ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

“Ses Ver Türkiye”

Türkiye'nin meselelerine "çözüm" değil, "kılıf" üretme alışkanlığının geldiği son durakta işler iyic...

Yazarlar 0 2984

Türkiye'nin meselelerine "çözüm" değil, "kılıf" üretme alışkanlığının geldiği son durakta işler iyice karışmıştır. AKP tarafından "İleri demokrasi, açılım, iyi şeyler olacak" diye yapılan siyasi propagandanın yan etkileri terörü azdırırken, bölücü hayale kapılanlara da cesaret kazandırmıştır! Belki de terörist başı Öcalan'ı devletin muhatap aldığı haberleri, ayrılıkçı çevrelerde pervasız cüreti yaratıyor. BDP'nin gündeme getirdiği "özerklik, öz savunma, meclis, sembol" gibi zırvalıkların ortalığa saçılması kötülük cininin artık şişeden çıktığını göstermektedir.

Ülkenin bölünmez bütünlüğünü savunan çevreleri ayağa kaldıran bu rezaletin yarattığı ağır baskı iktidarı uyandırmıştır. BDP'nin önceleri masum ve kültürel isteklerinin "siyasi ve ayrılıkçı" taleplere dönüşmesi AKP için soğuk duş etkisi yaratmıştır. BDP'nin "özerk Kürdistan" baklasını dilinin altında dolaştırdığı şüphesi ciddi infial yaratmıştır. Bu tahribat ile kimyası bozulan iktidar "ameliyat yaptırmam" çığlığı atarken gidilen yolun bataklık olduğunu geç de olsa fark etmiştir. BDP'nin son özerlik savsatası açılım kavramında "gerekirse her şey konuşulur" tezini savunan AKP için seçim öncesinde oy açısından risk oluşturuyor. Türkiye yaklaşık dört ay sonra hayati önem taşıyan, ülkenin kaderini belirleyecek bir seçim yaşayacak;  Bu manada tüm partilerde büyük bir hareketlilik görülmekte ve ortaya konan stratejiler kendini yavaş yavaş hissettirmeye başlamaktadır.

Türkiye'yi en çok ilgilendirmesi gereken konu ise, AKP'nin MHP'yi meclis dışında bırakmaya çalışmasıdır. Çünkü bu hedefi sıradan bir siyasi mücadele olarak görmek mümkün değildir. Bunun tek sebebi, uygulanmak istenen küresel oyunların önünde MHP'nin engel teşkil etmesidir. Anayasa'dan "Türk Milleti" kavramının çıkarılması noktasına getirilen Türkiye'de, AKP'ye karşı tek aykırı sesi MHP verirken, MHP'nin mecliste olmamasının istenmesi, kendiliğinden anlaşılmaktadır.
MHP liderinin bu durumun açılımın eseri olduğunu söylemesi AKP'yi sarsmıştır. "Açılım, ileri demokrasi" gibi savlar ile seçim stratejisi üreten AKP için MHP'yi "oyunbozan" durumuna düşürmüştür. Haliyle anketler AKP'de ciddi oy kayıpları yaratacağı noktasında alârm vermiştir. Belki de bunun üzerine Başbakan elini masaya vurmaya kendini mecbur hissetmiştir. Ancak AKP'nin bu "U" dönüşü yaratılan ağır tahribatın sorumluluğunu AKP´nin üzerinden almayacaktır.
 MHP lideri Bahçeli'nin nerdeyse her gurup konuşmasında yaptığı tarihi uyarıların haklı çıkması AKP içinde MHP öfkesini kabartmıştır. AKP sözcülerinin “MHP'nin baraj sorunu var” açıklamaları ihtirasların aklın önüne geçtiğini göstermiyor mu? Anketlerde ciddi oy kaybeden AKP'nin MHP'nin oyundan ikbal araması yaşanan paniğin boyutunu göstermektedir. İçişleri Bakanı Sayın Atalay'ın "terör biter ise MHP`de biter" sözleri aslında MHP´nin iktidar alternatifi olarak görüldüğü gösteriyor. MHP`nin beslendiği kaynağını "terör" olduğunu söylemek bir bakan için şık durmamıştır. Çünkü milliyetçiliğin millet sevdasının ne olduğunu bilenler siyasi iz düşümü olan MHP'nin bu gıdadan beslenmeyeceğini de bilirler. MHP'nin gıdası milletin ta kendisidir! Aylardır yıllardır toplumsal bütünlüğü, "milletin birliğini, dirliğini" sağlamak için uğraşan MHP liderinin gayretlerini görmemek belki de "siyasi körlük" olur…

