ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

Oyuna Gelmeyelim

Geçen gün bindiğim taksinin şoförü, “Yine deprem olacakmış” dedi. “Kimden duydun?” diye sordum. “Bir berberden” dedi. On...

Yazarlar 0 1885
Geçen gün bindiğim taksinin şoförü, “Yine deprem olacakmış” dedi. “Kimden duydun?” diye sordum. “Bir berberden” dedi. Ona da oturduğu binanın kapıcısı söylemiş. Kapıcıya kim söylemiş? Ona da oğlu internette yazıyor demiş. Söylentiler gırla gidiyor. Herkes sismolog kesildi. Karikatüristler deprem senaryosu yazmakta, sismologlar mizah üretmekte. Haber uydurmakta harikalar yaratıyoruz. Söylenti tsunami dalgaları gibi.

Her an yeni bir şehir efsanesi fışkırıyor fareyi tıklarsan. Haliç’te altın varmış! Suriye bizim petrolü yeraltından çekiyormuş! Türkiye’de çalışan Çinliler başıboş köpekleri yiyormuş!

Söylenti için, sözlük “ağızdan ağza dolaşan, kesinlik kazanmayan haber” tanımını vermiş. Söylenti kesin olmayan bir haber midir her zaman? Düşünün bir kere, “Yarın şeker krizi olacak” diye bir söylenti çıkıyor, hoop, herkes şekere hücum ediyor. Sonuçta da piyasadan şeker kalkıyor. Şimdi kaynakta yalan ve yanlışlık var ama sonuçta söylenti tutuyor ve şeker krizi gerçek bir olay oluyor. Demek ki bu durumdaki söylentinin yalan mı gerçek mi olduğu konusu tam olarak anlaşılamıyor.

Bu şeker krizi esprisindeki halkı haber doğrultusunda davranmaya iten olguya “Oedipus etkisi” adını vermişler. Mitolojideki gibi, kahinin biri genç Oedipus’a “Sen büyüyünce babanı öldüreceksin” der. O da büyür ve öldürür.

Peki, öbür yandan depremin ne zaman olacağını yumurtlayan “deprem kuşları”na ne demeli? Onlar söylenti çıkarınca, şeker krizindeki gibi deprem gerçekten vuku buluyor mu? Söylenti, dedikodu, asparagas nedir? Bunlar şehir efsanelerine nasıl dönüşür? Bu kez de; Zeytinburnu`nda “Bir deli bir kuyuya taş atıyor, kırk akıllı çıkaramıyor.” Zeytinburnu ilçesinde 18 Temmuz Pazartesi akşamı “Kandilin uzantıları” olan bir grup bölücü, sokaklarda park halindeki araçları ve işyerleri tahrip ederek, evleri taş yağmuruna tuttu. Bunun üzerine kendi can ve mal güvenliğini sağlamak için vatandaşlar sokağa döküldü. Ancak Zeytinburnu ilçesinde terör saldırısıyla ilgili gergin havanın devam etmesinde fısıltı gazetesinin önemli bir rolü var. Allah’tan ki, şimdilik bir ölen ya da yaralanan olmadı.

Bizim yaşlarda olanlar bilirler. Eskiden televizyonun olmadığı dönemlerde, lambalı radyolar vardı. Radyoyu açtıktan sonra, bir kaç dakika içerisinde ısınır ve ses gelmeye başlardı.Ulusal gazeteler bile Anadolu`nun uzak il ilçelerine 2-3 gün sonra giderdi. Ama bu gün artık güçlü bir medya ve internet var..Çağ artık iletişim çağı. Bunları neden anlattım.. Şimdi her gün televizyon kanallarını izliyorum. İnternette haber ve sosyal paylaşım sitelerine göz atıyorum, bırakın Türkiye`yi, dünyanın neresinde neler oluyorsa anında haberdar oluyoruz.. Sosyal paylaşım sitelerindeki asılsız bilgiler vatandaşı huzursuz ediyor. Zeytinburnu`nda yaşanan olaylar üzerine internette Facebook’da ki mesajları okuyunca ürkmedim değil.

