Eski Milletvekili Metin Külünk, bir asır önce Türkiye'nin sınırlarının çizildiği Lozan Antlaşması'nın imzalandığı yerde şimdi de Suriye'nin sınırlarının çizilmeye çalışıldığını söyledi. Ortadoğu’daki kan ve gözyaşını en iyi Sizler anlayabilirsiniz. Afganistan’da soydaşlarımıza yapılan zulüm yıllardır devam ediyor. Aynı zulmü aynı kişiler farklı piyonlarla Suriye’deki soydaşlarımıza karşı yapıyorlar.

Türkiye'den sonra Suriye üzerinden harita tartışmasının yapıldığı yer yine Lozan" diyen Külünk, 24 Temmuz 1923'te imzalanan anlaşma ile Musul'un elden çıktığını, Misak-ı Milli'den vazgeçildiğini anlattı. Külünk, "İki dünya bir araya gelse bizi ne Kıbrıs'tan ne de Musul'dan çıkarabilir. Tam Ülkemiz yükseliş yolundayken önüne önce gezi olaylarını, ardından 15 Temmuz darbesini koydular. Bu yükselişi durdurdular.  O gece ülkemizi satan hainler şimdi yeniden İstanbul üzerinden farklı planlarla ortaya çıktılar.

PKK, DEAŞ ve FETÖ’nün emperyalistlerin emrinde, taşeronu ve piyonu olduğunu söyleyen Külünk, “Bakın son kaleyi düşürdüklerinde bütün insanlığı düşürecekler. Şunu unutmayın; PKK’da, DEAŞ’da, FETÖ’de emperyalistlerin emrindedir. Ortadoğu’da haritaları değiştirmek için emperyalistin taşeronu ve piyonu olan örgütlerdir. Hatta Kürtlerin, Arapların, Müslümanların hukuku ile hiçbir bağlantıları yoktur” ifadelerini kullandı.

Şimdi tüm bu planlarını İstanbul üzerinden yapıyorlar. İstanbul sadece bir şehirden ibaret değil. Onlar İstanbul’u düşürürlerse Türkiye’yi düşürecekler. Onun için İstanbul seçimleri için Dünya ayağa kalkmış durumda. Amerika gittikçe haddini aşıyor. Türkiye`nin ABD tarafından sürekli köşeye sıkıştırılmak istenmesinin altında yine farklı hesaplar var. Gün geçmiyor ki, bir bahane ile Türkiye`ye tehdit yağdırmasınlar. Son aylardaki tehdit konusu malum. S-400`ler üzerinden F-35 üzerinden Türkiye`yi köşeye sıkıştırmaya çalışıyor. Türkiye’yi ellerinin içinde tutup istediği gibi yönlendirmek istiyorlar. İşte Tayyip Erdoğan buna son 20 yılda dur dediği için hedef tahtasına kondu.

ABD`nin dünyanın geri kalanına “Maraba” muamelesini kabul mu etmeliyiz? “Eyvallah” mı demeliyiz? Köprünün bir ucunda ABD diğer ucunda İsrail, ne zaman köprüyü havaya uçuracaklarını çaresiz bekleyip, bu iki zalimin Deli Dumrul oynamasına rıza mı göstereceğiz?

Sonuç alınsa da alınmasa da ABD ve İsrail`in posta konulmaz kabadayılar olmadıkları anlaşılmıştır. Cumhurbaşkanı`nın tavrı işte bu noktada önemlidir. İkinci Dünya Savaşı`ndan sonra kurdukları yeni dünya düzeninde kimseye söz hakkı tanımayan ABD, bu devranın ilelebet böyle gitmeyeceğini bilmelidir. Sihirli zincirleri bir yerde kopacak ve halkalar birer birer benliklerine kavuşacaktır.

Sudan`daki darbeyi ABD`den bağımsız düşünebilir miyiz? 27 Mayıs`ı, 12 Eylül`ü ABD`siz düşünemeyeceğimiz gibi. Bir gün Sudan`ın yakın tarihini yazanlar da, darbenin ardından ABD`de, “Sudan`da bizim çocuklar başardı” dediklerini de not edeceklerdir mutlaka. Türkiye S-400 konusunda geri adım atmıyor.ABD de bedel ödetmeye kararlı olduğunu her seferinde açıklıyor. Bu bedel ne olabilir?

Türkiye`nin ekonomisi ile oynamaları ilk akla gelen. Peki ne yapacağız? Oturup bekleyecek miyiz? Elbette hayır. Anlaşıldı ki, ABD ve diğer Türkiye düşmanları ilk olarak ekonomiyi hedef alıyor. Öyleyse öncelikli hedef ekonomiyi kırılgan olmaktan çıkarmak. Çünkü sokaktaki insanın ekonomisi bozulduğunda, diğer önemli konulara odaklanamıyor. Sonuçta Türkiye büyük bir ülke, mutlaka her saldırıya bir karşı hamlesi olacaktır, olmalıdır da.

Aklı selimle bu mücadele sürdürülmek zorunda. Aksi halde başa dönülürse, Türkiye bir yıl, on yıl değil, yüz yıl daha kaybedecektir. İşte İstanbul seçimleri bu yönden çok önemli. Tüm bu hesaplarını hayata geçirmek için İstanbul seçimleri üzerinden Erdoğan’ı devirmek istiyorlar dedi.

İftar Porgramının sonunda Milli Beka Hareketi Türki Cumhuriyetler Başkanı Arslan Türkmen, Milli Beka Hareketi Başkanı Murat Şahin, İftarı hmşehrilerine veren Afgan Hayırsever işadamı Sadrettin Çekir, Hacı Cuma Harabati Vakfı İdarecesi Kerim Turdi ve AK Sakalılar Metin Külünk'e bir tablo takdim ettiler. Teravih namazının ardından Külünk Zeytinburnu'ndan ayrıldı..

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL