ecelden aman verirse, bir daha ki seneye getireyim de hıfzını dinleteyim! Deyip Timur"un otağından ayrılır.
 
Timur, gene seneyi iple çekmeye başlar, Hoca"nın eşi dostu;
- Bre Hoca, sen kanınla mı oynuyorsun? Kaçın kurdu Timur; böyle mavalları yutar mı? Diye çekip çekiştirince, Hoca;
- Yahu, ne telaş ediyorsunuz, seneye kadar çok zaman var. O zamana kadar Ya deve ölür, ya ben ya da Timur!..

                                                                    

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık