Yedikule’den Zeytinburnu’na

Yedikule Hisarı çok ilginç bir restorasyon dönemine giriyor. Eskiden restorasyon dendi mi, o yer kapatılır ve ancak restorasyon sonlandıktan sonra yeniden ziyaret edilebilirdi. Yedikule Hisarı restorasyon sırasında da ziyaret edilebilecek. Böylece bir ilke de imza atılacak. Bu vesileyle artık bu bölgeyi keşfetmek için yolunuzu Yedikule’ye ve Zeytinburnu’na düşürmeye ne dersiniz? İstanbul içinde ama şehrin kalabalığından uzak bir bölge Zeytinburnu ve çevresi. Kazlıçeşme istasyonundan Zeytinburnu’na ulaşmanız oldukça kolay.
Zeytinburnu’nu keşfe Yedikule Hisarı ve ana giriş kapısı Altın Kapı’dan başlayarak surlar boyunca yürüyebilirsiniz. Surları izlediğinizde göreceğiniz küçücük kapılardan girerek etrafı keşfedebilir, sur kapılarında şehir savunma sistemiyle ilgili detayları görebilirsiniz.

Fotoğraf meraklıları için

Fotoğraf çekmeyi sevenlerdenseniz sur duvarlarında gizli pek çok kitabe, duvarda fetih çarpışmalarından kalan gülle gibi sürprizler çıkacaktır karşınıza. Silivri Kapı sur kapısından içeri girdiğinizde Hadım İbrahim Paşa Camii çıkar karşınıza. Yavuz Sultan Selim’in en küçük kızı ve Kanuni Sultan Süleyman’ın kız kardeşi Fatma Sultan’ın eşi olan Hadım İbrahim Paşa, Anadolu ve Rumeli beylerbeyliği ve Kubbealtı vezirliği görevleri yapmış olan bir devlet adamıdır. 1563’te öldüğünde, Mimar Sinan’a yaptırdığı Hadım İbrahim Paşa Camii’ndeki türbesine gömülmüştür. Biraz ileride Balıklı diye anılan Meryem Ana Rum Ortodoks Manastırı kilisesi özellikle avludaki mezarlık bölümü, İstanbul’daki pek çok patriğin gömüldüğü sanat eseri niteliğindeki mezarlarıyla ve mezar taşlarıyla kaplı yer döşemesiyle tam bir açık hava müzesidir. Buralara kadar gelmişken restorasyon sırasında tespit edilip koruma altına alınmış olan mozaiklerin bulunduğu Zeytinburnu eski belediye binası, Merkezefendi ve Yenikapı Mevlevihanesi de mutlaka görülmesi gereken yerler.

Tıbbi bilgiler bahçesi

Eğer vaktiniz kalırsa Tıbbî Bitkiler Bahçesi’ni gezin. Yavuz Sultan Selim’in eşi Hafsa Sultan hastalanınca Sünbül efendi, bitkilerin dilinden anlayan öğrencisi Merkez Efendi’yi İstanbul’dan Hafsa Sultan’ın yanına Manisa’ya gönderir. Merkez Efendi 41 bitkiden oluşan mesir macunu yapar. Şifa bulan sultan şifa macunun her nevruzda Manisa’da kendi yaptırdığı caminin kubbesinden saçılmasını ister. Mutlaka bilirsiniz, bu gelenek günümüzde de hâlâ devam eder. Zeytinburnu Belediyesi ve Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği, 2000 yılında Merkez Efendi’nin dergâhının ve türbesinin olduğu Merkezefendi mahallesinde şifalı mesir bitkilerinden ilhamla Geleneksel Tıp Festivali’nin ilkini düzenledi. 2005’te aynı mahallede tıbbî bitkilerle oluşturulan botanik bahçesi hizmete açıldı. 14 dönüm arazi üzerinde 700 civarında tıbbî ve aromatik bitkinin yetiştirildiği, sera kısmında pek çok egzotik bitkinin bulunduğu çok güzel bir mekân.

NÜKHET EVERİ-MİLLİYET