ZeytinburnuHaber

Zeytinburnunun En Büyük Haber Sitesi Zeytinburnu Haber

elit yapı

whatsapp hattı

metin büfe

sembol

sembol

inşaat

MEHMET ÇETİN ÇIMAGİL
MEHMET ÇETİN ÇIMAGİL

    YA AKP'YE BİAT EDECEKSİN YA DA YOK OLACAKSIN !

    Şapka devriminden bir sene önce adliyede bir gazeteci şapka ile dolaşıyormuş. Bunu gören istiklal mahkemelerinin ağır ceza ...

    Yazarlar 8 2265

    Şapka devriminden bir sene önce adliyede bir gazeteci şapka ile dolaşıyormuş. Bunu gören istiklal mahkemelerinin ağır ceza reisi Kılıçali paşa ( gazeteci Aytemur Kılıc’ın babası ) şapka giyen bu gazeteciyi Avrupa uşağı olmak ile suçladığı için tekme tokat dövmüş ve adliyeden kovmuş. Sonra şapka devrimi olunca binlerce insanın şapka giymediği için asılmasına hükmeden de bu zat olmuş. Hatta her Müslüman’ın çok iyi bildiği İskilipli Atıf hocanın kalemini kıranda bu zattır. Bugün binlerce insanın şapka giymediği göz önüne alındığında bu kanunun ne kadar gereksiz ve boş bir uygulama olduğu ve on binlerce insanın boşuna katledildiği ortaya çıkıyor.

    Hükümetin MEB bakanlık müsteşarına iki sene önce yaptırdığı dershane çalışma raporuna göre; dershaneler kesinlikle kapatılamaz. Kapatılması durumunda eğitim sistemi çöker, onarılmaz yaralar açar deniliyor. Fakat bugün dershaneler bir oldubittiye getirilip, bir gece yarısı torba operasyonu ile kapatılacaktı ki, medya bunu gördü ve olayı kamuoyu ile paylaştı. Ne mi oldu? Kıyamet koptu. İki sene önce kapatılamaz denilen dershaneler kanun taslağında aynı MEB tarafından kapatılacağı hatta tamamen ücretsiz hizmet veren okuma salonlarının da bu kapsamda olduğunu kapatmayanların büyük parasal cezalar ile karşılaşacağını söylüyor.

    Ben olayın bir dönüşüm veya iyileştirme hareketi olmadığına tüm kamuoyu gibi inananlardanım. Bu dayatmanın sadece bir tek sebebi var. “Hizmet hareketine ötelenmiş hat bildirme operasyonu”

    2002 yılına gelindiğinde yaklaşık 200 yıldır Müslüman halka bindirilmiş baskı yok sayma dikkate almama yaşam haklarının elinden alınması gibi politikalardan oluşan psikolojik stres bundan önceki siyasetçileri siyaset arenasından püskürttü ve kullanılmaz lav birikimi gibi sağa sola attı. AKP'lilerin sandığı gibi doğru değil “Başbakanın üstün belediyecilik hizmetlerinden dolayı oy aldığı”. Bu halk onları ehveni-şer, en uygun seçenek oldukları için seçti.  Menderes, Demirel ve hatta Özal da aynı stresin ürünleridir. Gelinen noktada halk yanıldığını kavramış ve seçimleri dört gözle bekler olmuş durumdadır. Sokaklarda dolaşan, azıcık insanlar ile konuşan herkes bu gerçeği görmektedir. İşçi –işveren herkes hükümetin baskın oldu bittice tavırlarından son derece rahatsızdır. En son örneğini dershaneler üzerinden gördüğümüz “dayatma demokrasi” anlayışları maalesef hepimizin üzerinde taşıyamadığımız bir yük gibi ağırlığını hissettirmektedir. İktidar borazanını çalmıyorsan eğer, hemen dışlanıyorsun. Bizden ve bizden olmayanların ayrımı yapılıp, biat etmeyenleri cezalandırmaktan da kaçınmıyorlar. Üstelik bu cezalandırmaları vergisini verdiğimiz mensubu olmaktan guru duyduğumuz devletimizin gücünü kullanarak yapıyorlar. İktidar bir guruba veya bir insana kafayı takmış ise eğer, onu cezalandırmak için ona göre suçsuz olanlarında aynı gemide batması pahasına bile aldırış etmeden o guruba veya kişiye inanılmaz bir baskı yapıyor. Kuru odunun yanında yaş odunları da yakıyor. Ben şimdi size bunun ile alakalı iki örnek vereceğim.

