Deri ve kürk üretiminin adeta merkezi konumunda olan Zeytinburnu’nda irili ufaklı yüzlerce atölye faaliyet gösteriyor. Buralarda üretilen deri ve kürk montlar, kış şartlarının ağır olduğu Rusya, Norveç, Finlandiya gibi ülkeler başta olmak üzere dünyanın birçok ülkesine ihraç ediliyor.Babasına ait deri atölyesinde henüz çocuk yaştayken çalışmaya başlayan ve şimdilerde kendi işini yürüten Nevzat Aşkın, Deri montun üretim serüvenini İLKHA’ya anlattı. “Deri kesilmeden önce asorti yapılıyor”Koyun, kuzu ve dana derilerinin işlenerek giyilebilir hale gelmesi için çok farklı işlemlerden geçtiğini söyleyen Aşkın, “Deriler önce tabakhanede işlenip toptan olarak mağazalarda satılıyor. Biz de satış mağazalarından derileri alıp işliyoruz. Bazen olduğu gibi düz bir şekilde işliyoruz. Bazen de derinin üzerine işleme yaparak üretim yapıyoruz. Deri üzerinde yara, bıçak izi ve renk farkı olabiliyor. Hepsi aynı cins koyun olmadığı için renk farklılığı olabiliyor. Biz onları burada asorti dediğimiz ayırma şekliyle birbirlerine uygun olan renkleri seçerek paket haline getiriyoruz. Her paketten bir mont çıkarıyoruz.” dedi.“Bir mont büyüklüğüne göre 30 ile 50 ayaktan çıkıyor”Asorti yapılan derilerin sonrasında kesime gittiğini ve kesimde de deride fire olmaması için kalıplara uygun şekilde yerleştirip kesim yaptıklarını söyleyen Aşkın, deri üzerinde bulunan boşlukların, vuruk ve yaralı yerlerin üretilecek monta dâhil edilmediğini belirtti.Derinin zig ve kürk olarak iki farklı türünün olduğunu ve her ikisinde de asorti yapıldığını hatırlatan Aşkın, “Halk arasında deri denilen malzeme zig olan malzemedir. Bu deri türü astarlanarak üretiliyor. Bayan-erkek mont, ceket, kaban yapılıyor. Mont üretilirken maliyet farklı olabiliyor.

Ayak dediğimiz (desimetre) ölçüye göre fiyatlandırılıyor. Her deri ölçülerek kaç ayak olduğu üzerine yazılıyor. Bir mont büyüklüğüne göre 30 ile 50 ayaktan çıkıyor. Piyasada ayak fiyatı kalitesine göre 0.80 Cent ile 1,5 dolar arasında değişiyor. Kürkte bu fiyat 5 dolara kadar çıkabiliyor.” şeklinde konuştu.Ürün üretilirken birkaç farklı aşamadan daha geçtiğini söyleyen Aşkın, konuşmasını şu şekilde sürdürdü;“Kürk makinaya girebilsin diye dikilecek yerleri tıraşlanıyor. Ardından inceltme makinasıyla daha da inceltiliyor. Bu işlemin yapılmasının sebebi de dikim yapıldıktan sonra kaba durmamasıdır. Makinada birleşen parçaların katlanması gereken yerleri ve fermuar takılacak olan kısımları tekrar tıraşlanıyor. Ayakçı olan kişi de bu tıraşlanan yerlere ilaç sürerek katlama işlemini yapıyor. Bu tür işlemlerden geçen deri son halini alıyor.”25 yıldır deri sektöründe çalışan Kesimci İsmet Saray ise, “Deri üzerinde yaralar olabiliyor. Kesim yaparken bunlara dikkat ediyoruz. Her modele farklı ayak giriyor. Uzun ceketlerde ortalama 45 ayak, kısalarda 35 ayak gidiyor. Derilerde kaç ayak olduğu hesaplanıp yazılıyor. Biz de ona bakarak hesap yapıyoruz.” dedi.“Eskisi gibi iş yok”Sektörün zor günler geçirdiğine de dikkat çeken Saray, son olarak şu ifadelere yer verdi;“Piyasada daralma var. Sektörde eskisi gibi iş yok. Eskiden daha uzun sezon olurdu. Şimdi sezon daraldı. Bunun sebebi hem ekonomik krizler hem de hava şartlarından etkileniyor. Ürünü ürettiğimiz ülkelerde kar yağışları fazla olursa talepte o oranda fazla oluyor.” 

(Nizamettin Aşkın- İLKHA)