Camilerde eğitim vermek için ilahiyat fakültesini bitiren Eren, yaşadığı süreci, “2008 yılında ‘Camide konuşmak için ilahiyat mezunu olmanız gerekiyor. İlahiyat mezunu değilseniz camilerde konuşma yapamazsınız’ dediler. Ben de ilahiyat fakültesini bitirdim. İki yıl camilerde Babalık Eğitimi vermiştim. Şimdi tekrar başladık” diyerek anlattı.

 “ÖZEL EĞİTİM ALANINDA BİRÇOK ÖDÜL ALDIM”

2002 yılında İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden mezun oldum. İlkokul, ortaokul, lise türü kurumlarda rehber öğretmen olarak görev yaptım. Bu kurumlarda görev yaparken de özel eğitim süreçleriyle karşılaştım. 2006 yılında Zeytinburnu Rehberlik ve Araştırma Merkezi’nde kurucu müdür olarak göreve başladım. 2009 yılında ise Beykent Üniversitesi Eğitim Yönetimi ve Denetimi alanında yüksek lisansımı tamamladım. Özel eğitim alanında birçok ödülüm ve projem bulunmakta. Türk Psikolojik Danışmanlar Derneği üyesi, Tüm Üstün Zekâlılar Derneği Genel Başkanlığı, Milli Eğitim Şûrası Divan Görevi üyeliği görevlerinde de bulundum. 2012 senesinde İstanbul Valiliği tarafından ‘Eğitimde İyi Örnek’ birincilik ödülü aldım. 2013 yılından itibaren de Bahçelievler Rehberlik ve Araştırma Merkezi müdürü olarak görev yapıyorum.

“CAMİDE KONUŞMA İÇİN İZİN ÇIKMAYINCA İLAHİYATI BİTİRDİM”

Rehberlik ve Araştırma Merkezi müdürü olunca, çocukların iyi olması için ailelerin iyi olması düşüncesiyle, okullarda ‘Anne Baba Eğitimi’ seminerleri vermeye başladım. Anne-baba eğitimi vermek için okullara gittiğimiz zaman her şey güzeldi. Salonlar doluydu, katılımcılar yoğundu. Fakat bir problem vardı. Salonlarda sadece kadınlar, yani anneler vardı. Babaları da dolaşmam lazım dedim. Anneler de bunu onayladı ama babalar bir türlü gelmedi. Kadınlar, ‘Sizden duyduklarımızı aktarınca etkisi olmuyor. Uzmandan dinlemeleri daha etkili olur’ dediler. O zaman babalara nerede ulaşacağımı düşündüm. Aklıma cami geldi. Babaların haftada bir gün yani önemli bir kitlesi camiye, Cuma namazına gidiyor. Bunun üzerine 2008 yılında Zeytinburnu müftüsüne gittim. ‘Camilerde babalık eğitimi vermek istiyorum’ dedim. Müftü sıcak bakmadı, ‘Camide konuşmak için ilahiyat mezunu olmanız gerekiyor. İlahiyat mezunu değilseniz camilerde konuşma yapamazsınız’ dedi. Bunun üzerine ben de ilahiyat fakültesine kaydoldum. İlahiyatı bitirdim ve zamanın İstanbul müftüsü Mustafa Çağrıcı’ya gittim. Düşüncemi, fikrimi anlatınca kendisi sıcak baktı. ‘Hem ilahiyatçısınız, hem psikolojik danışmansınız. Bu iş güzel olur” dedi ve onay verdi.