ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

whatsapp hattı



metin büfe

market

oz damla

elit yapı

sembol

sembol

inşaat
MUSTAFA GÜNAYDIN
MUSTAFA GÜNAYDIN

“DELİYİM DEDİYSEK”

2010 yılını geride bıraktık, 2010 yılında ülkemizde ve dünyada olan bitenler toplum olarak başımızı döndürdü.  2011 yı...

Yazarlar 1 7519

2010 yılını geride bıraktık, 2010 yılında ülkemizde ve dünyada olan bitenler toplum olarak başımızı döndürdü.  2011 yılında da nasıl gündemlerle karşılaşacağımızı tahmin etmek için kehanet sahibi olmaya gerek yok.

Ülkemizdeki gündemi yakalayıp takip edebilmek için özel bir sekretaryaya ihtiyaç olduğu muhakkak, böylesine hızlı değişen bir gündemin içinde şaşırmamak mümkünde değildir.  "Türkiye'nin birçok ciddi meselesi varken; İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımı adaletsizliği, bölünme tehlikesi, Avrupa Birliği ve yeni Anayasa değişikliği gibi temel sorunlarımızı konuşmaya fırsat bulamıyoruz,  konuşamadığımız bu sorunlar ortada dururken, çoğunun suni olduğuna inandığımız gündemin içerisine toplum hapsedilmek istenmektedir.

Bu noktada, kısa süre içerisinde tartışıp, birbirimize olmadık şeyleri söylediğimiz bu konuları nasıl bu kadar kısa sürede unutabildiğimizi anlamaya çalışıyorum. Unutulan gündem konuları, düzgün aralıklarla ısıtılarak tekrar topluma servis edilebilmekte, toplumda bu yapılan servisi artık yemeyeceğiz arkadaş diyememektedir.

Bu gündemin nasıl bu kadar hızla değiştiğini toplum bilimciler araştırmalıdır. Artık bu gündemi bu kadar ustalıkla değiştirme becerisini gösterenleri topluma tanıtmalıyız.

Bu kadar hızla değiştirilen ve bizlere de unutturulan gündemden bazılarına bakın.

1-Bir ara irticai faaliyetler ile ilgili atışmalar ve tartışmalar ile meşgul olduk, şu sıralar irticai faaliyetten bahsetmek yok, MGK’ unda irticanın tehdit olmaktan çıktığı da karar altına alındı. Bizde onun tartışılmasından kurtulduk. İnşallah Ülkemizde İrtica tehdidinden kurtulmuştur.

2-Ergenekon meselesi ve onunla ilgili tutuklamalar epeyce zamanımızı aldı, oda sıradan hale geliverdi.

3-Sonra bir ıslak imza meselesi atıldı ortaya, yetkili ağızların kâğıt parçası dediği o evrakla,  Albay Dursun Çiçek tutuklandı ve inanın onu da unuttuk.

4-Hukuk üstünden yapılan tartışmalarda epeyce zamanımızı almıştı, sonucunu merak etmeden onu da unuttuk.

5-HSYK ve Anayasa Mahkemesinin ele geçirilmesi meselesi ile de epey uğraştık, sonucunun ne olduğuna bakmadan onu da unuttuk.

6-PKK terörü ile 30 senedir uğraşıyoruz, bir ara şehit cenazeleri ile sarsıldı toplum, ne oldu? O sarsıntıları şehit ailelerinin unutması mümkün değil, o şehitlerimizi toplumda unutmadı.

7-Demokratik açılım meselesi için konuşulmayan kalmamıştı, onun akıbetini biraz izler gibiyiz, artık“Sayın Öcalan demek” suç değil, aklı başında her kürdün PKK `lı olduğunu söylemek suç değil ve daha kötüsü, elde edilecek barışın Mimarının Öcalan olduğunu söylemek takibat gerektirmiyor.

8-Hatta demokratik açılım o kadar açtı ki insanlarımızı, Öcalan’ın hapis cezasının ev hapsine dönüştürülmesi bile rahatça konuşulabildi. Oysa Öcalan yargılandı ve mahkûm edildi, bir hukuk devletinde bu biraz fazla olmuyor mu?

9-Askeriyenin en mahrem yerleri ellendi ve bu, günlerce kamuoyunu meşgul etti, onun sonuçları hakkında bir şey konuşan ve bir şey bilen var mı?

10-Sayın Bülent Arınca hazırlanan suikast girişimi ve o girişimde yakalanan askerlerin ne olduğunu takip edebilen var mı?