    •Özal zamanında uluslararası Nakliyecileri teşvik için Avrupa da her ülkede uygulanan. Çıkış kapılarında gümrüksüz akaryakıt ( bizde sadece ÖTV alınmıyor diğer vergiler alınıyordu ) satış ihalesini sadece Aydın Doğan kazandı diye 550 litreye sınırladı. Kamuoyundan gelen tepkiler üzerine de dershanelerde yapılmak istendiği gibi bir gece torba yasası ile kanunlaştırdı ve artık nakliyeciler akaryakıtlarını yurt dışından almak zorunda kalıyorlar. Bu uygulamadan dolayı 2000 adet olan UND üyesi şirket 917 adete düştü. Birçok şirket batmak veya küçülmek zorunda kaldı. Türk ihracat mallarının taşınma oranlarında yabancı tırların payı %10’lardan % 42’lere yükseldi. Belki hükümet Aydın Doğana haddini bildirdi ama yanında binlerce insanı boş yere katletti. Gerçi sonrasında Doğan onlara biat etti kendini kurtardı bir lira vergi vermedi ama olan nakliyecilere oldu.

    •Zeytinburnu’nun güzide kulüplerinden Merkez Efendi kulüp başkanı Şenol Gürele önce AKP den ilçe yönetimine girdi. İlk zamanlar güzel insan, saygılı beyefendiydi. Sonra ne olduysa oldu orada bir takım politikaların yanlışlıklarını dile getirdi. Kötü insan, fitneci, terbiyesiz oldu. Ama linç ve imha planları kin ve nefretleri bunun ile sınırlı kalmadı. Merkez Efendinin kulüp, lokal binaları ellerinden alındı. Yüzlerce çocuğun spor yaptığı eğitim aldığı, mahallelinin akşam toplanıp birkaç bardak çay eşliğinde sohbet ettiği kulüpleri yok edildi. Peki Şenol da biat ederse ne olur. Bence şu olur birkaç ihale alır kendini kurtarır ama olan yine mahalleliye olur.

    Yukarda verdiğim iki örnekten anlaşıldığı üzere, iktidar kafayı takmaya görsün. Şimdi kafayı hizmet hareketine takmış durumdalar. Hizmet hareketi onlara biat etmiyor ama ortak idealde beraber yürüyordu. Biat etmeme nedenini, nasılını konuşmuyorum. Konuşursak insan yüzüne bakamaz durumda kalırlar. İktidar “Madem sen bana biat etmiyorsun ben oldum artık sana ihtiyacım kalmadı” diyerek hizmet hareketine haddini bildirme operasyonuna başladı. Hizmet hareketini itibarsızlaştırmak, insan kaynağını bitirmek için, ellerindeki kanun gücünü dershaneleri kapatmak sureti ile yapmak istemekteler. Lakin bu sefer sert kayaya çarptılar. Hizmet hareketi gönüllü ve fedakâr insanların bina ettiği bir harekettir. Öyle devlet ihalesi almış hükümete göbek bağı ile bağlanmış yandaş medyaları ve şirketleri yok. Her ne yapıyorlarsa kanun ve örf adetlerimize uygun yapıyorlar. Kaynağı halk olan yardımlar ile Allah'ın izni ile ilerliyorlar. Hizmet hareketi bundan önceki baskı zamanlarında da en az bu derece hızlı ve dikey büyüdü. Yani Ak plilerin dediği gibi “sayemizde okullarınız çoğaldı” savı gerçeği yansıtmıyor. Gücünü Allaha bağlılık ve peygamber sevgisinden alan bu hareket Allah istemediği sürece kimse yıkamaz. Üstelik hizmet hareketinin eğittiği evlatlar bugün AKP nin tabanını oluşturan kitlelerdir. Onlarda bu ahde vefasızlığı kırılmış kalpleri ile tıpkı benim gibi izliyorlar.

