Bilge mimar Turgut Cansever tarafından hazırlanan bu raporda, Merkezefendi Camii çevresinde ve Yenikapı Mevlevihanesi yanında, konut bölgesinde ikâmet eden ahalinin, kültürel, fizikî ve sosyal yaşama biçimini ve standartlarını yükseltecek, kültür, konaklama ve ticaret yapıları barındırılması öngörülmüştür.

2008 yılında, “Merkezefendi Camii Çevresi Yenileme Avan Projesi” içerisinde, bugünkü Merkezefendi Millet Kıraathanesi eğitim, öğretim faaliyetlerine ev sahipliği yapmak, bölgenin sosyal ve kültürel gelişimine katkı sağlamak amacıyla inşa edilmiştir.

Bugün Yenikapı Mevlevihanesi, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Panaroma 1453 Tarih Müzesi, Merkez Efendi Camii, Merkezefendi Mezarlığı, Nağmedar gibi şehrin tarihî ve kültürel açıdan kıymetli mekânlarının tam ortasında bulunan Merkezefendi Millet Kıraathanesi, gerek mimarî yapısı gerekse verdiği hizmetler yönünden İstanbul’un en önemli kültür odaklarından biri durumunda. 

Bin yüz raf kapasitesi bulunan bu binada, hâlihazırda, kâhir ekseriyeti şehir  kitapları olmak üzere, yirmi binin üzerinde kitap bulunuyor. Bina içerisinde, kitaplarla süslenmiş rafların arasında kütüphanenin arka kısmında bir bekleme salonu ve yaklaşık yetmiş kişilik de bir konferans salonu mevcut. 

Kütüphaneciliğin en modern uygulamalarının mevcut olduğu, Merkezefendi Millet Kıraathanesi üye kayıt sistemi ile birlikte, üyelere kütüphanenin doluluk oranı bildirilebiliyor ve yine bu sistemle birlikte, ödünç olarak kitap verilebiliyor. Aynı zamanda, kütüphaneye çalışmaya gelen misafirlere de, gün içerisinde ücretsiz olarak çorba ve sıcak içecek ikram ediliyor.

Merkezefendi Millet Kıraathanesi, ilk olarak bir meydan saçağı hüviyetinde planlanmış olsa da, Zeytinburnu halkının son yıllarda değişen kültürel algılarına ve taleplerine dönük olarak, İstanbul’un en rağbet gören kütüphanelerinden biri olmuştur. 

Camekan yapısı ile son derece modern bir izlenim veren Merkezefendi Millet Kıraathanesi, yarım kubbe niteliği taşıyan örtüsü ve hemen yanına eklemlendirilen nirengi noktası niteliğindeki kule yapısı ile birlikte Türk – Islâm mimarîsinin de örneklerini üzerinde taşıyor. Mimarî  olarak, kendine has bir dili olan Merkezefendi Millet Koraathanesi, Kültür Vadisi Projesi kapsamında oluşturulan, klasik Osmanlı üslûbu ile inşa edilmiş ahşap konakların yanında, klasik ve modern çizgilerin kesiştiği ve ahenk bulduğu bir yapı olarak boylu boyunca uzanmaktadır. 

Şüphesiz bu kıymetli yapı, bilge mimar Turgut Cansever’in mirasıdır.