Aydınlar Ocağı Genel Sekreteri, İstanbul Ticaret Odası Meclis Üyesi, Mimarlık ve Mühendislik Komite Başkanlığının yanı sıra Zeytinburnu Millet İttifakı 1. sıra meclis üyesi adayı, Mimar Süleyman Uluocak’ın ev sahipliği yaptığı panele katılımın yoğunluğu dikkat çekti. İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan panelde konuşan Mimar Süleyman Uluocak,  Türkiye Cumhuriyeti’nin kurtuluş destanının yazılmasına vesile olan herkesi ve her olayı düzenli olarak bilgilendirme toplantılarıyla halka anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Yaklaşan yerel seçimlerde de Millet İttifakı adayı olarak Adil Emecan’ın başkanlığındaki listede yer alan Uluocak, 1969 yılından beri Zeytinburnu’nda yaşadığını, ilk ve orta öğretimini de burada tamamladığını söyledi. Mezun olduğu okullarla ilişkileri hala devam eden Uluocak, okullara yaptığı destekler de ilçede sık sık adından söz ettiren birisi.

ULUOCAK MİLLET İTTİFAKINA DESTEK İSTEDİ

Yıldız Teknik Üniversitesi Mimarlık Fakültesi’nden mezun olan Süleyman Uluocak, 1988 yılından beri de ilçesinde Mimar olarak hizmet verdiğini söyleyerek, katılımcılardan “Yaşanabilir Zeytinburnu” için millet ittifakına destek istedi. Zeytinburnu’nun tanınan gazetecilerinden Mehmet Alpay’ın sözlerini de yazdığı “Çanakkale Geçilmez” şiirini, Zeytinburnu ve İstanbul şiir okuma birincisi Ayhan Şahenk Ortaokulu 6. Sınıf öğrencisi Ömer Çetin düet yaparak okudu. Ayakta alkışlanan ikili, okudukları şiirle salondakilere duygu dolu anlar yaşattı. Eski Demokrat Parti İlçe Başkanı Mustafa Karagöz ve İbrahim Akbulut’un divanı oluşturduğu panelde, Zeytinburnu Gençlik Hareketi’nin öncüsü Cihan Özarslan, katılımcılara hoş geldiniz diyerek divanı selamladı ve günün önlem ve anlamına binaen bir konuşma yaptı.

ULUOCAK’A TEŞEKKÜR

Cihan Özarslan, “Zeytinburnu’muzun yetiştirdiği, iş ve siyaset dünyasında Zeytinburnu’nu temsil eden, şahsi menfaat kaygısı gütmeden yaşadığı ilçeye ve Zeytinburnululara yıllardır hizmet veren, düzgün şahsiyetli, ilkeli duruşu ve vakıf insanı olma vasfıyla öne çıkan Millet İttifakı 1. sıra Meclis Üyesi adayı Mimar Süleyman Uluocak’a, gençlere verdiği destek için de ayrıca teşekkür ederim” dedi. Tarihsel derinliğiyle gençlerin önünü aydınlatan Prof. Dr. İbrahim Öztek’e de teşekkür eden Özarslan, Çanakkale Savaşı’nda kimi zaman oğlunun şehadet haberini alamadan hayata gözlerini yuman analara, babalara rahmet diledi.

ÇANAKKALE HEM BİR ZAFERDİR, HEM DE HÜZNÜN HİKAYESİDİR

Çanakkale’de verilen mücadeleyi, bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize sonsuz vatan yapan, bir mücadele olarak tanımlayan Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü de rahmetle yâd eden Cihan Özarslan, Gelibolu’da yaşanan çarpışmaların, tarihi yarımada da savaşmış tüm milletlerin ortak hafızasında da yer aldığını söyledi. Çanakkale’nin bir zafer sembolü olduğu kadar, kayıpların büyüklüğü sebebiyle aynı zamanda bir hüzün ifadesi olduğunu söyleyerek konuşmasını sürdüren Özarslan, “Eğer bugün millet dua edebiliyorsa, şehitlerinin arkasından Fatiha okuyabiliyorsa, eğer bugün ezan, minarelerden özgürce okunabiliyorsa, biliniz ki şehitlerimizin ruhları şad olmuştur.Eğer bu aziz millet bugün hür ve bağımsız şekilde, varlığını idame ettiriyorsa yine biliniz ki hiçbir şehidimizin kanı yerde kalmamıştır” dedi. Çanakkale savaşlarının gerçekleştiği mekanları görmeyen, o havayı teneffüs etmeyen hiçbir öğrencinin kalmaması gerektiğine inandığını söyleyen Zeytinburnu Gençlik Hareketi öncüsü Cihan Özarslan, Çanakkalede ki anıt mezarların taşlarına bakınca bir Türkiye mozaiğinin görüldüğünü söyledi. Çanakkale Savaşı’nda bağrına taş basarak geri dönmeyeceğini düşünse bile evladını harbe gönderen Türk kadının öneminde değinen Cihan Özarslan, kadının anne, iş ve eğitim alanındaki öneminin de altını çizdi.

ÖZTEK, ÇANAKKALE SAVAŞI’NIN KRONOLOJİSİNİ ANLATTI

Çanakkale zaferinin, ülkemize, milletimize ve tüm kardeş coğrafyalara kutlu ve mübarek olmasını temenni eden Özarslan, bu vesileyle, Başta Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, tüm şehitlerimizi, ahirete irtihal etmiş tüm büyüklerimizi rahmetle ve minnetle yâd ederek sözü Prof. Dr. İbrahim Öztek’e verdi. Çanakkale Savaşları’nın kronolojisini slayt gösterili video ile anlatan Panalist Prof. Dr. İbrahim Öztek, savaşın neden, nasıl olduğunu ve sonuçlarını aktardı. Çanakkale Savaşı’nın kara, deniz ve hava savaşı olduğunun altını çizerek, çok büyük bir destan olduğunu belirtti. Seyit Onbaşı’nın 275 kiloluk mermiyi iman gücüyle kaldırdığını aktaran Prof. Dr. Öztek, aşama aşama savaşı ve cepheleri de anlattı. Öztek, Çanakkale savaşlarının iki kısımda incelenmesi gerektiğini ancak birbirinden ayrılmaz bir bütün olduğunu kaydettiği konuşmasını 1000 fotoğraflı slayt gösterisi eşliğinde sürdürdü; "Birincisi, 3 Kasım 1914'te başlayan ve 18 Mart 1915 günü sona eren deniz savaşlardır. Diğeri de, deniz savaşı olurken 500 kilograma varan top mermileri ile savaşan karadaki Türk Birlikleri'nin kara savaşıdır. Geçmişi tarih, tarihi destan yapan gün boğaza girilen gündür” dedi