Siyasetin başarısını seçim kazanmak olarak gören AKP bu cinlikten vazgeçmelidir. Yaklaşan seçimlerin Türk Milletini bir yol ayrımına doğru götürdüğü görülmektedir. 12 Haziran 2011 seçimleri yeni anayasa konusunda da ciddi bir yol ayrımı olabilir. Bu yol ayrımında son dönemeçteki engel de MHP olarak görülmektedir. MHP'nin “açılımı” büyük oyunun bir kesiti olarak görmesi ve buna bağlı olarak anayasa değişikliğinin bir kısmını "açılımın alt yapısı" olarak yorumlaması seçimler sonrasında öngörülen yeni anayasa süreci için MHP'yi saldırıların hedefine koymaktadır. Şimdiden Karanlık odalardan yönetilen medya tetikçileri salya sümük saldırıya geçirilmiştir. Malum medya Milliyetçi Hareketin siyasi iz düşümü olan MHP ve liderine yayınlarında yer bile vermezken MHP markasından beslenen kalemşorların aleyhte propaganda pompalaması MHP üzeriden oynanan oyunun boyutunu gösteriyor. 

AKP'nin, MHP'nin "kronik muhaliflerini" kışkırtması, MHP'nin yükselişinden rahatsız olması AKP'nin sadece seçim kazanmaya yönelik basit bir "siyasi mücadelesi" olarak da açıklanamaz. Türkiye'nin jeopolitik önemi açısından siyasi yapısının projelendirilmesi çalışması olarak görülmesi de gerekir.
Zaten daha önce dillendirilen CHP-MHP koalisyonu gibi hayali senaryoların kalemşorlar tarafından "maniple" edilmesi de iktidara talip MHP'yi "güçsüzleştirme" senaryosu değil miydi?
 
Yenidünya düzeninin "yeni Ortadoğu" kavramı ve Ortadoğu da oluşan yeni gelişmelerin coğrafyamız üzerinde küresel güçlerin hesaplar yaptığı bu süreçte MHP lideri Sayın Bahçeli'nin "önce ülkem ve milletim" diyerek dik duruşu kimi rahatsız etmektedir?

AKP ve AKP'yi kullanan küresel güçler için MHP bir sorun teşkil etmektedir. Türkiye'nin milli ve sosyal meseleleri karşısında MHP'nin AKP'ye yaptığı itirazlar, direnişi ve duruşu ortadadır. Bunun onlara rahatsızlık vermesi kadar doğal bir şey yoktur. AKP'nin seçim stratejisi MHP üzerinde şekillendirilmeye çalışılmaktadır. Ülkücülerin sokağa çekilerek, MHP'nin "örgüt" statüsüne getirilmesi tezgâhına düşmeyen Sayın Bahçeli'nin bu duruşu ülkemiz üzerinde hesabı olanların hüsrana uğratıldığı düşünüldüğünde, MHP'nin hedef seçilmesi şaşırtıcı değildir!

Bu süreçte ortaya atılan "özerklik" vesaire gibi "abuk-subuk" talepleri kabul etmeyecek olan MHP'nin yıpratılma manevraları acaba tesadüf mü?

Türkiye seçime giderken Sayın Bahçeli'nin işaret ettiği gibi "dış mihrak ve karanlık odalardaki senaristleri" de göz ardı etmemek lazımdır.

İşte böyle bir saldırı ile karşı karşıya olan MHP'yi korumak demek, Türkiye´yi korumaktır kısaca Türkiye'nin varlığına en büyük katkıyı sağlamak demektir.
Türkiye S.O.S vermeden;  “Sesime Kulak Ver, Ses Ver Türkiye”

Sağlıcakla kalın

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
yukarı çık