    Gelelim şapka kanuna. Bu gün sokaklarda kanuna uyduğu için şapka giyinen insana rastlamadığımız bir gerçektir. Nedeni basittir. Çünkü bu kanun hiç kimse tarafından tasvip edilmemiştir. Ne kanun yapanlar nede uygulayanlar kanunun doğru olduklarına vicdanen kabul etmiş değillerdir. Mesela bu kanun teklifi CHP den veya muhalefetin başka bir partisinden gelseydi. Bugün farklı şeyler konuşuyor olurlardı. Tabi medyaları da başka şarkıları borazanlarından üfler olurdu. Tıpkı şapka kanun da olduğu gibi dershane kapatma operasyonu güdük kalacak. Ben bunu başaracaklarına inanmıyorum. Saflar belirginleşti bir tarafta halk bir tarafta halk karşıtı bir yönetim. Bu durum galibi belli olan bir maç gibidir. Seyretmekten zevk almadığım ama seyircide kalamayacağım bir maç.  Kimse halka karşı kazanamaz kazansaydı bugün Sayın başbakan ERDOĞAN, başbakan olmazdı. Dünün mazlumları bu gün eğer zalim oluyor iseler eğer zulüm ile aban olunmaz gerçeğini hatırlatmak bir dost olarak bize düşüyor.

    Kalın sağlıcakla….

    Yorum Yaz
    Facebook Yorum Yaz
    YİNE BEN
    bizden şimdi nasıl ve hangi yüzle oy isteyecekler bunlarda yüz varsa bizden oy istemezler.
    salim onan
    bu günkü duruma geleceğimizi hayal bile edemezdim. çok enterasan günler bizi bekliyor. bugün bdp gülenden boşalan dershaneleri biz dolduralım diyor. başbakanda biraz memleket sevdası olsa bu cümleden yaptığı hatanın ne olduğunu anlardı. inanmak istemiyorum ama mantığım inan diyor. emre uslunun yazılarını okudum herkese tavsiye ederim baransuda hakeza öyle bence mutlaka okuyun. öyle belgeler koyuyorlar ki biz kime oy vermişiz demek geliyor içimden. ne diyelim takke düştü kel göründü Allah hocamıza ömrünün bu son demlerinde kuvvet versin ve bu insanların yaptığını yanlarına bırakmasın AMİN
    Z.S
    Sevgiil Çetin Beyfendi, yazılarınızı ailecek takip etmekteyiz ve her söylediğinize katılmaktayız. Çok bilgili ve ileri görüşlü bir beyfendisiniz. Bugün olanları daha önceki yazılarınızda çok önceden görüp bildiniz, bize öğrettiniz.. Tüm okuyucularınız adına teşekkür ederiz
    Sadık yiğit
    AKP kendisine biat etmeyenleri kabul etmiyor ve hayat hakkı tanımıyor ve zamana yayarak bu düşüncesini de mutlaka uyguluyor
    Mesut
    Ben tayin bekleyen bir öğretmen adayıyım.Dersanelerdeki öğretmenleri devlet hemen okullara atayacağını söylüyor.Yani biz tayin olmayı beklerken onlar bizim yerimize geçecek, bu durumda ben 3 yıl bekliyorum bu gidişle 10 yıl daha beklemek zorunda kalacağım. Başbakan birilerine ders verecek diye bunun cezasını ben mi çekeceğim.Saygılarımla
    Cenk
    Keşke biraz daha açsaydınız yandaş medyayı. Nasıl bir toplu saldırıya geçmişler tüm köşe yazarları direk bu konuyu günlerdir yazıyor hepsi küfür kafir sıfatlar ile hizmete rol biçiyor ortak kelimeleri fitneciler bu en basit hakaretleri. Bazıları güya mulaim davranıp ortamı yumuşatmaya çalışıyor ama onlar dahi şunu diyor arkadaş susun kabul edin bak sorun oluyor yani güzel yazı ama keşke bunlarıda yazsaydınız yinede teşekkürler
    ahmet kenar
    merhaba yazınızı okudum verdiğiniz örnekler, kulüp başkanımız şenol gürele için doğru söylemediniz fakat şenol başkan inandığı doğruları söyleyeb biri olduğu için ona çok inanıyoruz,bize yapılan bu hakzızlık ve yanlışlara sandıkta cevap vereceğiz ,mahalle olarak şenol başkanla hereket edeceğiz,bizim için chp ilçede iktidar olucak buna inanıyoruz,yazınız için çok teşekkür ederim merkezefendinin sorunlarına değindiğin için,tapu sorunlarını lütfen unutmayın.
    Kemal has
    Kimse YÜCE BAŞKAN RECEP TAYİP ERDOĞANDAN DAA İYİSİNİ BLİMEMEZ birader o ne yapıyorsa halkı için yapıyordur ÖZERK KÜRDİST TAN GİBİ
    yukarı çık