UYKU APNESİ’NİN BELİRTİLERİ VE NEDENLERİ 

Geceleri nefes durmasına uyku apnesi denir. Uyku apnesi iki türdedir: Tıkayıcı tipte uyku apnesi. Daha sık rastlanan bu apne türünden boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sorumludur. Merkezi uyku apnesi. Bu tür apne beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda görülür. Uyku apnesinin belirtileri; Gündüz uyuklama, Şiddetli horlama, Uyku sırasında solunum duraklamasının başkaları tarafından gözlenmesi, Solunum güçlüğü ile uyanma, Ağız kuruluğu ve boğaz ağrısı ile uyanma, Sabah baş ağrıları, Uyku apnesinin nedenleri ise; Tıkayıcı tipte uyku apnesi boğazdaki kasların havanın geçeceği alanı kapatacak şekilde gevşemesi sonucunda oluşur. Bu kaslar yumuşak damağa, küçük dile, yutağa ve dile aittir. Bu kaslar gevşediğinde nefes alma sırasında hava yolu daralır ve bir süre için solunum durur. Bu durum bütün gece saatte 20-30 kere tekrarlayabilir. Bu derecede uyku apnesi olduğunda derin uykuya geçmek hiç mümkün olmaz, kişi bütün uykusunu solunum çabası içinde geçirir ve gündüz uyuma ihtiyacı duyar. Merkezi tipte uyku apnesi çok daha nadir görülür ve beyinin solunumu kontrol eden kaslara doğru sinyaller göndermemesi sonucunda ortaya çıkar.

RİSK FAKTÖRLERİNDE AŞIRI KİLO BAŞI ÇEKİYOR

Kilo fazlalığı: Boyunun kısa ve kalın olması boğazda hava yolunun daralmasına neden olur. Kilo fazlalığı nedeniyle boynun ve boğaz çevresindeki yağ dokusunun artması uyku apnesini şiddetlendiren önemli bir etkendir. Büyümüş bademcikler ve geniz eti varlığı. Bademciklerin normalden büyük olması ve geniz eti bulunması daha çok çocuklarda görülen uyku apnesinin nedenidir; ancak bazen erişkinlerde de sorumlu olabilir. Boğazın dar yapıda olması. Bazı kişilerde boğazın şekli doğuştan dar yapıda olabilir. Çene bozuklukları, dilin normalden büyük olması gibi nedenlerde bu guruba girer. Uyku apnesi erkeklerde kadınlardan iki kat sık görülür. Ancak, kilo fazlası olan kadınlarda da sık görülmektedir. Yaş. Uyku apnesi orta yaş üzerindeki erişkinlerde gençlere göre 2-3 kat daha sıktır. Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçlarının kullanımı. Bu maddeler boğaz kaslarının uyku sırasında gevşemesine neden olurlar. Apne varlığında  kalp yetmezliği ve hipertansiyon gelişme riski vardır.Apne sırasında kandaki oksijenin ani düşmeleri kan basıncının artmasına, kalp ve damar sisteminin zorlanmasına neden olur. Bunun sonucunda da beyin kanamasına bağlı felç ve kalp yetmezliği gelişme riski artar. Kalp hastalığı olan kişilerde uyku apnesinin neden olduğu oksijen düşüşleri kalp krizine bağlı uykuda ani ölüm riskini artırmaktadır.

NE ZAMAN HEKİME BAŞVURMALISINIZ?

Şiddetli Horlama varsa, Uyku esnasında nefes alma güçlüğü varsa, Uyku sırasında nefes almanızın durakladığına tanık olunuyorsa, Gündüz uyuklamaları oluyorsa (örneğin işte çalışırken, televizyon seyrederken, okurken, otobüste, araba kullanırken). Peki ne zaman hekime başvurmalıyız? Uyku testi ile uykuda vücudun çeşitli fonksiyonlarının kaydedildiği bir incelemenin yapılması gerekir. Uyku çalışmasında vücudunuzdan bir cihaza bağlanan kablolar ile uyku sırasındaki solunum ve dolaşım faaliyetleri, beyin dalgaları, burun ve ağızdan geçen hava akımları, kol ve bacak hareketleri, kandaki oksijen düzeyi, horlama sesi, vücut pozisyonları gibi bir çok kriter sürekli kaydedilir ve inceleme sonunda bilgisayarlı sistemlerde değerlendirilir.

UYKU APNESİNİN NEDEN OLDUĞU SORUNLAR

Uykuda ani ölüm, Beyin damar tıkanıklıkları ve inme, Uykuda kalp krizi ve kalp damar hastalıkları, Kalp yetersizliği, Hipertansiyon, Kalp ritim bozukluğu, hiper tansiyon, Şeker hastalığı, Akciğerde bronş hassasiyeti artışı ve astım, Gastroözefajiyal Reflü hastalığı

KİŞİSEL DİKKAT ETMENİZ GEREKENLER

Kilo fazlanız varsa zayıflayın. Kilo fazlası olan kişilerde zayıflama, apnenin önemli oranda azalmasını sağlamaktadır.Alkol, sakinleştirici ve uyku ilaçlarını kullanmaktan kaçının. Bu maddeler boğazdaki kasların gevşemesine neden olarak solunumu etkilerler.Yan veya yüzükoyun yatarak uyuyun. Sırtüstü yatmak dilin ve yumuşak damağın geriye sarkarak hava yolunu daraltmasına neden olur.Burun tıkanıklığına neden olan sorunlarınızı tedavi ettirin . Allerji, burun bölmesinin eğri olması (septum deviasyonu), burun kanatlarının gerginliğinin düşük olması, burundan rahat solunuma engel olarak kişiyi ağızdan solumaya zorlayan ve apneyi artıran sık nedenlerdir.

UYKU APNESİNİN TEDAVİSİ

Nazal cpap tedavisi (Cihaz ile uyuma): Obstrüktif uyku apne sendromunda apnelerin ortadan kaldırılmasında, oksihemeoglobin desatürasyonunun düzeltilmesinde ve anormal solunum olaylarına bağlı uyanıklık reaksiyonlarının ortadan kaldırılmasında etkili olduğu, uzun süreli kullanımda hastalıktan kaynaklanan mortalite ve morbiditeyi azalttığı kabul edilen tek tedavi CPAP tır.

DİL KÖKÜ SÜSPANSİYONU AMELİYATI

Obstrüktif uyku apnesi hastalığı tedavisinde uvulopalatofarengoplasti ile kombine dil kökü süspansiyonu cerrahi tedavisi retropalatal ve retrolingual bölgede genişlemeyi sağlayarak AHİ ( apne hipopne indeksi) ve EUÖ’(Epworth uyuklama ölçeği)de azalma sağlamakta ve % 90’larda hasta memnuniyetine ulaşılmaktadır. CPAP kullanamayan hastalarda uygun bir tedavi seçeneği oluşturmaktadır. Dil kökünün uyku sırasında geriye kayarak solunum yolunu tıkadığı saptanan hastalarda uygulanan d bir cerrahi yöntemdir. Bu teknikte çene altından yapılan kesi ile alt çene kemiğinin iç kısmına ulaşıldıktan sonra kemiğe bir vida yerleştirilmekte, daha sonra erimeyen bir iplik özel bir iğne yardımı ile dil kökünden döndürülerek dil kökü öne doğru gelecek şekilde gerilip bu vidaya bağlanmaktadır. Dilin geri düşmesini önlemek amacı ile yapılan bu ameliyat sonrası birkaç gün yutma güçlüğü olabilmektedir.