-“Pazar günü saat 8'de Gazi mahallesi buraya geliyor. Herkes emanetleri çeksin şimdiden...” -“Bugün asitlerle bekliyorum sizi... Arkamda 200 kişi ile... Une jam shiptar. Arnavutuz lan biz (...) Kökünüzü kazıyacağız, gelin bu akşam.” -“Sümer'de ailelere saldırıyormuş şerefsizler!”
-"Camileri yağmalayacaklarmış"
-“Arkadaşlar benimduyduğuma göre bugün bütün camileri cuma saatinde yağmalayacaklarmış. Kesin mi bilmiyoruz ama arkadaşımla esnaf konuşurken öğrendik..”
-“Zeytinburnu Çırpıcı... Çatışma PKK ile... 7 ölü ..”
-“Ayık olun... Burası Zeytinburnu!”
-“Çırpıcı'daki Selvili camiinden çıkan yaşlılara saldırmaya kalkmışlar ama korkulacak bir durum yok bizimkiler iki yönden yollarını kesip dağıtmışlar. Şerefsiz köpekler kaçacak delik arıyor fare gibi kapana kısıldılar.”
şeklindeki söylentilerin gerçekle ilgisi olmadığı ortaya çıktı.

Yaklaşık beş gündür Zeytinburnu´nda yaşanan olaylar, mevcut iktidarın “açılım” adı altında uygulamaya soktuğu ”yıkım” projesinin, toplumda nasıl bir “ayrışmaya” yol açtığının açık bir göstergesidir. Aynı zamanda, ‘müsait’ bir ortamda “hain bir el” tarafından çakılacak “en küçük bir kıvılcımın” bile, bu ilçeyi hatta bu ülkeyi ne hale getireceğini anlatmak bakımından önemlidir. Ama kime, neyi anlatacaksınız?
3-5 oy uğruna iskansız binaların altında faaliyet gösteren ruhsatsız konfeksiyonlara göz yumanların, İlçemizdeki yaşanan toplumsal ayrışmanın sorumluluğunu da taşımaları gerekiyor. Oyuna gelmeyelim…
Denge veya itidal, ayakta kalabilmek, böylece “yol”da mesafe kat edebilmek için şarttır. Zira yalpalayan, yıkılan değil, dik duran yürüyebilir ancak
.Halkı sokağa dökmeyi ve ülkede gerginliği tırmandırmayı amaçlayan bu girişime alet olunmaması gerekir. Olaylara karışanlar terör örgütünün tuzağına düşüyor. Provokatörler toplumun hassas noktalarını kullanarak insanları galeyana getiriyor. Bu duruma maruz kalanların soğukkanlı davranarak olaylara geniş açıdan bakmaları gerekir, “Kişi kendisine ‘ben ne yapıyorum, bunun sonu nereye varır’ diye sormalıdır.” Bu tür olaylar gri propagandadır, “Provokatörler, insanlar ne yaparsam inanır diye düşünür. Bu nedenle toplumu en kolay galeyana getirecek materyalleri seçerler. Bu söylemler çoğunlukla çarpıcıdır ve duruma uygun olarak seçildiği için inandırıcıdır. Dolayısıyla insanlar birilerinin inandığını gördüğü için kendisini de bu olaya kaptırır.”

Aranıza nefret tohumu attırmayın. “Terörü lanetleyiniz; çünkü şiddet şiddeti doğurur. Asırlardır birlikte yaşadığınız bu güzel yurdumuzun kin ve nefret tohumlarıyla tahrip edilmesine seyirci kalmayın.” Oyuna gelip düşmanımızı sevindirmeyin. Çünkü bu gidiş gidiş değil …

Zeytinburnu`nda yaşanan hadiseler de bölücü terörist mihrakların hain girişimleri neticesinde gelişmiştir. Terörist bir kitlenin Zeytinburnu ilçesinde yaşayan vatandaşımızın huzur ve sükuneti hedef alarak başlayan hadiseler tamamıyla bir terörist yapılanmanın ürünüdür ve ülkemizde iç kargaşa atmosferi yaratmak isteyen ihanet şebekesinin kışkırtmasıdır. Zeytinburnu`nda yaşayan vatandaşlarımız nezdinde, Türk Milletini sağduyulu, itidalli ve akil davranmaya davet ediyorum.

Ey Türk evladı!..
Her türlü provokasyonlara karşı uyanık ol.
Ama şairin sözünü de unutma: “Sahipsiz bir vatanın batması haktır. Sen sahip çıkarsan eğer, bu vatan batmayacaktır.”
Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık