Bağlamadan, tuluma; çonguriden kemençeye dört farklı enstrümanla türkülerin söylendiği konserde dinleyiciler Karadenizlilerin ruhuna uygun bir şekilde kâh hüzünlendiler, kâh horon teptiler. Karadeniz müziğinin sevilen sesi Birol Topaloğlu; Zeytinburnu Kültür ve Sanat Merkezi’nde verdiği 4SAZTEKSES konseriyle dinleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Sahneye sıraladığı dört enstrümanı, Doğudan Karadenize yaptığı araştırmalar sonucu derlediği türküler eşliğinde tek tek icra eden sanatçı; her enstrümanla birlikte kendi yaşamından hikâyeler de anlattı.
 
“Bağlama ağabeyimin evimize getirdiği ilk sazdı, daha doğrusu köyümüze gelen ilk sazdı” diyen Birol Topaloğlu, henüz beş yaşlarında müzikle tanıştığını söyledi. “Bağlama diyince Neşet Ertaş’ı anmamak olmaz” diyerek, yakın zamanda vefat eden sanatçıyı “Zahidem” türküsünü söyleyerek yâd etti.Karadeniz insanının yaylalardaki engebeli arazilerde diyaframlarının geliştiğini, kemençe ile söylenen türkülerin, horonların hareketliliğinin bundan kaynaklandığını belirten Topaloğlu; dinleyicilere kemençe ile horon havası çaldı.

90’larda sınır kapılarının açılmasıyla, Rusya’dan Karadeniz’e gelen satıcılarla sadece maddi alışveriş yapılmadığını söyleyen Birol Topaloğlu; “O günlerde Karadeniz kıyılarında kültür alışverişi de yapıldı. Bir gün pazarda dolaşırken bir anda üç tane Gürcü kadının bir araya gelip şu şarkıyı söylediğini duydum, gerçi siz sonradan bu şarkıyı Kazım Koyuncu’dan dinleyip sevdiniz” diyerek; çonguri eşliğinde “Dido” şarkısını Gürcüce seslendirdi.

“Çocukluğumda tulum çalanlara iyi gözle bakılmazdı. Tulum çalmak günah gibi algılanırdı. Hatta tulum çalanlara kötü adlar takılmıştı. Fakat buna rağmen tulumdan vazgeçilmedi. Çünkü tulum; sözün yetmediği yerde imdadımıza yetişen sesti.” Diyen Birol Topaloğlu; “Uyan Osman’um Uyan” ağıdını söyleyerek salondakilere duygu dolu anlar yaşattı.