Ülkemiz bir süredir yurtdışı kaynaklı finansal operasyonlara maruz kalmaktadır. ABD Başkanı’nın yaptırım açıklamaları, gece yarısı attığı tweetler, Başkan Yardımcısı Pence’in açık açık tehdit etmesi, ülkemizde piyasalar kapalı iken swap işlemleri ile kurların hareketlendirilmesi, döviz taleplerinin arkasında yabancı sermayeli büyük bankaların olması failin kim olduğuna hiç şüphe bırakmamaktadır. Fail açık ve seçik olarak Amerika Birleşik Devletleri ve işbirlikçileridir. Bu oyunlar 19.Yüzyılın sonu 20.yüzyılın başında Osmanlı İmparatorluğu’na bugün de Türkiye’ye yapılmaktadır. Aslında adres hep aynıdır. Hedefte dün de, bugün de Aziz Milletimiz bulunmaktadır. Daha önce olduğu gibi bugünlerinden üstesinden gelinecek ve Türkiye bu sarmaldan güçlenerek çıkacaktır. 

Oluşan ekonomik baskıyı sadece yurtdışı operasyonlarla açıklamak doğru mu ? 

Bugünlerde yaşadığımız ekonomik baskının sebebi kesinlikle yurtdışı kaynaklıdır. Ama ekonomimiz sağlam temeller üzerine kurulu olursa dış müdahalelerin etkisi sınırlı olur. Bugünleri ekonominin aksayan yanlarını tamir etmemiz için, farklı bakış açısı geliştirmemiz ve milli bir şuurla davranmamız için büyük fırsat olarak görüyorum. İkamesi olan ürünlerde yerli malına yönelmeli, üretimi teşvik etmeli, tasarruf mevduatını ve tasarrufu desteklemeli ve tüketim çılgınlığından vazgeçmeliyiz. Tarım ve hayvancılık desteklenmeli, finans ve gayrimenkul piyasalarında standartlar oluşturacak düzenlemeler yapılmalıdır. Güzel bir haber vereyim, hepsi için eylem planları oluşturulmaktadır. 

Piyasalarda neler olup bitiyor ? Özellikle gayrimenkul piyasasında hareketlilik var mı ?

Tüik verilerine göre Temmuz ayına kadar olan dönemde konut satışları bir önceki yılla hemen hemen aynı sayıda yaklaşık 770 bin olarak gerçekleşmiştir. 3 büyük şehirdeki satışlar azalırken Anadolu’daki satışlardaki oransal artış toplam satış rakamında geçen sene ile denge oluşturdu. Son yıllarda konut satışları yıllık bazda 1 milyon adetin altında kalmamaktadır. Bu sene de yine 1 milyon rakamının aşılacağını düşünüyorum. Temmuz ayı sonu rakamları dikkate alındığında 2018 yılında yabancılara 14.674 adet konut satışı yapılmıştır. Bu rakam ülke genelindeki satışların %2’sine tekabül etmektedir. Geçtiğimiz seneler dikkate alındığında her sene bir önceki yıla oranla yabancı satışında artış olduğu gözlemlenmektedir.  Geçtiğimiz hafta başlayan konut kampanyası kapsamında 1 haftada 1500 adet konut satışı yapıldı. Kampanyada satışlar düşen ivme ile artışa devam edecektir. Gayrimenkul piyasasını heyecanlandıran diğer bir gelişme de Emlak Bankası’nın faaliyete başlayacak olmasıdır. 10 Eylül tarihinde açıklanan büyüme rakamlarına göre inşaat ve gayrimenkul sektöründe bir önceki dönemlere göre ciddi daralma, tarımda negatif büyüme görülmektedir. Hizmet sektörü ve imalat sanayi sektöründeki büyümü toplam büyüme rakamını domine ederek %5,2 büyüme rakamının oluşmasını sağlamıştır. İnşaat sektörünün daralma yaşaması sektör için iyi olamamakla beraber, bireysel yatırımcılar için avantaj oluşturabilir diyebiliriz. 

Tam konuya değindiniz, bu dönem gayrimenkul yatırımı yapmak mantıklı mı ?

İnşaat maliyetlerinin yükselmesi, konut kredisi faizlerinin artması müteahhitler için sıkıntılı bir sürecin işareti olmakla birlikte, yeterli sayıda konut stoğunun bulunması, gayrimenkul yatırımcısı için fırsatlar oluşturmaktadır. Piyasalarda kurun ve faizin etkisi ile enflasyonun artması tüm fiyatlar üzerinde etkisini göstermeye başlamaktadır ancak satışlardaki azalma sebebi ile gayrimenkul fiyatları artış eğilimi gösterememektedir. Bir süre daha gayrimenkul fiyatlarının yatay seviyede olacağını öngörüyorum. Ancak piyasanın kur ve faize adapte olması ile denge oluşacak ve gayrimenkul fiyatları da yukarı yönlü harekete geçecektir. Bu sebeple, likidite durumu uygun olan firmalar ve yatırımcılar gayrimenkul yatırımı yaparsa orta vadede kazançlı çıkacaklardır. Fiyatların yatay seyretmesi ve yüksek pazarlık edebilme imkanı yatırımcıya avantaj sağlamaktadır. İmkanı olan varsa düşünmeden gayrimenkul yatırımı yapsın diyorum.

Son olarak, İmar barışı ile ilgili çalışmalarınız olduğunu biliyorum. Süreç nasıl gidiyor, sizce başarılı olundu mu ?

İmar barışı yıllardır süregelen bir sorunun çözüme kavuşturulması için çok önemli bir adım oldu. Bugün düzenleme yapılsa daha farklı bir işleyiş organize edilebilirdi. Yapı kayıt belgesi ve sonrasında iskan belgesi yerine tek bir çalışma ve tek bir ödeme rakamı daha anlaşılabilir ve daha sonuca yönelik olurdu. Daha önce yapılmayan çalışmalar ilk kez yapıldığında biraz deneme yanılma yolu ile ilerliyor. Ama süreç iyi gidiyor diyebiliriz, insanlar önce bekledi, sonra anladı şimdi de başvurularını yapıyor. Eylül ayının ilk haftası dikkate alındığında 4 milyon 650 bin kişinin başvuru yaptığını görüyoruz. Bu yaklaşık 1 milyon binaya ve 2 Milyar TL üzerinde bir gelir anlamına gelmektedir. Ekim ayının sonuna kadar olan başvuru süresi büyük ihtimalle uzatılacaktır. Süreç sonunda imar barışı uygulamasına benzer ve burada yaşanılan sorunlardan arındırılmış yeni bir düzenleme daha yapılmasını bekliyorum. Konu ile ilgili sivil toplum kuruluşlarında bilgilendirme toplantıları yapmaya devam ediyoruz. 

ZEYTİNBURNU HABER GAZETESİ-ÖZEL