11-12 Eylül darbecilerinin yargılanması epeyce gündeme oturmuştu ne oldu?

12-Türban meselesi zaman zaman gündeme getiriliyor, geri çekiliyor derken o konuda da ne yapıldığını ve hukukun nasıl bay pas edildiğini anlayabilen var mı?

13-One minute meselesi orta doğu ülkelerinde bile yankılandı, buda bizim gündemimizi epeyce meşgul etmişti. One minute ile Ülkemizin dış politikasının nasıl etkilendiği konusunda hiç düşündünüz mü?

14-Filistin’e gönderilen yardım gemisine yapılan saldırı da gündemimizin önemli konularındandı. Topluma bunun sonuçları hakkında bir şey söyleyecek siyasi var mı?

15-Balyoz Soruşturması,

16-2010 yılının son günlerinde Wikileaks (Bildiklerim şunlardır ki) belgeleri ile hem  bizim ve hem de dünya kamuoyunun gündemi meşgul edilmekte. Siyasiler gürlemekte ve bu belgelerin asıl amacını gene gözden kaçırmaktayız. Aradan geçen kısa sürede Wikileaks belgeleride gündemden düştü, bunda da toplumun ilk heyecanı kalmadı.

17-Füze kalkanı meselesi, bu konuda Türkiye`nin çıkarları korundu mu? Bilen yok.

18-2011 yılı bütçe görüşmeleri ve torba yasası ile neler getiriliyor toplum tarafından biliniyor mu?.

2011 yılına bu tartışmalarla ve hengameyle girdik derken;  Şimdide iki dillilik meselesi, tahliye edilen Hizbullah ve PKK terör örgütü üyeleri, Danıştay`ın başörtüsü kararı sorunu  tartışılıyor, AKP Antalya Milletvekili Yusuf Ziya İrbeç partisinden istifa etti. İrbeç düzenlediği basın toplantısında "Kaygılarıma sebep olan hadiselerin başında, Başbakan’ın, her konuşmasında toplumu ayrıştırmaya yönelik söylemleri gelmektedir" dedi.  Verilen bu mesaja rağmen Muhteşem Yüzyıl" dizisi, yönetmelik çıkararak içki içilen alanları ortadan kaldırma çabasının ve Kars'taki  heykel tartışmalarının amacı yine sanal gündem yaratmaktır. Türkiye'de kürt açılımı, Türkiye'nin 2011 yılı bütçesi, torba yasa bu dizi kadar tartışılmadı. Türkiye yine suni gündemlerle meşgul ediliyor.

“Herkes diğerini kendine benzetmeye kalkışıyor. Şimdi bu eğilimin muhafazakârlar arasında artmaya başladığını görüyoruz.

Heykele ucube demenin de altında bu vardır..

Kendi yaşam biçimi ve algılarını topluma dayatma çabasıdır bütün bu olan biten.

Sivil toplumumuz örgütlü olmadığı için onunda takipçiliği yok, inşallah olayları doğru değerlendiririz. Toplumu bu yapay gündeme hapsederek siyaset yapmak pirimde yapıyor galiba!
Bu tartışmaların sonunun da ne olacağını üç aşağı beş yukarı tahmin edebiliyoruz.

Bu yoğunluğun içerisinde vatandaşımızın işi kolay değil, toplum mühendisleri her kesimi şaşkına çevirebiliyor. Çıldırmak üzereyiz… Ama her şeye rağmen vatandaşımızın sağduyusunu gösterip “zırdeli” olmadığını göstererek doğru olanı yapacağına inanmak istiyorum…
Yazımı bir fıkrayla bitirmek istiyorum

Nasrettin Hoca bir gün değirmene buğday öğütmeğe gitmiş. Değirmencinin dışarı çıktığı bir sırada, başka birinin çuvalından avuç avuç alıp kendi çuvalına aktarmağa başlamış. Ansızın içeri giren değirmenci:
-Ne yapıyorsun? Ayıp değil mi sana! diye çıkışmış.
Kusura bakma, ben delinin biriyim, demiş Hoca.
-Deliysen, neden kendi çuvalından başkasının çuvalına buğday aktarmıyorsun?
-Yok, deliyim dedikse, zırdeliyim demedik, diye Hoca cevap vermiş.

Sağlıcakla kalın
 

Yorum Yaz
Facebook Yorum Yaz
Can Sonmez
dediklerine aynen katılıyorum
yukarı çık